Fetva Meclisi
Soru
Ben Almanya’da yaşıyorum, İslamiyet’ten çok uzaktım. Evlendikten sonra hayatımda birkaç değişiklik oldu ve doğru yolu buldum. Hocam, bir gün camide bir Alman kız çocuğu bana Kur’an öğretir misin dedi. Hoca olmadığımı ama evimde öğretebileceğimi söyledim, bir yıl birlikte ders yaptık. Sonra camiye Müslüman olmak için iki kardeşi daha geldi. Hocalar Almanca bilmedikleri için bana yönlendirdiler, ben de kabul ettim. O gece rüya gördüm, bir ses “Oku, Ankebut suresi, Nahl suresi ve Cin suresi. Bu üç surenin ortak bir yanı var, bunu öğrenin ve öğretin.” dedi. Ben bu surelerin isimlerini ilk defa duymuştum. Hemen not aldım ve araştırdım. Tefsir nedir, meali nedir bilmiyordum. 3 yıl oldu bu arada ben de kendimi geliştirdim. Şu an 20 kişi olduk ve evim küçük kalmaya başladı. Eşim bazen rahatsız oluyor çünkü her hafta yemek de veriyorum onlara ev ortamını hissetsinler diye. Eşimi idare etmeye çalışıyorum ama her geçen gün öğrencilerin sayıları artıyor. Günaha giriyor muyum? Bir de hocam rüyamda gördüğüm bu üç surenin ortak yanı nedir?
Cevap
Benzer fetvalar
Asla güvenmemelisin, şimdi ne ise o, ileride de o olarak kalır. Şu anda kalbinin tatmin olduğu birini bulana kadar sabret.
Elhamdülillah! Genç anneye hidayetinin kolaylaşması için dualar ederiz. Hanım efendi kardeşimiz için de sizlere şunları tavsiye ederiz: 1. İslam ile şeref bulmasını tebrik edin. Onu, Müslüman olduğu günde yeni doğmuş biri olarak kabul edin ve bunu ona müjdeleyin. Kucağındaki bebeği gibi günahsız olduğunu ilan edin ve mümkünse bunu helal bir törene dönüştürün. Kelime-i şehadetle birlikte Allah’ın bir lütfu olarak geçmişte yaptığı iyi işlerin onun sevap hanesine eklendiğini de bildirin. 2. Allah’ı öz bir şekilde tanıtın. Fatiha, İhlas suresi ve Ayete’l-kürsî’deki kadarıyla Rabbimizi tanımasını sağlayın. 3. İmanın temel esasları olan Melekler, Kitaplar, Peygamberler, Kader ve Ahiret hakkında inancını oluşturan bilgileri de özet haliyle kabul etmesi için anlatın. Ama bunları anlatırken ayrıntıya girmemeye özen gösterin. 4. Haramların ne olduğunu ve bunlardan kaçınmanın ilk işi olduğunu bilmesini sağlayın. Alkol, zina, kumar, domuz eti ve benzeri günahlardan başlayarak sırayla sınırlarını öğretin. 5. Farz ibadetlerin başı olan namaz öncelikli bir hayatın önemini vurgulayın. Namazsız İslam’ın olamayacağını öğrensin. Namazlarda da önce farz olanları yapmaya çalışsın. Isındıkça, mesela; birkaç sene sonra imkânı ölçüsünde sünnetleri de kılmaya başlasın. Ramazan öncesinde orucun ne olduğunu öğretin. Ama güç yetiremediği takdirde şimdi tutmamasını, sonra iade etmesini izah edin. Eğer zengin ise zekâttan da söz edin. 6. Buraya kadar olan bölümün OLMAZSA OLMAZ dediğimiz sorumlulukları içerdiğini ve Allah’ın izniyle bu kadarıyla cennete girebileceğini mutlaka belirtin. 7. Bundan sonra Allah için yaptığı her güzel işle, ahlakıyla, ibadetiyle, sevap kazanıp cennete daha hızlı koşacağını bilsin. Ama adım adım, acele etmeden bunları yapmasını tavsiye edin. Bunları şöyle örneklendirebilirsiniz: Kur’an okumak (Arapça orijinal halini öğrenip okuyabildiği kadar okusun, anlamını bilmeden bile okusun. Anlamını bilmek için kendini yormasın. Bilse de neticede ilk beş maddeyi uygulayacak.) Çok çok dua etsin. Abdestli olma şartı olmadan, ellerini kaldırmasına gerek kalmadan dua etsin. İçinden geldiği gibi yapsın duasını. Çocuğunun Müslüman olarak büyümesi ve yetişmesi için onunla geçirdiği her vaktin ona sevap olarak yazıldığını unutmasın. Peygamber efendimiz sallallahu aleyhi ve sellemin hayatını yoruma girmeden, sahih bilgilerle, özet bir şekilde bir kere okursa güzel olur. 9. Âdem aleyhisselamdan efendimize kadar gelen peygamberlerin kıssalarını Kur’an’ımızda anlatıldığı kadarıyla öğrenmesi de yeryüzünde neler olup bittiğini anlaması açısından faydalı olur. 10. Son olarak, asıl meselenin önce kendisini ve ailesini korumak olduğunu ona ifade edin. İmanı korumak bu dünyadaki tek gayemizdir. Bunun için sabretmeyi, direnmeyi göze almasını güzel bir dille ona iletin. Ek olarak; • Mezheplerin bir öğretmen vazifesi gördüğünü ve şu an için o konu ile zihnini yormasının bir anlamı olmadığını bilsin. • İsminin kötü bir anlamı yoksa değiştirmesine gerek yoktur. • Siz örnek olun, etrafında bulunun, zaten o sizinle bu dine ısınacak ve merak ettiklerini görerek öğrenecektir. Böylesine mübarek bir olaya şahit olursanız siz de hamd edin ve dua edin. Hem kendinize, hem o kardeşinize hem de bize… Rabbim ayaklarımızı dini üzere sabit kılsın. Âmin! Allah’a emanet olun.
Hepimiz dinimiz için görevliyiz. Hiçbirimiz sadece namaz kılıp cennete girmeye çalışarak kurtulamayız. Bir şeyler yapacağız. Elimizden, dilimizden ne geliyorsa yapacağız. Yalnız sizin Kur'an kursu hocası diye tutturmanız gereksiz. Muhakkak Kur'an kursu hocası derseniz, sanki maaşı öne çıkarmış gibi olursunuz. Bir yerin hocası olmadan da dinimize hizmet etmeliyiz. - Hiçbir zaman kendinizi bir şey olmuş gibi görmeyin. Şeytan sizi kemirir bitirir öyle düşünürseniz. - Hiçbir zaman da bir işe yaramayacağınızı düşünmeyin. O zaman yine şeytan sizi olduğunuz yerde kemirir bitirir. - Bulunduğunuz her yeri ve her zamanı değerlendirmeye bakın. Paraya ve şöhrete takılmadan bir kelime bile olsa anlatmaya bakın. Karşılığını da Allah'ın vereceğini bilerek yapın.
Ailenize bir tür ortayı bulma yolu teklif edin: Öğretmenlik yapacağınızı ama evlenme ile beraber olacağını söyleyin. İkisini de bir arada yürütme esnasında evlenince eşinizle baş başa kalacağınız için size müdahale hakları olmayacaktır ve evinize kapanırsınız biiznillah. Ailenizi yok saymayın. Harama el değdirmeyin. Sabredin ve kazanın.
Kardeşim, 'İslam nedir?' sorusuna imandır, namazdır, hactır.. gibi cevaplar veririz. Şuna dikkat edin: 'İslam aynı zamanda, bin kere yıkılsan da Allah'ın seni bin birinci kere kaldıracağına inanmaktır.' dememiz gerekiyor. 'İslam, Allah'tan umut kesmemektir.' Bu büyük gerçeği unutursak, papazlara günah bağışlatan Hıristiyanlık düzeyine düşmüş oluruz. Zannederim bu zamanda şeytanın en çok kullandığı silahlarından biri Allah'ın kapısından umutsuz olarak geri dönüşebileceğini vehmettirmektir. Siz de bu hatayı işliyorsunuz. Bu bir iman hatasıdır. Anadolu deyimiyle erkekçe düşünüp karar vermelisiniz. Siz Allah'a dönmeyi istiyor musunuz? Eğer samimi bir şekilde 'evet' ise cevabınız birinci ve öncelikli şart, Allah Teâlâ'nın sizin geçmişinizi karıştırmayacağına, affedeceğine inanmanızdır. Şeytan sizi geçmişinizle meşgul ederek geleceğinizi tahrip ediyor. Bundan vazgeçin. Sizden daha beterleri Allah'ın kapısına gitti ve kabul edildiler. Tekrar düşünün, samimiyetinizi test edip yola çıkın.
Selamünaleyküm. Allah sana gerçeği erkenden göstermiş. Sen de belanı aramıyorsan kaç ve kurtul. Uzak dur. Belana koşarsan da kimseyi kınama daha sonra!
dini konusundaki diğer fetvalar
Şeytana aranızda fitne olacak bir sebep ürettikten sonra sizi hangi taahhüt koruyabilir ki? Böyle vaatlere değil insanlığınızdaki kaliteye güvenseniz daha iyi edersiniz. Daha tabii ve daha gerçekçi olmaya bakınız. Allah kolay etsin.
Hanefi mezhebi fukahası dışındaki fakihler, nikâh sözleşmesinin “tabii bir engel yoksa eğer” sözlü olarak icra edilip daha sonra yazılı hale getirilmesini şart koşmuşlardır. Buna göre sözlü onay olmadan yazı ile nikâhı kabul etmek yeterli değildir. Hanefi fukahası ise diğer sözleşmelerde olduğu gibi nikâh sözleşmesinde de yazılı olan da geçerlilik için yeterlidir.
Hiçbir şekilde bunun nikâha zararı olmaz, bunu unutun ve yok kabul edin. Ama bu durumu doktorla da muhakkak görüşün ve tedavi önerirse tedavi olun.
Nikâh tek başına bir kurumdur. Nişanla bir alakası yoktur; öncesinde veya sonrasında olabilir.
Allah için yapılacak işlerden hatta ibadetlerden biri de insanların dini anlamalarına yardım etmektir. Herkes bilgisi ve imkânı kadar bu işle görevlidir aslında. Bu bir ibadettir. Bütün ibadetler gibi bunun da en temel şartı ihlastır. İhlas bir işi sadece Allah için yapmak demektir. Yalnız Allah için yapılan bir işten Müslüman’ın mutluluk hissetmesi sakıncalı değildir. Yeter ki riya ve gösterişe dönüşen bir sonuca gidilmesin. Genelde insanların takdiri ve övgüsü ihlası azaltır ama işi yapanın kalbi kaymadığı sürece övgü ve takdir bir engel değildir. Bilakis övgü arttıkça gayret de artıyorsa bu güzel bir durum kabul edilir. Şüphesiz şeytanın ve nefsin kışkırtması açısından riskli bir durum oluşur ama genel olarak bunu bir sakınca göremeyiz. Kendimizi test edeceğimiz ölçü olarak şunu belirleyebiliriz: Allah için olan niyetimiz ve maddi beklentiden uzak kalışımız devam ediyordur. İnsanların takdiri olsun veya olmasın biz aynı heyecanla devam edebiliyoruz. Bunu sağlayabildiğimizde sakınca da yok demektir. Resûlullah sallallahu aleyhi ve selleme sorulan benzer bir soruya verdiği cevap bizim için çok önemlidir: “O mü'mine bu hayattaki bir müjdedir!” İnsanların takdir etmesini ve bu takdirin mü'mini mutlu etmesini ahiretteki sevaptan önce dünyadaki bir müjde olarak görmüştür aleyhisselam efendimiz. Elbette insanın hoşlanması, övgü beklemesi belki de kendisine şöhret yolu açılması kalbin ifsadı açısından tehlikedir, kişinin uzak kalma gayreti içinde olması gerekir ama bu durum tek başına bir kötülük değildir. Kişiden kişiye ve konudan konuya farklı bir sınav olarak anlaşılmalıdır. Allah Teâlâ yardımcımız olsun.
Kur'an’ımızdan başka SIFIR SIKINTILI bir kitap olmaz. Elbette vardır sıkıntısı, eksiği, tartışılır tarafı. Ancak o sıkıntı bir ihanet veya yabancı etkisi olduğu zaman kaçınmak gerekir. Diyanet ilmihali ortalama bir ilmihal kitabıdır. Biiznillah, onunla amel edenin ibadetlerinde sıkıntı olmayacağı kanaatindeyiz. Allah yardımcınız olsun.