Fetva Meclisi
Soru
Hocam, bugün evdeyim. Bugünü Allah’ın benden razı olacağı şekilde geçirmek istesem nasıl bir program yapmalıyım? Teşekkür ederim.
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Orada işlenen günahlara alet olduğunuz için siz de vebale ortak olursunuz. Öyle bir çalışma yapmayın. Allah yardımcınız olsun.
Selamünaleyküm. Bu durum geçici olabilir. Çevrenizdeki bir ders halkasına katılmaya çalışın, size katkısı olur. Bir de şuna dikkat edin: Allah Teâlâ hereksi bir iş için yaratmıştır; kiminin sanat kabiliyeti üstündür, kiminin söz kabiliyeti, kiminin de el becerisi... Hepimiz bir iş için yaratıldık. Bir zaman sonra siz de, ne için yaratıldı iseniz onu bulacaksınız, o zaman rahat edeceksiniz inşallah.
Geçmiş için yapacağın şey bir daha tekrarlamamak üzere Rabbinize tevbe etmektir.
Dipdiri bir tevbe etmen ve o tevbeyi ölünceye kadar koruman yeterlidir. İbadetlerini yap ve Allah’a yakın olmaya bak. Bugün için senin yapacağın budur. Allah seni muhafaza buyursun.
Gayet güzel yapıyorsunuz, Allah kabul buyursun. Bu programınıza Kur'an okumayı da ilave edin. Kendinizi ağır bir programa kilitlemeyin. Bir hocadan yaptığınız zikirlerin okunuşunda hatanız olup olmadığını öğrenin. Zorlanmadan yapabildiğiniz kadar zikir yapın. Eksiğiniz varsa ilmihal de okuyun. Sosyal görevlerinizi ve özellikle de ailenizi ihmal etmeyin. Gayet güzel. Allah yardımcınız olsun.
Bize dua edin, Allah ayağımızı kaymaktan muhafaza buyursun. Meal yazmak benim gibilerin işi değil ama ömrümüzü Kur'an’ımıza hizmet ederek bitirmemiz için lütfen dua edin.
dua konusundaki diğer fetvalar
Peygamber aleyhisselamın Ramazan ayına farklı olarak bir TESBİHATI yoktur. -Sadece:İ’tikâf yapmıştır. -Daha fazla Kur'an okumuştur. -Daha cömert olmuştur. -Teravih kılmıştır. -Bedir ve Mekke fethi cihatlarını gerçekleştirmiştir. -‘Allahümme inneke afuvvun tuhibbül afve fafu anni’ denmesini tavsiye etmiştir. Bunların dışında ‘Ramazan olduğu için’ farklı bir zikir ve okuması yoktur.
İki durumda da sakınca yoktur ama farzdan hemen sonra daha evla gibi durmaktadır. Kişinin durumuna göre değişebilir.
Mushafların Kur'an olan son bölümü Nas suresidir. Ondan sonrası Kur'an değildir. Hafızlar, âlimler uygun buldukları duaları hatim bitirenlerin yapabilmesi için yardımcı olarak oraya koymuşlardır. Ulema, Kur'an’ı hatmeden için bir duanın meşru olduğunu söylemiştir. Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellemden “şu duayı hatimde yapın” şeklinde bir tavsiye ise gelmemiştir. Kur'an okumanın getireceği bereketli zamandan istifa ile dua için uygun zaman dilimi olarak görülmüştür. Hatim sonrasında yapılan dua uzunca olabilir. Bu uzunluğun belli bir ölçüsü yoktur. Dua ederken eller göğüs hizasında avuç içleri göğe bakacak şekilde kaldırılmış olursa sünnete daha yakın olur. Duadan sonra da eller yüze sürülür. Duanın âyet ve hadisten olması ya da Arapça olması şart değildir ama dua ağırlığına ters düşecek edebiyatlar, bağırmalar, kafiyeler uygun olmaz. Duayı Kur'an tecvidi gibi tecvidli yapmanın da dayanağı yoktur.
Öyle bir duasını bilmiyoruz ama onu Allah’ın öyle yarattığını biliyoruz. Sonradan dua ile güzelleşmedi.
Gece yatsı ezanı vakti ile başlar, imsak vakti ile de biter. Bu iki vakit arasındaki zamana GECE denmektedir. Takvime baktığımızda mesela yatsı namazı vakti için 21:00 imsak vakti için 05:00 yazıyorsa gece bu iki rakamın arasıdır. Bu aradaki mesafeyi üçe böldüğümüzde üçüncü dilimi gecenin üçte ikisinden sonraki o teheccüd ve dua vakti olmuş olur.
Ecel ne geç gelir ne erken. Ecel ancak vaktinde gelir. O vakti de hayatı veren belirler. Uzun hangisi kısa hangisi bunu neye göre belirleyebiliriz ki? Bir kilo samanın bir kilo demire göre daha hacimli olması ne değiştirir mesela? Ölümden ibret almak yerine onu irdelemeye kalkmak, aslanın dişlerini fırçalamaya benzer. İbret almalı ve kendimizi ‘her an ölüme müsait yaşta bir insan’ olarak görmeliyiz. Asıl olan budur. Bunu anlayıp gereğini yapabilenler için beyin yorucu bir durum oluşmaz.