Fetva Meclisi
Soru
Hocam İbrahim suresi dördüncü ayet ile ilgili bizi aydınlatır mısınız? Arkadaşım diyor ki Allah ayette peygamberleri kendi kavminden seçtiyse bizim dilimizden neden gelmedi?
Cevap
Benzer fetvalar
Peygamberler arasında ayrım yapmak caiz değildir. Peygamberlik makamı olarak tamamı aynıdır. Tamamına bu şekilde iman ederiz. Aralarında üstünlük farkı bulunduğu ise ayette geçmektedir. Peygamberler arasında ilk beş isim (Muhammed, Nuh, İbrahim, Musa ve İsa), o isimlerin başında da Muhammed aleyhisselam vardır ve bu tartışılabilir bir konu değildir. Âyet böyle beyan etmektedir.
Önce şunu bilmeliyiz: Kitabımız Kur'an'ımız hakkında “bunun içindir, buna binaendir” diye Allah'ın ve Peygamber aleyhisselamın açıklamadığı hiçbir bilgi kesin bilgi değildir. Âlimlerimiz derin incelemeler yaparak belli sonuçlara ulaşmışlardır ama kesin sonuç değildirler. Bunu bu şekilde bilmeliyiz. Neden Musa aleyhisselam kitabımızda bu kadar yoğun geçmektedir sorusuna gelince, şu kontakları tespit etmemiz mümkündür: a- Musa aleyhisselam beş büyük ululazm peygamberden biridir. İnsanlığı hatta peygamberlerin ilk beşinde olmanın farkı vardır. b- Musa aleyhisselam peygamberlik müessesesinde dönüm noktasında bulunmaktadır. Musa aleyhisselama kadar gelen peygamberler daha çok iman, ibadet, ahlak ve benzeri konulara ağırlık vermişlerdir. Musa aleyhisselam ise kendisine iman edenlerle beraber bir devlet oluşturma mücadelesi sürdürmüştür. Elbette bu da Allah'ın dilemesi iledir. Bu da onu farklı bir sürecin ismi yapmıştır. c- Musa aleyhisselam, insanlık tarihinin en azgın kâfirlerinden biri ile mücadele etmiştir. Kendi kavminden Karun ise ayrı bir konudur. Sivri konular ve sivri şahsiyetlerle mücadele etmedeki farklılığı onu daha fazla anmayı getirmiştir. Adeta Musa aleyhisselamın anlaşılması aynı zamanda: - İnsanın, - Siyasetin, - İmanın, - Sabrın ve çilenin anlaşılması olacaktır.
Selamünaleyküm. Elbette peygamberlik, ezeldeki bir seçimdir. Bütün peygamberler önceden geçindikleri şekilde geçinmişlerdi. Peygamber aleyhisselam efendimizin de geçimi, ağırlıklı olarak öyledir.
Aleykümselâm. Güzel kardeşim, samimi ifadeleriniz için teşekkür eder, duanızı beklerim. Siz de takdir ettiğiniz gibi bizim takip ettiğimiz konular sizin beklentinizin dışındaki konulardır. Size özellikle şunu tavsiye ederim: Bugüne kadar o tür insanları ikna edebilmiş biri vardır veya yoktur denecek kadar azdır. Kendinizi yormayın o tür meselelerle. Biz imanımızı korumaya, çevremize etki etmeye, iyi örnek olmaya gayret ederiz, hidayet Allah'tandır. Sabredin ve kazanın. Allah'a emanet olun.
Bin dört yüz senelik İslam tarihinin uzun birikiminde ilmine itibar edilir bir âlimin böyle bir ictihadı bulunduğunu duymadım. Yeni yeni icat edilmiş bu tutumun nedeni, Müslümanların parasını celbetme olsa gerek. Benim bildiğim, Peygamberin peşinden gitmektir. Allah'a emanet olunuz.
Bilmek ve “her şey” bir araya geldiğinde sadece Allah Teâlâ için geçerli bir sonuç alabiliriz. Her şey ve bütün zamanları sadece Allah Teâlâ kati olarak bilir. Peygamber aleyhisselam efendimiz ise Allah’ın ona bildirdikleri kadarını bilebilir. Ona ne kadar bildirdiğini ise biz bilemeyiz.
devlet konusundaki diğer fetvalar
Şu veya bu proje diye müşahhas duruma getirmeden şu tespiti yapabiliriz: a-Faiz veya benzeri bir haram işlemle yürütülen satın alma/satma helal değildir. b-Alanın ne alacağı, satanın da ücreti ne kadar alacağı sözleşme anında sabit olmayan bir ticaret de faiz gibi bir gerekçe bulunmasa bile caiz olmaz. Mesela beş yıl taksitlendirmeyle satın alınan bir evin fiyatı, şu kadar zaman aralıklarla filan şeyin fiyatına göre artacak gibi bir sözleşme, bu ticaretin sakıncalı olması anlamına gelir. Çünkü satın alanın cebinden toplamda ne kadar para çıkacağı meçhuldür. c-Böyle bir sakıncalı ticareti kişilerin yapması ile devletin kurumunun yapması arasında fark yoktur. Haram her yerde herkes için haramdır.
Bunun dini boyutundan çok, siyasi ve sosyal boyutu vardır. Din açısından para paradır, döviz olarak isminin değişmesi hükmünü değiştirmez. Meseleye bugünkü sosyal yapı itibariyle bakınız.
Mevcut kanunlara göre yaptığınız iş yasal bir durumu yansıtıyorsa, durumunuz iyi olsa da devletin yaptığı ödemeyi alabilirsiniz. Bu açıdan bir sakınca olmaz ama bir şey almak için hile yapan mümin olmamak gerekir, bunu da unutmayasınız.
Faiz kıyamete kadar her durumda haramdır. Hiçbir şekilde faiz için esneklik olamaz. Siz işinizi değiştirmek için gayret etmeniz gerekir. Eğer yaptığınız iş tam olarak faiz işi ise bereketsiz bir kazancınız olacaktır. Başka bir görevde olmayı talep etmelisiniz.
Faiz kıyamete kadar her durumda haramdır. Hiçbir şekilde faiz için esneklik olamaz. Sizin işinizi değiştirmek için gayret etmeniz gerekir. Eğer yaptığınız iş tam olarak faiz işi ise bereketsiz bir kazancınız olacaktır. Başka bir görevde olmayı talep etmelisiniz.
Memurluk bir tür bu işlere razı olmak demektir. Elbette, uzak durmak ve hiç bulaşmamak en evlasıdır ama o yemek yenebilir.