İslami Delil
Aramaya dön
Fetva

Fetva Meclisi

Soru

Daha önceki sorulara vermiş olduğunuz cevaplarda ‘herkes sosyal dengiyle evlenmeli’ demiştiniz. Ben, ‘yaşam tarzı olarak aynı olan kişiler’ olarak anladım bu sözünüzü. Hocam ben muhafazakâr bir erkeğim ve muhafazakâr biriyle evlilik düşünüyorum. Ve ‘eş’ dediğim kavramı dünyalık değil ahiretlik olarak düşünüyorum. Yani eşimle beraber ahireti kazanmak istiyorum. Ancak ben bunun için çabalarken eşimin de böyle olmasını istemem doğru olur mu? Zaten yapması gereken bir şey ama gereği kadar yapamıyorum vs. diyor. Ya da ben böyle olması gerektiğini söyleyip kendi yolumda mı gideyim cenneti kazanmak için?

Cevap

Bizim için dünya ve ahiret ayırımına gerek yoktur. Dünyamız da dinimize göredir ahiretimiz de. Eşimizi de oraya göre veya buraya göre tercih edemeyiz. İki ayrı dünyamız yoktur ki, eşimizi veya bir işimizi iki türlü tasarlayalım. Sizin belirlemeniz gereken husus şudur: Siz ve eşiniz aynı dünyaların insanı mısınız, değil misiniz? Bunu denkleştirmeye çalışın. Yüzde yüz istediğiniz gibi olmasını da bekleyemezsiniz şüphesiz. Bir ortalama bulma gayreti içinde olun. Gerisini de Allah'a havale edin.
Orijinal kaynak

Benzer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Büyük bir tezat içindesiniz. Eşinizi dindar olmayışından ötürü ayıplıyor kendiniz dinin en ağır hatalardan saydığı bir hatayı kurguluyorsunuz. Başkası ile nikâhlı bir kadın üzerinden hayal kurmak korkunç bir hatadır. Büyük bir silkinişle Allah'a dönün, istiğfar edin. Lütfen kendinize gelin. Bari ahireti bu işe karıştırmayın. Tevbe edin ve kendinize gelin.

Ben 30 yaşında, 5 yıllık evli ve 4 yaşında bir çocuk babasıyım. İnançlı olma gay
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. Bir kere yaşınız, her şeyin geçtiği bir yaş değildir, kesinlikle aramaya devam edin. İkinci olarak o etkilendiğiniz sözlerin önemli bir bölümü işin reklamlarından oluşuyor. Başbaşa kalınca başka biri ile görüşebiliyorsunuz. Siz arayın. Allah Teâlâ sizi görüyor ve duyuyor. Merak etmeyin, size ihsanda eksiklik yapmaz o. En iyisini isteriz, ararız ama iman şartını arar gibi de özel şartlarımızda diretmeyiz. Yer yer esnetebiliriz beklentilerimizi. Buna göre istemeye ve aramaya devam edin.

Evlenmek için uygun bir eş arama içerisindeyim. -yaşım 24- Ancak dava şuuruna sa
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Tam bu anlattığınız gibi bir eş dinden çıkmış sayılır. Bir Müslüman olarak siz onun eşi olamazsınız. Onu karşınıza oturtup durumun vahametini konuşun. Konunun eşliğin bitmesi veya devam etmesi olarak anlaşılmasını söyleyin. Son sözleri bu sözler olan bir erkek, Müslüman kadının kocası olarak kalamaz. Ayrılmanız gerekir. Tabii bu arada eşinizin ailesiyle de görüşün ve destek isteyin.

Hocam ben evliyim ve çocuklarım var. Eşim son zamanlarda İslam'a, Kur'an'a ve Pe
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. Siz haram yememe, Allah'tan korkarak yaşama azminizi bozmayın. Eşiniz, haramı inkâr eden biri ise nikâhınız tehlikeye girer. Öyle değilse eşiniz ortada bir durumda demektir. Dua edeceksiniz, sabredeceksiniz. Eşinizle yüz yüze bu durumu açıkça konuşun, rica edin. Bir zaman sonra bunu tekrar edin. Tamamen haramla beslenmedikçe ayrılma zorunlu olmaz. Bu durumu tespit ettirmek için imanına itimat ettiğiniz bir akrabayı devreye sokun, ondan fikir almaya çalışın. Dua etmeyi unutmayın.

Eşim şans oyunları oynuyor ve içki içiyor, ben bu durumdan çok rahatsızım, her d
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Beklentilerinde haksız değilsin, öyle olmalıdır. Aksi seni bir ömür eziyete sokabilir. Evlilik seni farz duruma getirecek kadar sıkıştırırsa şartlarında esnetme yaparsın. Öyle olmazsa sabırla uygun olanı beklersin. Allah yardımcın olsun.

Hocam ben on iki yıl Şam’da kalıp Arapça ve şeri ilim ve hafızlıkta icazet tahsi
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Değerli kardeşim, sakın ahirete ait bilgileri bu dünya bilgileri ile değerlendirmeye kalkmayınız. Orası cennet, burası dünyadır. İsimlerin benziyor olması pratiğin de benziyor olacağını göstermez. Biz burada “üzüm” diyoruz ama cennetteki üzümün sadece adı dünyadakine benzer. Ahirete ait ne biliyorsanız bu kural dâhilinde bilin onu. Orada zulüm ve haksızlık yoktur. Ne varsa o mahza adalettir, rahmettir. Cennete girmek için mü'min olarak ölmek şarttır. Ancak mü'min olarak ölebilenler cennete girecek ve orada buluşacaklar. Buna eşler de dâhildir. Eşlerden birinin mü'min olarak ölmemesi durumunda eşi cennette olduğu için onun da cennete girmesi mümkün değildir. Cennet varlık olarak bir tanedir ama kendi içinde mü'minlerin birikimlerine göre farklı cennetler olacaktır. En yükseği FİRDEVS cenneti olan pek çok cennet vardır. Mü'minlerin dünyadaki birikimleri orada bir kere SÜBHANELLAH demeyi fazla yapan biri için bile olsa karşılığını bulacaktır. Bunun için de aynı cennetin içinde olsalar bile bu üstünlük farkı yaşanacaktır. Eşler için de geçerli bir kuraldır bu. İkisi de mü'min olarak ölse bile birinin sevap fazlası daha çok ise onun karşılığını derece olarak orada görecektir. Cennetteki dereceleri farklı olsa bile Allah Teâlâ eşleri ve çocuklarını cennetlerden birinde bir araya getirebilir. Bu onun kullarına lütfu olur. Hak ettikleri cennet ve dereceler farklı olur ama bir araya gelebilirler. Böyle bir durum dünya hayatında bile mümkün iken cennette neden olmasın?

Hocam dünyadaki eşlerimizle cennette birleşeceğiz deniyor. Sevapları farklı olan

dini sorular konusundaki diğer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Günaha girmiyorsunuz. Affedebilmek bir meziyettir, herkes onu yapamayabilir. Her zaman da yapılamayabilir. Zamana yayın. Size tavsiyemiz bu konuyu zamana bırakın şeklinde olur. Bir zaman sonra rahatlarsınız, diyeceğinizi o zaman dersiniz.

Hocam zulmeden kişinin yaptığını bu dünyada aynı şekilde -ne bir eksik ne bir fa
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Gıybet bir insan hastalığıdır. Gıybeti yapılan ile helalleşmek yegâne kurtuluşudur. Özellikle gıybeti yapan helallik talep edecektir. Kesin kurtuluş ancak böyle olur. Şüphesiz tevbe ve istiğfar ayrı bir şarttır. Helallik mümkün olmayan durumlarda ya da helallik talebinin ikinci bir fitne oluşturacağı pozisyonlarda istiğfara ve duaya sarılacağız. Gıybet, vakit boşluğu, konu kısırlığı ve arkadaş çevresinin sorunudur. Bu üç şeyi toparlayınca gıybet sıkıntısını en azından asgari düzeye indirebiliriz. Allah yardımcımız olsun.

Gıybetin kefareti nedir? Nasuh bir tevbe yeterli mi, yoksa helallik almak şart m
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Kalbinizden rıza göstermedikçe baba veya annenizin hatası sizi etkilemez. Size düşen en kısa zamanda kendi başınıza, onların desteğine muhtaç olmayacak düzeninizi kurmanız olmalıdır. Onlara da dua edin içinizden. Santim santim de olsa yola gelmeleri için gayret edin. Evlatlığınızı her durumda iyi yapmaya bakın.

Hocam, babam kredi çekmenin ne demek olduğunu bilmiyor, kredi kartı var. Evimiz
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Şu en önemli kurallarımızdan biridir: 'Rabbimiz bize kaldıramayacağımız bir yük yüklememiştir.' Bütün kulluğumuz bu temel ilkenin etrafında dönmektedir. Biz kendi kendimize kaldıramayacağımız bir yük üretirsek, böyle bir üretmenin kendisi bir yük olur ve vebal getirir bizim için. Hoca olan hocalığı ile talebe olan da talebeliği ile sınırlamalıdır kendisini. Abartan kendine zarar verir. Bir ikinci kanun da şudur: Mü'min insanın işleri, a- Zorunlu olanlar, b- Gerekli olanlar, c- Lüks olanlar diye üçe ayrılır. Mesela namaz, mü'min hayatta olduğu sürece 'zorunlu' işlerinden en başta gelenidir. Bunun yanında haberlerden haberdar olmak bazen 'zorunlu' olur bazen da lüks olabilir. Buna göre de mü'min, kendini plansız duruma düşürmeden iş yapar durumda tutması gerekir ilkesi çıkmaktadır. Zamansız ve plansız işlerimizden bereket çıkmayabilir. Bunu hiç tereddüt etmeden bilmelisin. Bütün bunların günlük hayatımızda bir kargaşa nedeni olmadan yürütülebilmesi için de mü'min gencin bir mürşidi olması gerekir. Bu mürşid, bir tarikat büyüğü de olabilir, ilim adamı da olabilir, yaşlı başlı güngörmüş bir mü'min de olabilir. Yeter ki imanlı olsun, dine bakışı umumi olsun yani dini bir köşesinden alan olmasın. Allah yardımcın olsun. Kıymetinizi bilin, bu ümmetin umudusunuz.

Hocam ben üniversite öğrencisiyim. Elhamdülillah, dinimizi dert edinmeye başladı
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Erkek veya kadın, mü’minin en büyük eylemi, dinini ve imanını iyi temsil etmektir. Duruşu ve sözleriyle iyi temsil eden mü’min, dini adına bir kazanç sayılır. Sizin de konuya bu açıdan bakmanız gerekir. Bir de kalplerin Allah'ın elinde olduğunu, bizim kimseyi zorla bir şeyi ikna edemeyeceğimizi bileceksiniz. İyi örnek olun, sorulana cevap verin, yön verin, dua edin, sabredin ve gerisini Allah'a salın.

Üniversite öğrencisi bir bayanım. Elimden geldiğince dini gerekliliklerimi yerin
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Oruçlunun makattan su sızdırmasının oruca zararı hakkında mesele şöyledir: Mevcut mezheplerimizin içtihadına göre makattan içeri su girmesi orucu bozar. Sadece İbni Teymiye ve onun görüşünü destekleyen bazı âlimler, makattan su girmesini orucu bozan yeme içme gibi bir durum olarak görmemişlerdir. Çünkü orucu bozan şey, mideye ulaşacak bir yeme içme durumudur. Ayrıntısını bilmiyor olmakla beraber Diyanet’in, bu ikinci görüşü esas aldığını zannediyorum. Annenizin özel bir durumu bulunmaktadır. Bu ikinci görüşle amel etmesinin inşaallah sakıncası yoktur. Biz ise birinci görüşü, genel görüş olarak uyguluyoruz. Allah Teâlâ annenize afiyet ihsan buyursun.

Bir yakınım bağırsak ameliyatı oldu. 3 senedir büyük abdestini yaparken zorlanıy

Paylaş

XWhatsAppTelegramFacebook
Bu içerikte bir hata mı var? Bize bildirin.

Site deneyimini iyileştirmek için çerezler kullanıyoruz. Ayrıntılar için Çerez Politikası.