Fetva Meclisi
Soru
İslami eğitimimi ailem oldukça iyi şekilde verdi fakat ben İslami ilimlerde derinleşmek ve insanlara bu konularda bilgi vermek istiyorum. Şimdilik her hafta Riyâzü’s Sâlihîn’den bir bölümü akrabalarıma ve yakın arkadaşlarıma telefondan yollayıp belli bir vakitte beraber okuyalım diyorum. İslami ilimleri de Youtube'dan sizi ve diğer ehlisünnet hocaları takip ederek ve temel kaynak kitaplar okuyarak tahsil etmeye çalışıyorum. Bu şekilde internetten ve kitaplarla İslami ilim tahsil edilir mi? Yoksa mutlaka ilahiyat, medrese gibi bir yere başvurmalı mıyım?
Cevap
Benzer fetvalar
İlim tahsilinin farz olanı vardır, nafile olanı vardır. Mesela namaz kılmayı bilecek kadar ilim tahsil etmek farzdır. Kur'an okumayı bilecek kadar Kur'an öğrenmek farzdır. Bunun gibi farz düzeyindeki bilgilerin eksikliğini gidermek için ilim tahsil etmeniz ailenizin hakkı değildir. Daha ötesi olan bilgide ise onların gönlünü hoş tutmanız gerekir. Her hâlükârda anne babanızla iyi geçinmeniz Müslüman olmanızın gereğidir, bunu unutmayınız. Onların kalbinin yumuşaması için dua etmeyi unutmayın. Bir de şunu bilmelisin ki, ilim tahsili için evin dışına ya da şehir dışına çıkman şart değildir. Bulunduğun ortamı en iyi şekilde değerlendirmeye bak.
Her Müslüman öncelikle ve ivedilikle İLMİHAL okumalıdır. İlmihal okumadan başka bir okuma kurtarıcı olmayabilir. Hemen bir ilmihali okul dersine çalışıyor gibi okuyun, altını çizin, kendinizi imtihan ettirin. Bu arada günlük Kur'an okumalarına devam edin. Riyâzu’s Sâlihîn isimli hadis kitabını yine okul dersine çalışır gibi okuyun. Sonrasında bu okuduklarınız size neyi nasıl yapacağınıza dair bir ufuk açacaktır zaten. Umutsuz olmayın. Allah yardımcınız olsun.
Aleykümselam. Ailevi tarz ve sizin yapınızdan kaynaklanan bu durum için iki şeye önem vereceğiz. Birincisi, kendinizi bu hususta yıpratmanıza gerek yoktur. Böyle oldu, düzelecek deyin. İkinci olarak da düzelmeyi zamana yayın. Bir yıl içinde olmaz düzelme, olsa da daha beteri olabilir. Arkadaş çevrenizi geniş tutun. Ahlâklı arkadaşlarla ilişkiniz çoğalsın. Allah yardımcınız olsun.
Tam istediğini bulmadan ölebilirsin; bulduğunu iyi hâle getirerek yaşamaya çalış.
Selamünaleyküm. Önce rızık ve iffet tedbirinizi almalısınız. Bu ikisi ilimden önce gelmelidir. Ayrıca farz olmayan bir ilim tahsili için anne babanızın izni elbette gerekir. Bulunduğunuz yerde kendinizi geliştirmeye çalışın.
Aleykümselam. Bunun en iyi öğrenilme yöntemi asistanlıktır. Bu işte iyi birinin yanında üç ay kalın, o sizi çalıştırsın ve sizin hakkınızda karar versin.
alim konusundaki diğer fetvalar
Elbanî bir âlimdir, isabet ettiği etmediği konular olabilir. Onu tek kaynak gibi görmek kadar hiç saymak da doğru olmaz.
Allah size sabır versin. Kişinin nesep şüphesini gidermesi bakımından mevcut teknik imkânlar ve özellikle DNA testi ciddi sonuçlar vermektedir. Ancak Kur'an’ımız buna benzer bir konu için LİAN denen bir yeminleşme/lanetleşme uygulamasını önümüze koymaktadır. Bu sebeple de muasır âlimlerin büyük bir bölümü, âyetin hükmü açık olduğu için DNA testinin nesep tespiti veya reddinde din açısından belge olmayacağını söylemektedirler. Siz bu konuda şüphenizi gidermiş olursunuz sadece.
Hiç tartışmamak hayatı durdurmak olur. Biz bizi yaratan Allah ile tartışmayız, onun şeriatı ile tartışmayız. Bizim gibi insanlarla tartışırız. Edebine uyulabildikten sonra tartışmanın sakıncası yoktur. Dini konularda tartışırken şu kurallara uymaya çalışın: a. Düşündüklerini ve savunduklarını “din” olarak görme ve gösterme. “Dine ait olduğunu zannettiğin” şeyler olarak gör. Bu bakış sana haddini bilme ve ileri gitmeme nezaketi getirecektir. b. Senin için kesin gibi olan şeylerin karşındakiler için de öyle olmayabileceğini kabul et. c. Dine ait olarak bildiğin hususlarda baştan sona her şeyin tek düzey olması gibi bir tutum içinde olma. Sen ne konuşursan o konuştuğun dinin en önemli meselesi gibi olmasın. Dinin temelleri var, farzları var, vacipleri var… Bu derece olmayan hususları var. Âyet var hadisten öncelikli. Âlim sözü var hadisten sonra gelir. Din bir kurallar ve o kuralların tertibi üzerine kuruludur. Buna uy. d. Bazı doğruların ilk bakışta görülemeyebileceğini bilmelisin. İnsanların kavrama düzeyleri de farklı olunca sana açık seçik gibi gelen bir hususun bir başkası için kapalı olabileceğini bil. Bu da bazı doğruların farklı ihtimaller üzerinden anlaşılabileceği gerçeğini gösterir. e. Mü'minler arasında ülfet ve muhabbetin bulunması ve yükselmesinin kimi meseleleri konuşmaktan daha önemli olacağını asla unutma. Tartışınca ne olacak, tartışmayınca ne olacak denklemini iyi kurmalısın. f. Sık sık kendini test et; gerçekten doğruyu karşındaki ispat ederse kabul edebilecek ve susacak mısın yoksa inadın sürecek mi, bunu kalbine sık sık danış. Adalet ve insaf hissiyatın ne durumdadır diye kendini sorgula. g. Ve hiçbir zaman şunu unutma: Din yaşanması içindir tartışılması için değildir.
Evet, böyle bir hadis vardır. Müslim’in Mukaddimesinde ve Ebu Davud’da hadis olarak geçmektedir. Hadisin aslı أَنْزِلُوا النَّاسَ مَنَازِلَهُمْ şeklindedir. Hadisten direkt ve dolaylı olarak şu dersler çıkmaktadır: İnsanlara insaflı davranın, haklarını yemeyin. Toplumları da insanlar gibi hakkaniyetle değerlendirin. Âlimleri ve fazilet sahiplerini takdir etmeyi bilin. Karşınızdakini takdir etmesini bilin, genel hali iyi olanın basit hatalarını görmeyin. Münakaşa ederken edep sınırlarını aşmayın.
Müslüman’ın âlimi görünce elini öpmesinde bir sakınca yoktur ama âlimin insanlara öpsünler diye elini uzatmasında sakınca vardır.
Âlimlerin talebelerine verdikleri icazet, onlara okuttukları ilmin/konunun öğrenci tarafından öğrenilmiş olmasına şahitlik etmeleri demektir. Bir şeye şahit olmak, onu iyice bilmeyi gerektirir. Eğer size ders veren hocanız öğrendiğine iyice kani olmuş ise size icazet vermesinde de sakınca olmaz. Yalnız icazete özellikle derslerin elektronik ortamlarda yapıldığı kaydı düşülmelidir ki icazet ve şahitlik yerini bulmuş olsun.