Fetva Meclisi
Soru
Müslüman bir kadın eşinden ayrılmayı isteyemez mi, ömrünün sonuna kadar ona zulmeden biri ile mi yaşayacaktır, ne zaman ayrılmayı istese günah olmaz?
Cevap
Benzer fetvalar
İslâm dini, aile kurumuna ve onun korunmasına büyük önem verir. Ancak eşler arası geçimsizlik, ileri dereceye ulaşır ve evlilik çekilmez hâle gelirse, boşanma bir çıkar yol olmakla birlikte en son başvurulması gereken bir çaredir. Kur’ân-ı Kerîm’de de boşanmadan önce evliliğin devam ettirilmesi için fedakârlıkta bulunulması, hoşnutsuzluk veya soğukluk hâlinde bile tarafların meselelerini konuşarak halletmeleri öğütlenmiş; aralarındaki anlaşmazlık daha ileri safhaya gittiğinde, kadının ve erkeğin ailelerinden seçilen hakemler vasıtasıyla eşler arasındaki anlaşmazlığın giderilmesi yolu tavsiye edilmiştir. (en-Nisâ, 4/34-35) Bununla birlikte bütün anlaşma yolları kapanmış ve evlilik hayatının sürdürülmesi imkânsız hâle gelmişse, boşanma en makul yol olarak meşrû görülmüştür. Evli bir kadın, eşinin evlilikten doğan görev ve yükümlülükleri yerine getirmemesi veya kendisine karşı kötü muamelede bulunması hâlinde, mahkemeye başvurarak evliliğin sona erdirilmesini isteyebilir. Mahkeme, tarafları dinledikten sonra eşlerin ayrılmaları yönünde karar verecek olursa, mahkemenin bu kararıyla dinî hükümlere göre, bir bâin talâk meydana gelmiş olur.
Bir Müslüman Avrupa’da veya başka bir yerde ya da halkı Müslüman olan bir toprakta Allah’ın şeriatı ile hükmetmeyen bir mahkemeye başvuramaz. Öyle bir mahkemenin boşaması boşama olamaz. Kâfir Müslüman üzerinde yargı yürütemez. Erkek öyle bir mahkemeye boşanmak istediğine dair dilekçe verdi ise veya o arada kadını boşadığını söyledi ise mahkemeye gerek kalmadan boşama gerçekleşeceği için mahkeme bir nevi evrakları doldurmuş olacaktır, bunda bir sakınca olmaz. Erkek boşamamakta diretiyor ve kadının makul bir sebeple muhakkak boşanması gerekiyorsa: - Kadın hul’ yapabilir. Yani erkeği bir yolla kendisini boşamaya ikna edebilir. Mesela mehrini geri vererek boşamasını isteyebilir. Böyle bir boşanma geçerlidir. - Bu mümkün olmuyorsa yaşanılan yöredeki İslamî kuruluşlardan birinin hakemliğine müracaat edilebilir. O da geçerli olur. - Buna da yanaşmıyorsa veya öyle bir kuruluş bulunamıyorsa ve kadın zulüm altında ise, can güvenliği, iffet sıkıntısı yaşıyorsa zorunlu olarak o ülkedeki mahkemelere müracaat edebilir. Bu durumda da bu çizgiler üzerinden mahkemenin yapacağı boşama kabul edilebilir. Kadının zulmeden bir erkeğin zulmü altında ezilmesine rıza gösterilmesi gerekmez.
1- Erkeğin bir kadın üzerinde cinsel hak talep etmesi gibi kadının da erkek üzerinde cinsel talepte bulunması hakkıdır. Erkeğin bir kadını her yıl yaklaşık yüz kere yatağında doyasıya bir seviyede cinsellik içinde bulundurması kadının hakkıdır. Aynı zamanda bu, erkek için de bir haktır. Bunu tıbbî bir özrü bulunmayan erkeğin yerine getirmemesi zulümdür. 2- Bunun gibi bir nedenle kadın erkekten boşanma talebinde bulunabilir. Erkek, böyle bir boşanmanın kendisine getireceği ekonomik külfet nedeniyle kadından belli bir miktar bedel isteyebilir. Kadın da bu bedeli öder. O anda da boşanma gerçekleşmiş olur. Buna fıkıhta HUL' denmektedir. Bunun hiçbir dini sakıncası yoktur. 3- Bunu da kabul etmeyen bir erkeğe karşı, mahkemeye şikâyet edilerek boşanma talebinde bulunulabilir. Evet, mevcut durum bir Müslüman kadının, Müslüman bir erkeği şikâyet etmesinin münasip olmayacağı bir durumdur. Ama kadın, ebedi bir zulme katlanmak zorunda değildir. Yine de durumu ailenizin akıllı büyükleri ile istişare edin. En az üç büyüğünüzle istişare ederek bu kararı verin. Allah sabırlar versin.
Zulüm, bir insanın hak etmediği bir eziyete uğramasıdır. Bu eziyet dayak olabilir, mal kısıtlaması olabilir, hakaret olabilir… Sonuç değişmez. Zulüm zulümdür. Zulüm altındaki bir kadın da dinimize göre kocasından ayrılabilir. Bu ayrılma kocanın boşaması ile olursa en kolayı olur. Bir anlaşma karşılığı boşama da olabilir. Sıkışılan ve çaresiz kalınan noktada yasal yollara da başvurulabilir. Böyle bir sıkıntı içinde olan kardeşimize tavsiyemiz şudur: Yarın pişman olmaması için mevcut durumun katlanılır olup olmadığını şahsiyetine itibar ettiği bir aile büyüğü ile istişare ederek kararlaştırsın. Bu büyükleri üç kişi yaparsa daha iyi olur.
Evlilerin, cinsel birlikteliklerinin haftalık sayısı, yaşlarına, bünyelerine, zamana, zemine, sağlık ve psikolojik durumlarına göre değişebilir. Dolayısıyla herkes için aynı standardı belirlemeye kalkmak herkese aynı numara ayakkabı vermek gibidir. Kadın, sebepsiz ve tamamen eşiyle cinsel birlikteliği reddederse günahkâr olur. Ama yorgunluk, psikolojik durum, ağrı, stres gibi mazeretlerle geri çevirmesi günah değildir. Bu noktada iletişim ve karşılıklı anlayış esastır. Eşler bu konuda konuşmalı, anlayış ve sevgiyle orta yolu bulmalıdır. Kadın, kocasını tamamen reddetmiyor, sadece “bu kadar sık” kaldıramadığını söylüyorsa bu, meşru bir savunmadır. Erkek de sabretmeyi ve eşinin halini gözetmeyi öğrenmelidir. Eşinden beklediği ilgiyi baskıyla değil, sevgiyle kazanmalıdır. Şehvetini kontrol etmek de bir kulluk sınavıdır. Kadın, kocasını yatağıyla terbiye etmeye/cezalandırmaya kalkarsa bu da caiz değildir, hesabını verir. Allah evliliğinizi bereketli kılsın. Merhametin hâkim olduğu evlilikler ahiret için yuvaya dönüşür.
Özellikle Hanefi mezhebi fukahası erkek mehrini ödemediği için mahkemeye gidip nikâhı feshettirmenin kadına hak olmayacağını söylemişlerdir. Bunun yerine kendisini ondan uzak tutmayı uygulayabilir.
boşanmak konusundaki diğer fetvalar
Elbette helalin fiyatı pahalıdır, sabret, ezilme. Harama bulaşma, çirkin konuşma, çirkin iş yapma. Doğru yolda dosdoğru ol. Sen terk eden olma. Seninle kalmak istemeyen olursa da ona zulmetme. Allah yardımcın olsun.
Sadece bu kadarı ile kalan bir tartışmadan ve sözden boşanmaya yönelik bir sonuç çıkmaz.
Bundan talak oluşmaz ama Müslüman da şarkı türkü ile iştigal etmez.
Sigaranın sağlık düşmanı olduğu, dinen de helal olmadığı bilinen bir gerçektir. Sizin böyle bir şart koşmanız gayet uygun olmuş. Onun da şarta uyması gerekirdi. Eğer şarta uymayacağını kesin olarak anlarsanız ondan boşanmayı istemekle günaha girmezsiniz. Yine de en son verilebilecek bir karar olarak görün boşanmayı ve acele karar vermeyin.
Sizin için sabrın sınırı yoktur. Sabrederseniz o sizin ecriniz olur ama bir yıl sonra özellikle böyle devam ederse dinen ayrılmayı düşünmenizde bile sakınca olmaz.
Bir kadın, evliliğini bir nedenden kaldıramayacağını anladığında eşinden ayrılmayı talep edebilir. Bu durum da ona dâhil edilerek boşanma talep edebilir kadın.