Fetva Meclisi
Soru
Himmet nedir? Bid'at mıdır? Himmet beklenir mi?
Cevap
Benzer fetvalar
Elbette yapılan işin tam anlamıyla Allah rızası için olması gerekir. Esas olan budur. İnsanın karşısındakinden dua beklemesi ise bir eksiklik oluşturmaz. İyilik yapılan kimsenin dua etmesi dua eden için de edilen için de berekettir.
Selamünaleyküm. 1- Himmet kelimesinin, mezardan bile etki edecek şekilde kullanılmasının ne kadar yerli yerinde olduğunu öğretecek bir bilgi sahibi değilim. Kur'an ve Sünnet üzerinden böyle bir bilgim yoktur. 2- Şirk değilse bile mümince değildir. 3- Yiyeceğimizin aslı araştırmayacaksak hiçbir şey araştırılmayacak demektir. Umumiyetle helal üzere bulunulan bir ortamda isek araştırmayız. Kimin ne yaptığı belli olmayan bir ortamda muhakkak araştırırız. Kişi seçer, ortam tutarız. 4- Kuran’ımızın özel bir Arapçası olduğunu söyleyebiliriz; günlük Arapça ile Kuran’ı anlamak mümkün değildir. Nitekim Kuran Arapçası ile de bugünkü Arap toplumunun dilini anlamak mümkün olmamaktadır. Allah Teâlâ muvaffak kılsın.
Selamünaleyküm. 'Kurban olayım' deyimi, mecazdır yani seni seviyorum anlamındadır. Dinen kullanılması uygun olmasa da günah olacağını zannetmeyiz. Sözünü ettiğiniz toplantılara bir şeyler öğrenmek için gidilebilir elbette ama namaz gibi bir ibadet icra ettiğini zannederek giderse bu bid'at dediğimiz şey olur, kabul edilemez.
Bir grup müminin bir araya gelerek beraberce Kur'an'ı hatmetmelerinde bid'at olmaz. Bid'at, bunu belli bir kalıpta ve zorunlu gibi görmeleri şeklinde yani yeni bir ibadet tarzı gibi algıladıklarında oluşur. Beraberce okuma, okumayı teşvik etme gibi gerekçelerle yapıldığında mübarek bir iş olur inşaallah.
Mü'min, haram işlememe esası üzerine yaşayan biridir. Direkt haram işlemek veya harama ortak olmak ya da haramlı bir yere zaruretsiz olarak katılmak mü'min işi değildir.
Selamünaleyküm. Meseleyi şu noktadan ele alırsanız anlamanız kolay olur: Bid'at kelimesinin bir dil anlamı bir de kavram olarak kullanılan anlamı vardır. Kavram olarak kullanıldığında 'dine yapılan ilave' anlamına kullanılmaktadır. Dildeki anlamı ile kullanıldığında ise 'yeni bir şey, hoş durum' gibi anlamlara kullanılmaktadır. Mesela sizin zikrettiğiniz dille niyet örneğinde her iki anlam için de kullanıldığı söylenebilir. İmam Rabbani'nin zikrettiği konu ihmal edilebilecek nitelikte değildir. Buna göre dikkat ederek kullanılmasında yarar vardır.
bid'at konusundaki diğer fetvalar
“Kâfir saymak” en son ve en zor kullanılabilecek kavramlardandır. Özellikle Ehl-i Sünnet uleması “kâfir sayılır” ifadesini kolay kolay kullanmamışlardır. Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellemden sonra bu ümmetin başında Ebu Bekir radıyallahu anh halife olarak bulunmuştur. O zamanın bütün Müslümanları da buna razı olmuştur. Bu durumu daha sonra kabul etmeyen ve onun halifeliğini kabul etmeyen bid’at ehli kabul edilmiştir. Bazı Hanefi uleması öylelerini kâfir olarak görmüşlerse de genel kanaat küfürden önceki nokta olan bid’at noktasında bulundukları şeklindedir.
Böyle bir bilgiye sahip değilim.
Bu bakış ve düşünce tarzı doğru değildir. Müslümanların birbirine bakışı hüsnüzan esasına dayanmalıdır. Bir Müslüman’ın aksi bilinmedikçe iyi olduğuna inanmak zorundayız. Bilhassa bidat gibi kişinin imanına zarar verecek kadar hassas bir konuda karar vermek ve verilen kararı uygulamak hatadır, böyle düşünmemelisiniz. Elimizde o kişinin açık bir itirafı veya açık bir uygulaması olmadıkça bir Müslüman için böyle diyemeyiz. Bir başka nokta da bidat tek çeşit değildir. Kişiyi imansız denebilecek bir bataklığa çekebilecek bidat var, o derece olmayan mekruh denebilecek düzeyde bidat var. Üçüncü bir nokta da şudur: Camiler imamların değil Allah’ın evleridir. O iyi bu kötü diye seçmeye kalkarsak tek bir camimiz bile olmayabilir. Kendimizi evliya makamında görüp imamları tenkit ederek bir yere gidemeyiz. Camiye devam edeceğiz. İmamlardaki eksiklikleri birbirimize nasihat mantığı ile gidermeye çalışacağız. Gerekirse resmi makamları yani imamların üstlerini devreye sokacağız ama camiyi terk etmeyeceğiz. Cami üzerinden fitne, fitnelerin en yıkıcısı olabilir maazallah. Şeytana el kaptırmaya karşı dikkatli olalım.
Bu durum, dindeki ilerleme seviyemizi gösteren bir durumdur. Ne yazık ki bu tür görüntüler İslam adına ortaya konmaktadır. Her türlü bid'at yanlıştır. Biz böyle inanıyoruz. Sizin için bir vesveseye dönüşmeyecek şekilde gördüklerinizi tatlı bir dille ikaz edebilirsiniz, etmelisiniz de. Yalnız şunu bilin: İkaz başka şey tartışmak başka şeydir. Asla tartışıp kendinizi yıpratmayın.
Şöyle anlamalıyız: Tıbben kullanılması belirttiğiniz açıdan faydalı olan bir maddenin o şekilde kullanılmasında bir sakınca olmaz. Tıbben sakıncası bulunan bir nesnenin kullanılması ise sakıncalı kabul edilir. “Uğurlu olma” gibi bir hurafeye dayalı olarak kullanıldığında ise asla caiz olmaz, günahlardan bir günah işlenmiş olur.
Bir çürük ipe dizilmiş hayal da diyebilirsiniz, daha iyi anlarlar o zaman.