Fetva Meclisi
Soru
Hocalardan harama yardım haramdır diye bir söz duyuyorum. Bu ne demektir, bir ölçüsü var mıdır?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Açık bir harama destek olacak işte haramlık vardır. Siz de harama destek olan firmada çalışmamalısınız. Zarureten çalıştığınız için de istiğfar etmelisiniz.
Selamünaleyküm. Bu hassasiyetiniz pek güzel. Allah Teâlâ sizi de bizi de haramlardan ve neticede de cehennem azabından muhafaza buyursun. Ayağımızı kaydırmasın. Ekmek başta olmak üzere pek çok gıdanın dinimiz açısından yenmesinde ve içilmesinde büyük sıkıntılar bulunmaktadır. Yalnız şu ana kadar mü'minler olarak bu hususta kati bir sonuca ulaşacak çalışmalar da ne yazık ki yapamadık. Verdiğiniz örnekte mesela, sorun olduğunu hepimiz biliyoruz ama ekmek gibi bir konuda çözüm üretmede sıfır düzeyindeyiz. Ortada bir şüphe var. Bu şüpheye karşı helali oluşturma imkânı yok. Bir de durum sizin zikrettiğiniz düzeyde yüzde yüz bir veri ile karşımıza çıkmıyor. Buradaki alkollenme, büfede satılan alkoldeki ile aynı mıdır? Bunu da netleştirebilmiş değiliz. Bu nedenle 'ekmek haramdır' diyemeyiz. Ama Avrupa'da satılan ekmekler daha kıtır olsun üzeri parlak olsun diye kullanılan domuz yağı nedeniyle 'ekmek kesin haramdır' diyebiliriz. İki durum arasında bir fark olduğunu umarım takdir etmişsinizdir. Allah Teâlâ helal ile yaşamaya hepimizi muvaffak kılsın.
Selamünaleyküm. Harama alet olmak da haramdır. Ne kadar alet olunuyorsa o kadar haram karışıyor demektir. Patronun hatalarını araştırmak gerekmez ama bile bile de harama kepçe olmak doğru değildir.
Önce kendine bir iş bul, iş sahibi olduğun için de markete yardım etmen gerektiği ezikliğinden kurtulursun. Elde ettiğin kazancından da eve destek olursun. Bu belirttiğin sebepler haram işlenen bir yerde destek vermen için zaruret oluşturmaz. Diğer alanlarda ise anne babanın tam destekçisi ve hizmetçisi ol.
Selamünaleyküm. Haramlarla ilişkimiz açısından şöyle bir bakış koyabiliriz ortaya: Bir haramla direkt veya dolaylı bağlantı olabilir. Direkt bağlantı için direkt haram denecektir elbette. Dolaylı bağlantı için de o dolaylılık oranı kadar değerlendirme yapılacaktır. Haramla bir arada olmamızı gerektiren durum bir zorunluluktan mı yoksa normal akış içerisinde kişinin tercihinden mi kaynaklanıyor? Eğer hayatî değerler açısından ciddi bir tehlike nedeniyle haramla bir arada bulunuluyorsa bunu harama rıza gösterme olarak anlamayız. Bu iki perspektiften bakarak anlamaya çalışın lütfen.
Sizin sorumluluğunuz olmaz. Allah yardımcınız olsun.
haram konusundaki diğer fetvalar
Neden, hayat bizim için imtihandır diyoruz? Çünkü imtihanı sadece sabah namazına kalkmak, Ramazan ayında oruç tutmak ve bayan isen tesettür sahibesi olmak diye sınırladığımız zaman imtihanın pek çok alanını baştan kaybetmiş oluyoruz. Hayatı olduğu gibi imtihan olarak görmek zorundayız. Bu görüşü yakalayabilirsek şu sonuçlara ulaşırız, yapacağımız işimiz ve iş plaınımzda belli olur: a-Önce kendimizi korumayı, mü'min kimliğimizle ayakta durmayı hedefimiz bileceğiz. Önce ben ayakta kalmalıyım diyeceğiz. Başkalarının üzerinden hayaller oluşturarak kendimizi ihmal edersek kaybedebiliriz. b-Hayatı imtihan olarak görmemizin en tabii sonuçlarından biri, hayatta ne ile karşılaşıyorsak onu dinimizin ilgi alanında bileceğiz. Dini ne dar kalıplara sıkışmış yapacağız ne de hayallerle yaşanabilir zannedeceğiz. c-Becerip ayakta kalabilen için diğer bütün insanlar bir açıdan muhakkak ilgi alanlarında olacaktır, olmalıdır da. Kimine sözlü, kimine temennili yardımımız olacaktır. Bir başkasına da emretme durumunda olacağız ama herkes bizim için ilgi alanımızda anlamına gelmektedir. En azından dua ettiklerimiz arasında olacaktır. d-Buna rağmen, kalplerin Allah’ın elinde olduğunu bileceğiz. Biz uğraşsak da neticede Allah’ın murat ettiği olacaktır. İşimize bakıp gerisi ile alakadar olmayacağız ki, moralimizi kendi elimizle çökertmeyelim. e-Ve, Allah Teâlâ’nın bizi güçlü tutması için dua edeceğiz. Çok dua edeceğiz.
Üvey dedeniz ile kastınız üvey babanızın babası ise o sizin mahreminiz değildir, yani onu bir yabancı gibi görmeniz gerekmektedir.
Dinden çıkmayı böyle kolay bir söz gibi kullanmayınız. Bu bir hatadır sadece. Hatalardan dönüldükçe onları da Allah Teâlâ affeder.
Evet, haram yiyen biri olmak ağır bir günah sahibi olmak demektir. Bu ağırlığın altında ibadetler de eziliyordur ama haram yediği için mesela namazlar da boşa gidiyor demeyiz. Haramlar helali silip süpürecek boyuta gelmedikçe gel git boyutunda devam ediyoruz demektir. Hedefimiz sıfır haram ile yaşayan mü'min olmak olmalıdır. Düşmeler olduğunda ise hemen tevbeye koşmalıyız.
Bir işe HARAM denmesinin anlamı şudur: Allah o işi kuluna yasak etmektedir ve kul o işi yaparsa ona azap edecektir. Yapıldığında da muhakkak tevbe edilip terk edilmesi sürekli bir emir olarak beklemektedir. Haram denen şeyin halkça izahı budur. Böyle bir hükmü/kararı ancak Allah Teâlâ verebilir. Bir insan âlim bile olsa bu kararı veremez. Hiçbir âlim de böyle bir yetki sahibi olduğunu söylememiştir, söyleyemez de. Bizim Müslümanlar olarak HARAM diye bildiğimiz şeyler şu şekilde belirlenmiştir: a- Bizzat Allah Teâlâ Kur'an’da onu haram olarak bize bildirmiştir. b- Peygamber aleyhisselam efendimiz bize ‘Allah bunu haram etti’ demiştir. c- Ashab-ı kiramdan bize bu konuda açık bir hüküm/bilgi gelmiştir. Biz de onlar dini bizden daha iyi biliyorlar diye onlara uymuşuzdur. d- Bu üç kaynağın dışındaki haram olarak bildiğimiz şeylerde ise ehliyeti olan alimler, o haram denen işe bakarak: ‘Bu konuda Kur'an ve hadiste bilgi yok, yeni bir konudur bu ama Kur'an veya hadiste bulunan filan konuya benzemektedir bu, buna göre de haram olması gerekir’ demişlerdir. Örnek olarak da şunu benzetebiliriz: Peygamber aleyhisselam zamanında üzüm ve hurma ile yapılan şarap haram kılınmıştı. Haram kılınmadaki gerekçe de uyuşturma üzerine kurulu idi. Bugün elmadan aynı nitelikte bir şarap yapıldığında alimler ona da haram derler. Zira gerekçe üzerinden bakılınca sonuç aynı olur yani uyuşturur/sarhoş eder, hükmü de aynı olur. Yoksa âlimlerin bir şeye haram/helal deme hakkı yoktur. Durumun özeti böyledir.
Bir yanlışı herkes yapıyor diye yapmak caiz olmaz. İş sahibinin izni ile yapılıyorsa bu bahsettiğiniz iş bir sıkıntı yoktur. İş sahibine karşı bir hile yapılarak bu iş yapılıyorsa elbette ortada sıkıntılı bir kazanç vardır. Siz böylesini yapmayınız.