Fetva Meclisi
Soru
Ben Almanya’dan yazan genç bir kadınım. Başımda öyle bir büyük felaket var ki içinden çıkamıyorum. Ben iftiraya uğradım ve çok çaresizim. Allah korkusu olmayan birisi para için olmayan şeyler eklemiş bir görüntüye. Bir diğeri de beni o görüntülerle tehdit ediyor. Hem tehdit ediliyorum ailem ve kendi canımla hem de aksini ispat edemiyorum. Doğruları sadece Rabbim ve ben biliyorum. Çok şükür üç senedir bu zulmü yaşamama rağmen hâlâ aklım başımda. Maalesef polise gidemiyorum. Bilirkişiye gidelim dedim montaj olduğu ispat edilir ona da yanaşmıyor. Sürekli takip ediliyorum. Büyük günah olmasına rağmen çaresizlikten defalarca canımdan vazgeçtim ama hala hayattayım. Gizli gizli her defasında aileme veda ediyorum. Elimden gelen tek bir şey var, o da bana yapılan bu zulmü günlüğüme yazmak. En azından ben öldükten sonra okur ailem. Hangi dualar beni bu zulüm makinesinin elinden kurtarır? Ben bu beladan nasıl kurtulurum? Bana lütfen bir yol gösterin.
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Evlilik, şeytanın en çok müdahale ettiği, fitneye en müsait kulluk imtihanımızın cereyan ettiği alanlardan biridir. Mümkün olduğu kadar sağlam ve açık bir zemine oturmalıdır evlilik. Duygusallıktan uzak başlanmalıdır ki, aklın gereği yapılabilsin. Anladığım kadarı ile siz, yıpranacağınızı bile bile bu yola girmek istiyorsunuz. Bence dik durun, yok diyen siz olun; göreceksiniz daha kıymetli olacaksınız. Bir insanın peşinden bu kadar kederlenmek değmez.
Allah sizi kurtardıktan sonra hiçbir şekilde eskiye dönmeye yanaşmayın. Şeytan onu da sizi de duygusallıkla tekrar tuzağa çekiyor, çok dikkat edin. Kesinlikle bağınızı koparın. Kendinize yeni bir telefon alın, sizi bulamaz olsun. Böylece samimiyetinizi ispat etmiş olursunuz. Yoksa şeytan kısa bir zaman sonra sizi eskisinden daha kötü bir yola düşürür.
Kumar bağımlılığına yakalanmış kimsenin arkasından borçlarını kapatma çabanız doğru değildir. Dünyanın tüm serveti sizin olsa dahi borçlarını kapatmakta yetiremezdiniz. Allah'ın lütfu en azından bir yerde durmasını bildiniz. Farklı daha büyük felaketlerle karşılaşabilirdiniz. Abinizle küsmeyin ama mesafe koyun; yüreğiniz sakinleşene kadar da uzak durun. Yuvanıza odaklanın. Geleceğe umutla bakarak kendinizi ve eşinizi motive edin. Beraber hayal kurun, sizi bu sıkıntıları hatırlatmayacak küçük seyahatler yapın. Tarihi camileri dolaşın, içinizdeki negatif enerjiyi dağıtacak yeni arkadaşlar edinin. Bu günleri atlatacaksınız. İçiniz rahat olsun. Yeter ki umudunuzu kaybetmeyin.
Kendinizi olduğu gibi kabul etmeye çalışın. Kendinizi güzellik üzerinden değerlendirmeyin. Allah’a "Beni seviyor musun?" diye sormak yerine, "Senin sevgini nasıl daha çok hissedebilirim?" diye düşünün. Kendinizi suçlamak yerine, şefkatle yaklaşın. "Ben de bir kulum, eksiklerim var ama Rabbim beni yine de kabul ediyor" deyin. Biriyle konuşun. Bir terapist, bir hoca ya da güvenilir bir dost. Bu yükü tek başınıza taşımak zorunda değilsiniz. Özetle, sizin tek başınıza yürüttüğünüz bir mücadele var. Ama Allah sizi terk etmedi. Belki de en çok O’na ihtiyacınız olan bu zamanda, O'ndan kaçmak yerine O'na yaklaşarak huzuru bulabilirsiniz. Bazen dua etmek bile gelmez insanın içinden. O zaman sadece "Rabbim, bana yol göster" demek bile yeter. Kendinize yüklenmeyin. Siz değerlisiniz. Ve Allah, sizi böyle yaratmakla hata yapmadı. Siz tam da olması gerektiğiniz gibisin. اللَّهُمَّ اكْفِنِي بِحَلَالِكَ عَنْ حَرَامِكَ، وَأَغْنِنِي بِفَضْلِكَ عَمَّنْ سِوَاكَ. Türkçe Anlamı: "Allah’ım! Beni helâlinle haramından koru, lütfunla Senden başkasına muhtaç etme." Bu duayı özellikle sıkıntılı hissettiğinizde, sabah-akşam veya namazlardan sonra okuyabilirsiniz. İçinizdeki huzursuzluğu hafifletmek için, samimi bir şekilde Allah’a yönelerek dua etmek çok etkili olacaktır inşallah. Allah gönlünüze genişlik, kalbinize huzur versin.
Selamünaleyküm. Bir kere kalbinizden bu sıkıntıyı eksik etmeyin. Elinizden neler gelebileceğini tespit edin, elinizden geleni yapın. Bu hususta sizinle beraber olabilecek, sizin beraber olabileceğiniz bir grup içinde olun, münferit kalmayın. Dua edin.
Hanım kızım, bunun adı tam anlamı ile yanlış çevrede bulunmak ve boşlukta kalmaktır. İnsanların gündem değerlendirmede beraber oldukları arkadaş çevrelerinden etkilenmeleri böyle olabilmektedir. Allah Teâlâ’nın size ihsan ettiği akıl, idrak ve diğer nimetleri kullanmadığınız için bir boşluk hissediyorsunuz. Kendinizi kontrol edin; Allah Teâlâ’nın haramlarından biri ile bağlantınız var mı, varsa hemen terk edin. Çok Kur'an okuyun. Kur'an’ı şifa niyeti ile okuyun. Zikir yapmaya başlayın. Arkadaş çevrenizi denetleyin. Namazınızı yeniden gözden geçirin. Gazali’nin İhya’sından okumalar yapın. Seyyid Kutub’un Fizilal’inden kısa kısa okumalar yapın. Hitabetini beğendiğiniz âlimlerin sohbetlerini dinlemeye çalışın. Sılayırahime önem verin. Özellikle büyüklerinizi ziyaret edip onlarla oturun. Ve son olarak da kademeli olarak en az üç ay haber dinlemeyin, izlemeyin, okumayın. Mesela önce TV haberlerine ara verin. Bir hafta sonra yazılı haberleri okumayın. Ardından internet haberlerini bakmayın. İnşaallah huzur bulacaksınız.
aile konusundaki diğer fetvalar
Bu bahsettiğin durum pek çok insanın karşılaştığı bir durumdur. Kiminde kısa sürer kiminde uzun sürer ama neredeyse herkeste olur. Bir nevi hasta olup halsiz düşmek gibi kabul et. Takılıp kalırsan seni bitirir. Hiçbir şey yokmuş gibi devam etmek zorundasın. Yapabildiğin kadarını yap, gerisini de toparlayınca yaparsın. Gereksiz yere takılıp kalma bu soruna. Allah yardımcın olsun.
Hayır, sadaka veren yapabileceği kadarı ile araştırıp sadaka verdi ise sadaka verilen kişinin yanlış uygulamalarının sadaka verene sakıncası yoktur.
Müslümanlık dininde evlilik için aranan şart Müslümanlıktır. Hiçbir ırk diğer ırk için evlenme açısından engel oluşturmaz. Mevcut sıkıntı ise Müslümanlıktan değil insanlıkla alakalı hususlardan dolayı oluşmaktadır. Evet, anne babanızın tavrı isabetli değil ama sizin genç bir kız olarak onlardan habersiz birine takılmanız isabetli mi?
İnsan kendisini bir kişiye bir noktaya esir gibi hissetmemelidir. Allah'tan başka her şey fanidir ve alternatiflidir. Siz, geçici bir süre takılı kaldığınız şeyi hayatınızın vazgeçilmezi zannetmeyin. Bir zaman sonra zihninizden bunu silip unutursunuz biiznillah. Bu ara bir psikologla süreci değerlendirseniz size yararı olur.
Sizin anlattığınıza göre bu olay insanlık sınırlarını zorlayan bir noktaya gelmiş. Bizim size uzaktan destek vermemizin bir anlamı olmaz. Bulunduğunuz yerde sizin veya onun aile büyüklerini devreye sokarak çözüm üretmeye çalışın. Çok sıkışırsanız resmi makamlardan destek alacağınızı kendisine söyleyin.
Helal ve sağlıklı, onurlu olduğu sürece çalışabilirsin ama aklının almadığını yapma. Direkt anne babanı karşına alma yerine tamam de ve iş sürecini başlat. Güzel bir fırsat bulunca da çalış. Haram ihtimali karşına çıkarsa veya sağlığına zarar hissedersen bırakırsın. İmanın seni yönlendirdiği sürece korkmana gerek yok. Sen imanını yönlendirmeye kalkışırsan maazallah tehlike olur. Allah yardımcın olsun.