Fetva Meclisi
Soru
Hocam benim 27 yaşında bir oğlum var. Kendisini iki senedir dini açıdan eğitmeye çalışıyor, bu konuda memnunum ama herkesi tekfir ediyor ve sürekli insanlara kâfir diyor. Nasıl bir yol izlemem gerekiyor bu durumda?
Cevap
Benzer fetvalar
Bir bayan psikoloğa gidip bu durumu görüşmelisin. Onun tavsiyelerinin seni rahatlatacağını umuyorum.
Bacı, Allah Teâlâ ömrüne ve ameline bereket versin. En güzel kitap olan çocukları okuyorsun ya, neden dert ettin ki? Sen okusan okusan elli yıl daha okursun. Ama o çocuklar biiznillah bir nesil okuyacaklar senin himmetinle. Onların nesli okuyacak… Ve ecirler seni mezarında bulacak biiznillah. Bundan daha yaygın ve kalıcı okuma olur mu? Böyle düşün bacı. Ve şu planı uygula: Farzlardan hiç eksik yapmayacaksın. Haramlardan tam kaçınacaksın. Eşin ve aile huzurun birincil hedefin olacak. Nafile ibadetlerden ikincil olarak yapabildiğin kadar belki az ama öz yapacaksın. Fırsat doğduğu anları iyi değerlendireceksin. Eski okumalarının üçte biri kadar bile okusan yeterlidir. Sen annesin; senin çok vaktin olmaz ama çok işin olur. Kendini rahat günlerinle kıyaslama, bugünün hesaplarını yap. Allah yardımcın olsun. Âmîn.
Kızım, Evlenmek senin için farz duruma gelmiş ise yani artık harama kayma riski taşıyacak durumda isen anne babanın ne diyeceği önemli olmaz. İlk helal yolu denemelisin. Öyle değilse sabredeceksin. Şu kadar ki, duygusal olmamaya gayret et. Allah yardımcın olsun.
Selamünaleyküm. Sağlığımızın iniş çıkışları olduğu gibi ibadet hayatımızın da iniş çıkışları olabilir. Allah Teâlâ hepimizi iman ve ibadet ehli olarak bu hayatı bitirebilenlerdin kılsın. Eşinizi geçici bir sorun yaşıyor olarak kabul edin, daha rahat çözersiniz sorunu. Bıktıracak tarzı da seçmeyin. Her gün aynı tepkilerle karşısına çıkmayın. Ara ara ve farklı diller kullanın. Onun durumun çocuğunuza yansıtmayın. Adı kirlenmesin. İç sesler genellikle boş vakitten ve gereksiz işlerle meşguliyetten kaynaklanır. Dolu dolu bir hayat yaşayın. Daha kaliteli işler üretin. Kur'an okumayı ve zikir yapmayı ihmal etmeyin.
Allah Teâlâ yardımcınız olsun. Anlaşılan oğlunuz birinden etkilenmiş veya birileri onu bir ağa takmışlar. Sizin yapacağınız şey tartışmak olmasın. Siz anneliğinizi öne çıkarın; sevin, ilgilenin, beraber olmaya çalışın, hatalarını görmezden gelin, tartışmayın... Böylece sizin dininizi aşamayacağı bir sevgi ve ilgi çemberi içinde tutun onu. Böyle yaparsanız çok geçmeden bulunduğu ortamı terk eder. Sürekli nasihat ederseniz onu daha derinlere itebilirsiniz maazallah.
Bu süreç, ilke olarak sizi ve çocuğu yıpratır. Bunun yerine çocuk iyi bir alt yapı aldıktan sonra hafızlığa başlasa daha iyi olur. On beş yaşından sonra başlasa da zararı olmaz. Yeter ki istekli olsun ve Kur'an'ı güzel okuma seviyesi çok iyi olsun. Allah hayırlı evlat eylesin.
anne konusundaki diğer fetvalar
Bu nasıl söz kızım? Farz ibadetleri eksiltme, gerisi olduğu gibi ibadet. Bu sıkıntılı günler geçer dertlenme. Vakıfları bırak yerlerinde dursun.
Sen önce Allah’a karşı işlediğin kusurun tevbesini yap. Tevbeni koru. İbadetlerini aksatma. Sen böyle yaparsan Allah onların kalplerini yumuşatır.
Cenin veya anne için hayati bir durum söz konusu ise ve bu tıbben tespit edilmiş ise tedavi maksatlı olarak ceninin çıkarılıp dışarıda büyütülmesi ve tedavi edilmesi caiz görülmüştür.
Zorlama, bir kelime de olsa öğrenmesi için uğraş. Ne kadar öğrenebiliyorsa onunla namaz kılsın. Bir ayet bile olsa onunla kılsın. Allah Teâlâ size de ona da afiyetler versin.
Kızım, madem annene izah edemeyeceksin, onun da susabileceği hafif orta bir tercih yapabilirsin. En ehven olanı seçebilirsin. Böylece sorun da yaşamazsın. İmanın ve iffetin açısından açık bir tehlike gördüğün an terk edersin bulunduğun yeri.
Dinimiz, EVLAT EDİNMEYİ yani kendi sulbünden olmayan bir çocuğu nüfusuna evlat gibi kaydettirmeyi kati bir şekilde yasaklamıştır. Hiç kimse, nikâhlı bir eşinden doğmamış çocuğu evladı gibi alamaz. Bunun “şöyle veya böyle” diyerek esnetilebilecek tarafı da yoktur. Çevremizdeki terk edilmiş, anasız babasız kalmış çocuklara ANNE GİBİ BABA GİBİ davranmak elbette sevaplı bir iştir. Hatta mükemmel bir ibadet işidir. Ancak o çocukları doğurmadığımız halde doğurmuş gibi kabullenmemiz haramdır. Mahremiyet ölçülerine dikkat ederek o çocuklara bakarız, eğitir büyütürüz. Bundan da büyük ecir kazanırız. Anladıkları zaman da onlara ebeveynleri olmadığımızı izah ederiz. Bu çocukların, onları anne ve baba gibi büyütenlerin malına varis olmaları da mümkün değildir. Onları büyütenler, kendilerinden sonrası için mallarının üçte birini aşmayacak bir vasiyet yapabilirler. Bu helal olur. Allah’ın rızasını ancak onun çizdiği sınırları kollayarak kazanabiliriz. Bunu unutmayalım.