Fetva Meclisi
Soru
Hocam peçeyi farz gören âlimler var mıdır? İlim ehli olmayan insanlar, peçenin İslam'da yerinin olmadığını söylüyorlar. Almanya'da peçe takan az. Takan da günlük hayatında büyük baskı altında oluyor. Hakaretler ve kötü bakışlar dâhil. Sizin yorumunuz nedir bu konu hakkında?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Peçe farz değil takvadır. Peçe, fitneye karşı bir tedbirdir ama peçesizlik kadar fitne çıkarıyorsa kullanmayabiliriz.
Peçe bizim şartlarımızda olmazsa olmaz diyebileceğimiz bir farz değildir. Olursa evla olandır. Eğer peçe kullanılma ihtiyacı söz konusu ise nikâh akdine kadar eş adayı da o peçe şartlarına dâhildir. Sadece tanışma görüşmeleri için bir esneklik söz konusu olabilir.
Peçe yaşadığımız ülkede farzdır diyemeyiz. Peçe düzeyinde bir tesettürü kabullendirmede zorluk çekebiliriz. Fukahanın farz olduğu konusunda ittifakı da olmadığı için takılmasını fazilet görürüz ama çıkarılınca da tesettürü terk etmiş gibi algılamayız. Kendinizi korumayı hedef edinin; peçeli veya peçesiz!
Takke kullanmak, Müslüman için olmazsa olmaz denebilecek zorunluluklardan değildir. Kullanılmasını tavsiye ederiz ama takke kullanmak yüzünden sıkıntı çekecekse Müslüman o takdirde kullanmamasını isteriz. Avrupa'daki mevcut durumda takke bir zaruret durumunda değildir zannederiz.
Öncelikle bir kadın eşinin veya bir başkasının isteği üzerine kaşına dokunmamalıdır, dokunamaz. Kaşların alınması, düzeltilmesi caiz değildir. Ancak bir kadında olmaması gereken yüz tüyleri bunun dışındadır. Alınmasında herhangi bir sakınca bulunmamaktadır. Kadının peçe takması farz değildir. Müstehap bir ibadettir. Böyle bir ibadet için “şu kişilerin yanında farzdır” da diyemeyiz. Size namahrem olan birinin yanındayken yüzünüzdeki tüylerin alınmış olması veya olmaması peçenizi takmanız hususunda herhangi bir değişiklik oluşturmaz. Yüzünüze güzelliğe dair bir işlem yaptırsanız da yaptırmasanız da aynı hassasiyette davranmanız gerekmektedir. Rabbim yardımcınız olsun.
Peçe, Peygamber aleyhisselamın hanımları olan annelerimizin kıyafetidir. Bu da dinimizde var olduğunu göstermektedir. İnkar edilmesi mümkün olmayan bir şeyi mü'min ne cesaretle inkar edebilir ki? Ancak mevcut yasal ve siyasi ortamlar kadınlarımızın peçe kullanmasına yasaklık veya baskı getirirse kadınlarımızın peçeye en yakın kıyafetle yetinebilirler. Bunun daha ötesi yoktur.
avrupa konusundaki diğer fetvalar
Bu âlem aradığımızı aynen bulabileceğimiz bir yer değildir. Buna camiler de dâhildir. Bulduğumuzu değerlendirmemiz ise mümince bir tavırdır. Camiler hakkında öyle davranın.
Zikrettiğiniz isim namazın hesabının yapılacağı yere gitmiştir. Dileriz namazın hesabının sorulacağı bir durumda olsun, namaza sıranın gelmeyeceği bir durumda olma ihtimali de bulunabilir. O kadar seviyesiz bir sözü keşke siz de zikretmeseydiniz. Hem onun azabına vesile oldunuz hem gereksizliği sabit bir işle vakit geçirdiniz. Rabbim yardımcımız olsun. Duanızı beklerim.
Bu hususta, takvasını sabit göreceğiniz bir ölçünüz olarak sabah namazını camide kılan ve dünyayı tanıyan şöyle on kişilik bir istişare grubu oluşturun. Vereceğiniz karara hepiniz uyun. Onlar uymasa da siz tek başınıza uyun. Biiznillah ahiret açısından sıkıntısız bir iş yapmış olursunuz. Bizim buralardan sizi yönlendirmemiz çok doğru olmaz. Size dualar ederiz, sizden de dualar bekleriz.
Evet, batı ülkelerinde böyle bir zorunluluk var. Bazen de aynı sorunu yüzme dersinde duyuyoruz. Zorunlu eğitim için buna ruhsat bulabiliriz. Yavrunuzun ileride doktor olmak ideali ise ispat ister, yarınki fikirlerinin ne olacağı belli değil. Buna dayandırarak size ruhsat verilemez ama genel zorunluluk sınırları içinde gönderebilirsiniz.
Bir Müslüman Avrupa’da veya başka bir yerde ya da halkı Müslüman olan bir toprakta Allah’ın şeriatı ile hükmetmeyen bir mahkemeye başvuramaz. Öyle bir mahkemenin boşaması boşama olamaz. Kâfir Müslüman üzerinde yargı yürütemez. Erkek öyle bir mahkemeye boşanmak istediğine dair dilekçe verdi ise veya o arada kadını boşadığını söyledi ise mahkemeye gerek kalmadan boşama gerçekleşeceği için mahkeme bir nevi evrakları doldurmuş olacaktır, bunda bir sakınca olmaz. Erkek boşamamakta diretiyor ve kadının makul bir sebeple muhakkak boşanması gerekiyorsa: - Kadın hul’ yapabilir. Yani erkeği bir yolla kendisini boşamaya ikna edebilir. Mesela mehrini geri vererek boşamasını isteyebilir. Böyle bir boşanma geçerlidir. - Bu mümkün olmuyorsa yaşanılan yöredeki İslamî kuruluşlardan birinin hakemliğine müracaat edilebilir. O da geçerli olur. - Buna da yanaşmıyorsa veya öyle bir kuruluş bulunamıyorsa ve kadın zulüm altında ise, can güvenliği, iffet sıkıntısı yaşıyorsa zorunlu olarak o ülkedeki mahkemelere müracaat edebilir. Bu durumda da bu çizgiler üzerinden mahkemenin yapacağı boşama kabul edilebilir. Kadının zulmeden bir erkeğin zulmü altında ezilmesine rıza gösterilmesi gerekmez.
Haklısınız, domuz ürünleri şu veya bu sebeple pek çok alanda kullanılabiliyor. Eti, kanı, kemiği, kılı, derisi, yağı kullanılabiliyor. Yeni yeni tıpta insan yedek parçası denebilecek ürünlerle kullanılabiliyor. Dinimiz İslam hakkında en önde farklılık olarak neler olabilir diye soru sorulsa çok rahatlıkla diyebiliriz ki faiz gibi bir iki başlıktan sonra muhakkak domuz gelecektir. Domuz konusu bu ümmetin hassas konularındandır. Hassas olduğu kadar da sorundur ve risktir. Bir imtihan olarak da ucuzluğu, üretim kolaylığı gibi faktörler bu imtihanı kazanmayı zorlaştırmaktadır. Domuzun sadece tüketilmesi değil ticareti bile yasaktır. Yüzde yüz kimyasal dönüşüm görmüş olması dışında domuza ait hiçbir şey kullanılamaz. Fakihlerimiz domuz derisinin tabaklanmış halinin bile caiz olmayacağını söylemişlerdir. Nerede kaldı ki domuz yağı katılmış çikolata helal olsun! Biz buna göre değerlendirerek domuz ve ürünleri konusunu bir imtihanımız olarak görecek ve gevşeklik göstermeden bu imtihanı kazanmaya çalışacağız. Allah yardımcımız olsun.