İslami Delil
Aramaya dön
Fetva

Fetva Meclisi

Soru

Hocam, Hazreti Ebu Bekir’in halifeliğini kabul etmeyen kâfir sayılır mı?

Cevap

“Kâfir saymak” en son ve en zor kullanılabilecek kavramlardandır. Özellikle Ehl-i Sünnet uleması “kâfir sayılır” ifadesini kolay kolay kullanmamışlardır. Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellemden sonra bu ümmetin başında Ebu Bekir radıyallahu anh halife olarak bulunmuştur. O zamanın bütün Müslümanları da buna razı olmuştur. Bu durumu daha sonra kabul etmeyen ve onun halifeliğini kabul etmeyen bid’at ehli kabul edilmiştir. Bazı Hanefi uleması öylelerini kâfir olarak görmüşlerse de genel kanaat küfürden önceki nokta olan bid’at noktasında bulundukları şeklindedir.
Orijinal kaynak

Benzer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. Ümmetimizin büyüklerini irdeleyenlerin niyetlerindeki samimiyetten şüphe ederiz ama kâfir kelimesini kullanmayız. Kendimizi onların fitnesinden uzak tutmaya gayret ederiz.

Selamünaleyküm hocam. Hz.Ebubekir, Ömer ve Osman’ın halifeliğini kabul etmeyenle
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm, Oğul ehliyete sahip ise neden geçmesin? Önemli olan nasıl birinin ümmetin başında olduğudur. Birine kâfir demek için ya çok cesur olmak gerekir ya da aklında kıtlık olması gerekir. Tenkit ederiz, sevmeyiz, sitem ederiz ama kâfir sözü pek ağırdır.

Selamünaleyküm hocam. İki sorum olacak. Birincisi; Babadan oğla geçen halifelik
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Hristiyan kâfir kavramının içindedir. Müslüman olmayan herkes için esasen kâfir kavramı kullanılabilir.

Hocam, Hristiyanlara kâfir denilir mi?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Öncelikle günümüzdeki tekfirin bir hastalık çeşidi olduğunu hatırlatmak isterim. Bu hastalıktan uzak bir şekilde normal şartlar içerisinde bu konuyla ilgili şu bilgileri aktarmak yerinde olur. Tekfir, çok ağır bir meseledir. Peygamber Efendimiz aleyhisselam, "Kim birine ‘kâfir’ der de o kişi gerçekten kâfir değilse, bu söz ona geri döner." buyurmuştur (Buhârî, Edeb, 73; Müslim, İman, 111). Eğer kişinin küfre girdiği kesin olarak bilinmiyorsa Allah'a havale etmek en güvenli yoldur. Bir kişi açıkça Müslüman olduğunu söylüyorsa ve İslamî esasları kabul ediyorsa onun zahiren Müslüman olduğu genel kuralımızdır. Kişi, söylediği veya yaptığı şeyin küfür olduğunu bilmiyorsa mazur görülebilir. Kişi söylediği şeyin farklı bir anlam taşıdığını düşünüyorsa tekfir edilmez. Kişi, baskı veya tehdit altında söylemişse tekfir edilmez. Özetle, bir kimse zahiren Müslüman ise küfre düşürücü bir söz veya iş yaptığında hemen tekfir edilmez. Öncelikle niyeti, cehaleti, kastı incelenir. Eğer kişi hatasını fark eder ve tevbe ederse Müslüman olarak kabul edilmeye devam edilir.

Hocam bir kişiyi Müslüman olarak biliyoruz ancak küfre sebep olacak bir söz söyl
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

KÂFİRDİR ithamı, en son konuşulabilecek bir sözdür. Bedeli de iki kişiden birini muhakkak yakacak kadar ağırdır. Bu örnekte olduğu gibi farklı anlamlara çekilebilecek konumlar için küfür ithamı yapmamak gerekir.

Hocam Allah ve Peygamberin dışındaki herhangi bir şahsa yüzde yüz teslimiyetini
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Şeriat açısından muteber bir mahkeme kararı olmadan ‘insan öldürmenin’ asla kabul edilebilir yanı yoktur. İnsan öldüren ebedî ölüm tatmıştır artık. Ebedî cehennem onun içindir. Allah Teâlâ öyle bir afetten muhafaza buyursun. Ancak insan öldürmenin bunca ağırlığına rağmen ‘kâfir’ sözcüğünü kullanmaktan imtina ederiz. Onun hesabını Allah’a bırakmak en güzelidir. Anadolu deyimiyle ‘ısıran köpeği ısırmak’ durumuna düşmemek gerekir. Beşeri olarak hangi cezayı verebiliyorsak veririz ama imanı üzerinden kimseyi yargılayamayız ta ki, onun imandan çıktığını gördüğümüz bir sözüne veya eylemine kadar.

Allahu Ekber diyerek masum insanları öldürenlere kâfir demekle yanlış bir şey ya

bid'at konusundaki diğer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Böyle bir bilgiye sahip değilim.

Cuma suresinin kısmeti açtığı söyleniyor doğru mudur? Bu konu hakkında ne söyler
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Himmet, duası makbul bir kuldan dua talep etmek olarak anlaşılmalıdır. Bu da muteberdir. Mü'minler birbirlerinden, salih zat olarak zannettiklerinden dua isterler. Böyle bir himmetin bir sakıncası olmadığı gibi yapılması tavsiye edilecek işlerdendir. Eğer himmet, kim olursa olsun şu anda yaşayan veya ölmüş insanlardan birinden belli bir işi/desteği, isteyen adına yapmasını beklemek ise böyle bir iş, ashab-ı kiramın yapmadığı bir iştir. Onların yapmadığında da hayır yoktur.

Himmet nedir? Bid'at mıdır? Himmet beklenir mi?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Bu bakış ve düşünce tarzı doğru değildir. Müslümanların birbirine bakışı hüsnüzan esasına dayanmalıdır. Bir Müslüman’ın aksi bilinmedikçe iyi olduğuna inanmak zorundayız. Bilhassa bidat gibi kişinin imanına zarar verecek kadar hassas bir konuda karar vermek ve verilen kararı uygulamak hatadır, böyle düşünmemelisiniz. Elimizde o kişinin açık bir itirafı veya açık bir uygulaması olmadıkça bir Müslüman için böyle diyemeyiz. Bir başka nokta da bidat tek çeşit değildir. Kişiyi imansız denebilecek bir bataklığa çekebilecek bidat var, o derece olmayan mekruh denebilecek düzeyde bidat var. Üçüncü bir nokta da şudur: Camiler imamların değil Allah’ın evleridir. O iyi bu kötü diye seçmeye kalkarsak tek bir camimiz bile olmayabilir. Kendimizi evliya makamında görüp imamları tenkit ederek bir yere gidemeyiz. Camiye devam edeceğiz. İmamlardaki eksiklikleri birbirimize nasihat mantığı ile gidermeye çalışacağız. Gerekirse resmi makamları yani imamların üstlerini devreye sokacağız ama camiyi terk etmeyeceğiz. Cami üzerinden fitne, fitnelerin en yıkıcısı olabilir maazallah. Şeytana el kaptırmaya karşı dikkatli olalım.

Mahalle camimizdeki imamın bidatçi biri olduğunu düşünüyorum. Bu nedenle namazla
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Şöyle anlamalıyız: Tıbben kullanılması belirttiğiniz açıdan faydalı olan bir maddenin o şekilde kullanılmasında bir sakınca olmaz. Tıbben sakıncası bulunan bir nesnenin kullanılması ise sakıncalı kabul edilir. “Uğurlu olma” gibi bir hurafeye dayalı olarak kullanıldığında ise asla caiz olmaz, günahlardan bir günah işlenmiş olur.

Son zamanlarda doğal taşlar adı altında stres, uyku sorunları, sınavda başarı, ö
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Bir çürük ipe dizilmiş hayal da diyebilirsiniz, daha iyi anlarlar o zaman.

Hocam yaşadığım yerde şöyle bir gelenek var. Bir kişi vefat ettikten sonra onun
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Hadsiz bir söz olmuş bu. Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellemin dua ederken ellerini kaldırdığına dair pek çok hadis vardır. İbadet ve din konularında böyle ulu orta sözler söylenmemelidir.

Dua ederken elleri kaldırmak bidat midir?

Paylaş

XWhatsAppTelegramFacebook
Bu içerikte bir hata mı var? Bize bildirin.

Site deneyimini iyileştirmek için çerezler kullanıyoruz. Ayrıntılar için Çerez Politikası.