Fetva Meclisi
Soru
Hocam bulunduğum ilçede en kalabalık camide Cuma namazı kıldırıyorum. Cuma hutbesini kendim yazmam durumunda bana kimsenin bir şey demeyeceğini zannederim. Hutbe okurken nelere dikkat edeyim?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Önce bu mantığı terk edin; geçmişi, hatalarınızı irdeleme yerine, oturun neler yapabileceğinizi düşünün. Yapabileceğinizi düşündüğünüz en kolay işten başlayarak bir çalışma planı yapın. İş bitirin, biten işin yerine yenisini başlatın. Böylece raya girmiş olursunuz. Sorunlu insanları örnek almayın. Gerekiyorsa çevre değiştirin, şehir değiştirin. Kur'an okuyun. Bir ilimi meclisine katılın.
Selamünaleyküm. İlerleyen her yıl, insana bir yaş daha ilave etmektedir. Her yaş da sizin bedeninizin biraz daha yıpranması demektir. İnsan, kendisini yirmi yaşındaki gibi zanneder ve gerekli tedbirleri almazsa sizin karşılaştığınızla karşılaşır. İlerleyen yaşa göre kendinize çeki düzen vermeniz gerekir. Ahiret’e biraz daha yakın bilmelisiniz kendinizi. 1- Yemek düzeninizi yaşınıza göre ayarlayın. 2- Dinlenme (başta uyku olmak üzere) zamanınızı daha iyi kullanın. Uykudan asla taviz vermeyin. Düzenli bir uykunuz olsun. 3- Sizin yaşıtlarınız olanlar oturup kalkmayı yeğleyin. 4- İbadet temponuzu artırın. Cemaatle namaza muhakkak devam edin. Her gün Kur'an okuyun. Belli bir zikir virdiniz olsun. 5- Sılayı rahim yapın. 6-Kendinize bir ders halkası bulun, ona katılın.
Selamünaleyküm. Şurası iyi veya burası kötü, şu zaman iyi bu zaman kötüdür dememiz doğru olmaz. Çalışan için her yer iyi, her zaman iyidir. Bize düşen, kabiliyetlerimizi iyi tespit edip çalışabilmektir. En önemlisi ihlastır. İhlas olunca Allah Teâlâ yardım ediyor. Size öncelikle tavsiyem budur; ihlâsla yola çıkın, sakın kendinizi basit görmeyin. Her mü'min, cennete adaydır. Cennete aday olmak kadar 'iyi' olmanın belgesi olan bir şey olabilir mi? Eğer evli iseniz, muhakkak eşinizin razı olacağı çalışmalar yapmalısınız. Evli değilseniz durum daha rahat demektir. Buna göre de şöyle bir çalışma yapabilirsiniz: 1- Sürekli kitap okuyun. Bir kitap okuma programınız bulunsun. Kitap okumamak, eldekini tüketmek ve yenilenmemektir. Yenilenmeyen ise zamanla hikaye anlatmaya mecbur olur. Ümmetimizin dertlerini anlatan, çözümler öneren ve aşırılığı olmayan kitaplar okuyun. Farklı hatipleri dinleyin, size en yakın tarzı tespit edince ona yoğunlaşın. Bu hususta sosyaldoku.com sitesindeki HOCA dersini izlemenizi tavsiye ederim. 2- Dine hizmette hiçbir zaman uç konularla ilgilenmeyin. Milyonda bir kişiye lazım olacak konular yerine umumu alakadar eden ana meselelerle ilgilenin. 3- İHL'lerde bayan ve erkek her hocaya bu dönemde çok ihtiyaç vardır. İffetinizi ve vakarınızı koruyabileceğiniz bir bayan bölümünde ders vermenizi zaruri görürüm. Kur'an kurslarında iş becermek sabır ve tecrübe ister. 4- Hizmet ediyor olmak asla sizin özel ibadetlerinizi gevşetmemelidir. Namazınız, Kur'an tilavetiniz, virdiniz, sılayırahiminiz gevşemesin. Bu çalışmalara dayanarak bekâr iseniz evliliğinizi de geciktirmeyin. 5- İstişare en güçlü kaynağınızdır; itimat ettiklerinizle istişareler yapın. Bize tekrar yazarsanız, muayyen bir konuyu yazın ki, istişare daha bereketli olsun. Size dualar ederiz, dinini dert edinmiş mücahide hanım!
Ben senin yerinde olsam, Rabbim beni nasıl yarattı ise ona öyle razı olurdum ki, bir bahçede ot olsam bile dert etmezdim. Sesin güzel olsa ne olur olmasa ne olur? Bunun nedeni dolu olmayan bir hayatın sahibi olmak olabilir. Kendinize iş üretin, size Rabbiniz ne verdi ise onu ihya edin. Sizdekini başkasına vermeyin, başkasınınkini sizin görmeyin. Hayat böyle yaşanır, gerisi sefalettir.
Selamünaleyküm. Bir: Boş verin kimin ne dediğine, siz Allah için bir şeyler yapın, Allah için çalıştığına inandıklarınıza dualar edin, onlarla olun. Meleklerin işi ne, kimin ne yaptığını onlar hesap edip dursun. Bize Rabbimiz yeter. İki: Sizin için en kestirme hitabet yolu şudur: Konuşmalarını beğendiğiniz birinin en hoşunuza giden bir konuşmasını MP3'e yükleyin. O konuşmayı, yürürken, bulaşık yıkarken defalarca dinleyin. Bir zaman sonra o konuşmayı taklit etmeye başlayın. Ses tonunu, iniş çıkışları taklit edin. Yalnız bir yerde, önünüzde kalabalık varmış gibi tiyatro yapın. Buna iki ay kadar devam edince sizin de yeteneğinizin olduğunu keşfedecek rahatlayacaksınız. Allah yardımcınız olsun. Büyük düşünün, büyük çalışın.
Selamünaleyküm. Bu tehlikenin bulunmadığı bir yer yoktur. Üniversite öyle olduğu gibi cami de öyledir. Kul, gaflete düşerse camide de kendini kaybedebilir. Bu açıdan yere değil kendinize bakın. Bir an imtihan ortamının dışında olmadığınızı bildikten sonra biiznillah korunursunuz. Yalnız kalmayın, kulluk şuurunu hatırlatan bir kardeş çevresinde bulunmaya çalışın. Tavizin küçüğü büyüğü diye ayırmadan dininize sahip çıkın. Küçük tavizlerin de büyüyebileceğini unutmayın.
cami konusundaki diğer fetvalar
Şöyle özetleyebilirim: Kadına CUMA NAMAZI farz değildir ama Cuma namazına gidip namaz kılarak sevap kazanabilir. Cami bayanlar için uygun bir ortam sağlıyorsa kadın Cuma namazına gidebilir. Cumaya gitmediği için ise bir eksikliği olmaz. İyi bir programla kadın Cuma gününün faziletlerinden istifade edebilir. Özellikle de büyük ecirler kazanabilir. Kadının Cuma günü için şöyle bir program tavsiye edebiliriz: - Cuma gününü o günün sabahından değil de Perşembe günü akşamından başlatır. O akşamdan itibaren erken yatar ki Cuma gününün sabah namazına dinç kalksın. Zira bizde gün önceki akşam ile başlar. Sabah namazına dinç kalkmak için erken yatar. Sabah namazından sonra zikir yaparak, tesbihat yaparak ışrak vaktine kadar (yani güneş doğduktan sonraki kırk dakika) beklenir sonra da iki rekât nafile namaz kılabilir. Bu da güne en bereketle şekilde başlamak demek olur. Cuma vaktine kadar Kehf suresini okur. İkindi sonrasını akraba ziyareti, hasta ziyareti gibi sünnet olan işlere ayırır. Akşama yakın (akşam namazına kırk dakika kalan vakit) dua ve istiğfara ayırır. Akşam sonrasını aile içi CUMA MUHABETTİ ORTAMI denebilecek bir faaliyete ayırır. Böylece güzel bir Cuma günü geçirmiş olur biiznillah.
Şahıslara taalluk eden yani sahibi filanca kişidir diyeceğimiz bir malı ne camiye ne de başka bir yere sahibinin izni alınmadan kullanamayız. Bu tam olarak bir kul hakkı olur, kullanan da tazmin eder. Bunun haricinde köylünün ortak malı yani kamu malı niteliğinde bir malı köyün camisi için kullanmakta herkesten izin alınması gerekmez zannederiz.
Eğer doktorun hastanedeki görevi camiye gidip gelmesi ile aksamayacak ise camiye çıkmasını fazilet olarak öncelikli buluruz. Hastaların tedavisi gecikmek veya hastanın durumunda risk olmak gibi bir durum söz konusu ise kesinlikle doktora camiye gitmemesi gerektiğini söyleriz. O bulunduğu yerde ve durum gerektiriyorsa sadece farzları kılarak namazını eda etmelidir. Aynı durum ortaya çıkan riske göre Cuma namazı için dahi geçerlidir. Bu hüküm evinde hasta bakan için de böyledir. Hastanın ağırlığı ve aciliyeti oranında Cuma namazına bile gitmeyebilir.
Teravih namazını kılmamak günah değildir ama büyük bir ecir kaybıdır. Ayrıca bunun farzlara karşı bir gevşeme başlangıcı olmasından da endişe ederiz.
Bugünkü düğün anlayışı ile camide düğün olmaz. Camide nikâh akdi yapılabilir. Caminin uygun ayrı bir salonu varsa orada düğün yemeği verilebilir.
Takva açısından evde kılmayı tereddütsüz tavsiye ederiz. Giriş çıkışı korumalı, Sünnete uygun kılınan, Vakit israf edilmeden gidilip gelinebilecek bir camiye de gidilebilir.