Fetva Meclisi
Soru
Hocam ben işçiyim ve pazarlama yapıyorum. İş yeri bize yemek hakkımızı vermiyor, biz de sattığımız ürünlerin bazılarında şirketin verdiği 3 ve 5 liralık indirimi bazı müşterilere uygulamıyoruz ve günlük 15 veya 20 TL bu şekilde bize kalıyor. Bunu yaptığımızı şirket yöneticisi biliyor, hatta kendisi bu yöntemi uygulayın yemek parasını çıkarın diyor. Dinen bunun hükmü nedir?
Cevap
Benzer fetvalar
Bu yaptığınız yanlıştır. Size tahsis edilen vaktin yemeğini yemediğinizde orada bir hakkınız kalmaz. Vaktinde orada hazır olana yemek vermek gibi bir sözleşmedir yurdun yaptığı. Sizin vaktinde orada olmamanız hakkınızın kaybolması demektir. Sonradan aldığınız bir hak ihlalidir. Şirketse o yemeği yapan, aldığınız kadarını onlara iade etmeniz gerekir. Devlet kurumu ise o kadar parayı bir fakire sadaka verin.
- Ya patron seni serbest bırakacak yani bu konuda izin vermiş olacak - Ya da her aldığın için hususi bilgi vereceksin. Gizli yaptığın hiçbir iş sana helal olmaz. Hakkının daha fazla olması gizli iş yapma nedenin olamaz. Hakkını iste. Verileni al.
Aleykümselam. 'Artanını bize vereceksin' demedikleri sürece hiçbir sakıncası yoktur.
Size özellikle onu başka türlü kullanmama yönünde bir imza attırılmadı ise kullanmanızda sakınca olmaz.
Size sunulan yemek hakkı iki türlü olabilir: Size orada yemek yeme izni vermiştir. Şu kadar yiyebilirsin dediği zaman oradaki yediğin sana helaldir ama bu helal olma sadece ORADA YEMEKLE sınırlıdır. İkinci durumda ise orada yiyeceğinizi SİZE VERMİŞTİR. Yani “bu senindir” demiştir. Bu şekildeki izni söz konusu ise onu yiyebilir veya götürebilirsiniz. Bu iki durumdan hangisi size aittir bilemiyorsanız sorumlu yöneticiye sorarak tespit edebilirsiniz.
Size takdir edilen ücreti aldıktan sonra yememenizden bir sakınca olmaz. Özellikle onlar bir bilgi istemiyorlarsa bunu söylemeniz de gerekmez. Şu kadar ki, yemek yemediğiniz için iş performansınız düşerse yanlış yapmış olursunuz.
haram konusundaki diğer fetvalar
Bir Müslüman’ın kâfir bir işveren yanında çalışıp rızkını temin etmesinde sakınca yoktur. Sakıncalı olan Müslüman’ın onurundan taviz vereceği veya haram bir işe yardım etmiş olacağı bir işte çalışmasındadır.
Bunun helalliğinden önce mü'min bir insan olarak idare ettiklerinizin yediğinden yemeniz ya da onları da sizin yiyebileceğiniz yemekle doyurmanız gerekmez mi? Bunu da düşünün. Sorunuzdaki şekli ile ise cevabımız şudur: Vakıf yöneticileri size onay vermedikçe bunu yapmanız caiz olmaz.
Kitabın yayıncısının yasakladığı ve hakkını talep edeceğini söylediği bir şeyi yapmamalısınız. Bilgi edinebilirsiniz ama bereket bulamazsınız. Kâfir olması bir insanın hakkının yok sayılmasını gerektirmez. Öyle bir eser için koruma hakkı belirtilmemiş ise ya da sizin yapacağınız iş o hakkı ihlal düzeyinde değilse yapabilirsiniz.
Uyku ve yemek, yok saymakla yok olmayacak tabii ihtiyaçlarımızdandır. Artı veya eksi aşırılığı ilim için engeldir. Çok veya az aşırılık engel olmaya devam eder. İtidalli olmak gerekir. İtidal de herkesin bünyesine göre değişir. Bu konudaki itidali ya uzun tecrübelerle ya da tıp desteği ile öğreniriz. Öğlen yemeğini terk etmek yerine iyi bir kahvaltı ve az bir öğlen yemeği çok az akşam yemeği tercih edilebilir. Beş saat uyku da ancak az yemekle mümkündür. Bu uygulamada da hızlı kararlar vermek yerine kademe kademe uygulama yapmak doğrudur.
Kuaföre gitmek ilke olarak caizdir. Kuafördeki sakıncalar caiz olmamaya sebep olur. Güvenlik kamerasından saçınızın görülme ihtimali sakınca nedenlerinden biridir. İşletmeciye kameraları siz orada iken kapatmasını teklif edin. Kapatmazsa siz de o kuaföre gitmeyin. Kuaför ihtiyacı bir haram riskine girmeye ruhsat oluşturabilecek bir ihtiyaç değildir.
İnsan organlarının veya saç gibi ifrazatının ticaret konusu yapılması, insanın saygınlığını zedeleyeceği için caiz görülmemiştir. Böyle bir ticarete vesile olmamanızı, bu yolla rızık kazanmamanızı size tavsiye ederiz. Allah Teâlâ size bereketle kazançlar ihsan buyursun.