Fetva Meclisi
Soru
Çevremdeki insanları bir türlü memnun edemiyorum. İnsanlarla ilişkilerimde bana ne önerirsiniz?
Cevap
Benzer fetvalar
Önce böyle karmaşık ve çekilmez gibi bakmamanızı tavsiye ederim size. Bu hayattır. Herkes için öyle veya böyle benzer sıkıntı olabilir. Ürkerek bakarsanız ezilirsiniz. Rahat olur. İyi bir sıralama ve planlama ile Allah’ın izni ile en iyisini yapabilirsiniz. Size tavsiyemiz şudur: Eşinizi ilk sıraya koyun, hakkını verin. Çocuklarınızı ikinci sıraya koyun, haklarını verin. Kendi anne babanızı üçüncü sıraya koyun, haklarını verin. Eşinizin anne babasını dördüncü sıraya koyun, haklarını verin. Daha sonra kendi yakınlarınız, sırasına göre eşinizin yakınlarını dikkate alın. Sonra da diğer mü'min kardeşlerinizle içi içe olmaya bakın. Bundan sonrası da bütün insanlar… Bu planlama ile yaşayın. Sabırlı olun. Kimsenin hakkını kimseye yedirmeyin. Çok yoğun olur, bitiremem zannetmeyin. Planlı ve ölçülü giderseniz kalabalıklar sizi yormaz. Allah yardımcınız olsun.
-Şöyle bir planlama ile yaşamaya çalış: 1-Mü'min olduğunu unutma; iman senin için bir dava olsun. Kaybetmeyeceğin yegâne değerin imanın olmalı, ona yatırım yap. Hayatını ona göre belirle, işini ona göre tanzim et. 2-Haramlardan kaçın. Her haramı imanına salınmış bir kurtçuk gibi görmelisin. Haramlar senin içinde iken senin kendini iyi mü'min yapman da zorlaşacak demektir. 3- Allah'ın farzlarını eksiksiz yerine getirmeye çalış. 4- İnsanî görevlerini ihmal etme. Anne baban başta olmak üzere diğer insanlara karşı vazifelerin, hakların ve sorumlulukların açısından görevin olarak önünde olmalıdır. 5- Sağlığını önemli bir emanet olarak bil ve koru. 6- Sünnetler üzerinden genişleyebildiğin kadar dinde genişlemeye gayret et. Bu bölümden biri olarak ilmi faaliyetlerde bulun, oku, öğren, dinle. 7- Mü'minler arasından seçilmiş kardeşlerin bulunsun. Onların kıymetini bil, senin kıymetini bilmelerini sağla. Beraber olmakla zevk aldığın, iman ve heyecanının arttığı kardeş grubun olmadıkça lezzetli bir iman yaşayamazsın, iyi bil bunu.
Aradığın gibi ve istediğin tarzda bir çevre bulmayı hayal etmen anlamsız bir beklentidir. Gerçekçi olun. Hayat böyle yaşanacaktır. Şu tasnifi yapabilirsiniz: Allah’ın haramları konusunda sıfır tavizli olun, sizi harama sevk edecek veya sizin yanınızda açık bir haram işleyecek birini yok kabul edin. Size maddi zararı dokunan birini de yok kabul edin. Gerisinde de esnek olun. Kendinizi iyilik örneği diğer insanları da kötülük simgesi gibi görmeyin.
Gençlere şu başlıkları hatırlatmaya çalışın ve başlıkların için doldurun. Ne kadar kısa konuşursanız o kadar etkili olursunuz: 1. İsraf etme. (Malı, nimeti, sağlığını ve özellikle zamanını) 2. Teknolojiyi kullan ama o seni kullanamasın. (Özellikle de internet ve dijital dünya.) 3. Tartışan, boğuşan, iten bir insan olma. 4. Spor yap ama spor bağımlısı olma. Sporun bedenin için olsun, birilerinin takımını güçlendirmeyi spor görme. 5. Haktan kork: Allah’ın hakkını, kulun hakkını ve kamunun hakkını tehlikeli bil. 6. Düzenli ve kurallı bir insan ol. 7. Bir şeyin tutkunu olma. Helal gıdalar dâhil hiçbir şeye tiryaki olma. 8. Arkadaş seçebildiğin ve iyi insanlarla beraber olabildiğin zaman hayatın kıymetini biliyorsun say kendini. Seçmediğin arkadaş seni sürükleyen bir sele dönüşebilir. 9. Vaktin senin dünyan ve ahiretindir. 10. İyi işlere yardım eden, kötülüklerden uzak duran ve uzak tutan biri olmaya bak. 11. Annen ve baban senin cennetin veya cehennemindir. 12. Namaz kılıyorsan nefes alıyorsun demektir.
Siz ahlakınızdan taviz vermeyin. İnsanlarla iyi geçinin. Ama insanları zorlamayın. Farz denecek konularda ve haramlar konusunda bu titizliğinizi koruyun ama diğer ayrıntı konularda abartıya kaçmayın ve insanların sizin gibi olmasını beklemeyin. Yoksa onları kendinizden soğutursunuz. Allah hepinize afiyet versin.
1- Bir kere yaşınız geç kalmışlık yaşı değildir. Tam evlenmesi uygun bir yaştasınız. Geç kalmış ya da sorun halini almış olmak için en az iki-üç yılınız daha var. 2- Gelen tekliflerde öncelikle Peygamber aleyhisselamın tavsiyesine uyup, din ve ahlâk şartını arayın. Ama sadece din demiyorum; din ve ahlâk ikisi de aransın. 3- Din ahlâk şartından sonra kesinlikle fiziki vasıf arayın. Gözünüze hoş gelen, seveceğiniz bir insanla evlenmeniz gerekir. 4- Ekonomik vasıfların hiç birini aramayın. İş, diploma ve benzeri talepleriniz olmasın. 5- Ailevi ilişkilerine önem verin. Anne ve babası ile olan ilişkisi nasıl yürüyor, onu izlemeye çalışın. Allah'tan sonra anne ve babasını görmeyen evlenilmeye değer biri değildir. 6- Bağlı olduğu bir cemaati varsa onu araştırın. Kör bir taklitçi ile evlenilmesi de doğru değildir. 7- Olumlu veya olumsuz cevap için kesinlikle zaman ayırın. Üç gün düşünmeden cevap vermeyin. 8- Son kararınızı İSTİHARE yaparak verin. 9- İtimat ettiğiniz biri ile muhakkak istişare yapın. Tek başınıza karar vermeniz eksik olur. 10- Bir kaç kere başlayıp bozulmaya takılmayın. Onuncu görüşmede bile sonuca ulaşsanız bu normaldir. Allah işinizi kolay etsin.
çevre konusundaki diğer fetvalar
• Çevreniz sizi etkiliyordur. Bu çevre, arkadaşlarınız da olabilir izlediğiniz medya, sosyal medya da olabilir. • Din olarak geleneği anlamış olabilirsiniz. Kur'an’ımızın ve Ashab-ı Kiramın örneği olduğu dini alsanız ufkunuz daha geniş olurdu. • Dinin hayat boyu yaşanacağını, bir okul gibi birkaç yıl sonra diploması alınan bir nesne olmayacağını bilememişsinizdir. • Sabretmeyi bilmiyorsunuzdur. • Sizi eğiten yönlendiren hocalar dar görüşlüdür. • Geçmişe ve olaylara takılıp kalıyorsunuzdur. • Mübahlarda aşırıya gidiyorsunuzdur. • Allah’tan başkasını/başka güçleri korku konusunda abartıyorsunuzdur. • Yaşam tarzınızda dengesizlikler, sağlık sorunları vardır. • Kalp amelleri, kalp dünyası konusunda zayıfsınızdır. • Sünneti ihmal ediyorsunuzdur. • Gereksiz hamaset, yersiz beklenti içindesinizdir. • Ve günahlarınızdan tevbe istiğfar etmiyorsunuzdur. Bunlar veya bunlardan birkaçı neden olabilir. Neden olanı tespit edip düzeltmeye çalışınız.
Şöyle bir tespit yapabiliriz: 1. Dinimiz temizliği emretmiştir. Bu temizlik bireysel olarak temiz olmakla başlayıp evden caddeye kadar insanın bulunduğu her yer için bir kuraldır. O kadar ki temizlik imanın yarısı olarak bize gösterilmiştir. Bu kuralı insanın bastığı her yer için geçerli görmek zorundayız. 2. Özellikle su konusundaki hassasiyetimiz, temizlik açısından bakılınca karşımıza çıkan en önemli mü'min kimlik ile bağlantı konulardandır. Tabiat deyince kastettiğimiz değerlerin başında su kaynakları gelmektedir. Tüketim tarzından kirletmeye varıncaya kadar su kaynaklarımız imanımızın çizgisinde görülmesi gereken değerlerimiz arasında olmalıdır. Suyun kirletilmesi ve israf edilmesi en temel kaynaklarımıza kadar önemli ikaz maddelerinden sayılmıştır. 3. Ormanlar, yeşil alanlar, tabiat olarak isimlendirilen mekânlar Allah’ın nimetleri arasındadır. Her nimet gibi bu nimeti de gereği gibi ve hakka riayet ederek kullanmak zorunludur. İnsanların yollarına zarar vermek, yol nedeniyle hakka tecavüz etmek bile ciddi bir uyarı konusu yapılmış iken, gelecek nesillerin hayati ihtiyaçlarını karşılayacak olan tabiata zarar vermek günah çizgisinin dışında kalamaz. Özet olarak isimlendirilecek olursak tabiata bireysel veya topluca verilen zararlar yeryüzünde ifsat yapmaktır ve haram olarak görülebilecek bir suçtur.
Bu konuda dini bir emir veya yasak yoktur. Meseleye sağlık ve çevre açısından bakılmalıdır. En uygun olanı gömmek ise gömülmelidir.
Acilen çevrenizi kontrol edin. Sizi teşvik edecek yeni bir çevre bulun. Alenen işlediğiniz bir günah olabilir, onu terk edin bereketiniz geri gelsin. Büyük lokma yenmeyeceği gibi büyük ve hızlı geçişler yaptığınız için tıkanmış olabilirsiniz. Daha adım adım yol almaya bakın. Kur'an okumanız gerekir. Az da olsa her gün Kur'an okuyun. Dua edin.
Sana kitap gerekmiyor. En büyük kitap olan Kur'an sendedir zaten. Sana iki şey gerekiyor: Çevre ve irade. Çevreni iyi arkadaşlardan oluştur ve iradeni kullanmayı öğren. Bunun için istersen bir psikoloğa da gidebilirsin.
Önce, büyük haramları işleyenler ve sıradanlaşanlar diye ikiye ayırmalıyız insanları. Ve hepsine karşı biz hakkı hatırlatan durumunda olacağız. Sözün bittiği yere gelince de büyük haramları işleyenlerle aramıza mesafe koymak zorundayız. Kavga gürültü etmeden mesafeli ve seviyeli bir ilişki içinde oluruz. En son olarak da bütün bağlantılarımızı keseriz. Onların yanlışları bizim de yanlışlara kayma sebebimiz olabilecek bir noktaya gelince müsamahalı uygulama biter. Ama bu noktaya gelmemesi için çabalamak gerekir.