Fetva Meclisi
Soru
Selamünaleyküm. Devlet destekli bir proje olan tarım sigortasını yaptırabilir miyiz?
Cevap
Benzer fetvalar
Tarım sigortası, devletin vatandaşa zor zamanında yardım etmek için adeta vergi gibi koyduğu bir şart durumunda olduğunda yapılabilir. Esasen mevcut sigorta sistemleri dinimiz açısından caiz olmayan şeylerdir. Caiz olması ise zaruret niteliği ile mümkün olmaktadır.
Aleykümselam. Şahsi kanaatim, devletin bu hizmetinin piyasadaki sigorta mefhumu ile aynı olmadığı şeklindedir. Devlet, vatandaşa bir hizmet vermektedir. Hizmetinin karşılığında da bir bedel talep etmektedir. O bedeli önceden ödemeyeni de cezalandırmaktadır, zararına destek olmamaktadır. Böyle görüyorum ama bu bir hüküm değildir. Şahsi kanaatimdir. Buna göre de bununla alakalı bir işte görev almanın sakıncalı olmayacağını zannediyorum.
Selamünaleyküm. Sigorta ilke olarak caiz değildir veya İSLAM SİSTEMİNDE SİGORTA BU HALİYLE YOKTUR. Ancak devletin yaptırılmasını yasayla emrettiği sigorta yapılabilir. Ya da devletin nisbi bir mecburiyet getirdiği mesela 'deprem sigortası' gibi sigortalar için de yapılabilir deriz. Bunun haricinde keyfi sigortalar yapılabilir değildir.
Sigorta umumiyetiyle caiz değildir. Ancak zaruret halinde sigorta yaptırılabilir. Devletin mecbur etmesi de bir tür zarurettir.
Selamünaleyküm. Devlet sigortası dışındaki sigortalar ancak ağır bir zaruretle caiz olabilir.
Sigorta mevcut hâliyle fıkhımıza uygun değildir. Devletin mecbur ettiği sigorta yaptırılabilir. Belirttiğiniz ortam nedeniyle zorunlu olan da özel sağlık sigortası yaptırabilir.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Evet, Irak’ta büyük bir afet yaşanıyor. Bu doğrudur. İyi olan yer var mı, onu da düşünmek gerekir.
Selamünaleyküm. Ramazan’da farklı oruçların tutulması sıkıntılı durumlarımızdan biridir. Ne yazık ki bir çözümü de sağlanamamıştır. Her mü'min bulunduğu yerdeki uygulamaya uyarak orucunu tutabilir. Konuyu 31 gün değil de bayram olan bir günde tutmak veya tutmamak şeklinde anlasak daha kolay çözüm üretiriz.
Selamünaleyküm. Öyle bir uygulamanın dinimize göre olması mümkün değildir. Tam anlamı ile bir FİTNE olarak görülmelidir.
Selamünaleyküm. Elbette, Allah’ın hükmü dışında bir hüküm belirleyip onu icra edenler ve bunda bir sakınca görmeyenler o kişinin dediği sınıfa gireceklerdir. Türkiye’deki durum ise belli yorumları kaldırabilecek bir konudur.
Selamünaleyküm. Annenizin iyileşmesi mümkün değilse oruç tutmamasında bir sakınca yoktur. Tutamadığı her gün için bir fitre miktarı sadaka verir. Bunu toplam olarak mesela otuz günün toplamı olarak da verebilir. Fakir olan bir mü'min bunu alabilir. İleride iyileşmesi mümkün ise bunu yapamaz, iyileştiğinde kaza edecek tutmadığı oruçları.
Selamünaleyküm. Hanefî mezhebinde Türkçe niyet diye bir şey yoktur. Hanefî olan Türkler niyetlerini Türkçe yapıyorlar demelisiniz. Niyet namazın dışındaki bir iştir. Dolayısıyla namazda Türkçe bir iş yapma durumu yoktur.