Fetva Meclisi
Soru
Bu sene imamhatip’ten mezun oldum. Ben 10. sınıfa kadar çok zor kapanan, çok sert görüşlü, sinirli bir çocuktum. Elhamdülillah, arkadaş çevrem ve öğretmenlerim hidayetime vesile oldular. Ama en çok da siz… Sizin sohbetlerinizle birçok şeyi öğrendim. Neredeyse dinlemediğim/izlemediğim sohbetiniz kalmadı. Ne zaman moralim bozulsa sizin sohbetlerinize koşuyorum. Ve şunu iyi biliyorum ki başımıza ne gelirse gelsin her şey imtihan. Bu bilinçte olduğum için her şeyi imtihanımı kazanma hevesiyle, heyecanıyla karşılıyorum. Fakat hocam ben bir şeyi kaldıramıyorum: Ben kendimi Allah'a adamak, her şeyimin Allah'ın rızasına uygun olmasını istiyorum, annem ise tam tersini. Belki bunu tam olarak diliyle söylemiyor fakat ben ne zaman hayırlı bir işe kalkışsam en büyük destekçim o olması gerekirken en büyük engelim o oluyor. Siz, yılda beş yüz kitabı okuyabilin, yazılar yazın diyorsunuz ama ne beş yüzü.. ne zaman kitap okusam çok kitap okuyorsun diye kızıyor; kitabın çok faydalı olmadığını düşünüyor, hep temizlik, hep iş yapmamızı istiyor. Sırf bahanesi olmasın diye sabah kalktığımda her işi bitiriyorum ama yine bahane buluyor bana kızacak; çeyiz hazırlamam lazımmış kendime… Ben çeyiz istemiyorum, ilim istiyorum. Yaptıklarım ona yetmiyor; ders çalışmayayım hep iş yapıyım istiyor. İlim öğrenmek için hocalara gitmek istiyorum, izin vermiyor. İhh'da çalışmak istediğimi, hayır yapmak istediğimi söyledim; bana, “benim kapımda yapma, kocanın kapısında yap, sen bana çalışacaksın” dedi. Hocam vallahi dayanamıyorum, bıktım artık. Neredeyse bu yaşımda sırf bu baskıdan kurtulmak için evlenmek istiyorum fakat annem kitabın başına oturduğumda bana kocan şöyle şöyle biri olur da bak bakalım orada kitap okuyabilecek misin gibi beddua edercesine yakınıyor. Hayır kötü bir şey mi yapıyorum ben? Ben artık kurtulmak istiyorum, Rabbim’e uçarak gitmek istiyorum ama uçamıyorum, bunu anneme bir türlü anlatamıyorum. Ne yapmam gerekiyor?
Cevap
Benzer fetvalar
Evlilik kararı verirken basiretli davranamamışsın, bunun bir yorumu olabilir ama anne olduktan sonra vereceğin kararlarında yine basiretsiz davranırsan bunun anlamlı bir yorumu olamaz. Zannederim, kendini bile bile yıpratacak bir takıntı içindesin. Şu tavsiye edebilirim sana: Dini hayatını Allah’ın emir ve yasakları, Allah’ın rızası için yapılacak nafileler olmak üzere iki görev üzerinde yürütmeye çalış. Farzlar ve haramlar konusunda kimseye taviz verme. Hayatın gibi gör farzları ve haramları. Nafileler de ise tercih yapmayı becer. Sen bunu beceremezsen şeytan seni ailen üzerinden sömürmeyi becerir. Bu kurala ilmihal öğrenmen de dâhildir. Ne kadar eşinin hataları ve ne kadar senin özel beklentin üzerinden değerlendirme yaptığına dikkat et yani kendine karşı da adil ol, dengeli ol. Aile huzurun, eşinle saadetin nafile ibadetlerin önüne geçebilir. Bu gerçeği benimsemeye çalış. Huzurun olmadan nafile ibadet bile yapamazsın. Basiretli ve anlamlı işler yapman durumunda eşinin iyi bir öğretmeni olabilirsin ve bunun yararı onun kadar sana da döner. Erkeklere eşlerinden nasihat dinlemenin ağır gelebileceğini unutma. En anlamlı ve gerekli nasihati bile yapsan, sana inat o yanlışında direnebilir. Sen doğru diye anlatmaya ısrar ettikçe yokuşta daha fazla hızlı koşmaya çalışan birine benzersin. Boşuna yorulursun ve boşuna nabzını artırırsın. Sonuca da ulaşamazsın. Bütün bunları uzun bir zamana mesela bir beş yıla yaymaya çalış. Kimsenin huyu suyu iki haftada değişmez. Sabret ve kazan. Allah yardımcın olsun. Âmîn.
Evlilik kararı verirken basiretli davranamamışsın, bunun bir yorumu olabilir ama anne olduktan sonra vereceğin kararlarında yine basiretsiz davranırsan bunun anlamlı bir yorumu olamaz. Zannederim, kendini bile bile yıpratacak bir takıntı içindesin. Şunları tavsiye edebilirim sana: Dini hayatını Allah’ın emir ve yasakları, Allah’ın rızası için yapılacak nafileler olmak üzere iki görev üzerinde yürütmeye çalış. Farzlar ve haramlar konusunda kimseye taviz verme. Hayatın gibi gör farzları ve haramları. Nafileler de ise tercih yapmayı becer. Sen bunu beceremezsen şeytan seni ailen üzerinden sömürmeyi becerir. Bu kurala ilmihal öğrenmen de dâhildir. Ne kadar eşinin hataları ve ne kadar senin özel beklentin üzerinden değerlendirme yaptığına dikkat et yani kendine karşı da adil ol, dengeli ol. Aile huzurun, eşinle saadetin nafile ibadetlerin önüne geçebilir. Bu gerçeği benimsemeye çalış. Huzurun olmadan nafile ibadet bile yapamazsın. Basiretli ve anlamlı işler yapman durumunda eşinin iyi bir öğretmeni olabilirsin ve bunun yararı onun kadar sana da döner. Erkeklere eşlerinden nasihat dinlemenin ağır gelebileceğini unutma. En anlamlı ve gerekli nasihati bile yapsan, sana inat o yanlışında direnebilir. Sen doğru diye anlatmaya ısrar ettikçe yokuşta daha fazla hızlı koşmaya çalışan birine benzersin. Boşuna yorulursun ve boşuna nabzını artırırsın. Sonuca da ulaşamazsın. Bütün bunları uzun bir zamana mesela bir beş yıla yaymaya çalış. Kimsenin huyu suyu iki haftada değişmez. Sabret ve kazan. Allah yardımcın olsun. Âmîn.
Mü'min bir kızın imanını korumuş haliyle geçirdiği bir gün olduğu gibi iştir, kendini basit görme. İmanını koruduğun, ibadetlerini yaptığın, anne babana hizmet ettiğin her gün senin için kazançtır. Hangi bölümden mezun olduğunu yazmadığın için iş konusunda kesin cevap yazamıyorum sana. Eğer eğitimle ilgili branşlardan birinden mezun oldu isen bir kız lisesinde ücretli öğretmenlik yap. Ailen de mutlu olur sen de rahat edersin. Diğer iş alanlarında isen, ailenin açlık gibi bir derdi bulunmadıkça çalışman da gerekmez. Sen kız çocuğusun, bu ümmetin çiçeğisin. Allah seni çalışman için yaratmadı. Sen mücevhersin. Kendini boşlukta görmenden ise sen sorumlusun. Neden kitap okumuyorsun? Kur'an ezberlemiyorsun? Yazı kabiliyetini geliştirmiyorsun? Yapacak çok işin varken boş durup şeytanı kendine çekmemelisin. Sana dualar ederim.
Selamünaleyküm. Hanımefendi, Allah Teâlâ sizi muradınıza kavuştursun. Size dualar eder, duanızı bekleriz. Şu fani dünyada kimin kazançta kimin de zararda olduğu sonra anlaşılacak. Nice gülenler çığlıklar içinde mezarlarından kalkacaklar. Nice ağlayanlar da Rablerinin cemalini gördükçe parlayan yüzleri ile cennet bahçelerinde dolaşacaklar. Sakın yılmayın, gevşemeyin, günleri saymaya kalkmayın. İleriyi görmeye çalışın. Cenneti ve oradaki ebedî saadeti görmeye çalışın. Asla insanların ne dediğine, ne diyeceğine bakmayın. Size Rabbiniz yeter. Mü'min, biberden bile lezzet çıkaran insandır. Başımıza gelenleri Rabbimiz bize yazmış olduğuna göre ağlamaz, kahrolmayız biz.Çocuklarınız için muhakkak istişare edin. Bu zaman tek başına çocuk büyütülebilecek bir zaman değildir. Bilene, ihlâsına güvendiğinize danışın. Çocuklarınızı cennet vizeleriniz olarak yetiştirin. Allah yardımcınız olsun.
Psikoloji okuduğun iyi oldu, derdimi sana daha iyi izah edebilirim zannederim. Kızım, Allah hepimizi bir plan üzere yarattı ve hepimizle alakalı asla şaşmaz bir kaderi vardır. Baban veya başka bir insan, herkes imtihan durumundadır. Baban sana din ve ahlâk aşılaması gerekirken sen ona ahlâk vermeye çalışıyorsun. Garip, değil mi? İşte hayat böyle bir sınavdır. Kimi yokuş yukarı tırmanır, kimi iner, kimi de düz yolda sürçer. Hayat bu. Sana düşen şudur: Kendi imanını ve ahlakını önemse öncelikle. Kendini düşün; İmanlı bir hayat ve akıbeti cennet olan bir imtihan. Ana stratejin bu olsun. Baban, annen veya kardeşlerin senin en yakınların olarak ilgi alanında bulunsun. Onlarla ilgilen ama kendinden öne geçirme onları. Bu şu demektir: Onlara bir ikaz yapılacağı zaman yap. Tekrar edilecekse et ama üzerlerine yığılıp kalma. İşine bak. Hayatı bir iki sömestrden ibaret görme. Enerjini ve sabrını bir ömre yaymayı bil. Böyle yapamazsan kendini bitirirsin fark etmeden. Allah yardımcın olsun.
Güzel kardeşim, bu gayretini, niyetini, hedefini tebrik ederim. Bu konuda dertlenmen çok güzel. Rabbim ayaklarını sabit kılsın. Allah seni hem bu dünyada hem ahirette izzetli kılsın. Öncelikle mü'min bir hanım olarak Allah’ın haramlarından nerede korunmuş olarak bulunabilecekseniz orada olmanız gerekir. İmanımızı ve ahlâkımızı korumak en önemli gayemizdir. Fıtratınıza uygun, kabiliyetinizi en verimli olarak kullanabileceğiniz alan hangisi ise onu tercih etmeniz yerinde olur. Bu konuda ehil birine kendinizi tanıtın ve sizi neye yönlendirdiğine bakın. Eğer sizin kabiliyetiniz sosyolojide ise ve bu kabiliyeti ehil biri size söylemiş ise bu alanı ümmetimiz için değerlendirebilirsiniz. Anne babalara karşı alttan almamız, onları incitmeden yaşamak Allah’ın en büyük emirlerinden biridir. Onlara karşı nezaketinizi koruyup tatlı dilli olmayı ihmal etmeyin. Sakın tartışma yoluna gitmeyin. “Kadın çalışamaz” şeklinde bir kural yoktur. Kadının kendisini yıpratmaması, işin kendisi ve ortamı helal olması önemlidir. Anne babanın gazabını çekecek tutum ve davranışlardan uzak durmanız çok önemli. Onları üzmeyecek bir üslup kullanarak tercihlerinizi, isteklerinizi ifade edebilirsiniz. Rabbim umduğunuzdan daha güzel işler yapmanızı nasip etsin değerli kardeşim. Ümmet-i Muhammed için faydalı olmanız nasip olsun. Allah kolaylıklar versin. Muvaffakiyetler.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Ali bin Ebi Talib radıyallahu anhın Fatıma radıyallahu anhanın ilk gece ayağını yıkadığına dair sahih bir bilgiye sahip değilim. Ayrıntısını bilmiyorum.
Böyle bir farklılığın, kuru bir taraftarlık veya kör bir taassup nedeniyle değil de ilim saikalar nedeniyle olduğu sürece oruç açısından sakıncası olmayacağını düşünürüz. Namaz için de aynı durum geçerlidir. Aile içi ilişkilerdeki huzur ve istikrar açısından ise kadının batıl bir cihat olmadığı sürece kocasını örnek almasının daha makul olacağını düşünürüz. Allah yardımcımız olsun.
Herkes kendi ibadetinden mesuldür. Eşiniz size öyle bir iyilikte bulunursa siz de kazanırsınız o da kazanır. Böyle bir durum olmazsa sizin orucunuzun fidyesini veremeyeceğiniz için bir vebaliniz olmaz. İstiğfar edersiniz, dua edersiniz. Allah yardımcınız olsun.
Kaç sayfa kitap okunacağı doğru bir ölçü değildir. İnsan hangi kitabı okuduğu ve ne anladığı önemlidir. Bir sayfa bile yetebilir. Yüz sayfa da boş olabilir. Ölçüyü bu şekilde kuralım. Allah yardımcımız olsun.
'Yaratanlar' ifadesi Kur'an'ımızda mahlukat için de kullanılmıştır. Bu kullanma 'ortaya koyanlar' anlamında olduğu için de bize yönelik bir sakınca yoktur. Şu kadar ki biz mü’minler, edeben ‘yaratma’ fiilini sadece Allah Teâlâ için kullanmayı tercih ederiz.
Hukuk bir ilim dalıdır. Fıkıh da bir ilim dalıdır ama iki ilim dalı arasında menşeleri itibariyle büyük farklılıklar vardır. Belli noktalarda kesiştikleri söylenebilirse de yönleri ve alanları farklı olduğu için iki ilim dalından ortak bir sonuç çıkarmak zordur. Ben hukuk tahsili görmediğim için iki branşı bir arada tahayyül edemiyorum. Netice olarak her birinin diğerinin tahsiline veya kavramasına yardımcı olabileceğini düşünürüm.