Fetva Meclisi
Soru
Hocam bu aralar IŞİD’le alakalı olduğundan şüphelenilen kişilerin yakalanıp götürüldüklerine dair bir laf dolaşıyor insanların ağzında. Ben ise 3-4 parmak uzunluğunda sakalı olan ve şalvar giyen biriyim. Böyle bir fitneden ötürü giyim kuşamımda bir değişiklik yapıp sakalımı kısaltayım mı yoksa olanlara kulak asmayıp bu halimle sünnet üzere devam edeyim mi?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Önce şunu bil: Sabır tek silahındır.İkinci olarak da şunu bil: Allah Teâlâ herkesi takatı kadar sorumlu tutar.Sen ailenle beraberken temel esasları yani farzları ve haramları kolla. Onlardan taviz verme. Sakal gibi, namaza göre ikinci dereceden olan meselelerde yavaş yavaş ve ısındırarak çöz meseleyi. Sabırlı ol ki, Allah Teâlâ sana yardım etsin.
Sünnet olan bir şey için ifrat/tefrit denebilir mi; her birine meleklerin asılı kaldığı tüylerdir onlar esasen. Asla ifrat değil ama çevrenin baskısına karşı direnemeyecek olan ya da bulunduğu ortam açısından zorunluluk durumunda olan sakallarını kesebilir. Buraya takılıp kalmamalısın. Önünde uzun bir iman mücadelesi dönemi var, heyecan ve enerjini o günlere de sakla. Allah yardımcın olsun, işini asan etsin, kalbine huzur indirsin güzel delikanlım.
İsraf sakıncalıdır. Kör taklit sakıncalıdır. Avreti teşhir sakıncalıdır. Haramı kullanmak sakıncalıdır. Gereksizi kullamak sakıncalıdır. Fakir olduğu halde zengin gibi yaşamaya çalışmak sakıncalıdır. Kâfirlerin markalarını teşhir etmek sakıncalıdır. Şık ve temiz giyinmek sakıncalı değildir. Allah, verdiği nimeti kulunun üzerinde görmek ister. İyi ve güzel giyinmek, kibirlenmek ve başkalarını hor görmek içinse elbette Müslümanca olmayan bir iştir.
Aleykümselam. Dikkatli olmanız güzel ama abartmanın da doğru olmadığını bilin. Bu tutum git gide sizi toplum dışına itebilir. Evhamlı, itici bir tip olursunuz. Müslüman ise harama dikkat eden, şüpheden kaçınan ama aşırı gitmeyen biridir.
Siyah şartı yoktur, en uygunu arama şartı vardır.
Helal bir ürün olduğu sürece helal para ile edinilen bir ayakkabı veya kıyafet için haram denemez ama israf ve gösteriş Müslümanca değildir. Dinimiz kadınların kıyafetleri ve giyimlerinin şu kaliteden aşağı veya yukarı olması şeklinde bir kural getirmemiştir. Bu konu mubah çizgisi üzerindedir yani farz da değildir haram da değildir. Marka ya da diğer ayrıntılar yerine kadının ayakkabısı ve giyiminin erkekler açısından çekiciliği/albeniliği var mı ona bakmalıyız.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
TEVBE NAMAZI Sünnet ile sabittir. Bir günahtan kurtulmaya karar veren mü'min iki rekât normal namaz kılar. Sonra da tevbesini Rabbine bildirir. O namazın adı budur.
Bu hayvanı et için ayırıp yenisini kurban etmeniz gerekir. Kalbinizi rahatlatacak olan hüküm budur.
Konumuz kadının sokağa çıkması veya bakkala gitmesi konusu değildir. Konumuz şudur: Kadın, başkalarının gözüne batabilir mi, batsa sakıncası olur mu? Bu pencereden bakarsanız kolay anlarsınız. Kadın sadece kendisi açısından bakarsa meseleye anlayamaz bunu. Nedir kadının sadece kendisi açısından bakması? Şudur: Kadın, dışarı çıktığında ya da balkondan balkona konuştuğunda bir kadın veya erkek ne değişecek diye düşünebilir. Onu gören erkeğin gözlerindeki izleyiciliği ise bir erkek gibi ya da kadını da erkeği de yaratan Rabbi gibi anlayamaz. Bunun için de kadın kendini korumalıdır diyoruz. Konumuz sokağa çıkma konusu değildir. Kadın sokağa da çıkabilir, sahile de gidebilir. Yapamayacağı şey kendini erkeğin gözüne salmasıdır. Bu şekilde anlamaya çalışın.
Hayvanın sahibi, para almadan da başkalarını hissedar olarak kabul edebilir. Öyle bir durumda da onlar da kurban kesmiş olurlar.
Sadece belli beden hareketleri olarak bakıldığında yoga için haramlık belgesi bulunmayabilir. Yoktur da. Ne var ki bütün dünyada YOGA sözcüğü ilk kulağa geldiğinde Hinduizm, Budizm ve Janizm gibi putçuluk, ırk denebilecek sistemleri akla getirmektedir. Bu da demektir ki içinde bal varsa da o balı çöpten üreteceksiniz. Çiçekten bal üretmek varken neden çöpten üretesiniz. Ateşin etrafında dönmenin ne anlamı vardır. Bari adına yoga demeyin. Spor veya başka bir isim verin. Mü'min bir bayan olarak küfre ait kelimeleri bile telaffuz etmekten kaçınacak hassasiyeti göstermeli değil misiniz?
Mü'min olduğuna inandığımız sürece vermemizde sakınca yoktur, vermeliyiz de. Hatta mü'min olmayanlara bile verebiliriz. 'En iyisini' tercih sürecimizi oluşturalım yeter.