Fetva Meclisi
Soru
Hocam, Yaşar Nuri Öztürk bir sohbetinde Kur'an’ın ilk emrinin namaz değil “oku” olduğunu söylüyor ve bundan hareketle şu örneği veriyor: “Okumayı ilk emir yapan Avrupa'ya bakın bir de namazı ilk emir yapan Ortadoğu'ya bakın.” Bu söz için siz ne düşünürsünüz, haklı mı yoksa yanılgıya mı düşmüş?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Yanlış yerde kullanılmış veya ölçüsü kaçırılmış bir sözdür bu. Esasen doğru olan bölümü vardır ama bütün imamların, Allah adına söylenmesi gereken şeyi 'sakladığını' söylemek büyük bir iddiadır. Böyle bir iddiayı ispat etmek zordur. O kardeşimiz, bu hükümleri bilebildiği Kur'an âyetlerini kimden öğrendi? Bu ülkede imamlar, Kur'an ahkâmını gizliyorlardı da insanlar dinlerini nasıl öğrendiler? Doğrusu şudur: dediği gibi olan imamlar yok değildir, belki imamların çoğu da öyledir ama genelleştirmek hatadır. Birbirimizin imanı hakkında çok dikkatli konuşmalıyız. Kaş yaparken göz çıkarmak tam anlamıyla hüsrandır.
Yaptığımız salih işlerin/ibadetlerin kabul olup olmamasını belirleyen ana ölçü namaz değil İMANDIR. İmanında sorun olmayan biri hangi ameli yaparsa onun ecrini alır, yapmadığının da azabını hak eder. Doğru olan budur. Şöyle bir ayrıntı zikredebiliriz: Namaz, ağırlık itibariyle bütün ibadetlerden önce gelmektedir. Namaz kılınmıyor ise onun oluşturacağı boşluğu diğer ibadetler dolduramaz denirse buna itiraz edilmez. Neticede bütün bu hesapları Allah Teâlâ yapacaktır. Tek doğruyu da o bilir. Lütfü ile hepimizi salih amellere muvaffak kılsın. Âmin.
‘Kılma ihtimalim yok’ sözü bu asırda söylenebilecek bir söz değil. Kesinlikle kılabilirsin. Şeytan seni buna inandırarak galip başlamış oyuna. Kılabilirsin! Eğer namazla arana perde çekiliyorsa bir yerde, o yerin adı ne olursa olsun orayı terk et! Ahiretini feda edebilecek bir yer yoktur bu dünyada.
Aleykümselam. Kutlu olsun dönüşünüz. Allah Teâlâ ayağınızı, elinizi ve dilinizi sabit tutsun. Temenni ederiz ki, Allah'a kavuşana kadar azminiz eksik olmasın. İmandan önceki durumları namaz da dahil karıştırmayın. Saatinizi o gün açılmış bilin. Bundan sonrasına gayret edin. Allah sizi korusun.
Selamünaleyküm. İkindiye gittiğinizi bilerek camide idiniz de diliniz öğlen dedi ise bunun namazınıza zararı yoktur. Tekrar kıldığınıza göre zaten sorun yoktur, Allah kabul etsin.
Bilmediğinizden mesul olmazsınız. İyi bir ilmihal okuyun, o okuma ile hareket edersiniz. Bunun ötesinde yanlış yapmayacak kadar Kur'an okumayı düzeltin.
avrupa konusundaki diğer fetvalar
Bu hususta, takvasını sabit göreceğiniz bir ölçünüz olarak sabah namazını camide kılan ve dünyayı tanıyan şöyle on kişilik bir istişare grubu oluşturun. Vereceğiniz karara hepiniz uyun. Onlar uymasa da siz tek başınıza uyun. Biiznillah ahiret açısından sıkıntısız bir iş yapmış olursunuz. Bizim buralardan sizi yönlendirmemiz çok doğru olmaz. Size dualar ederiz, sizden de dualar bekleriz.
Kadınların peçe kullanması dinimizde vardır. Kullanmanın mümkün olmayacağı ortamlar için ise kullanmama ruhsatı vardır. Konuyu bu şekilde anlamalısınız. Avrupa için de kullanmama ruhsatından söz etmemiz mümkündür.
Bu âlem aradığımızı aynen bulabileceğimiz bir yer değildir. Buna camiler de dâhildir. Bulduğumuzu değerlendirmemiz ise mümince bir tavırdır. Camiler hakkında öyle davranın.
Evet, batı ülkelerinde böyle bir zorunluluk var. Bazen de aynı sorunu yüzme dersinde duyuyoruz. Zorunlu eğitim için buna ruhsat bulabiliriz. Yavrunuzun ileride doktor olmak ideali ise ispat ister, yarınki fikirlerinin ne olacağı belli değil. Buna dayandırarak size ruhsat verilemez ama genel zorunluluk sınırları içinde gönderebilirsiniz.
Bir Müslüman Avrupa’da veya başka bir yerde ya da halkı Müslüman olan bir toprakta Allah’ın şeriatı ile hükmetmeyen bir mahkemeye başvuramaz. Öyle bir mahkemenin boşaması boşama olamaz. Kâfir Müslüman üzerinde yargı yürütemez. Erkek öyle bir mahkemeye boşanmak istediğine dair dilekçe verdi ise veya o arada kadını boşadığını söyledi ise mahkemeye gerek kalmadan boşama gerçekleşeceği için mahkeme bir nevi evrakları doldurmuş olacaktır, bunda bir sakınca olmaz. Erkek boşamamakta diretiyor ve kadının makul bir sebeple muhakkak boşanması gerekiyorsa: - Kadın hul’ yapabilir. Yani erkeği bir yolla kendisini boşamaya ikna edebilir. Mesela mehrini geri vererek boşamasını isteyebilir. Böyle bir boşanma geçerlidir. - Bu mümkün olmuyorsa yaşanılan yöredeki İslamî kuruluşlardan birinin hakemliğine müracaat edilebilir. O da geçerli olur. - Buna da yanaşmıyorsa veya öyle bir kuruluş bulunamıyorsa ve kadın zulüm altında ise, can güvenliği, iffet sıkıntısı yaşıyorsa zorunlu olarak o ülkedeki mahkemelere müracaat edebilir. Bu durumda da bu çizgiler üzerinden mahkemenin yapacağı boşama kabul edilebilir. Kadının zulmeden bir erkeğin zulmü altında ezilmesine rıza gösterilmesi gerekmez.
Haklısınız, domuz ürünleri şu veya bu sebeple pek çok alanda kullanılabiliyor. Eti, kanı, kemiği, kılı, derisi, yağı kullanılabiliyor. Yeni yeni tıpta insan yedek parçası denebilecek ürünlerle kullanılabiliyor. Dinimiz İslam hakkında en önde farklılık olarak neler olabilir diye soru sorulsa çok rahatlıkla diyebiliriz ki faiz gibi bir iki başlıktan sonra muhakkak domuz gelecektir. Domuz konusu bu ümmetin hassas konularındandır. Hassas olduğu kadar da sorundur ve risktir. Bir imtihan olarak da ucuzluğu, üretim kolaylığı gibi faktörler bu imtihanı kazanmayı zorlaştırmaktadır. Domuzun sadece tüketilmesi değil ticareti bile yasaktır. Yüzde yüz kimyasal dönüşüm görmüş olması dışında domuza ait hiçbir şey kullanılamaz. Fakihlerimiz domuz derisinin tabaklanmış halinin bile caiz olmayacağını söylemişlerdir. Nerede kaldı ki domuz yağı katılmış çikolata helal olsun! Biz buna göre değerlendirerek domuz ve ürünleri konusunu bir imtihanımız olarak görecek ve gevşeklik göstermeden bu imtihanı kazanmaya çalışacağız. Allah yardımcımız olsun.