Fetva Meclisi
Soru
Hocam, ben bir rüya gördüm ve hâlâ etkisinden çıkabilmiş değilim. Rüyamda, suretini görmediğim "Mustafa" adındaki biri tarafından şu dua bana öğretildi: "اَللهُ أَكْبَرُ كَبِيراً وَالْحَمْدُ لِلّهِ كَثِيراً وَسُبْحَانَ اللّهِ بُكْرَةً وَأصِيلَا" Rüyada bu duayı birçok kez tekrar ettim. Daha önce hiçbir yerde okumadığım ve ezberimde olmayan bir duaydı. Şimdi bu durum karşısında nasıl bir yol izlemeliyim?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Bir kişi kalıncaya kadar devam edin. Hatta kimse gelmese bile siz tek başınıza orada olun, melekleri hesap ederek dersinizi yapın. Bir de, ara sıra derste farklılıklar yapın, rutinlik bozulsun. Mesela üç beş derste bir kitaptan bir bölüm okuyun, başka ders yapmayın. Bir görüntü izletin. Beraber bir cami ziyaretine gidin. Hocalık bir kelime ile anlatılacaksa o kelime muhakkak sabırdır. Bunu unutmayasınız. Size dualar ederim.
Sahih sünnette böyle bir dua emrine rastlamadım. Duanın muhtevası güzel ve hoşa gider olsa da onu Peygamber aleyhisselam emretmiş gibi değerlendiremeyiz. Güzel bir dua, iyi bir iş olabilir ama “şu vakitte, şu netice için” şeklinde bir çizgi çizildiğinde aslının sünnette olmasını isteriz. Sünnette olmayan bir şeyi ise ibadet gibi kullanmak olmaz. Buna kaynak aramak da yokları saymak gibi bir şey olur.
Selamünaleyküm. Hedefimiz yüzde yüz helal olsun. Hedefimize yürürken, elimizde olmayan nedenlerle midemize girebilecek haramdan ötürü de Rabbimizin rahmetine sığınız. Kazancının tümü haramdan olanın verdiğini yemeyiz. Kazancına haram karışan için ise aynı şey söz konusu değildir. Dikkatli ve titiz olalım yeter. Allah'a emanet olunuz.
Selamünaleyküm. Rüyada bir sakınca yoktur. Asla ayıplanamazsınız. Buna rağmen rüyalı pozisyondan kurtulmanız iki şeye bağlıdır. Birincisi gündüz gözünüzü şehveti kışkırtan şeylerden koruyacaksınız. İkincisi de gıdanızın yüksek proteinli olmamasını sağlayacaksınız.
Selamünaleyküm. Bir kere bunları anlatmakla meşgul olmayın. Bunların sizin iyilik veya kötülüğünüze işaret eden bir yönü de yoktur. Dininizi yaşamaya bakın.
İnsan olarak sınanmak için bulunuyoruz bu hayatta. Dış düşmanlarla sınandığımız gibi insanlığımız ve imanımız bakımından iç dinamiğimizle de sınanacağız. Mü'min olduğumuzu söylediğimiz gibi o iddiamızın ne kadar yerleşik olduğu da görülecektir. Sizin yaşadığınız da budur. Şeytan size, bu yaşadıklarınızın çökme olduğunu söylerken sizin, içteki birikimin test edildiğini çökme olmadığını fiiliyatınızla söylemeniz gerekirdi. Yani kazanacağınız bir noktada kaybetmeye kayıyorsunuz. Tekrar algılamaya çalışın bu ince çizgiyi, rahat edeceksiniz biiznillah. İnsanların riyakâr olmaları veya olmamaları sizin için önemli olmamalıdır. Siz kendi kimliğinizle yaşayın. Siz dik durun, sabit kalın; çevrenize göre şekillenmeye kalkmayın. Bu da size güç katacaktır. İbadetlerinizde eksiklik olmasın. Bilhassa namazı ayakta tutun ki namaz sizi bu hayatın gelgitlerinden korusun. Kur'an okumaya bakın. İstikrarlı bir Kur'an okuma neticede sulanması ihmal edilmeyen bitki gibi içimizdeki iman hissiyatını aktif hâle getirecektir. Duanızı eksik etmeyin. Her gün binlerce kere güzel duaları tekrar tekrar dillendirin. Duanız kadar güçlü hissedersiniz kendinizi. Allah yardımcınız olsun.
dua konusundaki diğer fetvalar
Allah Teâlâ sizlere sabırlar versin. Unutmayın ki bu bir imtihandır. İmtihanlar da Rabbimizin yazdığı kaderde bizler için önemli dönüm noktalarıdır. Bu durum sizin için böyle bir süreç. Elinizden geleni yapmak ve O’na teslim olmak gibi bir sonuç istiyor Allah sizden. Zira çocuk, insanın kendi isteği ile yaptığı bir şey değildir. Çocuğu yalnızca Allah yaratır, O ne zaman dilerse de çocuğumuz olur ya da olmaz. Dualarınızdaki samimiyetinizi ve O’na olan tevekkülünüzü kaybetmeyin. İbadetlerinizdeki ihlasınızı artırma gayretinde olun. Her şey Allah’ın elindedir.
Bahsettiğiniz durumlar “vesvese” içerisinde olduğunuzu gösteriyor. Bu yüzden Allah’ın izniyle atlatabileceğiniz bir durumdur. Bunu sizde zaten inanarak söylemediğinizi kabul ediyor, aklınıza gelen hızlı bir düşünce olduğunu ifade ediyorsunuz. Öncelikle tavsiye edilmesi gereken bir durum: - Eğer bu durum devam eder ve kökleşirse, bir psikologdan destek almanız, durumun daha fazla ilerlemeden uzman yardımıyla bu süreci kısa sürede atlatmanıza yardımcı olacaktır. OKB durumunuzdan dolayı muhakkak bir psikolog ile hareket etmeniz de gerekmektedir. -Uzmana görünene kadar ise bu tarz konular üzerinde durmayın, çok fazla araştırma ve zihninizde döndürme yoluna çok gitmemeye çalışın. Namazınızı da bozmadan devam ettirmeniz daha iyidir. Böyle bir durumda sürekli namazdan çıkmaya başlarsınız, bunu yapmayınız. Böyle yaparsanız namazınızı bırakmaya başlayabilirsiniz. Aman böyle bir durum daha sancılı olur. Aklınıza gelen kötü şeyler başınıza gelmez Allah’ın izniyle. Siz Allah’a sığının ve o esnada işinizi yapmaya devam edin, bırakmayın. -Aklınıza böyle düşünceler geldiğinde euzubesmele çekin, hiç aklınıza gelmemiş gibi kabul edin. Kuran okuyun, Felak, Nas Sureleri, Ayet el-Kürsi’yi her gün bolca okuyun. Dua etmeyi ihmal etmeyin. Boş kalmamaya özen gösterin. Çünkü meşguliyetleriniz size doğal süreçte bu vesveseleri unutturacaktır Allah’ın izniyle… Allah’a emanet olunuz.
Evvela şunu bilmek gerekir ki neyin hakkımızda hayırlı olup neyin şerli olacağını biz bilemeyiz Allah bilir. Belki de Allah onu, böylece büyük belalardan koruyor. Sonra şunu tespit etmek lazım, neden hedeflediği yere varamıyor? Eksik olan ne? Yanlış olan ne? Bunu en iyi, iyi bir rehber öğretmen ile güzel bir analizle çözebilir. Rehber öğretmen eşliğinde tespit edilen eksikliklerin ve yanlışlıkların giderilmesinden sonra yeniden denenmesinde fayda var. Her şeye rağmen bazen olmaz. Allah belki de onu başka bir kabiliyette yaratmıştır. Filin uçmaya çalışması, balığın yürümeye çalışması veya kuşların suyun altında yaşamaya çalışması, ne kadar isteyip çalışsalar da fıtrat ve kabiliyetlerine uygun olmadığı için istenilen sonuçlara ulaşması da o derece düşük ihtimal olur. O halde çocuğun yeteneğini tespit edip o yoldan yürümeye teşvik etmek herkes için daha iyi olur inşaallah. Bu süreçte siz bir ebeveyn olarak daima şefkatini gösterip onu yatıştırmaya ve ona bu gerçekleri hatırlatıp doğru yerlere yönlenmesini, doğru kişilerle istişare etmesini ve doğru adımlar atmasını sağlamaya çalışın. Onu eleştirmediğinizi, onun yanında olduğunuzu hissettirmeye çalışın. Diğer çocuklarınıza da zaman zaman onarıcı konuşmalar yaparak bu imtihanı inşaallah en az hasarla atlatırsınız. Allah yardımcınız olsun. Allah'a emanet olun.
Sürekli kötü bir şey olacakmış gibi hissetmek, beynin seni koruma içgüdüsünün aşırı çalışmasıyla ilgilidir genelde. Zihnin, tehlike varmış gibi algı yaratıyor ama gerçekte bir tehdit yok. Bu yüzden korkularına kapılmadan, onların sadece düşünce olduğunu bilmelisin. Öncelikle şunu bil: Korkular ve vesveseler, seni yönlendiren gerçekler değil. Bunlar gelip geçici düşüncelerdir. Şeytan bazen insanın zihnine vesvese verir, bazen de insanın geçmiş yaşantıları ve kaygıları bu tür düşünceleri besler. Bunların seni yönetmesine izin verme. Bu yüzden: 1. Korkularına karşı pasif kalma, üstüne git. Korktuğun şeyleri sürekli düşünmek yerine, onlara meydan oku. "Bu sadece bir düşünce" diyerek bilinçli bir şekilde reddet. 2. Zihnini boş bırakma. Meşguliyet, vesveseyi azaltır. Gününü planlı geçir, faydalı işlerle uğraş. 3. Tevekkül geliştir. Kötü bir şey olacak korkusuna karşı, “Allah benimle” diyerek kendini güvende hissetmeye çalış. 4. Düzenli dua et. Sabah ve akşam şu duayı oku: "Hasbiyallahü lâ ilâhe illâ hû. Aleyhi tevekkeltü ve hüve Rabbü’l-Arşil-azîm." (Tevbe, 129) 5. Nefes egzersizleri yap. Kaygılandığında derin nefes al, 4 saniye tut, 6 saniyede yavaşça ver. Bu bedeni sakinleştirir. 6. Eğer bu durum hayat kaliteni ciddi şekilde etkiliyorsa bir psikologla görüşmek faydalı olabilir. Allah yardımcın olsun. Allah’a emanet ol.
Her ikisini söylemenizde de bir sakınca yoktur. Nitekim Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem bir hadisi şerifinde Yahudilere hitaben “Allah size hidayet versin ve aklınızı ıslah etsin” buyurmuştur. Islah, düzeltmek, iyileştirmek manasına gelirken hidayet ise doğru yolu göstermek, hakk olana sevketmek manasındadır. Kötü davranışları olan bir insan için her ikisini kullanmanızda onun için aynı güzelliktedir.
Kıymetli kardeşim bu tür korkular ve kaygılar, insanın sevdiğine olan bağlılığından ve onu kaybetme endişesinden kaynaklanabilir. Ve kuvvetle ihtimal bahsettiğin şeyler vesveseden ibaret. Öncelikle şunu bilmelisin ki, ölümün ne zaman geleceğini yalnızca Allah bilir. İnsanlar bazen kötü bir hisse kapılabilirler ancak bu, mutlaka bir şeyin habercisi değildir. Eşinin de benzer duygular yaşaması, ikinizin de bu dönemde duygusal olarak daha hassas olduğunuzu gösterebilir. Bu tür düşünceleri beslemek yerine, dua etmek, tevekkül etmek ve anın kıymetini bilmek daha faydalı olacaktır. Ömür, dua ve sadaka ile bereketlenir. Peygamberimiz aleyhisselam, sadakanın belaları def ettiğini ve ömrü uzattığını bildirmiştir. O yüzden, bol bol dua etmeye, hayır yapmaya ve Allah’a sığınmaya devam et. Unutma ki kaygılarla vakit geçirmek yerine, sevdiklerinle güzel anılar biriktirmek daha değerlidir. Allah eşine ve sana sağlıklı, huzurlu, hayırlı uzun ömürler nasip etsin. Allah'a emanet olun.