Fetva Meclisi
Soru
Hocam biz Avrupa’da yaşıyoruz. Aile içi sorunlarda özellikle de boşanmada mecburen mahkemeye müracaat ediyoruz. Bir Müslüman olarak Avrupa mahkemelerine boşanmak istiyorum diye başvurmamız günah mıdır? Mahkeme boşasa geçerli değil midir?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Bir kere sizin meseleye akıl yoluyla bakmanız gerekiyor; böyle bir mantıkla aile olmayı nasıl becereceksiniz? Fıkıh açısından ise mahkemenin boşaması en azından bir talak hükmüne düşer. Meri mahkemelerin niteliği ise ayrı bir meseledir. Ama normal durumlarda da mahkeme boşamaz fakat aradaki akdi fesheder ki o da bir ayrılma nedenidir. Daha rahat düşünmenizi tavsiye ederim size, siz bir çeşit intikam alır gibi davranmayın.
Selamünaleyküm. Mahkemeye dilekçe vermek zaten boşamaktır
Zulüm, bir insanın hak etmediği bir eziyete uğramasıdır. Bu eziyet dayak olabilir, mal kısıtlaması olabilir, hakaret olabilir… Sonuç değişmez. Zulüm zulümdür. Zulüm altındaki bir kadın da dinimize göre kocasından ayrılabilir. Bu ayrılma kocanın boşaması ile olursa en kolayı olur. Bir anlaşma karşılığı boşama da olabilir. Sıkışılan ve çaresiz kalınan noktada yasal yollara da başvurulabilir. Böyle bir sıkıntı içinde olan kardeşimize tavsiyemiz şudur: Yarın pişman olmaması için mevcut durumun katlanılır olup olmadığını şahsiyetine itibar ettiği bir aile büyüğü ile istişare ederek kararlaştırsın. Bu büyükleri üç kişi yaparsa daha iyi olur.
İki durum var ortada. Birincisi, mahkemenin boşaması yani aradaki nikâh akdini feshetmesi durumudur. Elinizdeki evlilik cüzdanını kullanırken 'var' saydığınız devletin mahkemesi nikâhınızı 'kaldırdım!' dediğinde o nikâh kalkmış olur. O mercii muteber kabul etmek veya etmemek ise başka bir durumdur. Eğer o mercie itibarınız yok ise, bunu eşinizle ittifak ettiğiniz zamanda da konuşmuş olmanız gerekirdi. İkincisi, bir erkeğin kendisine bu süreci yaşatan bir hanımla bir arada olmayı istemesi meselesidir. Bunu da duygusallıktan uzak kalarak düşünmeniz halinde siz de benimsemeyeceksiniz. Elinizdeki dini bir fırsatı kullanarak onu bekletmenizin makul bir yanı yoktur. Siz de sözlü boşamanızı yapın, herkes yoluna devam etsin. Tavsiyem budur. Allah sabır versin.
Bu tür durumlar hem duygusal hem de dini açıdan çok ağır imtihanlardır. Allah size kolaylıklar nasip etsin ve en hayırlı çıkış yolunu göstersin. Dinimiz, bir Müslümanın başkasının günahını yaymaktan kaçınmasını tavsiye eder. Ancak, bu kural kişisel mağduriyetlerin giderilmesi söz konusu olduğunda farklı bir bağlama sahiptir. Hak ve hukukunuza kavuşmak için durumu yetkili makamlara (örneğin mahkemeye) açıklamanız günah sayılmaz. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: “Mazlum, hakkını aramak için zalimden şikâyet edebilir.” (Buhârî, Mezâlim, 21). Mahkemede haklarınızı savunmak ve çocuklarınızın geleceği için gerekli delilleri sunmak bir zorunluluktur. Eşinizin sadakatsizliği, tehditleri ve sorumsuzlukları boşanma gerekçesi olarak açıklanabilir. Bu, bir günahı yaymak değil, hak arayışıdır. Sadece gereksiz detaylardan kaçınarak süreci en sade şekilde yönetmeye çalışabilirsiniz. Resmî mahkemede verilen boşanma kararı, dinen de geçerli kabul edilir. Çünkü devletin onayladığı bir nikâh, İslam’a uygun bir akittir ve bu akdin sona erdirilmesi de dinen bağlayıcıdır. Eşinizin “seni boşamam” demesi, sizin boşanma hakkınızı engellemez. Mahkemenin verdiği karar boşanmayı tamamlar ve İslam’a uygun şekilde sonuç doğurur. Küçük yaşlardaki çocukların (özellikle yedi yaşına kadar) velayeti genellikle anneye aittir. Çünkü bu yaşlarda çocuğun şefkate ve bakıma daha çok ihtiyacı vardır. Baba, çocukların maddi ihtiyaçlarını karşılamakla sorumludur. Ancak anne, çocuğa fiziksel ve duygusal bakım sağladığı sürece, çocuk annenin yanında kalır. Bu süreçte duygusal olarak yıpranmamak için kendinizi güçlü tutmaya çalışın. Manevi olarak destek almak için dua ve ibadetlerinize yönelin. Şu dua, zor durumlarda huzur bulmanıza yardımcı olabilir: “Hasbünallahu ve ni’me’l-vekil.” (Allah bize yeter, O ne güzel vekildir.)
Selamünaleyküm. Bu iş, ilgililerin bulunması gereken bir mahkemede çözülebilir. En yakın müftülüğe giderek mesele yüz yüze görüşülmelidir.
avrupa konusundaki diğer fetvalar
Evet, batı ülkelerinde böyle bir zorunluluk var. Bazen de aynı sorunu yüzme dersinde duyuyoruz. Zorunlu eğitim için buna ruhsat bulabiliriz. Yavrunuzun ileride doktor olmak ideali ise ispat ister, yarınki fikirlerinin ne olacağı belli değil. Buna dayandırarak size ruhsat verilemez ama genel zorunluluk sınırları içinde gönderebilirsiniz.
Bu hususta, takvasını sabit göreceğiniz bir ölçünüz olarak sabah namazını camide kılan ve dünyayı tanıyan şöyle on kişilik bir istişare grubu oluşturun. Vereceğiniz karara hepiniz uyun. Onlar uymasa da siz tek başınıza uyun. Biiznillah ahiret açısından sıkıntısız bir iş yapmış olursunuz. Bizim buralardan sizi yönlendirmemiz çok doğru olmaz. Size dualar ederiz, sizden de dualar bekleriz.
Zikrettiğiniz isim namazın hesabının yapılacağı yere gitmiştir. Dileriz namazın hesabının sorulacağı bir durumda olsun, namaza sıranın gelmeyeceği bir durumda olma ihtimali de bulunabilir. O kadar seviyesiz bir sözü keşke siz de zikretmeseydiniz. Hem onun azabına vesile oldunuz hem gereksizliği sabit bir işle vakit geçirdiniz. Rabbim yardımcımız olsun. Duanızı beklerim.
Kadınların peçe kullanması dinimizde vardır. Kullanmanın mümkün olmayacağı ortamlar için ise kullanmama ruhsatı vardır. Konuyu bu şekilde anlamalısınız. Avrupa için de kullanmama ruhsatından söz etmemiz mümkündür.
Bu âlem aradığımızı aynen bulabileceğimiz bir yer değildir. Buna camiler de dâhildir. Bulduğumuzu değerlendirmemiz ise mümince bir tavırdır. Camiler hakkında öyle davranın.
Sadece bu sayılanlar o hayvanların etlerinin yenmesini sakıncalı yapmaz. Evet, inciten ve endişelendiren bir durum vardır ama haram olması başka bir şey olarak görülmelidir. Bu sorunun cevabında doktorların da payı bulunmalı.