Fetva Meclisi
Soru
Genç yaşta hacca gitmek doğru değil midir? Neden hep yaşlılar hacca gider?
Cevap
Benzer fetvalar
Hac, sıradan bir ibadet değildir. İslam'ın beş temelinden biridir. Gitti veya gidemedi; önemli olan bir Müslümanla evlenecek birisinin hacca karşı söz söylemesi, onunla nikâh bağı kuramayacağımızı gösterir. Samimi bir tevbe etmedikçe bu evlenme teşebbüsü bitirilmelidir. Bilerek kendimizi tehlikeye atamayız.
Ne yazık ki isteyenin istediği zaman hacca gidebileceği bir fırsatımız artık yoktur. Haccetmek artık kura ile elde edilebilecek bir nimete dönüştü. Dinimiz ve Kâbe’miz adına gururlanacağımız bir sonuçtur bu, elhamdülillah. Fıkıh olarak baktığımızda ise âlimlerimiz fırsatını bulanın hemen hacca gitmesi gerektiğini söyledikleri gibi işini ve benzeri ortamını ayarlayıp gideceği kadar bir erteleme yapabileceğini de söylemişlerdir. Dolayısıyla ilk fırsatta hemen gitmeyen günaha girer diyemeyiz. Yeter ki ana sebep savsaklama ve benzeri dinin hükümlerini basite almaya dayalı bir şey olmasın. Mevcut durumla bu hüküm arasında bir dengeleme yaparak hac vazifesini yerine getirmek için gayret edilmelidir.
Selamünaleyküm. Hiçbir umre, haccın yerini almaz. Umreye gidilebilir. O umre olur. Hac sırası çıkınca da hacca gitmesi gerekir.
Selamünaleyküm. Hac, hac olduğuna göre sizin eşinizle gitmeye diretmenizin anlamı yoktur.
Hac ibadeti sağlık, mali imkân ve yol emniyeti yönünden haccetme imkânına sahip, hür, akıl sağlığı yerinde ve buluğ çağına erişmiş Müslümanlara farzdır. Bu şartları taşıyan kişinin, imkân bulunca, geciktirmeden bu farzı yerine getirmesi gerekir. Kendisine hac farz olan kimsenin, haccını bizzat eda etmekle yükümlü olması için, sağlıklı olması, tutukluluk veya yurtdışına çıkma yasağı gibi bir engelinin bulunmaması ve yolun güvenli olması şarttır. Hac yolculuğuna katlanamayacak, ya da fiilen haccedemeyecek derecede hasta olanlar ile yaşlılar, hac kendilerine farz olsa bile eda ile yükümlü değildirler. Bu durumda olanlar şartları oluştuğu takdirde bizzat haccederler. Eğer şartlar oluşmazsa kendi yerlerine bedel göndererek hac yaptırırlar. Mali bakımdan imkânı olmayanlara -kur 'ada çıkmış olsalar da- hac farz değildir. Bu kişiler hacca gitmekle yükümlü olmadıkları gibi, kendi yerlerine bedel göndermeleri de gerekmez. Söz konusu kişiler adına, vekâleten hacca gitmek üzere resmi işlem yaptırıp, gerçekte kendileri adına hac yapan kişiler haccın rükünlerini ve şartlarını yerine getirdikleri takdirde, hac mükellefiyeti kendilerinden sakıt olmaktadır. Ancak bu ibadetin ifası esnasında yalan beyana tevessül edilmekte, üstelik bu şekilde hac sırasının kendisine gelmesi gereken bir başkasının önüne geçilerek kul hakkı da ihlal edilmektedir. Ayrıca namına vekâleten hac yaptırılmak üzere resmi işlem yapılan kişi de, bu şekilde hakkını kullanmış sayılacağından dolayı, bilahare imkânlara kavuşsa bile tekrar hacca gidemeyecektir. Hac gibi önemli bir ibadetin, yalan beyan gibi meşru olmayan yollara başvurularak ve kul hakkı ihlal edilerek ifa edilmesi caiz değildir. Dolayısıyla bu gibi yollara tevessül ve yardım eden tüm taraflar sorumlu olacaktır. İhlas ve ihsan üzere icrası gereken bir ibadetin, bu gibi haram vesilelerle zedelenmemesi gerekir.
Selamünaleyküm. Mü'min kadının tek başına mahremsiz olarak doksan km.den fazla yola çıkması caiz değildir. Hacca gitmiş olsa da durum böyledir.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Bizim kanaatimize göre böyle bir kurban kesiminde en azından ağır bir kerahet vardır.
Herkes kendi ibadetinden mesuldür. Eşiniz size öyle bir iyilikte bulunursa siz de kazanırsınız o da kazanır. Böyle bir durum olmazsa sizin orucunuzun fidyesini veremeyeceğiniz için bir vebaliniz olmaz. İstiğfar edersiniz, dua edersiniz. Allah yardımcınız olsun.
Ömer Hayyam, astronomi dalında söz sahibi biridir. Matematikte de iyi bir seviyede olduğu söylenir. Yaşadığı dönemde de, ölümünden sonra da kimliği üzerinde tartışmaların yoğunlaştığı biridir. Akideye ters sözlerine bakılırsa maalesef Müslüman olmadığı söylenecek bir durumdadır. Alkol düşkünlüğü gibi hastalıklarından kurtulamamıştır. Hindistan İngilizler tarafından işgal edildiğinde, Ömer Hayyam kültürünü özellikle canlandırmak istemişlerdi. Ülkemizde de şiirleri şarapçılar arasında şöhret bulmuş biridir. İman etmiş, istiğfar etmiş olarak Rabbine kavuşmuş olmasını temenni ederiz.
Böyle bir farklılığın, kuru bir taraftarlık veya kör bir taassup nedeniyle değil de ilim saikalar nedeniyle olduğu sürece oruç açısından sakıncası olmayacağını düşünürüz. Namaz için de aynı durum geçerlidir. Aile içi ilişkilerdeki huzur ve istikrar açısından ise kadının batıl bir cihat olmadığı sürece kocasını örnek almasının daha makul olacağını düşünürüz. Allah yardımcımız olsun.
Hilal’in İslamî simge olması, sahabe ve tabiin dönemine ait değildir. Büyük bir ihtimalle, Avrupa’ya fethe açılan İslam ordularının, kiliselerdeki haç simgesine karşı ortaya koydukları bir uygulama olmalıdır. Ayet veya hadise dayanmamaktadır. İslam’ın simgesi ahde vefa, doğruluk, ahiret düşüncesi gibi meziyetlerdir. Böyle bir teamülün bulunmasının da bir sakıncası yoktur inşaallah.
Kızım, ilmin ilk şartı sabırdır. Sen sabır barajını geçmeden ilim elde edemezsin. Senin için iyi bir sabır konusu olmuş annen. Bunu nimet bil ve geçmeye çalış. Ne anneni kır ne de ilim sevdasından vaz geç. Bir de evlenmenden sonra daha serbest kalacağın için hırsını o zamana sakla. Böylece daha gerçekçi ve sağlıklı bir ilim fırsatın olur. Madem ilim yolcusu olmak istiyorsun, bak işte ilmin gereği budur. Başla bakalım ilme.