Fetva Meclisi
Soru
Hocam, peygamberimizin ramazanda çektiği tesbihatler nelerdir?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Her haramın birinci ve ilk gereği hemen tevbe etmek, istiğfar etmektir.
Kur'an okumanın sakıncalı olacağı bir zaman yoktur. Farzın vakti çıkarken mesela Kur'an okumak yanlış olur. Bunun dışında kıyamete kadar bütün vakitler başka bir emri ezmiyorsa Kur'an'ımızın okunması için uygun vakitlerdir. Özellikle hafızlık yapanlar ve belli bir ezberi güçlendirmeye çalışanlar için o vakitler mübarektir. Bu hüküm, zikir yapmakla Kur'an okumak arasında sanki bir tercih sorunu varmış gibi tutuma da götürmemelidir.
“Cehri zikir” ile ne kastettiğinizi bilemiyorum. Raks, sema gibi bir ritüel kastediyorsanız uzak durmanızı tavsiye ederim. Tesbihat olarak bilinen zikirleri sesli veya sessiz yapmanızda ise sakınca olmaz. Ama çalgı eşliğinde özel dekorlarla süslenmiş ortamlarda icra edilenlerden de uzak durmanızı tavsiye ederim. Şunu da unutmayın ki; size sadece Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem'i dinlemiş olmak yetmediği, ilave bir şeyler yapma ihtiyacı hissettiğiniz sürece kat edeceğiniz daha çok yol var demektir. Allah yardımcınız olsun.
Cuma günü tebrikleşmenin sahabede örneği yoktur. Ramazan ve bayram günleri için ise tebrikleşme vardır. Bir ibadet maksadı, olmazsa eksik kalır mantığı taşıdığında elbette bu bir bidat uygulamasıdır. Bunun haricinde muhabbet ve selamlaşmaya ilave niteliğinde kaldığı sürece inşaallah bidat değildir.
Selamünaleyküm. Resûlullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem’i övmek kadar büyük bir meziyet olabilir mi? Keşke becerebilsek, keşke en güzel mevlidi ben yazabilsem! Ama Kur'an gibi görülecek bir mevlüt değil, duygularımı yansıtacak bir mevlit olacak! Sıkıntıyı anlamış bulunuyorsunuz, mevlit ne için yazıldı ne için kullanılıyor, nerede kullanılıyor? Mesele buradadır.
Aleykümselam. Kitap okuma yerine bir hocaefendiden umre birikimini dinleyin, çok daha yararı olur size. Allah kabul buyursun.
dua konusundaki diğer fetvalar
Mushafların Kur'an olan son bölümü Nas suresidir. Ondan sonrası Kur'an değildir. Hafızlar, âlimler uygun buldukları duaları hatim bitirenlerin yapabilmesi için yardımcı olarak oraya koymuşlardır. Ulema, Kur'an’ı hatmeden için bir duanın meşru olduğunu söylemiştir. Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellemden “şu duayı hatimde yapın” şeklinde bir tavsiye ise gelmemiştir. Kur'an okumanın getireceği bereketli zamandan istifa ile dua için uygun zaman dilimi olarak görülmüştür. Hatim sonrasında yapılan dua uzunca olabilir. Bu uzunluğun belli bir ölçüsü yoktur. Dua ederken eller göğüs hizasında avuç içleri göğe bakacak şekilde kaldırılmış olursa sünnete daha yakın olur. Duadan sonra da eller yüze sürülür. Duanın âyet ve hadisten olması ya da Arapça olması şart değildir ama dua ağırlığına ters düşecek edebiyatlar, bağırmalar, kafiyeler uygun olmaz. Duayı Kur'an tecvidi gibi tecvidli yapmanın da dayanağı yoktur.
O günü, bu dünyadaki SON GÜNÜN olarak tasarla ve plan yap. Çok güzel bir plan çıkarırsın biiznillah.
Gece yatsı ezanı vakti ile başlar, imsak vakti ile de biter. Bu iki vakit arasındaki zamana GECE denmektedir. Takvime baktığımızda mesela yatsı namazı vakti için 21:00 imsak vakti için 05:00 yazıyorsa gece bu iki rakamın arasıdır. Bu aradaki mesafeyi üçe böldüğümüzde üçüncü dilimi gecenin üçte ikisinden sonraki o teheccüd ve dua vakti olmuş olur.
İki durumda da sakınca yoktur ama farzdan hemen sonra daha evla gibi durmaktadır. Kişinin durumuna göre değişebilir.
Öyle bir duasını bilmiyoruz ama onu Allah’ın öyle yarattığını biliyoruz. Sonradan dua ile güzelleşmedi.
Ecel ne geç gelir ne erken. Ecel ancak vaktinde gelir. O vakti de hayatı veren belirler. Uzun hangisi kısa hangisi bunu neye göre belirleyebiliriz ki? Bir kilo samanın bir kilo demire göre daha hacimli olması ne değiştirir mesela? Ölümden ibret almak yerine onu irdelemeye kalkmak, aslanın dişlerini fırçalamaya benzer. İbret almalı ve kendimizi ‘her an ölüme müsait yaşta bir insan’ olarak görmeliyiz. Asıl olan budur. Bunu anlayıp gereğini yapabilenler için beyin yorucu bir durum oluşmaz.