İslami Delil
Aramaya dön
Fetva

Fetva Meclisi

Soru

Hocam ben Avusturya'da yaşıyorum ve önümüzde üçüncü kez tekrarlanacak olan cumhurbaşkanlığı seçimleri var. Şu an iki aday var. İlk ikisinde oy vermedim, hepsi birbirinden kötü, hiçbirinde maslahat göremiyorum ve güvenemiyorum diye. Bu ara tevekkül problemi mi yaşıyorum bilemedim. İki adaydan birisi ırkçı, İslam'a ve Müslümanlara saldıran, başörtü yasağı getireceğini söyleyen ve seçim kampanyasını bile bunun üzerine bina eden birisi. Diğer adayın böyle bir konuşmasına şahit olmadım ama kâfire ne derecede güven olabilir ki? Bir iki sene öncesine kadar din özgürlüğümüz vardı. Müslümanların artması ve bilinçlenmesiyle birlikte korkuya kapılarak hayatımızı zorlaştırmaya başladılar. Oy versem de vermesem de, her iki durumda da vebale girecekmişim gibi hissediyorum. Avrupa'da gittikçe hayat daha da çekilmez oluyor. Her zaman dualarımızda yıkılsın Amerika ve Avrupa vardı, bu yavaş yavaş gerçekleşiyor, şahit oluyoruz buna, Avrupa birliği batmak üzere, ülkeler perişanlığa sürükleniyor ama yıkılırken buradaki Müslümanların da ayrı bir imtihanı olacağını hiç düşünmemiştik. Ülkelerine dönme imkânı her Müslüman için de yok maalesef ki kendi halkından da Müslüman olan çok kişi var. Burada yaşayan kardeşlerinize nasihat ederseniz çok müteşekkir olurum.

Cevap

Bu hususta, takvasını sabit göreceğiniz bir ölçünüz olarak sabah namazını camide kılan ve dünyayı tanıyan şöyle on kişilik bir istişare grubu oluşturun. Vereceğiniz karara hepiniz uyun. Onlar uymasa da siz tek başınıza uyun. Biiznillah ahiret açısından sıkıntısız bir iş yapmış olursunuz. Bizim buralardan sizi yönlendirmemiz çok doğru olmaz. Size dualar ederiz, sizden de dualar bekleriz.
Orijinal kaynak

Benzer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Oradaki bir olayı oradakilerin daha iyi değerlendirebileceğini kabul etmeliyiz. En doğru olan tutum, acil olarak toplanabilecek bir üst kurulun belirleyeceği tepkiyi göstermek olur. O kurul da bütün Müslüman oluşumları temsil etmelidir. Yalnız, yaşadığınız ülke adına “demokrasi” denen bir mantık ekseninde yaşanan ülkedir. Mukaddesleri olmayan, her türlü edepsizliği hak gören bir anlayış orada hâkimdir. Müslümanlar orada o mantığı kabul ederek yaşayan kesimi oluşturuyorlar. Kimse Müslümanları orada kalmaya mecbur etmiyor. Bu açıdan bakıldığında vurup dağıtma yönteminin yanlış olduğunu söyleyebiliriz. Şu da bir gerçek ki, sessiz kalınsa da onlar yine bir yorum getireceklerdi. Artık anlamalıyız ki küfür budur, Müslüman ise böyle olmamalıdır. Hadi orası ezanların serbest okunamadığı bir topraktır, minarelerinden ezanlar yükselen İslam topraklarında o eylem yapılsa idi ne yapılabilirdi zannediyorsunuz? Allah yardımcımız olsun.

Hocam dün burada (İsveç’te) bazı olaylar yaşandı. Danimarka’dan din düşmanları g
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Asla güvenmemelisin, şimdi ne ise o, ileride de o olarak kalır. Şu anda kalbinin tatmin olduğu birini bulana kadar sabret.

Ben 23 yaşındayım ve Almanya’da yaşıyorum. Almanya’da bulunan İslami bir kurstan
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Hangimiz nerede hangi işi hayır olarak yapabileceksek Rabbimiz bizi orası için seçti demektir. Böyle bir seçilmişlikten kaçamayız. Yalnız şu noktalara dikkat edeceğiz: a- O alanda bir kabiliyetimizin olup olmadığına dikkat edeceğiz. Kabiliyetimizin kararını biz değil dışımızdakiler verecek. b- Mum gibi ışık verip erimeyi kabul edemeyiz. Güneş gibi olacağı; ışık vereceğiz ama erimeyeceğiz. Buradaki erime ise mesela, evimizi ihmal ederek olmayacak bu işler. Sabah namazını kılmaya vakit bırakmayacak bir iş hayır işi değildir. Bu örnekleri çoğaltabiliriz. c- Biz, işi gücü yerinde ve bu işten ötürü ücret almayanların, davasından ekmek yemeyi kendisine ve ailesine haram edenlerin bu işleri yapmasından yanayız. d- Hizmetimiz bütün mü'minlere yönelik olmalıdır. Müminler arasında ırk, görüş, yöre ayrılığını hizmet görmeyiz. e- Şeffaf olarak yaptığımız işleri değerli görürüz. Kâfir devletlerin bile denetimine açık iş yapmalıyız. Başınızda sizi denetleyebilecek kabiliyet ve güçte birinin/kurumun/heyetin bulunmadığı bir işe girmeyin. O işin sonu sizin hüsranınız olabilir. f- İstişareye ve tenkite hazır olmadıkça yaptığımız işe İslami dememiz caiz değildir. İstişare ve tenkit! Tek kafalılık ve dik kafalılık bizde yoktur. g- Girdiğimiz işte ebedi kalmak gibi bir niyetimiz ve tavrımız olmamalıdır. Bugün girip bir asır çalışma heyecanı ile iş yapacağız ama gerektiğinde yarın bırakabileceğiz ki nefsi ile nefsi olmayan işimiz ayrıt edilebilsin. h- Hangi iş ise yapacağımız iş, o iş hakkındaki dini hükümlerin ayrıntılarını öğrenmeden o işe giremezsiniz. Bu temel ilkeleri becerebiliyorsanız girin, devam edin. Allah yardımcınız olsun.

Selamünaleyküm değerli Hocam, Nasılsınız? İyisindir inşallah, Allah sizi başımı
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. Bir kere kalbinizden bu sıkıntıyı eksik etmeyin. Elinizden neler gelebileceğini tespit edin, elinizden geleni yapın. Bu hususta sizinle beraber olabilecek, sizin beraber olabileceğiniz bir grup içinde olun, münferit kalmayın. Dua edin.

Esselamu aleykum, Sayın hocam, Irak, Afganistan, Filistin, Pakistan, Afrika, Sur
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Sevindim doğrusu, uçurumun kenarından dönmeyi Allah sana lütfettiği için sevindim. Bu fitne, Ali bin Ebi Talip radıyallahu anhı bile 'Allah için öldürme' cüreti veren bir fitnedir. Çok şükret ki, kenarından kurtarmış seni Allah, çok şükret. İnsanların anne babalarını tekfir etmeye cüret etmeleri yani 'kâfir bir anne babanın çocuğu' olmaktan adeta zevk almaları ve bunu bir başarı olarak görmeleri ne derece vahim bir çılgınlıktır! Geri dönebildiğin ileriki zamanlarında bu hatadan ötürü çok utanacaksın. Erken tevbe etmen büyük bir nimet olmuş senin için. Bir dalsa idin içine bir daha dönüşün olmazdı. Bu bir kanser gibidir, ilerledikçe zaman büyür, artar. Ümmetim adına sevindim gelişmeden ötürü. 1- Müslümanların, kendi dinlerine göre yönetildikleri ve iman hürriyeti ile yaşadıkları iddia edilemez elbette. Dinimizin siyasete ait bölümleri adeta kesilip atılmıştır. Küfür ehline zararsız bir din durumuna getirilmiş İslam'a müsamaha edilmektedir. Bu anlayışa açık olan düşünce sahibi gruplara da uluslar arası nitelikte destekler verilmektedir. Bunlar doğrudur; itiraz edilebilir yanları yoktur. Bunların doğru olması bizim, dinimizi onların isteğine göre kabullenmemizi de gerektirmez. Anadolu deyimiyle 'papaza kızıp oruç bozmamızı' da gerektirmez. Din bizim dinimizdir. Allah'tan indiği gibi onu yaşamaya ebediyete kadar kararlıyız biiznillah. Bizim imanımız ve azmimiz budur. Önümüze bir mani çıkar da filan bölümünü yaşayamazsak iki noktayı önemseriz: Birincisi: İmanımızı tam tutarız. Olmuyor diye yeni duruma teslim olmayız. Ebu Bekir radıyallahu anh neye iman etti ise biz de ona iman ettik deriz ve bu imanla ölmeyi Mü'min olmak kabul ederiz. Dinimizden tek bir harf taviz vermeye rızamız olmaz. İkincisi: Bu durum, bizim 'imanımız aslına göredir' tesellisi ile yatmamıza neden olmaz. Şeytan nerede bir gedik açtı ise onu tıkatmak için uğraşırız. Bu uğraşıyı da cihat görürüz. Şeytan siyesette bir gedik açtı ve siyasetsiz bir İslam yayılmaya başladı ise biz siyasetteki gediği kapatmak için uğraşır didiniriz. İsteriz ki Rabbimiz, bizi şeytanın açtığı gediği razı olmayan ve onu kapatmak, dini aslı gibi yaşamak için can ve mal vermeye hazır kullarından görsün. O, öyle görsün ve melekleri şahit olsun, gerisini dert etmeyiz. Bu stratejimizi de, üç beş kişi bir araya gelerek, kendi kendimize icat ettiğimiz, duygusallığın ağır bastığı bir çalışma ile de yapmayız. Allah'ın kitabını en iyi anlayan veya anlaması gereken âlimlerimizle yola çıkarız. Âlimlerin başını çektiği bir hareket içinde bulunuruz. Onlarla istişare eder, onların düşüncelerini önemseriz. Hangi zamanda neyin yapılması gerektiğine onlar karar verir. Peygamber aleyhisselam kılıçla cihat etmişti diye biz de kılıçtan başka silah kullanmayız diyecek bir basitlik içinde olmayız. Bu esnada da, şeytanın en önemli taktiklerinden biri olan, dini parçalarına bölme ve o parçalar üzerinden yaşama iddiasında olma tuzağına düşmeyiz. Dini bütün görürüz. Siyaseti alıp gece ibadetini ihmal eden, cihat edip ailesini düşünmeyin, faizle savaşıp zekât derdi olmamak gibi aşırılıklara düşmeyiz. Ümmeti Muhammed'i küçük düşürecek, bölünmüş hâle getirecek fikirlere uzak dururuz. Ne kadar insanın cehenneme atıldığını değil kaç kişinin kurtarıldığını dert ediniriz. 2- Gerek okullar ve gerekse diğer şirke hizmet eden mekânlar, asla benimsediğimiz yerler olamaz elbette. Zarureten oralarda bulunuruz, zaruret kuralları neyi gerektiriyorsa onu yaparız. Alkolün kullanılması nerede ne kadar ruhsat oluyorsa onu da o şekilde kullanırız. İterek kendimizi çaresiz duruma sokmayız. Bizim vazifemiz, çaresizliğimizi ve ezilmişliğimizi sayıp dökmek değildir. yani, bir Müslüman, dertlerini sayarak, düşmanlarına lanet ederek tesbih yapmış olmaz. Kötüyü sayıp dökmek değil iyiyi neşretmektir görevimiz. 3- Mü'min, iradesi dışında kendisine uygulattırılan işlerden mesul değildir. Yeter ki rıza göstermesin! 4- Camiyi ve cemaati, terk ederek kime hizmet ettiğimizi düşünmemiz gerekir. Cuma namazının şartları arasında hutbenin kalitesi diye bir şey yoktur. ortadaki kaliteyi de biz oluşturmalıyız. Bence, bin Mü'min gencin cumayı protesto etmesindense; bir gencin, sarığına yakışmayan bir hutbe irat etmiş imam efendinin karşısına geçerek, nezaketi ve letafeti ile: 'İmam efendi, Allah sana, bu hutbeyi mi bize irat etmeni emretmişti?' diye sorması çok daha etkilidir. Bülbül dağa küsmüş de dağın haberi olmamış mantığı yerine, dağı dinamitlemek çok daha yararlıdır. Bunun adına kamuoyu oluşturmak da diyebilirsiniz. Bırakıp gittikçe sonuç kime yarıyor dikkat etmeliyiz. Şeriat'ımız bize, 'bırakın gidin' mi diyor, 'emredin, nehyedin!' mi diyor? Biz, düzeltene kadar emreden, nehyeden ümmetiz! 5- Mü'min insanın yaptığı işte niyet ve esasa uygunluk, yaptığının Allah için olmasını sağlar. Allah için yapmak ve Şeriat'ın kurallarına uygun yapmak önemlidir. Allah için yapmak da ancak, Allah'ın emrettiklerini esas alarak yapmakla mümkün olur. Nefislerimizi, gençlik duygularımızı, liderlik hırsımızı tatmin için yaptığımız işlere biz, Allah için diye kalıp biçsek ne değeri olacak? Cuma namazının ne zaman ve nasıl terk edileceği bellidir. Şu andaki şartlar buna uymamaktadır. İnşaallah Cuma namazını terk edenler, bunu yorumlama hatasından yaptıkları için 'Allah katında cumasızlardan yazılmıyorlardır' diye dua ederiz.Allah seni, kulluğunda muvaffak kılsın. Bize de dua et.

Ben ilmi derecesi az olan fakat bir konu duyduğunda onu araştırma gayretine gire
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Sorununuz çevreden kaynaklanıyor. Bulunduğunuz arkadaş çevresini değiştirin. Nasıl olmak istiyorsanız öyle bir çevreye bağlanın. Ayrıca namazları camilerde kılmaya çalışın. Okuduğunuz kitap stilini değiştirin. Mesela felsefi okuyorsanız klasik okuyun. Kitap okumuyorsanız o zaman kitap okumaya çalışın. Sabah ve akşam tesbihatı yapmaya gayret edin.

Ben bir üniversitede öğrenim görmekteyim ve bir Müslüman olarak dinimin bana yük

avrupa konusundaki diğer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Zikrettiğiniz isim namazın hesabının yapılacağı yere gitmiştir. Dileriz namazın hesabının sorulacağı bir durumda olsun, namaza sıranın gelmeyeceği bir durumda olma ihtimali de bulunabilir. O kadar seviyesiz bir sözü keşke siz de zikretmeseydiniz. Hem onun azabına vesile oldunuz hem gereksizliği sabit bir işle vakit geçirdiniz. Rabbim yardımcımız olsun. Duanızı beklerim.

Hocam, Yaşar Nuri Öztürk bir sohbetinde Kur'an’ın ilk emrinin namaz değil “oku”
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Evet, batı ülkelerinde böyle bir zorunluluk var. Bazen de aynı sorunu yüzme dersinde duyuyoruz. Zorunlu eğitim için buna ruhsat bulabiliriz. Yavrunuzun ileride doktor olmak ideali ise ispat ister, yarınki fikirlerinin ne olacağı belli değil. Buna dayandırarak size ruhsat verilemez ama genel zorunluluk sınırları içinde gönderebilirsiniz.

Hocam ben yurt dışında yaşayan birisiyim. Benim on üç yaşında okuyan öylesine de
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Kadınların peçe kullanması dinimizde vardır. Kullanmanın mümkün olmayacağı ortamlar için ise kullanmama ruhsatı vardır. Konuyu bu şekilde anlamalısınız. Avrupa için de kullanmama ruhsatından söz etmemiz mümkündür.

Hocam peçeyi farz gören âlimler var mıdır? İlim ehli olmayan insanlar, peçenin İ
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Bu âlem aradığımızı aynen bulabileceğimiz bir yer değildir. Buna camiler de dâhildir. Bulduğumuzu değerlendirmemiz ise mümince bir tavırdır. Camiler hakkında öyle davranın.

Hocam Almanya'da çoğu cami gençlere gereken bilgileri aktarmıyorlar. Bundan dola
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Bir Müslüman Avrupa’da veya başka bir yerde ya da halkı Müslüman olan bir toprakta Allah’ın şeriatı ile hükmetmeyen bir mahkemeye başvuramaz. Öyle bir mahkemenin boşaması boşama olamaz. Kâfir Müslüman üzerinde yargı yürütemez. Erkek öyle bir mahkemeye boşanmak istediğine dair dilekçe verdi ise veya o arada kadını boşadığını söyledi ise mahkemeye gerek kalmadan boşama gerçekleşeceği için mahkeme bir nevi evrakları doldurmuş olacaktır, bunda bir sakınca olmaz. Erkek boşamamakta diretiyor ve kadının makul bir sebeple muhakkak boşanması gerekiyorsa: - Kadın hul’ yapabilir. Yani erkeği bir yolla kendisini boşamaya ikna edebilir. Mesela mehrini geri vererek boşamasını isteyebilir. Böyle bir boşanma geçerlidir. - Bu mümkün olmuyorsa yaşanılan yöredeki İslamî kuruluşlardan birinin hakemliğine müracaat edilebilir. O da geçerli olur. - Buna da yanaşmıyorsa veya öyle bir kuruluş bulunamıyorsa ve kadın zulüm altında ise, can güvenliği, iffet sıkıntısı yaşıyorsa zorunlu olarak o ülkedeki mahkemelere müracaat edebilir. Bu durumda da bu çizgiler üzerinden mahkemenin yapacağı boşama kabul edilebilir. Kadının zulmeden bir erkeğin zulmü altında ezilmesine rıza gösterilmesi gerekmez.

Hocam biz Avrupa’da yaşıyoruz. Aile içi sorunlarda özellikle de boşanmada mecbur
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Sadece bu sayılanlar o hayvanların etlerinin yenmesini sakıncalı yapmaz. Evet, inciten ve endişelendiren bir durum vardır ama haram olması başka bir şey olarak görülmelidir. Bu sorunun cevabında doktorların da payı bulunmalı.

Hocam Avrupa'da yaşıyorum ve burada takvaya uygun helal kesim şartları altında e

Paylaş

XWhatsAppTelegramFacebook
Bu içerikte bir hata mı var? Bize bildirin.

Site deneyimini iyileştirmek için çerezler kullanıyoruz. Ayrıntılar için Çerez Politikası.