Fetva Meclisi
Soru
Nikâh sözleşmesinin yazılı olarak yapılması durumunda sözlü olarak “kabul ettim” denmiyorsa böyle bir nikâh geçersiz mi olur?
Cevap
Benzer fetvalar
Hanefi mezhebi fukahası bu nedenle nikâhın feshedilmesini uygun bulmazken diğer üç mezhebin fukahası bu nedenle nikâhın feshedilebileceğini söylemişlerdir.
Eşler arasındaki evlilikle alakalı şartları, sözleşmeyi nikâh akdedilirken tekrarlamak şart değildir. Mühim olan taraflardan birinin inkâr etmemesidir. Yazılı veya başka bir belge mevcut ise yeterlidir.
Bunu istemenizi size tavsiye etmeyiz. Bile bile fitnenin üstüne gitmiş olabilirsiniz. Hanefi mezhebi fukahasına göre bir kadın evlilik nikâhı akdi esnasında “boşama hakkını istiyorum” diyebilir. Erkek de “kabul ediyorum” derse, kadın istediği zaman kendisini boşayabileceği hakkı sahiplenmiş olur. Kadının boşama hakkına sahip olması erkeğin bu hakkının iptal edilmesi anlamında değildir. Yani erkeğin boşama konusunda bütün yetkisi iptal edilmiş gibi olmaz. Sadece kadın da boşama hakkına sahip olur o kadar.
Ses iletişimi sağlayan sistemlerden biri ile yapılan bir sözleşme geçerlidir. Önemli olan tarafların rızasının sağlanmasıdır. Bu da sesle sağlanıyorsa mani yoktur. Aynı şeyi fukaha yazı ile yapılan sözleşmeler için de geçerli görmüştür. Nikâh akdinin de yazı ile yapılması özellikle Hanefi fukahasınca mümkündür. Aynı şekilde nikâh akdinin sesli veya görüntülü sistemlerle yapılmasının caiz olacağını söyleyen fukahamız vardır. Talak için de böyle bir fetva verilmiştir. Çünkü fukaha isteyerek yazıp talak verenin talakını geçerli saymıştır.
Özellikle Hanefi mezhebi fukahası erkek mehrini ödemediği için mahkemeye gidip nikâhı feshettirmenin kadına hak olmayacağını söylemişlerdir. Bunun yerine kendisini ondan uzak tutmayı uygulayabilir.
Aleykümselam. Nikâhın sizin aranızdaki konuşulan şartları önemlidir. Mezhep bu açıdan önemli değildir.
dini konusundaki diğer fetvalar
Hiçbir şekilde bunun nikâha zararı olmaz, bunu unutun ve yok kabul edin. Ama bu durumu doktorla da muhakkak görüşün ve tedavi önerirse tedavi olun.
Nikâh tek başına bir kurumdur. Nişanla bir alakası yoktur; öncesinde veya sonrasında olabilir.
Eşinle mutluluğunu esas al, önceliğin aile mutluluğun olsun. Diğer çalışmanı buna göre genişlet veya daralt. Rüyalara itibar etmene gerek yoktur. Sen çalış ama her şeyi çözeceğini zannetme. Karınca gibi yol almaya bak. Bir kişiyi az görme, bin kişiye de güvenme. Gayretine güven, bereketi Allah’tan bekle.
Şeytana aranızda fitne olacak bir sebep ürettikten sonra sizi hangi taahhüt koruyabilir ki? Böyle vaatlere değil insanlığınızdaki kaliteye güvenseniz daha iyi edersiniz. Daha tabii ve daha gerçekçi olmaya bakınız. Allah kolay etsin.
Allah için yapılacak işlerden hatta ibadetlerden biri de insanların dini anlamalarına yardım etmektir. Herkes bilgisi ve imkânı kadar bu işle görevlidir aslında. Bu bir ibadettir. Bütün ibadetler gibi bunun da en temel şartı ihlastır. İhlas bir işi sadece Allah için yapmak demektir. Yalnız Allah için yapılan bir işten Müslüman’ın mutluluk hissetmesi sakıncalı değildir. Yeter ki riya ve gösterişe dönüşen bir sonuca gidilmesin. Genelde insanların takdiri ve övgüsü ihlası azaltır ama işi yapanın kalbi kaymadığı sürece övgü ve takdir bir engel değildir. Bilakis övgü arttıkça gayret de artıyorsa bu güzel bir durum kabul edilir. Şüphesiz şeytanın ve nefsin kışkırtması açısından riskli bir durum oluşur ama genel olarak bunu bir sakınca göremeyiz. Kendimizi test edeceğimiz ölçü olarak şunu belirleyebiliriz: Allah için olan niyetimiz ve maddi beklentiden uzak kalışımız devam ediyordur. İnsanların takdiri olsun veya olmasın biz aynı heyecanla devam edebiliyoruz. Bunu sağlayabildiğimizde sakınca da yok demektir. Resûlullah sallallahu aleyhi ve selleme sorulan benzer bir soruya verdiği cevap bizim için çok önemlidir: “O mü'mine bu hayattaki bir müjdedir!” İnsanların takdir etmesini ve bu takdirin mü'mini mutlu etmesini ahiretteki sevaptan önce dünyadaki bir müjde olarak görmüştür aleyhisselam efendimiz. Elbette insanın hoşlanması, övgü beklemesi belki de kendisine şöhret yolu açılması kalbin ifsadı açısından tehlikedir, kişinin uzak kalma gayreti içinde olması gerekir ama bu durum tek başına bir kötülük değildir. Kişiden kişiye ve konudan konuya farklı bir sınav olarak anlaşılmalıdır. Allah Teâlâ yardımcımız olsun.
Kur'an’ımızdan başka SIFIR SIKINTILI bir kitap olmaz. Elbette vardır sıkıntısı, eksiği, tartışılır tarafı. Ancak o sıkıntı bir ihanet veya yabancı etkisi olduğu zaman kaçınmak gerekir. Diyanet ilmihali ortalama bir ilmihal kitabıdır. Biiznillah, onunla amel edenin ibadetlerinde sıkıntı olmayacağı kanaatindeyiz. Allah yardımcınız olsun.