Fetva Meclisi
Soru
Hocam ben İrlanda’dan yazıyorum size. Burada Asya marketleri dışında helal yiyecek bulmak bazen zor olabiliyor. Deniz ürünleri tüketmeyi tercih ediyorum, balık, karides, ahtapot gibi. Tavuk ve hindi bile almıyorum helal kesim olmadığı için. Bu durumda yediğim deniz ürünlerinin helalliği konusunda teyit almak istedim. Bazen diyetime uymak için kalori açığı yaratmam gerekiyor. Deniz ürünleri bu konuda bana daha avantajlı ve uygun geliyor. Hemen hemen tüm marketlerde var ve zaman açısından da hazırlanması çok kolay. Marketlerden helal kesim olmayan tavuk/hindi/et almaktansa deniz ürünleri tüketmemin bir sakıncası olur mu?
Cevap
Benzer fetvalar
Doğrusu balık dışındaki etlerin yenmesi sorunsuz olmuyor. 'Balığa yönelin ya da özellikle bildiğiniz yerlerden et tüketin' diyoruz ama uygulanılırlık oranı her yere göre değişiyor. Çok dikkat edip helal mücadelesi yapmak şarttır. Allah yardımcımız olsun.
Bu sorun sadece sizin sorununuz değildir. Bütün mü'minlerin helal gıda diye bir sorunu vardır. Ne yazık ki pek çok aile buna yeterli alakayı gösterememektedir. Allah Teâlâ yardımcımız olsun. Size tavsiyemiz şudur: Sizinle bu konuda tartışacak, aranızda gerginlik çıkaracak ortamlar ve kişilerden uzak duracaksınız. Haram olanlar ve şüpheli olanlar diye iki liste çıkarmalısınız. Haram olanlardan kesinlikle uzak duracaksınız. Şüphelileri ise yer yer esnetebilirsiniz ve esnetin de. Kendiniz için taviz vermez belirttiğiniz ortamlar gibi ortamlarda ise biraz daha tavizli olursunuz şüphelilerde. Sorunun bir tür vesveseye ve farklılık göstermeye yarayan bağnazlığa kaymamasına dikkat ediniz. Neticede dinimiz için bir iş yapıyoruz ama kaş yaparken göz çıkarmayı da kabul edemeyiz. Allah yardımcımız olsun.
Aleykümselam. Domuz eti gibi değil ama helal olmayan bir et yemiş olursunuz.
Bir markette et ürünleri ve alkollü mamuller sakıncalıdır. Diğer ürünlerde de sıkıntı olabilir ama öncelikli bunlardır. Alkollü ürünlerde nispeten tespit kolay olmaktadır. Etlerde ise sizin de belirttiğiniz gibi büyük bir haram olma riski bulunuyor. Şöyle yapabilirsiniz: - Sahibini bildiğiniz ve sizin hassasiyetinizi gösteren market bulun. - Bu mümkün olmuyorsa ciddi markalar tespit edin. O markaya güvenin. - Marka da mümkün olmuyorsa helal belgesi sunanların sunumlarındaki ciddiyeti inceleyin. Kalbiniz rahat ediyorsa tüketebilirsiniz. - Bunların hiçbiri mümkün değilse balıkla yetinin. Allah yardımcınız olsun.
Et cinsi ürünleri böyle yerlerde yememek gerekir. Oradaki bir Müslüman'ın garantisi olmadıkça uzak durmalısınız.
İslâm dini ilke olarak insana maddî veya manevî yönden zararlı olan şeyleri yasaklamış, faydalı olanları da helal kılmıştır. Bu bağlamda, yiyecek ve içeceklerin prensip olarak helal olduğu belirtilirken az bir kısmının yasaklanması, genel olarak insanın beden ve ruh sağlığının korunması amacına matuftur. Bu hususta Kur’ân-ı Kerîm’de, genel hükmü ifade edecek şekilde insanlar şöyle uyarılmaktadır: “Ey insanlar! Yeryüzünde bulunan helal ve temiz olan şeylerden yiyin ve şeytanın işlerini/adımlarını takip etmeyin…” (el-Bakara, 2/168), “Ey iman edenler! Gerçekten sadece Allah’a kulluk ediyorsanız size verdiğimiz temiz [ve helal] rızıklardan yiyin için ve Allah’a şükredin.” (el-Bakara, 2/172), “Sana kendilerine neyin helal kılındığını soruyorlar. De ki: temiz olanlar (tayyibat) size helal kılınmıştır...” (el-Mâide, 5/4) Bu âyet-i kerîmeler, insanın yiyeceklerinin, kendi nezahet ve mükerrem bir varlık olma durumuna uygun olarak temiz ve nezih yiyecekler olabileceğini bildirmektedir. Yeryüzündeki nimetleri insanoğlunun istifadesine sunan Yüce Allah, eti haram kılınan hayvanlar ile ilgili şöyle buyurmuştur: “Allah size murdar eti (leş), kanı, domuz etini ve Allah’tan başkası adına kesilmiş olanı haram kıldı…” (el-Bakara, 2/173) Bunun yanında En‘âm sûresinin 145. âyet-i kerîmesinde de aynı şeyler, niteliklerine atıfta bulunularak sayılmıştır. Bunların yanında Kur’ân-ı Kerîm’de deniz avlarının helal kılındığı ayrıca ifade edilmiştir: “Size ve yolculara geçimlik olmak üzere deniz avı ve yiyeceği helal kılındı…” (el-Mâide, 5/96) Yukarıdaki açıklamaların yanında Kur'ân-ı Kerîm, Hz. Peygamber’in (s.a.s.) helal ve haramları açıklama veya hüküm koyma hususundaki görevi ile ilgili olarak şöyle bir ifade kullanmıştır: “…Peygamber onlara iyiliği emreder ve onları kötülükten sakındırır; yine onlara temiz olan şeyleri helal, pis olan şeyleri de haram kılar…” (el-A‘râf, 7/157) Nitekim Hz. Peygamber, yenmesi helal ve haram olan hayvanlar ile ilgili açıklamalar yapmıştır. Bir rivâyette şunlar ifade edilmektedir: “Resûlullah (s.a.s.) azı dişi bulunan yırtıcı hayvanların ve pençesiyle avlanan yırtıcı kuşların etlerinin yenmesini yasaklamıştır.” (Müslim, Sayd, 15-16 [1933-1934]; Ebû Dâvûd, Et‘ime, 32 [3803]) Bunun yanında Hz. Peygamber’in, pis ve iğrenç olmaları nedeniyle bazı hayvanların yenmesini yasakladığı da bilinmektedir. (Ebû Dâvûd, Et‘ime, 33 [3808]) Deniz ürünleri ile ilgili olarak ise Hz. Peygamber; “Denizin suyu temiz, ölüsü helaldir.” buyurmuştur. (Ebû Dâvûd, Tahâret, 39 [83]) İslâm âlimleri, Kur'ân ve hadislerde belirtilen hüküm ve ilkeler ışığında hangi hayvanların etinin helal veya haram olduğunu belirlemeye çalışmışlardır. Kara ve deniz hayvanları hakkında gerek Kur'ân-ı Kerîm gerekse hadis-i şeriflerde -bazıları dışında- bütün türler isim olarak zikredilmediğinden, bu hususta farklı hükümler ortaya çıkmıştır. Bu bağlamda, bütün âlimlere göre balık türleri helaldir. Balık dışındaki deniz ürünleri, habis/pis görüldüğü için Hanefî âlimler tarafından helal kabul edilmemiştir. (Kâsânî, Bedâ’i, 5/35) Mâlikî, Şâfiî ve Hanbelî âlimleri ise el-Mâide sûresinin 96. âyetindeki “deniz avı” ifadesinin kapsamlı oluşu ve Hz. Peygamber’in (s.a.s.), “Denizin suyu temiz, ölüsü helaldir.” ifadesine dayanarak, deniz ürünlerinin yenilmesi hususunda oldukça geniş bir yaklaşım ortaya koymuşlardır. Mâlikî ve Hanbelî âlimlere göre, deniz hayvanları prensip olarak helaldir. Ancak timsah gibi yırtıcı hayvanlar helal değildir. (Karâfî, ez-Zahîre, 4/96) Şâfiî mezhebinde ise aslen suda yaşadığı hâlde karada da yaşayabilen kurbağa, yengeç, kaplumbağa ve su yılanı gibi hayvanlar habis ve zararlı oldukları için helal değildir. Bunların dışında kalan midye, kalamar, ıstakoz, karides gibi deniz ürünlerinin yenmesi ise helaldir. (Remlî, Nihâyetü’l-muhtâc, 8/113,150-152) Görüldüğü gibi Kur'ân ve Sünnet’te yenilmeyecek olan hayvanlar ile ilgili bir liste verilme yönüne gidilmemiş, domuz gibi ismi belirtilerek yasaklananların yanında diğer hayvanlar için ilke ve ölçüler konulmakla yetinilmiştir. Bu nedenle yenmesinin haram olduğu hususunda ittifak edilen hayvanlar oldukça sınırlıdır. Ayrıca sağlığa zararlı maddelerin tüketilmemesi İslâm’ın genel ilkelerinden kabul edilmiştir. Bunun dışında, hakkında açık hüküm bulunmayan ürünlerin hükmü hususunda âlimler, yukarıda da belirtildiği gibi ihtilaf etmişlerdir. Aslında bu tür ihtilaflar meselelerin daha iyi anlaşılmasına katkı sunduğu gibi mükellefler için uygulamada kolaylık da sağlamaktadır. Yukarıda verilen bilgiler çerçevesinde yengeç, ıstakoz, karides, kalamar ve midye gibi ürünlerin üretimi ve tüketimi İslam âlimlerinin bir kısmına göre helaldir.
ahtapot konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Evet, Hanefi mezhebine tabi Müslümanlar için hüküm böyledir yalnız denizden çıkan her ürünün yenmesini caiz gören içtihatları da unutmamak gerekiyor.
Selamünaleyküm. Hanefi mezhebindeki hükümlere göre, denizden sadece balık türü olanlar yenir. Bir zikrin, okumanın yapılmış olması için kişinin kendi duyacağı bir sesle olması gerekir. Aksi takdirden ona 'tefekkür' adı verilir. Meleklerin duyup duymaması başka bir husustur.