Fetva Meclisi
Soru
Hocam, bilhassa salgın döneminde hocalardan elektronik ortamlarda ders okumak yaygınlaştı. Biz bir âlimin ders halkasına katıldık. Hocamız bize kitap bitince icazet vereceğini söyledi. Biz sosyal medya üzerinden dersimizi tamamlayınca icazet alma hakkımız olur mu?
Cevap
Benzer fetvalar
İlim ilimdir, ilmin erkeği kadını olmaz. Allah Teâlâ kime dininin ilimlerinde ilerlemek nasip etti ise o âlimdir. Onun ilerlediği noktalarda geri kalanlar da onun talebesi olmaya mecburdur. Sahabilerden itibaren binlerce kadın âlim bu dinin ilimlerini nesillere taşımakla şereflenmiştir. Kimi kucağında çocuğu ile ilim öğrenip âlimlik vasfına ulaştı, kimi evlenmeyerek ilim yolunda ilerledi. Binlerce erkek de onlardan icazet aldı. Meşhur âlimlerimiz arasında hanım hocalardan icazet almışlar vardır. Özellikle yaşlı kadınların mahremiyet inceliklerine dikkat ederek ders vermelerini menedecek bir kayıt yoktur. Şu var ki, ilim Allah’ın haramlarını helalleştirmez, fitneyi ortadan kaldırmaz. Bu ayrıntıya dikkat edildikten sonra bir sorun yoktur biiznillah.
Selamünaleyküm. Diyanet İşleri'nin meyli bu yöndedir. Başka bir alternatif de olmadığını düşünüyorum. Öğretmen olarak sizin işiniz zaten kolaydır.
İnsan fotoğrafı olarak çizilen fotoğrafları kaldırmanız güzel. Fotoğraf olan, teknoloji ile üretilen baskıları, ders kitaplarını bu noktada ayrı düşünün. Bir yere o kısımları kesip asmadığınız sürece sorun olmaz. Sazı da elinizden çıkarın. Satarsanız parasını bir fakir insana verebilirsiniz. Allah her türlü haramdan uzak kalabilmeye sizi muvaffak kılsın.
Bir insanın görüntüsü veya sesi ondan izin alınmadan kaydedilemez. Özellikle izin vereceği biliniyor yani genel olarak bunda sakınca olmayacağı anlayışı yaygın ise bir sakıncası olmaz. Bunun dışında kimsenin sesi veya görüntüsü kaydedilemez. Bu bir kul hakkıdır. Bunun ders olması veya muhabbet olması bu hakikati değiştirmez. Sesi izinsiz kaydetmek emanete hıyanettir. Kaydı bir başkasına vermek ise hıyanete ilavedir. Hıyanet ise haramdır.
İstiğfar et Ve tekrarını yapmamaya kararlı ol. Yeter.
Dershanenin malını almak gibi bir hata olmasa da oradaki bilgilerden onların izin vermediği bir tarzda istifade etmeyi doğru bulmayız.
alim konusundaki diğer fetvalar
Müslüman’ın âlimi görünce elini öpmesinde bir sakınca yoktur ama âlimin insanlara öpsünler diye elini uzatmasında sakınca vardır.
Bütün Müslümanların âlim olması beklenemez. İlim bir nasip meselesidir. Allah Teâlâ bazı kullarını ilim ehli olmaları için seçmiştir. Onlar da o yolda ilerleyeceklerdir. Her Müslüman’ın bilmesi gereken bilgi zorunlu din bilgileridir. Mesela namazın farz olduğunu bilmek her Müslüman’ın zorunlu bilgisidir. Namazdaki çok ince ayrıntıları ise bilmeyebilir Müslüman. Ömrünün sonuna kadar bilmediğini öğrenmeye çalışır, öğrendiği ile de amel eder. Böylece Rabbinin rızasını kazanır. Ashab-ı Kiramdan itibaren âlimler, en doğruyu, en uygunu bulmak için çalışmışlardır. Bu çalışma da beraberinde farklı görüşleri getirmiştir. Bunda bir sakınca veya zarar da yoktur. Zira âlimler hiçbir zaman Allah’ın açık emirleri veya yasaklarında tartışmamışlardır. Tartışılan konular zamanla ortaya çıkan konular etrafında olmuştur. Bunda da bir sakınca yoktur. Âlimlerin tartıştığını izleyen Müslüman için endişe edilecek bir durum yoktur. Samimi bir şekilde dinini öğrenmek isteyen bir Müslüman, dünyevi menfaatlerden uzak gördüğü ve âlim olduğuna kanaat getirdiği birisinin görüşleri ile hareket edebilir. En iyisini bulmak elbette arzusu olacaktır. Hasta birisinin en iyi doktoru araştırdığı gibi Müslüman da en iyi âlimi araştıracaktır ama bu araştırma din ve takva üzerinden olmalıdır. Hiçbir âlim tek ve vazgeçilemez değildir. Aynı zamanda âlimler harcanabilir bir kimliğin sahibi de değildirler. Bu iki uç çizginin ortasında itidalli bir yol alış Allah’ın izni ile kurtuluşa yakındır. Müslümanların aralarındaki yardımlaşma alanlarından biri de bilgilerini paylaşmalarıdır. Doğruyu bildiğini zanneden veya öğrendiği kaynağa güvenen onu bir diğer mü'min kardeşine ulaştırmalıdır ama bu ulaştırma baskı ve tek seçenek mantığı ile olmamalıdır.
Allah size sabır versin. Kişinin nesep şüphesini gidermesi bakımından mevcut teknik imkânlar ve özellikle DNA testi ciddi sonuçlar vermektedir. Ancak Kur'an’ımız buna benzer bir konu için LİAN denen bir yeminleşme/lanetleşme uygulamasını önümüze koymaktadır. Bu sebeple de muasır âlimlerin büyük bir bölümü, âyetin hükmü açık olduğu için DNA testinin nesep tespiti veya reddinde din açısından belge olmayacağını söylemektedirler. Siz bu konuda şüphenizi gidermiş olursunuz sadece.
Günah işlediniz diyemeyiz. Yakarken de saygıyı zedeleyecek bir tutum içinde olmadı iseniz mesele kalmamıştır.
Olmaz diye bir şey yoktur ama sen önce kendini yetiştir, birilerine bir şey öğretmek kendiliğinden oluşsun. Ve bir âlimin dizinin dibinde bulunmadıkça kendine bile hayrın olmayabilir.
Elbanî bir âlimdir, isabet ettiği etmediği konular olabilir. Onu tek kaynak gibi görmek kadar hiç saymak da doğru olmaz.