Fetva Meclisi
Soru
Üniversite öğrencisi bir bayanım. Elimden geldiğince dini gerekliliklerimi yerine getirmeye çalışıyorum. İslam'ı bilmeyen arkadaşlarıma karşı tutumum ne olmalıdır?
Cevap
Benzer fetvalar
Mü'min kalp, Allah ile bağına dikkat eder. Bu nedenle de mü'min bir insan, eliyle yapsa bile bir kötülüğe kalbini razı edemez. İçten içe sızlar onun yüreği. Andığınız ortamın sizi rahatsız etmesi, kalbinizdeki imandan kaynaklanmaktadır. Daha huzurlu olacağınız bir ortama geçmeye çalışın. Biz, kadınlarla erkeklerin birbirlerine muttali olacakları ortamları mahzurlu görmeye mecburuz. Şöyle veya böyle bir nedenle bulunmak belki mümkün olabilir ama genel kural itibarıyla karma ortam bizim için yoktur.
Dolu olmayan kabtan taşma beklenemez. Siz önce kendinizi yetiştirmeyi becermelisiniz. Dolu dolu bir din bilgisi sahibi olmayı hedefleyin. Bunun için uğraşın. İnsanları ikna etmek gibi engin bir hedefi de küçümsemeyin. Ne iknayı bitirebilirsiniz ne de sizin gücünüz o denli sınırsız denebilecek çapta olur. Haddinizi bilerek iş yapın. Kalbinize gelen vesveselere de aldırmayın. Onlar fırtınalardaki şimşekler gibidir, gelir geçer. Birine takılıp kalırsanız kendinizi helake sürüklersiniz.
Öncelikli hedefin kendi imanını korumak ve güçlendirmek olsun. Onlara acı ama dert etme onları. Sabır en büyük silahındır, her şeyi zamana yaymasını bil. Onlarla asla tartışma, tartışarak bir sonuç elde edemeyeceğini bil. Gerekiyorsa ibadetlerini gizleyebilirsin. Allah yardımcın olsun. Seni tebrik eder, sana dualar ederiz.
Selamünaleyküm. Mü'min, kalbine danışır, kalbinin rahat ettiği işleri yapar. Siz de öyle yapın, kalbiniz orayı dine hizmet olarak görüyorsa destekleyin.
Bu doğru bir söz olmasına doğrudur ama uygulanışında böyle olmamaktadır. Bu maksatla yıllardır müminler kızlarını ve erkeklerini okutuyorlar. Sonunda ise herkes kasasını ve menfaatini koruyor. Az bir kısım mümin belki bunun istisnasıdır. İkinci olarak da kadınların asıl vazifelerini ihmal ettirecek hiçbir görev mukaddes olamaz. Dengeli bir şekilde ortayı bulabilenler için ve kendini zayi etmeyenler için doğru olabilir bu söz.
Birincil gayeniz kendinizi korumak ve o ortamlarda erimemek olsun. Siz sağlam kalırsanız o kalışınız biiznillah ümmetinize hayır getirir. Bunun ötesinde de şeriatımızın temel haramlarını gözeterek yaşamayı ilke edinin. Erkeklerin bulunduğu bir ortamda da zorunlu bir durumda ders verebilirsiniz mesela. Bu dersinize çıkarken sizi izleyecek erkeklerin gözüne cazip gelmeyecek bir kıyafetle çıkarsınız ve adeta sokakta yürür gibi olan kıyafetinizle bunu yaparsınız ve sorun olmaz. Bu da şüphesiz birincil göreviniz olması gereken kendinizi koruma ciddiyetinizle sağlanabilir. Devam edin ve çalışın. Onların fikirlerinden korkmayın, muhtemel kendi gevşekliğinizden korkun. Allah yardımcınız olsun.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Kalbinizden rıza göstermedikçe baba veya annenizin hatası sizi etkilemez. Size düşen en kısa zamanda kendi başınıza, onların desteğine muhtaç olmayacak düzeninizi kurmanız olmalıdır. Onlara da dua edin içinizden. Santim santim de olsa yola gelmeleri için gayret edin. Evlatlığınızı her durumda iyi yapmaya bakın.
Öncelikle kendini korumalısın bu durumdan. İkaz ederken bile bulaşabilecek bir mikrobu tarif ediyorsunuz. İlk hedefin kendini korumak olmalıdır. Kendini koru önce. Sonra da dinleme ihtimali olan birine ikaz et. İkazının etkisi olursa tekrar edersin. Bu durum, büyük bir yangına benzemektedir, söndürmeye çalışanı bile yakabilir. Allah yardımcımız olsun.
Günaha girmiyorsunuz. Affedebilmek bir meziyettir, herkes onu yapamayabilir. Her zaman da yapılamayabilir. Zamana yayın. Size tavsiyemiz bu konuyu zamana bırakın şeklinde olur. Bir zaman sonra rahatlarsınız, diyeceğinizi o zaman dersiniz.
Aile konularında herkes kendi kararını kendisi vermelidir. Bizim sizi yönlendirmemiz doğru değildir. Sadece şunu söyleyebiliriz ki, böyle bir zafiyetle başlayan bir aile ortamında iyi bir dindarlık beklemek zordur. Dinin size değil Allah korkusuna dayandırılmış olması gerekir. Tekrar ve uzun zamanları düşünün.
Bizim için dünya ve ahiret ayırımına gerek yoktur. Dünyamız da dinimize göredir ahiretimiz de. Eşimizi de oraya göre veya buraya göre tercih edemeyiz. İki ayrı dünyamız yoktur ki, eşimizi veya bir işimizi iki türlü tasarlayalım. Sizin belirlemeniz gereken husus şudur: Siz ve eşiniz aynı dünyaların insanı mısınız, değil misiniz? Bunu denkleştirmeye çalışın. Yüzde yüz istediğiniz gibi olmasını da bekleyemezsiniz şüphesiz. Bir ortalama bulma gayreti içinde olun. Gerisini de Allah'a havale edin.
Sözünüzü dinliyorsa konuşun, rica edin. Gerekiyorsa yalvarın. Sabırlı olun, yılmayın ama bütün bunları onunla aranıza savaş konusu olarak sokmayın. Adım adım alınacak bir yol olarak görün sadece. Dua etmeyi de ihmal etmeyin.