Fetva Meclisi
Soru
Hocam, Hristiyanlara kâfir denilir mi?
Cevap
Benzer fetvalar
“Kâfir saymak” en son ve en zor kullanılabilecek kavramlardandır. Özellikle Ehl-i Sünnet uleması “kâfir sayılır” ifadesini kolay kolay kullanmamışlardır. Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellemden sonra bu ümmetin başında Ebu Bekir radıyallahu anh halife olarak bulunmuştur. O zamanın bütün Müslümanları da buna razı olmuştur. Bu durumu daha sonra kabul etmeyen ve onun halifeliğini kabul etmeyen bid’at ehli kabul edilmiştir. Bazı Hanefi uleması öylelerini kâfir olarak görmüşlerse de genel kanaat küfürden önceki nokta olan bid’at noktasında bulundukları şeklindedir.
KÂFİRDİR ithamı, en son konuşulabilecek bir sözdür. Bedeli de iki kişiden birini muhakkak yakacak kadar ağırdır. Bu örnekte olduğu gibi farklı anlamlara çekilebilecek konumlar için küfür ithamı yapmamak gerekir.
Zalim kâfir demek değildir. İftira/yalan/şayia/mesnetsiz bir söz değilse zalime zalim dendiği için bir günah oluşmaz.
Selamünaleyküm. Bunun yasak olduğunu bildiği hâlde inkâr ederse elbette kâfir olur. Böyle bir hüküm bilmiyor ya da bildiği ve kabul ettiği hâlde boynu bükük kalıyorsa kâfir olmaz ama iyi bir fasıka olur.
Bunun yasak olduğunu bildiği hâlde inkâr ederse elbette kâfir olur. Böyle bir hüküm bilmiyor ya da bildiği ve kabul ettiği hâlde boynu bükük kalıyorsa kâfir olmaz ama iyi bir fasıka olur.
Ne olursunuz Müslüman bir kimseyi küfür gibi ağır bir ifadeyle itham etmeyin. Müslüman kardeşlerinizin iman muhasebesini tutmayın. Allah'tan korkun.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Felsefe biri ilim dalı olarak atılmalıdır, yok kabul edilmelidir diyemeyiz ama felsefe ile girdiği bataklıktan çıkamayan pek çok insanı gördükten sonra felsefe için riskli bir daldır deriz. Geçmişte felsefe, pek çok bilim dalı için öncülük etmiş idi. Bu nedenle şöhretli bir yeri oldu. Bugünkü felsefe o günkü felsefe değildir zannımızca. Yaptığımız her işte ahiret endişesi taşımamız gerektiğine göre ahiret endişesi açısından felsefeden uzak durmayı ilke edinmemiz gerekir.
Aleykümselam. Ya helal mi oluyor?
Her iki kitap ve yazarı ilim dünyamızın muteber isimlerdir. Belli bir seviyesi olan için daha faydalı olması normal bir durumdur.
İşte, ilerlemenin basamaklarından biri de belki bu imtihandı. Tam bir kelime öğrenecekken engel oluşması da bir imtihan; kimin döküleceğini kimin kalacağını görmek istemiş olabilir Rabbimiz. Varsın iptaller olsun, biz yolumuza devam edelim. Engellerle yığılıp kalanlarla, engelleri aşıp maksuduna ulaşanlar elbette farklı olacaktır. Sıkıntı etmeyin, dua ederek bu yolu da aşarız biiznillah. Göreceksiniz yarın çok daha heyecanlı ve çok daha kazançlı olacaktır; sabredenler kazanacaktır. Yılmayın ve dökülmeyin. Allah’a emanet olun.
Özellikle bu başlık altında bir bilgiye rastlamadım. Tırnak kesilmemesi gerekir. Boya da gusle manidir. Boyayı kolayca gidermek mümkünse giderilmesinin uygun olacağını düşünürüz.
Tıpkı namaz ve oruç gibi ’emribilmaruf ve nehyi anilmünker’ kıyamete kadar Rabbimizin emri olarak kalacaktır. İlerleyen zaman hiç bir Kur’an emrini eskitemez. Müminler olarak böyle iman etmek zorundayız. Batı kültürü içimize sindikçe ortaya çıkan hastalıklardan biri de ‘kendi hayatı, özel durumu, yasal hakkı’ türünden savunmalarla insanların haramların işlenmesine sessiz kalmaları ve farzların eksik bırakılmasına karşı tepkisizlikte sakınca görmemeleri olmuştur. Bu bir batı hastalığıdır. Önceki milletlerden de bize sirayet etmiştir. Bazı Müslümanların namazı ihmal etmesine ne diyebilirsek buna da onu diyebiliriz. Kesinlikle yanlışa karşı tepkili, iyiliğe karşı teşvik edici olacağız. Dinimiz böyle bir dindir. Şüphesiz eksiğimiz de olacaktır, insanız neticede. Biz a konusunda eksiğiz diye b konusundaki yanlışı düzeltme vazifemizi ihmal etmeyeceğiz. Hatta aynı yanlışı biz yapıyor olsak dahi durum böyledir, ‘bu yanlıştır’ demeye mecburuz. Yalnız şu ince ayara dikkat etmeliyiz: Yapacağımız düzeltme vazifesi mevcut hatadan daha ağırını oluşturacak veya o hataya daha da derinleştirecekse geri durabiliriz, durmalıyız da. Bunun ötesinde kapasitemiz ve imkânlarımızla ölçülü olarak vazifemizi yaparız. Müslümanlık böyle bir dindir.