Fetva Meclisi
Soru
Selamünaleyküm. Hocam ben Mardin’in bir köyünde imamlık yapıyorum. Geçen sene geldiğim köydeki adetlerden biride ramazanın son günü ismine öşür ya da zekât ne dediklerini tam anlayamadığım ama büyük bir ihtimalle zekât olan tarlalarından çıkan buğday ya da arpadan en azı yarım çuval olmak üzere köyün imamına yani bana getiriyorlar. Benim sorum ben geçen sene ilk olduğu halde ben zekâta muhtaç değilim bana zekât vermeyin dediğim halde köyde başka yabancı olmadığından çünkü hepsi bir babanın oğulları bana getirip veriyorlar. Bu arada geçen sene komşum olan bir şahıs hoca bunları sana geceleri sahura kaldırdığın için çünkü hepsini gece sahura kaldırmak için en az 10-20 dakika caminin mikrofonundan ilahi çalıyorum. Bazen Türkçe bazen Kürtçe. İşte bundan dolayı sana bunu getiriyorlar dedi. Bende muhtaç olmadığım için bir kısmını gece kaldırdım diye kendime bir kısmını da onların bir türlü yapmadıkları caminin ihtiyaçlarına harcıyorum. Bu arada gelenlerin bir kısmını da medrese ya da talebe yurtlarına vermek için aracı olsam hem onların hatırını kırmamak hem de hayra vesile olmak için versem olur mu? Acaba yaptığım doğru mu?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Sizin rızanız dışında şirketten verilen rüşvetten mesul olmazsınız inşallah. Süreklileştirmemek şartıyla ara sıra eşinizle cemaat olmanız doğrudur ama sürekli olmasın, cemaatle namazı ihmal etmeyin.
Selamünaleyküm. Bu, zoraki yapılmış bir ibadet olabilir. Vermemeyi yeğleyin.
Selamünaleyküm. Yavrum, camiye gitmek ne demektir? İmtihanı bilen şuurda olmak demektir. Allah seni Filistin topraklarında Yahudi zulmü ile de imtihan edebilirdi. Bak ne güzel evinde sözlü bir imtihan geçiriyorsun. Şükretsene bu kadar ucuz bir imtihan içindesin, şükret. Hiç taviz verme ve yılma; o zaman kazanırsın. İlk sözle eriyen biri olmamalısın.
Selamünaleyküm. Bir yıl, sonuç almak için erken kabul edilebilir. Biraz daha sabırlı olmalısın. Bir de şunu bilmende yarar var: Yaşadığımız toprakların gerçeği budur maalesef. Sen bir bölümünün Cuma namazına geldiğine şükret, bu arada onları da kaybetmemeye çalış. Asla köylülerin aralarındaki sorunlara müdahale etme. Tek başına aralarını bulmayı beceremezsin. Resmi makamlardan biri ile beraber olmadıkça sen karışma onların sorunlarına. O köyde de uzun süre kalmamayı düşün. Mecburi görevin bitince başka bir köye geç. Bu arada kitap okumak, ezber yapmak için köy fırsatını çok iyi değerlendir. Ömür boyu kârın olur ezberlediklerin.
Selamünaleyküm. Bu, ihtimal kıyamete kadar kimsenin çözemeyeceği kadar köklü bir yer edinmiş sorunlardandır. O yolu izleyen mü'minlerin niyetlerini Allah Teâlâ bilmektedir. Onları itham etmek kimsenin görevi değildir. Samimi niyetlerle yapıyorlarsa ve bunun üzerinden kişisel zevklerini tatmin etmek ve menfaatlenmek gibi bir tutum içinde değillerse onlarla mücadele etmenin yersizliğini düşünüyorum. Yaşadığımız dönem, insanların yanlışlarını tespitten çok neyin doğru olduğunu ispat etme dönemidir. Eğer tasavvuf hatalı ise hatasız olan zühdü ortaya koymalıyız. Birileri Allah'ı zikretmeyi teşvik için tasavvufu metot olarak kullanırken hata ediyor, diğerleri de Allah'ı zikrin ne tilavet ne tesbihat olan hiçbir çeşidi ile meşgul olmadığı hâlde, sadece başkalarının yanlışlarını tadat ederek İslam'a hizmet ediyorsa bu kabullenilemez. Herkes doğru bildiğini yapsın, hesabımız Allah'a kalacaktır.
Selamünaleyküm. Bu durumda siz, bir de melekleri saymaya çalışın. Göreceksiniz ki, hiç de az cemaatiniz yoktur. İnsanların parasını almayın. Yediğinizden fazlasını onlara yedirin. Yüzgöz olacak kadar içli dışlı olmayın. Selamı asla ihmal etmeyin. Küçüklerle daha fazla ilgilenin. Köyün yöresel sorunları ile hiç ilgilenmeyin. Muhakkak işinizin başında bulunun, gereksiz yere izin de kullanmayın. Bir ilmihali ezberleyecek kadar okuyun, ondan notlar tutun. Bayram, kandil gibi özel günleri fırsat bilin ve sabredin, mağlup değilsiniz.
cami imamı konusundaki diğer fetvalar
İnsanın nefes aldığı her yer bizim için tebliğ ve davet mekânıdır. Allah rızası için kullanacağımız her kelime bizim için sevap vesilesidir. Allah Teâlâ hiçbir iyiliği zayi etmez. Sonuçları biz değil Allah görecek şuuru ile çalıştıktan sonra cami, vakıf, stat, sokak, dükkan.. Her yer aynı olabilir.
Camiler ve ibadetlerimiz hakkında yazdıklarınız büyük oranda doğrudur. Bundan daha ağırları da yazılabilir. Ne yazık ki hakikat böyledir. Yalnız şunu unutmamalıyız: Her şeye rağmen camiler, bütün eksikliklerine ve iticiliklerine rağmen İslam'ın bu zamandaki camileridir. Biz de bu zamanda İslam'ın Müslümanlarıyız. 'Papaza kızıp oruç bozmak' diye izah edilen atasözünde olduğu gibi camileri, muhtevasındaki bütün eksikliklere rağmen terk edemeyiz. Şeytan bu açığımızı iyi kullanır ve neticede bizi ibadetten külliyen soğutur maazallah. Gidecek ve aslına dönüştürmek için gayret edeceğiz.