Fetva Meclisi
Soru
Kadın ve erkeğin namaz kılış şekli farklı mıdır? Özellikle kadının rükusu, secdesi ve oturuşu nasıldır?
Cevap
Benzer fetvalar
Âlimlerin bir bölümüne göre namazda erkekle kadının bir farkı yoktur. Ama yaygın olan uygulama kadınların erkeklerden bazı hususlarda farklılığıdır. Bu farklılıkların hiçbiri namazın bütünü ile ilgili değildir. Daha çok kadının fiziki yapısı, tesettür hassasiyeti dikkate alınarak konmuş kurallardır. Rukûden oturuşa kadar farklılıkların hikmetinde bu sırrın bulunduğunu bilmeliyiz.
Selamünaleyküm. Âlimlerin bir bölümüne göre namazda erkekle kadının bir farkı yoktur. Ama yaygın olan uygulama kadınların erkeklerden bazı hususlarda farklılığıdır. Bu farklılıkların hiç biri namazın bütünü ile ilgili değildir. Daha çok kadının fiziki yapısı, tesettür hassasiyeti dikkate alınarak konmuş kurallardır. Rukûden oturuşa kadar farklılıkların hikmetinde bu sırrın bulunduğunu bilmeliyiz. Allah'a emanet olunuz.
Esasen erkek veya kadın için namaz aynı namazdır. Sadece kadınlar için onların fıtratına daha münasip olacağı amacı ile bazı şekil hafifletmeleri denebilecek farklılıklar vardır. Bunlar da namazın bütününe göre ‘farklı namaz’ denecek bir değişiklik oluşturmaz. Uygulanmadığında namazın sıhhatini esastan etkileyecek düzeyde de değildir durum.
Rukû ve secde halinde tesettürü bozulacak ve başka bir çaresi olmayan, namaz vaktinin de geçmesinden endişe eden bir kadın araçta namazını kılabilir. Allah'a emanet olunuz.
Erkeklerle kadınların namaz kılış biçimlerinde birtakım farklılıklar vardır. Bu farklılıklar bazı rivâyetlere ve sahabe uygulamasına dayanmaktadır. Namazlarda kadınların erkeklerden ayrıldığı hususlar şunlardır: a) Kendi başlarına namaz kılacak erkekler, ezân okurlar, kâmet getirirler. Kadınlar ise ezân okumaz ve kâmet getirmezler. b) İftitâh (başlangıç) tekbirini alırken elleri kaldırmak sünnettir. Erkekler ellerini, baş parmaklar kulak yumuşaklarına değecek şekilde kaldırırlar. Kadınlar ise el parmaklarının uçları omuzları hizasına gelecek kadar kaldırırlar. c) Namazda erkekler, ellerini göbeklerinin altında bağlarlar, sağ ellerini sol elleri üzerine koyup sağ elleri ile sol bileklerini kavrarlar. Kadınlar ise ellerini göğüsleri üzerinde bağlarlar, sağ ellerini sol elleri üzerine halka yapmaksızın koyarlar. d) Erkekler, rükû durumunda dizlerini dik ve sırtlarını düz tutarlar. Kadınlar ise sırtlarını erkekler gibi düz tutmazlar, biraz meyilli bulundururlar. e) Erkekler, secdede kollarını ve uyluklarını karınlarından uzak tutarlar ve kollarını yere değdirmezler. Kadınlar ise secdede karınlarını uyluklarına yapıştırıp kollarını yanlarına temas ettirirler. f) Tahiyyâta oturuşta ve secde aralarında erkekler sol ayaklarını sağa doğru yatırarak üzerlerine otururlar ve sağ ayaklarının parmak uçlarını kıbleye doğru dikerler. Kadınlar ise ayaklarını sağ taraflarına yatık bulundurarak yere otururlar (Serahsî, el-Mebsût, 1/25; Merğinânî, el-Hidâye, 1/337; İbn Nüceym, el-Bahr, 1/320; İbn Kudâme, el-Muğnî, 2/225-226).
Aleykümselam. Kadının namazı ile erkeğin namazı arasında fark yoktur. Sadece eğilme ve oturmada kadının yapısına karşı kolaylık olacak bir esneme vardır. Her iki şekilde de kılınmasında sakınca olmaz.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Din, duygularımız üzerinden değil ölçülerimizin üzerinden yaşanır. Ölçülerimiz de haramlar/helaller şeklinde dizilmiştir. Allah Tela, zekâtını ve diğer mali görevlerini yerine getiren mü'min kuluna dünya nimetlerini bütün lükslüğü ve çekiciliği ile mübah kılmıştır. Yani helal tutmuştur. Duygusallıkla din yaşamak zordur. Evet, bir mü'min, daha mütevazı yaşamayı prensip edinebilir. Edinmesi de hoştur. Ama lüks nimetler kullanması uygun değildir, diyemeyiz. Dünyanın imtihan yeri olduğunu unutmayalım. Altı ölü dolu bir toprağın üstünde diriler olarak gezindiğimiz gibi, fukaranın ortasında da zenginler gezinecektir. Vardır bir hikmeti bu işlerin.
Allah'ın yarattığı şekli kökten değiştirmek olan ve tıbbî bir nedene dayanmayan müdahaleler haramdır.
Müslüman vize ile girdiği bir ülkede o ülke kâfirlerin ülkesi bile olsa kurallara uyar. Çünkü vize talep etmek, kurallara uymayı taahhüt etmektir. Müslüman ise sözünün eridir, taahhüdünün kölesidir. Allah'a emanet olun.
Yeğeninizin sizin evladınız olması asla mümkün değildir. Sizin çocuğunuz varsa onların kardeşi sayılmaz. Bu çocuk erkek ise hanımınıza karşı bir mahremiyet sorunu olacaktır. Aynı zamanda kız çocuklarınız da ona karşı dikkatli olacaklardır. Fakat yaptığınız hayır biiznillah hayırdır. Allah'a emanet olunuz.
Şeriatımızda evlatlık almak yoktur. Siz, yengenizin hiçbir şeyi değilsiniz. Eğer malını size vermek istiyorsa bunu sağlığında yapmalıdır. Vasiyetle ancak üçte birini bırakabilir. Allah'a emanet olun.
Kısaca şöyle bilin: % 2,5 yeterlidir.