Fetva Meclisi
Soru
Hocam ben son bir hafta içerisinde her an Yahudilerin bu zulmünün son bulması için dualar ettim. Nihayetinde bu sabah namazındaki duanın ardından bir rüya gördüm. Hocam bir askeriyede cennetten indiğine inanılan bir karıncanın bulunduğu toprağı korumak için görevlendirildim. Aklıma tek bir şey geliyor, Kur'an-ı Kerim'de Mescid-i Aksa’dan etrafının bereketli kılındığı bahsediliyor. Evlerde görülen karınca için bereket denir acaba rüyada da karınca görmek bereket anlamına mı gelir, yani o arsa Mescid-i Aksa’nın etrafı olabilir mi?
Cevap
Benzer fetvalar
Düşük yapan kadınların büyük sevaplar kazanacağı ve yavruları ile cennet ortamı görecekleri konusunda bilgimiz vardır. Dileriz Allah Teâlâ sizi yavrunuzla cennetlerde buluşturur. Yeter ki siz, sabreden, Allah'tan ecir bekleyen ve ibadetlerini ihmal etmeyen bir kadın olarak yaşayın. Mübarek olsun.
Sünnette var olan bu duayı hayatınızın birçok alanında okuyabilirsiniz. Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem bir adamın bu duayı ettiğini duyduktan sonra “Ona hayran kaldım. Cennetin kapıları ona açıldı.” diye buyurmuştur. Bunu duyan İbni Ömer -sahabe- bir daha bu duayı hiç terk etmediğini söylüyor. Siz de bunu hayatınıza işlemeye çalışabilirsiniz. Rabbim yardımcınız olsun.
Bizim bu sitedeki hizmetimiz bir devlet hizmeti değildir. Allah rızası için bilebildiğimizi, becerebildiğimizi kardeşlerimize aktarıyoruz. Her şeye cevap yetiştirmek görevimiz olmadığı gibi takatimiz da yoktur böyle bir işe. Becerebildiğimiz kadarını yapıyoruz. Eksiğimizi ve hatamızı kabul ederiz, daha iyisini yapmak için uğraşırız ama haddimizi bilmek zorundayız. Dua edin Rabbim daha iyisine muvaffak etsin.
Halk arasında Hz. Süleyman (a.s.) döneminde yaşanan kuraklık sırasında bir karıncanın yağmur yağması amacıyla yaptığı dua olduğuna inanılan ve bu sebeple “karınca duası” denilen dua, güvenilir hadis kaynaklarında yer almamaktadır. Halk arasında yaygın olan bu duanın içeriği, esmâ-i hüsna’nın bir bölümü, Allah Teâlâ’ya yönelik bazı hitaplar ve bereket talebinden ibarettir. İçeriğinde dine aykırı bir ifade bulunmayan söz konusu duayı okumakta sakınca olmamakla birlikte bu duanın Hz. Peygamber’den (s.a.s.) rivâyet edilen bir hadis olarak anlaşılması ve kazanç temin etmek maksadı ile okunması veya kullanılması dinen caiz değildir.
Eşinle mutluluğunu esas al, önceliğin aile mutluluğun olsun. Diğer çalışmanı buna göre genişlet veya daralt. Rüyalara itibar etmene gerek yoktur. Sen çalış ama her şeyi çözeceğini zannetme. Karınca gibi yol almaya bak. Bir kişiyi az görme, bin kişiye de güvenme. Gayretine güven, bereketi Allah’tan bekle.
Kardeşim, Toprağın altı karanlık bir yerdir. Gideni geri gelmez, ses vereni/alın bilinmez bir yerdir. Oraya ait bilebileceğimiz tek şey Allah’ın bildirdiğidir. Sadece o bilgimiz olabilir. Gerisi ise tahmindir, zandır, yalandır. Hadislerde ne geçiyorsa onu bilebiliriz. Hadislerde geçen bilgilerden yola çıkarak sorunuza şöyle cevap verebiliriz: Kabirdeki azap veya nimetler (ki ikisi de haktır) ruh içindir, beden ise ruha tabidir. Kabirdeki azap veya nimeti inkâr etmek Allah’ın bunu yapmasının imkânsız olacağını söyleyemeyeceğimize göre aklımız almadığı için olamaz mı diyeceğiz? Aklımız ölümü anlıyor mu? Neden yaratıldığımızı anladı mı? Toprağın altındaki âlem ile üstündeki âlemi nasıl kıyas edebiliriz? Gözle görülen âlemin olaylarına bakarak gözle ve hiçbir şeyle görülemeyen âleme karar mı vereceğiz? Rüyalarımızda ne olup bittiğini bile çözebilmiş değilken ölüm sonrasını, kabrini nasıl çözeceğiz? Vahye teslim olmak ve kabir için hazırlanmaktan başka hiçbir iş akıllıca değildir vesselam.