Fetva Meclisi
Soru
Hocam sorum biraz uzun olacak. Amcamla görüşmüyoruz. Senelerdir son bir kaç senedir amcamın helal yollardan para kazanmadığını biliyoruz. Babaannem ve dedem çok yaşlılar. Babaannem hasta. Amcamın kötü yolda olduğunu onlara söyleyemiyoruz. Eğer söylersek hem bize inanmazlar hem de ölümlerine sebep olabilir. Amcam dedemleri sık sık ziyaret ediyor ve dedeme sürekli para veriyor. Alışverişlerini yapıyor. Ailecek orada yemek yememeye özen gösteriyoruz fakat dedem çok üzülüyor biz yemek yemediğimizde. Sürekli de ziyaret ediyoruz. Paranın bir kısmının amcamdan geldiğini bildiğimiz için olduğu için yemiyoruz hocam. Dedemlerin evinde yemek yediğimizde bize de haram oluyor mu?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Yetim malı yemek o şekilde değildir. Siz bir tür yetime yediriyorsunuz zaten. Mümkün olduğu kadar sizin yediğiniz onun ve annesinin yediğinden fazla olmamasına dikkat edin, yeter. Elektrik kaçağı doğru değildir. İbadetlerinize zarar etmez ama hak olarak kalır. Bulabildiğiniz hak sahipleri ile helalleşin, bulamadıklarınız için dua edin, sadakalar verin. Allah işimizi kolay etsin.
İkisinin arasındaki sorunlara sakın siz girmeyin. Onlar kendi kazançları ve zararları için çalışıyorlar. Kimin haklı kimin de haksız olduğunu Allah Teâlâ belirleyecek, hükmü o verecektir. Siz insanlığınızı yapın. Elinize düşerse insanca ve mü'mince davranın. Zulmetmeye kalkarsa zulmüne izin vermeyin. Elinizi koruyun. Dilinizi koruyun. Sabredin, seviye kaybetmeyin. Allah yardımcınız olsun.
Annene inat gidiyor gibi bir görüntü vermeden gidebilirsin. Özellikle halan ve amcanlar yani birinci dereceden akraban olanlar sılayırahim bakımından önemlidirler. Onlara git. Gidince fazla kalma, gelince de tartışma ortamından uzak dur. Geçiştirici cevaplarla ortamı yumuşatmaya çalış. Ve giderken niyetin Allah rızası olsun ki akıbetin hayrolsun.
Kızım, ne ettiniz siz böyle; ailece sizi cennete götürecek bir yetim bakma sevabını nasıl kaçırırsınız? Çok yazık ettiniz. Bırakın babanızı, bu size bir nimettir. Bence şöyle yapın: Annen bir psikologla görüşüp kendisini nasıl rahatlatacağını öğrensin. Siz de görüşün gerekirse. Ve babanız istemese bile siz o meleği bağrınıza basın. İnsanlar gidip savaş bölgelerinden yetim alıyorlar, o sayede cennet kazanalım umuyorlar. Aman geç kalmayın ve bu fırsatı değerlendirin kızım. Babanın usulsüzlüğü de ona kalsın, siz kaçırmayın elinize gelen bu fırsatı! Bakın, kısa bir zaman severek sahiplenin, daha sonra ayrılamayacaksınız ondan, size huzur kaynağı olacak, göreceksiniz.
Ailenizdeki huzursuzluklar ve özellikle dedenin tutumu hem sizin hem de annenizin ruh halini etkiliyor. Böyle bir durumda nasıl davranmanız gerektiği konusunda bazı pratik önerilerden bahsetmek istiyorum. Anneniz, zor bir durumu sabırla idare etmeye çalışıyor. Ama doğal olarak, böyle bir ortamda sabrın tükenmesi de kolaydır. İslam, aile içindeki huzuru korumayı ve olumsuzluklardan uzak durmayı öğütler. Eğer anneniz sabırsızlıkla karşılık veriyorsa onun sabırla yaklaşmasına yardımcı olmanın yollarını arayın. Ona nazik bir şekilde, sabrın ve hoşgörünün ne kadar önemli olduğunu hatırlatın. Kendi düşüncelerinizi sabırla ve hikmetle ifade etmek, zamanla olumlu sonuçlar verebilir. Dedeniz, İslam’ın gereklerinden habersiz ve namaz oruç gibi ibadetleri yerine getirmiyor. Ama dinimiz, yaşlılara saygıyı esas alır. Bu durumda olan bir kişiyle, nazik ve hoşgörülü bir şekilde, İslam’ın gerekliliklerini anlatmak gerekir. Bu hem dedenin iyiliği hem de aile içindeki huzur için önemli olacaktır. Ancak unutmayın ki insanları doğru yolda ilerletmek, onları zorlamadan ve sabırla yapmak gerektirir. Beddua ve küfür etmek, kesinlikle İslam’a aykırıdır. Ancak, burada dikkate almanız gereken şey, sizin bu tür söylemler karşısında nasıl tepki vereceğinizdir. Küfür ve beddua karşısında, sabır göstermek hem annenize hem de kendinize faydalı olacaktır. Bununla birlikte, sabır gösterirken, beddua ve küfür karşısında susturulmak zor olsa da size de aynı şekilde karşılık vermek yerine, sabırlı ve hoşgörülü olmanız önemlidir. Bu hem kendinizin hem de ailenizin huzuru için daha sağlıklı bir yaklaşım olacaktır. Zorlu bir durumda, ailenizin huzurunu korumak ve kendi iç huzurunuzu sağlamak için, duygusal olarak da sağlıklı olmalısınız. Bu tür sıkıntılı durumlar karşısında, kendinizi kötü hissetmeniz normaldir. Fakat her zaman sabırlı olmaya çalışırken duygusal sağlığınızı da koruyacak bir yol bulmalısınız. Anne ve baba arasındaki olumsuzluklar, sizi de olumsuz etkileyebilir. Bunu fark ederek, her durumda Allah’a dua etmek ve sabırla beklemek, Allah’ın huzurunu aramak iyi bir çözüm olabilir. Bu tür durumlar karşısında, dua etmek büyük önem taşır. Allah’a, aile içindeki huzurunuzu artırması için dua edebilir ve sabrınızı güçlendirecek şekilde dua edebilirsiniz. Allah, her türlü zorluktan sonra kolaylık verir. Sonuç olarak, ailenizdeki bu zorluklarla başa çıkarken, sabırlı olmak, hakaret ve küfürlere karşılık vermemek, hoşgörülü bir yaklaşım sergilemek, İslam’a uygun bir yol olacaktır. Her zaman, bu tür zor durumlarda Allah’a sığınmak, dua etmek ve sabırla yaklaşmak en güzel çözüm olacaktır. Allah, sizlere sabır ve güç versin ve tüm ailenizin gönüllerini huzura kavuştursun.
Haram elde eden her haliyle günaha girmiş ve haram yemiş sayılır. Tevbe etmedikçe de o günah ona yazılır ve bekler. Ancak samimi ve kalıcı bir tevbe ile ondan kurtulabilir. Haram kazanan birisinin bakmakla yükümlü olduğu eşi ve çocuklarının durumu ise şöyledir: Söz konusu haram, yöntemden dolayı haram sayılıyorsa (mesela faiz, caiz olmayan bir iş üzerinden kazanmak gibi) bu mal o kişinin eşi ve çocuklarına haram olmaz. Miras olarak kaldığında da durum böyledir. Eğer hırsızlık gibi özünde haramlık bulunan bir kazanç ise öyle bir kazanç ne onu kazanana ne eşine, çocuklarına helal olur ne de miras olarak edinilebilir. Sahibine iade edilmesinden başka çare yoktur. Bu tabloya göre sizin babanızın sofrasında yemenizde sizin açınızdan bir sakınca yoktur, babanız ise vebale batmaya devam etmektedir.
amca konusundaki diğer fetvalar
Hile ve yalan ile elde edilen hiçbir hak güzel değildir. Mü'min seviyesini bu düzeye düşürmez.
Selamünaleyküm. Eşinizin, sizin amcalarınız veya dayılarınız gibi yabancılarıyla ilişkisi 'yabancı' durumunda olmalıdır. Günlük kıyafetiyle onlarla bir mekânda bulunamaz, ellerini asla öpemez.
Babaanneye baktığı için bir insana başkalarına kalan miras intikal etmez. Herkes mirastan hakkını almalı idi.
Bin insanın amcası onun zürriyetinin de amcasıdır. Amca bu durumda evlenilmesi haram olanlardandır ama çocuğu böyle değildir. Amca çocuğu evlilik bakımından yabancıdır, onunla evlenilebilir. Direkt sizin amcanız veya anne babanızın amcasının kızı için geçerlidir bu.
Aleykümselam. Bu hanımefendi parayı bankadan alsın. Eğer sadakaya muhtaç bir fakir ise kendisi, amcasının maaşı olarak değil de bir sadaka olarak onu yesin. Değilse bir kuruma versin. Her ay da öyle yapabilir
Allah babanıza rahmeti ile muamelede bulunsun, sizi de salihattan kılsın. Annenizin yaşayıp yaşamadığını bildirmemişsiniz. Dede ve ninenizin olmadığını kabul ettik. İki ihtimal var. Anneniz sağ ise ve anneniz ölmüş ise ihtimaline göre mirasınızın dinen değerlendirmesi şöyledir: Anneniz yaşıyorsa: Anneniz: % 12,49 Kızların her biri: % 22,22 Amcaların her biri: % 3,20 Halaların her biri: % 1,60 Anneniz yaşamıyorsa: Kızların her biri: % 22,22 Amcaların her biri: 5,128 Halaların her biri: % 2,564