Fetva Meclisi
Soru
İş yerinde günlük yemek ücretimiz var. Bazen yemek yemiyorum ama günlük yemek olarak o ücreti alıyorum, bunda bir sakınca var mıdır?
Cevap
Benzer fetvalar
Aleykümselam. 'Artanını bize vereceksin' demedikleri sürece hiçbir sakıncası yoktur.
Size takdir edilen ücreti aldıktan sonra yememenizden bir sakınca olmaz. Özellikle onlar bir bilgi istemiyorlarsa bunu söylemeniz de gerekmez. Şu kadar ki, yemek yemediğiniz için iş performansınız düşerse yanlış yapmış olursunuz.
Soru şöyle anlaşılıyor: Fiş size günlük olarak veriyor. Ona göre de gideceğiniz lokanta veya otel lokantasına ödeme yapılıyor. Siz fiş size verildiği halde gitmediğinizde o hakkınız kaybolmuş olur. Başka bir gün fiş alamadığınız halde yemek hakkını kullanamazsınız. Çünkü size verilen fiş günlük geçerli idi.
Selamünaleyküm. İftar olarak katılmanızın sakıncası olmaz ama daha sonra yedirdiklerini sizden yemek istemeye kalkışırlarsa buna alet olmayacaksınız.
Yetkili yöneticinizin size verdiği yetki ile böyle bir şey yapabilirsiniz, yemek paranızı da bundan çıkarabilirsiniz. Ancak yöneticinizden gizli yaptığınız takdirde o kazandığınız size helal olmaz.
Her an çıkacak şekilde, Gayrimenkule zarar vermemek, Ecrimisil gibi bir ücret takdir edildiğinde ödemeye hazır olmak şartıyla kullanılmasında sakınca olmayacağını umarız.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Bu hadis Tirmizi'nin rivayet ettiği bir hadistir. Hadisi siz aslından farklı olarak aktarmışsınız, netice olarak aynı anlamda bir hadisten söz ediyoruz. Hadis ilmi açısından bu hadis, hadisliği tartışılabilecek durumdadır ancak başka hadisler ele alındığında bu anlamın, anlam olarak doğru olduğu görülmektedir. Bize verdiği ders ise şudur: İnsanın bir başka insanın ayıbını, kendisini öne çıkarmak ve kibirlenmek anlamında ayıplaması kulluk mantığı içinde hatadır. Bu hatanın cezası da benzeri bir hatayı işlemekle cezalandırılmaktır.
Bunu dua kitabı ile değil, dua edenlerin içine katılmakla çözmeye çalışın. Namazlardan sonra daha uzun dua eden imamların arkasında namaz kılın. Sonunda dua edilen bir halkaya katılın. Böylece kendinizi duaya alıştırmış olursunuz. Bir de unutmayın ki en büyük dua kitabımız Kur'an'ın ta kendisidir. Mesela bir zaman dua niyetine Fatiha suresini defalarca okuyun. Sizin yapamadığınız duanın edebiyatıdır. Onu yapamamanızda da büyük bir sakınca yoktur. Allah yardımcınız olsun.
Nikâhın rolü olmaz.
Kitabın, imamların camilerde cemaate okuyabilecekleri bir kaynak olarak hazırlanmış olduğunu zannediyorum. Sıradan bir aile içinde ders kitabı olarak ağır gibi durmaktadır. Kitap zevki olanlar için faydalı duruyor. Birkaç başlığını inceleyebildim sadece. Gördüğüm kadarı ile Diyanet şartlarında güzel bir çalışma olmuş.
Bu ve benzeri hadislerde geçen bu tür ifadelerin elbette en iyi anlamını Allah Teâlâ bilir. Biz ise ashabı kiramdan itibaren bize intikal eden yorumları bilebiliriz. Burada anlaşılması gereken tahmin şudur: 'Bu anlayışı itikat edinir olarak ölmeleri durumunda cennete giremezler.' Neticeyi böyle anlarız. Bunun bir alt derecesi de bu işlerin Allah'ın azabını getirecek ağır hatalar olduğudur.
Baba ve dede hüküm olarak aynıdır. Her şeyden önce mümin kız, ahlak ve vakarını düşünmelidir. Evet, bir kız babasının yanında başı açık, kolları açık durabilir. Durmayan ise daha vakarlı ve daha ahlaklıdır. Bunu ilke olarak bilmelisiniz. Kızlar babalarının yanında kıyafet açısından şu şekilde bulunmalıdırlar: Dar ve şeffaf kıyafet giymezler. Ayak ayak üstüne atma veya bedenin bir bölümünü teşhir edecek şekilde oturma, uzanma yapmazlar. Gecelik ve benzeri iç kıyafetleri ile önlerinde bulunmazlar. Babalar da kızlarının odalarına izinsiz girmez, özel dolaplarına izinsiz bakmazlar.