Fetva Meclisi
Soru
Arkadaşlarım arasında ‘sevgilisi’ olanlar var niyette hepsi ciddi, evlenecekler, okurken evlenemeyeceklerini bahane ediyorlar. Ben kendimi mesul hissettiğimden zaman zaman uyarıyorum ama zaten kendileri de biliyor. Ben uyardıkça da bir yararı olmuyor onlara, daha da soğukluk giriyor araya. Ben onları devamlı uyarmakla mı yükümlüyüm?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Siz önce kendinizi kurtarmalısınız. Onlardan ayrılmaya ve daha zor şartlarda yaşamaya hazır olun. Siz onlara etki etmeden onlar size etki edebilirler. Sizin bozulma ihtimaliniz onların düzelme ihtimalinden yüksektir. Hemen kendinize başka bir yer bulun.
İman ve ahlâk sıkıntısı yaşayanlarla insan olarak ilişki içinde olabiliriz/olmalıyız da. Şunu da unutmamak zorundayız: Biz de insanız, onların etkilendiği gibi biz de etkilenebilir ve onlar gibi olabiliriz. Bu nedenle ‘insanî ilişki’ düzeyinde ve seviyeli bir beraberliğimiz olmalıdır. Onları ıslah etme gayretimiz bile bir risktir. Bugün onları kınadığımız şeyleri yarın biz yapıyor olabiliriz. Neticede bir mikrop her şeyi bitirebiliyor.
Selamünaleyküm. Ateşle oynama, kendini oyalama!
Biz sadece kendimizi kötülük yapmaktan alıkoymakla iyi Müslüman olamayız. Kötülük yapanlara tepki göstermek ve onlarla aramıza mesafe koymak, bu uğurda arkadaşlıklara çizgi çekebilmek de Müslüman olmamızın gereklerindendir.
Yaşadığımız zaman imanın avuçta kor taşımak kadar zor olduğu bir zamandır. Hepimiz, herkes bu fitneye karşı uyanık olmalıdır. Bugün bir arkadaşa “Neden böyle düşünüyor ki?” diye hayret ederken insan fark etmeden kendisini zehirleyecek bir fitne de kapmış olabilir. Siz kendinizi koruyun. Arkadaşınız samimi sorular sorarsa onları cevaplandırın veya cevap verecek birine yönlendirin. Kurtuluş aramayana çare üretmek zordur. Önce kendi imanınızı ve insanlığınızı korumaya bakın. Allah Teâlâ hepimize hayırlar ihsan etsin.
Siz eşinizi koruyup yönlendiremezsiniz, boşuna emek vermeyin. Siz Allah’ı koruyun Allah da sizi korktuklarınızdan korusun. Bu iş böyledir. Rakipleriniz bir veya bin değil ki, nasıl baş edeceksiniz? En iyisi siz Rabbinize yönelin. Bunun için size tavsiyem şudur: Eşinizi kontrol altında tutmayı bir mücadele tarzı olarak benimsemeyin. Kendinize iyi bakın. Eşinizin cazip bulduğu renkleri giyinin, onun hoşuna giden parfümü kullanın. Onun sevdiği yemeklerle ilgilenin. Eşinizle siz bu konuları tartıştıkça onu başkalarına ittiğinizi iyi bilin. Emreden, açık sözlerle yönlendirmeye çalışan, sürekli tenkit eden kadın itici kadındır. Bunlar da sizin can noktalarınızdır. Cinsel ilişkinizin uzun soluklu olmasına gayret edin. Gerekiyorsa bir ilişkiyi bir saat gibi uzun tutmaya gayret edin. Eşiniz beceremese bile siz becermeye çalışın. Eşinizle kadın dünyasını konuşmak veya ikaz etmek yerine onu takvaya çekecek ibadetlere yönlendirin. Kur'an okumasını, camiye gitmesini, oruç tutmasını, kitap okuyup sohbet dinlemesini önermeye çalışın. Ve sabredin. Bu dünya savaşını sabredenler kazanacak. Sadece sabredenler… Gerisi toptan kaybedenlerden olacak. Bunu unutmayın.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Aile konularında herkes kendi kararını kendisi vermelidir. Bizim sizi yönlendirmemiz doğru değildir. Sadece şunu söyleyebiliriz ki, böyle bir zafiyetle başlayan bir aile ortamında iyi bir dindarlık beklemek zordur. Dinin size değil Allah korkusuna dayandırılmış olması gerekir. Tekrar ve uzun zamanları düşünün.
Sözünüzü dinliyorsa konuşun, rica edin. Gerekiyorsa yalvarın. Sabırlı olun, yılmayın ama bütün bunları onunla aranıza savaş konusu olarak sokmayın. Adım adım alınacak bir yol olarak görün sadece. Dua etmeyi de ihmal etmeyin.
Erkek veya kadın, mü’minin en büyük eylemi, dinini ve imanını iyi temsil etmektir. Duruşu ve sözleriyle iyi temsil eden mü’min, dini adına bir kazanç sayılır. Sizin de konuya bu açıdan bakmanız gerekir. Bir de kalplerin Allah'ın elinde olduğunu, bizim kimseyi zorla bir şeyi ikna edemeyeceğimizi bileceksiniz. İyi örnek olun, sorulana cevap verin, yön verin, dua edin, sabredin ve gerisini Allah'a salın.
Deri altına zerk edilen ilaç orucu bozar. Ağır bir zaruret olmadıkça Ramazan gününde o tür tedavilere girmemek gerekir.
Kalbinizden rıza göstermedikçe baba veya annenizin hatası sizi etkilemez. Size düşen en kısa zamanda kendi başınıza, onların desteğine muhtaç olmayacak düzeninizi kurmanız olmalıdır. Onlara da dua edin içinizden. Santim santim de olsa yola gelmeleri için gayret edin. Evlatlığınızı her durumda iyi yapmaya bakın.
Günaha girmiyorsunuz. Affedebilmek bir meziyettir, herkes onu yapamayabilir. Her zaman da yapılamayabilir. Zamana yayın. Size tavsiyemiz bu konuyu zamana bırakın şeklinde olur. Bir zaman sonra rahatlarsınız, diyeceğinizi o zaman dersiniz.