Fetva Meclisi
Soru
Bize haksızlık eden birine karşı kalbimizden ona haddi aşarak karşılık vermek geçiyor sonra bundan düşünce aşamasındayken vazgeçiyor ve kendi kendimize nasihat veriyoruz. Bu durumda vazgeçmemizden dolayı sevap kazanmış olur muyuz?
Cevap
Benzer fetvalar
Allah Teâlâ biliyor bilmesine de, bildiğine göre yapsa, itiraz etmeye yol açılmış olurdu. Herkes, yaptığını büyük bir şahitler ordusunun önünde yapıyor. İnsan kendisi görüyor, diğer insanlar görüyor, melekler görüyor. Buna göre de hesap yapılacak. Allah'a emanet olun.
Selamünaleyküm. İstiğfar etmeniz ve böyle sözler sarf etmemeniz gerekir.
O sevap zaten sana yazılıyor ve eşin de hata ediyor. Böyle yapan bir erkeğin yaptığı hatadır. Anlayış göstermeyecekse varsın sevabı sizin olsun, sabredin. Aile huzurunuz paradan daha değerlidir.
Selamünaleyküm. İçindekileri dışına vurmadıkça sakıncası yok, boş kalmamaya çalış.
Selamünaleyküm. Allah'ın rızasını aramak kademeleri olan bir durumdur. Kimi yüzde yüz becerir kimi de biraz. Muhakkak en üst seviye olmasa da bir nebze rıza arayışı sevaba dönüşmesi için yeterlidir. Acımak da nihayetinde imandan kaynaklanıyorsa o da bir sebeptir.
Aleykümselam. Böyle şeyler yerine iradenizi güçlü tutmaya çalışın.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Yahudiler, öncelerinde Firavun sisteminde ezilmeyi benimsemişlerdi. Musa aleyhisselam onlara izzetli bir hayatı teklif edince onlar, sonunda kölelik de olsa rahat olanı tercih ettikleri için Musa aleyhisselam ile cihat etmeye yanaşmadılar, onları izzetli olmaya çağıran peygamberlerini yalnız bıraktılar. Âyetlerde anlatılanın özeti budur.
İki tuvaletli, odaları farklı daire gibi olabilecek bir evde sözü edilen şekilde bulunulabilir ama sıradan bir dairede sizin işaret ettiğiniz noktada haklısınız. Bizim kanaatimiz hem mahremiyet açısından hem de huzur açısından evlenenlerin farklı evlere çıkmasının daha doğru olacağı şeklindedir. Size tavsiyemiz anne babanızı üzmeden bu ikazı yapmanızdır. Kaş yaparken göz çıkarmayın. Ağabeyinizle aranıza kalıcı bir fitne girmesin.
Ölülerin dirilere tasarrufu olamaz.
Eş'arilik ve Maturidilik bu dinin iman edenlerinin mezheplerindendir. Kimsenin kimseyi dışlamaya hakkı yoktur.
Böyle bir nedenle nikâh düşmez ama Allah'ın razı olmayacağı bir iş yapılmış olur.
Zikrettiğiniz hadisi şerif Müslim'de sabittir. Hadisin varlığı açısından bir sıkıntı yoktur. Zikredilen hüküm ulema tarafından 'tenzihen mekruh' olarak tespit edildiği için gösterdiğiniz cevapta HARAM DEĞİLDİR ifadesi kullanılmıştır. Hassasiyetiniz için teşekkür ederiz. Allah Teâlâ rızasına ermeyi hepimize nasip buyursun. Yüzük kullanmakla ilgili hadisi şeriflerin genelinden anlaşılan hususları şu şekilde özetleyebiliriz: a- Yüzük kullanmak mubah bir iştir. Mubah olması da yüzük kullanmanın bir ibadet çeşidi olmadığını gösterir. Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem yüzük kullanmıştır ama bu onun yemek yemesi gibi bir durumdur. İbadet maksatlı bir yüzük kullanma tavsiyesi olmamıştır. Kullanana nasihatlerde bulunmuştur. Yemek yiyen birine sağ elini kullanmasını emrettiği gibi bir durumdur bu. b- Kadınlar altın veya başka bir madenden yüzük kullanabilirler. Erkeklerin ise altın yüzük kullanması caiz değildir. c- Hangi ele takılacağı konusunda ise farklı bilgiler vardır. Sağı tercih eden görüşler daha uygun gibi durmaktadır. Sağ küçük parmak için en uygun denmesinde bir sakınca yoktur.