Fetva Meclisi
Soru
Bir kız çocuğu hafızlık yaparken sık sık hayız görmesi nedeniyle hatimlerinin zamanını geciktirdiği için derslerinde unutma ve zorlanma oluyor. Bunu engellemek için en azından bir hatim bitene kadar hayız olmayı geciktirici ilaç kullanması mı doğru olur müsaadesi olan bir mezhep imamının görüşüne uyarak Kur'an-ı Kerim’e dokunmadan derslerine devam etmesi mi?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Bu hususta hüküm şöyledir: 1- Hafızlık yapan hanımların, aybaşı durumlarında Kur'an okumaları/Mushaf'a tutmaları Hanefi mezhebi başta olmak üzere ulemanın pek çoğuna göre caiz değildir. Bazı fakihler ise hafızlık şartlarının itibara alınması durumunda aybaşı durumunda Kur'an okumalarının caiz olacağını söylemişlerdir. Bu görüş, ilk dönem fukahasına kadar dayanmaktadır. Bazılarının zannettiği gibi bu zaman adamlarının icadı değildir. Zamanımızda öğrencilerin ciddiyeti ve istekleri açısından meseleyi değerlendiren pek çok medrese hocası bu fetva ile amel etmektedir. Diyanet’in meyli de bu tarafadır. Biz her iki hüküm ile de amel etmeyi sakıncalı bulmuyoruz. 2- Hafızlık süreci bittikten sonra ise durum değişir. O takdirde okuyamaz/tutamaz görüşüne göre amel edilmelidir. 3- Dua maksatlı ayetlerin okunmasında bir sakınca yoktur.
O konudaki uygulama, çok eski ulemanın da verdiği fetvalara dayanmaktadır. Bir mezhepteki fetvaya istinat ederek yapılan bir iş için batıl demek doğru olmaz. Özellikle hafızlık yaptıran hanım hocalar, genç kızların başka türlü hafız olmalarının daha zor olduğunu bildiklerinden bu fetva ile amel etmektedirler. Kalbiniz rahat etmiyorsa öyle amel etmezsiniz. Ama yapanlarınkini de tenkit etmeye gerek yoktur. Hafızlığınız da niyetiniz de mübarek olsun.
Mü'min bir hanım nerede bulunursa bulunsun imanı ve ahlakı ile bulunur. İmanını ve ahlakını koruma mücadelesi içerisinde bulunur. Karma ortam, senin imanını ve ahlakını zedelememelidir. Tükendiğini hissettiğin yer neresi ise orası senin bulunacağın mekân değildir. Bunu bilerek kabiliyetine göre tercih yapabilirsin. Din eğitiminde kabiliyetin varsa hafızlığı ve fıkhı, tıp eğitiminde kabiliyetin varsa tıbbı tercih edebilirsin. Kabiliyetine, ilgi alanına göre bir alan belirleyip tükenmeden, erimeden yol almak esas olandır. Allah'a emanet olasın.
Bu iki şeyi ayırman yanlış. Kabiliyetin varsa hafız ol. İnsan olarak da yapabileceğin en güzel mesleği yap. Hafız olmak yani Kur'an ehli olmak bir kenara çekilmek değildir. Hafız olmak Müslüman olmanın sonucudur. Müslüman/hafız ve hayatın her yerini imar eden nesilden olmak mümkündür. Böyle bir ayırım şeytanın müdahalesi olabilir. Yanlış düşünüyorsunuz. Toparlanın ve iki nimeti de elinizde tutun. Yapamadığınız olursa onu bırakırsınız.
Aleykümselam.Sizin hafızlık yapmanız imkân dışıdır denemez. Anneliğiniz ve eş olmanızın yanında doğal bir iş olur mu o sorgulanabilir. Bu da ne kadar zamanda ezberleyebileceğinize bağlıdır. Şöyle bir test yapın: Önce eşinizle bu durumu görüşün, onayını alın. Sizi dinleyen hocanın 'yanlışsız okudun' dediği bir sayfaya üç saat çalışın, ezberleyin. Ertesi gün, hocanız o sayfayı sizden ezbere dinlesin en fazla iki yanlışla okuyabilirseniz bunu bir kenara not edin. Bir hafta sonra tekrar dinlesin sizi. Eğer yine aynı şekilde okuyabilirseniz hafızlık yapabilirsiniz demektir. Böyle yapamazsanız hafızlık yoluna girmeyin. Onun yerine belli sureleri ezberleyin. Ezberlerinizi sık sık tekrar edin. Yavrunuzla ilgili de zaman geçmiş olmaz. İnşaallah muvaffak olursunuz. Bu arada bıktırmadan sıcak tutmaya yönelik uygulamalar yapın onun üzerinde. Allah yardımcınız olsun.
Selamünaleyküm. İsa kardeş, sizi tebrik ederim. Mübarek bir yola girmişsiniz. Allah sizi sevdiği amellere muvaffak kılsın. Hafızlık, Kur'an'ı baştan sona kadar ezber okumanın adıdır. Hafızlıkta asıl gaye, hafız olan kişinin okuması değildir. Bilakis asıl gaye, Kur'an mucizesinin insandan insana kıyamete kadar sürmesini sağlamaktır. Düşünebiliyor musunuz, kâğıdın bile bulunamadığı günlerden bu güne kadar tek bir harfi bile zayi olmadan Kur'an bize ulaştı; bu hafızlar sayesinde oldu. Dolayısıyla hafızlar, muhteşem bir mucizenin canlı örnekleridirler. Okudukça sevap kazanmaktadırlar, o ayrı bir meseledir. Belki şimdi, bu teknolojinin sonra hafızlara bu oranda bir ihtiyaç yoktur ama nihayetinde sistem aynı sistemdir, mucize aynı mucizedir. Sizin hafız olmayı arzu etmeniz, kıyamete kadar anılacak Kur'an'ı korumak için Allah'ın seçtiği mü'min kulları arasında bulunmuş olmak anlamına gelmektedir ki, bu tarif edilemez bir nimettir. İmkânınız varsa kesinlikle bu fırsatı kaçırmayın. Hiçbir yaş, hafız olmaya mani değildir. Bazı şartlarda yaşı ileri olanlar daha şuurlu hafız olmaktadırlar. Belki evliliğiniz bir tür ağırlaştırabilir bu süreci ama engel olmaz. Hele hele sizin hafız olmanızı kendisi için de bir şefaat vesilesi görebilecek bir saliha kadına rastlarsanız mükemmel bir nimet yakalamış olursunuz. İşin doğrusu, sizin hafızlığınızın ne kadar ve nasıl olabileceğini en güzel sizinle yüz yüze görüşerek belirleyebiliriz. Bir günlüğüne İstanbul'a gelebilirseniz bu hususu genişçe konuşabiliriz. Üç gün beş gün de gelebilirsiniz misafirimiz olursunuz. Yine de ana ölçüleri size belirteyim, kendinizi test edin: a- Bir sayfaya bakarak, en çok bir buçuk dakikada okuyabilmelisiniz. Tecvid kurallarına riayet ederek ve hata etmeden bir buçuk dakikada okuyabilirseniz, hafızlık için uygun standarda gelmiş sayılırsınız. b- Bir gün sabah vaktinde bir sayfayı ezberlemeye çalışın. Âyet âyet ezberleyin. İki ayeti ezberleyince ikisini birden birkaç kere okuyun. Üçüncüyü ezberleyince üçünü birden... Bu şekilde bir sayfayı bitirin. Sayfayı baştan sona kadar topluca da birkaç kere okuyun. Ezberlediğinizi anlayınca bırakın. c- O gece yatın. Sabah kalktığınızda, ezberlediğiniz sayfayı iki üç kere bakarak okuyun. Sonra da ezbere okuyun. Yanlışsız okuyorsanız birinci kademe geçilmiştir. d- Aradan birkaç gün geçtikten sonra bir sabah aynı testi tekrar yapın; iki üç takılmayla aynı sayfayı okuyabiliyorsanız hafızlığınız için bir engel yok demektir. Riya veya benzeri hiçbir engele takılmayın. Bu muhteşem bir cihattır sizin için, heyecanınız varken kaçırmayın fırsatı. Allah işinizi kolay etsin. Yüzünüz ak olsun.
aybaşı konusundaki diğer fetvalar
ON BEŞ GÜN ifadesini, 10.24=240 saat olarak anlayın. Aybaşı oyduğunuz saatten itibaren 240 saat geçmeden mesela yedi saat önce dediğiniz olursa o yedi saati özür gibi sayın.
Evet, aybaşı durumunda cinsel ilişki haramdır ama sizinki bilerek yaptığınız bir iş değildir. İstiğfar etmeniz yeterlidir. Tekrarının olmamasına dikkat ediniz. Allah teala ailenize huzur ve sizlere afiyetler ihsan buyursun.
Aleykümselam. Aybaşı olduğunuz günden itibaren takvim tutun. Allah kabul etsin.
Kadının özel günlerinde (aybaşı günleri) cinsel ilişki haramdır. Cinsel ilişki oluşmadan beraber bulunup sevişmek ise haram değildir. Haram olduğunu bilmeden veya özel günlerinde olmadığını zannederek yapılan ise biiznillah affedilir. Bilerek yapılanı için ise tevbe ve istiğfar etmek gerekir. Böyle bir günahın tevbesi yapıldıktan sonra bir miktar altın sadaka vermek de müstehap kabul edilmiştir.
Nikâh kıyılırken aybaşı olmanın hiçbir artısı veya eksisi yoktur. Bunu tabii bir durum gibi görün. Mübarek olsun.
Boşanan veya kocası ölen kadının İDDET BEKLEMESİ (boşandığında üç aybaşı dönemi geçene kadar, kocası öldüğünde de dört ay on gün) dinimizin açık emirlerinden biridir. İlim adamları bu beklemenin nedeni olarak, kadının rahminde eski kocasının çocuğu olma riskini önlemek şeklinde tahminler yürütmüş iseler de Kur'an ve Sünnette iddetin nedeni olarak açık bir gerekçe gösterilmemiştir. Sebebini sadece Allah’ın bildiği bir hükümdür bu hüküm. Kıyamete kadar Kur'an’a iman edenler bu hükmü böyle kabul edeceklerdir. Aksi bir teklifi, dini değiştirme hamlesi olarak anlamak zorundayız.