İslami Delil
Aramaya dön
Fetva

Fetva Meclisi

Soru

Hocam Hyperloop adı ile gündeme gelen bir ulaşım projesi var. Bu proje ve diğer hızlı ulaşım sağlayan imkânlar neticesinde dün olmayan ama bugün kullandığımız araçlar olarak bizi rahatlattı. Biz yine de mesela doksan km yol giden namazları iki rekât kılacak mı diyeceğiz? Artık bir zorluk yok, evindeymiş kadar rahat yolculuk yapılıyor. Bu konuya nasıl bakalım?

Cevap

Elhamdülillah. Şükürler olsun, dedelerimizin adını bile duymadığı nimetler içinde yaşıyoruz. Yollar kısaldı, zorluklar kalktı, konfor yükseldi. Elhamdülillah. Şükreder ve bu nimetleri yerli yerinde kullanırsak Allah Teâlâ bize daha da iyilerini ihsan eder. Hyperloop veya bir başka imkân bizi yine fıkıhla belirlenen bir noktadan dışarı çıkarmayacaktır biiznillah. Ulaşımdaki baş döndürücü gelişmeler fıkıh ilminde seferîlik başlığı altında ele alınan konularda genel hattı ile bir değişiklik yapmayacaktır. Bütün konfora rağmen yine seferîlik hükümleri geçerli olacaktır. Zira yolculuktaki ruhsatların gerekçesi, yolculukla beraber karşılaşılabilecek zorluk/meşakkattir. Bu meşakkat izafi bir değerdir; biri için az diğeri için zor olabilir. Buna bağlı olarak da Allah Teâlâ’nın kuluna bir lütfu söz konusudur. Bu lütfu Müslüman kullanır.
Orijinal kaynak

Benzer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. - Seferilik mesafesi ile alakalı km şeklinde bir bilgi âyet veya hadislerde yoktur. Hadislerde geçen ölçüler günümüz rakamlarına ayarlandığında bu bilgi ortaya çıkmaktadır. Yaklaşık 90 km bu ölçüyü gösterir. Bunun biraz aşağı biraz yukarısı tartışmayı gerektirmeyecek bir durumdur. - Seferilikle alakalı konular bir ruhsattır. Yolculuk ne kadar rahat olursa olsun, seferilik ruhsatından istifade etmek veya etmemek durumu değişmez. Bilhassa namazları kısaltarak kılmak edebe daha uygun görülmüştür. - Hicrî yılbaşı ile alakalı bilgi bir hurafeyi yansıtmaktadır. Şehitlik bile kul hakkını kaldırmaz. Herkes haddini bilmeli ve Allah adına konuşmaktan şiddetle kaçınmalıdr.

Değerli hocam, öncelikle yaptığınız hizmetlerden dolayı her zaman siz ve sizler
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Teknolojinin baş döndürücü gelişmesini ne küçümseriz ne de abartırız. Neticede Allah'ın verdiği aklı kullandıkça insan ilerleyecektir. Her şey Allah'ın mülkünde ve onun izni ile gerçekleşiyor. Bugünkünden çok daha büyük ve akıl uçurtacak gelişmeler de olacaktır. Dünyanın ömrü uzadıkça bu gelişmeler beklenmelidir. Biz Müslümanlar olarak teknolojiyi geriden izleme hakkına sahip değiliz. Dünyanın en yüksek teknolojisi ne ise ona sahip olmaktan önce onu bizim icat edip sahiplenmemiz gerekir. Çocuklarımızın bu anlayışla yetiştirilmeleri bir nevi cihadımız da olabilir. Müslüman kimliğimizi koruyabildiğimiz sürece bu bir cihat işlevi görür. Şu kadar ki, her çocuk her alanda başarılı olamaz. Çocuklarımızın kabiliyet ve becerilerine dikkat ederek onları yönlendirmeliyiz. Bunu da anne baba değil uzmanı olanlar yapmalıdırlar. Bizim isteklerimize esir edilmiş çocuklar yetiştirmemiz beraberinde onları kaybetmeyi veya umulanın gerisinde kalmalarını getirebilir. Buna dikkat edelim.

Hocam uzay çalışmaları, uydular, teknolojik gelişmeler, yapay zekâ gibi konular
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Hayır, aksine daha çok derdi olur kimi zaman, derdi olmaz sözü geçerli değildir. Fark olarak ne olur? O salih insan, asıl hayat olarak ahireti hedeflediği için, dünya hayatının başına getirdiği acılar ve sıkıntılardan dolayı çökmez. Şöyle anlamaya çalışın: Evinden çıkıp iki km yürünecek bir yola gidenin yorulacağı nokta kaç metredir, iki yüz km yürümek için evinden çıkan birinin yorulacağı nokta kaç km olur? İkisi de aynı yolu aynı bedenlerle yürürler ama biri, iki yüz km gitmek için girdiği yolda beş yüz metrede iken mola vermez. Verse yolu bitmez. Ama iki km gitmeyi planlayan, her iki yüz metrede bir çay molası verebilir. Bizim durumumuz aynen böyledir. Rabbi ile buluşmayı, Firdevs cennetinde olmayı samimi bir şekilde arzu eden için ara yerlerdeki levhalara takılmak olmaz. Elbette mü'min, “ben dünyada kalmak istiyorum” diyen insan değildir, herkesin derdi cennette olmaktır ama Allah’ın bazı kulları bu arzularını adeta evlerinin duvarlarına bile inandırdılar, bazı kulları da kendileri bile ne istediklerinin farkında değildirler. Allah yolunda iken bu dünyanın çilelerine takılıp kalmak veya yola devam etmek böyle bir şeydir. Bu da bir eğitim meselesidir. Ve çok yüksek oranda bir çevre meselesidir. Kimlerle oturup kalktığından, soluduğun havaya kadar her şey buna etki eder. Rabbim hepimize kolay etsin.

Hocam, derslerinizde sürekli Allah dostlarından ve peygamberlerden örnekler veri
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Yaşadığımız şartların getirdiği yeni sorunlar hakkında iki ayrı sorundan söz edebiliriz. Bunların birincisi, açık bir şirk veya haram olan sonuçlara götüren sorunlardır. Bu tür sorunları aslında sorun olarak görmenin de bir gereği yoktur. Müslüman'ın tavrı açık ve nettir. Mesela faiz, ekmek, su gibi çıkmıştır önümüze. Ama bizim tavrımız bellidir. Kıyamete kadar faiz haramdır. Bu kadar. İkinci tür sorunlar, Müslümanların aralarında görüş ayrılığına neden olan, ulemanın farklı içtihatlar yaptığı konulardır. Demokratik bir eyleme iştirak etme veya demokrasiyi kullanma gibi konular böyledir. Bu durumda Müslümanlar olarak kesinlikle birbirimizi incitmeyiz. Tabi olduğumuz âlimlerin görüşüne göre hareket ederiz. Bizim izlediğimiz yolun doğru olduğunu ama diğerlerinin izlediği yolun da doğru olabileceğini, bir noktadan sonra yanıldığımızı anlarsak taassuba kaçmadan o görüşe intikal edeceğimizi bilmeliyiz. Nefislerimize uymadan, şeytanı sevindirmeden yol almanın usulü budur. Allah'a emanet olunuz.

Hocam, şu an içinde bulunduğumuz ülkede oy kullanma diye bir durum söz konusu bi
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. Böyle bir durumu kabul etmemiz mümkün değildir. Evet, görünürde direk haram yoktur diyebiliriz ama bu ağır bir risktir. O bayanın kendisi bu durumdan rahatsız olmalıdır esasen. Siz bu vebale alet olmayın.

Selamünaleyküm hocam. Sorularımızla sizin vaktinizi aldığımız için hakkınızı hel
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Bu konuda size verebileceğimiz rahatlatıcı bir cevabımız ne yazık ki yoktur. Öyle bir zamana gelmiş bulunuyoruz ki, herkes kendi yaptığını yapılması gerekenler için yeterli bir örnek olarak görebilmektedir. Gidişatımızın ürkütücülüğünden Allah’a sığınırız. Her bir Müslüman böyle durumlarda kendisini ayakta kalması gereken son örnek olarak görmelidir. Kim ne yaparsa yapsın, “Nuh’un gemisinin son yolcusu benim” mantığı biiznillah Allah katında kurtarıcıdır. • Allah’ın haramlarına karşı, o haramların sıradanlaşmasına karşı içi kaynayan Müslüman olmadıkça Allah’ın rızasını iddia edemeyiz. Yakın geçmişte bir mü'minin elinde piyango bileti görmeyi bile düşünemezken şimdi sıradanlaşması mesela kumar gibi bir harama karşı refleksimizin eridiğini göstermektedir. Bu bir felakettir. Bu felaket gözümüzün önünde alev alev büyürken bizim görsel bazı dini temaları avuntu olarak kabullenmemiz de ikinci bir felakettir. Hasbunallah. • Allah Teâlâ mü'minlerin salih ameller üzerinden yarışıyor olmalarını emretmiştir. Şimdi ise dini ayakta tutmak hocalara ve belli başlı kimselere terk edilmiştir. Cennete herkes talip iken cennete giden yolları oluşturmada kimsenin heyecanı yoksa bu da bir felakettir. • Nesillerin iffeti üzerinde tarihte örneği görülmemiş bir yıpranma herkesin bilgisi ve gözü önünde gerçekleşirken kimimiz siyasi endişelerle, kimimiz de basit tahminlerle konuyu gündem dışına taşımakla büyük bir yanılgı içine düşmüş bulunuyoruz. Bu da başka bir felaket oluşturmaktadır. • İhlasla ve şeriatımızın ölçülerine sadık kalarak ve bu mevcut durumu bizim için Allah’tan gelen büyük bir imtihan olarak görüp çalışma yapmalıyız. Konunun siyasi malzeme yapılması yanlıştır. Yaptığımız diğer iyi işleri buradaki görevimize saymamız da akıllıca bir iş değildir. Tek kalma ile sonuçlansa da dinimiz ve mukaddesatımız için evlerimizden örneklendirerek bütün sosyal hayatımızı kuşatan kaleler oluşturmamız günümüzün cihadı, anımızın vazifesi olarak bilinmelidir. Yapmayanların hataları etrafında vakit harcamamız da yanlış olur. Sabır ve heyecanla bu ümmetin ilk nesillerinin yaptığını yapmaya çalışacağız. Allah’tan da yardımını isteyeceğiz.

Hocam, insanların Müslüman olduklarını söyledikleri halde dinimizin toplumda eri

Paylaş

XWhatsAppTelegramFacebook
Bu içerikte bir hata mı var? Bize bildirin.

Site deneyimini iyileştirmek için çerezler kullanıyoruz. Ayrıntılar için Çerez Politikası.