İslami Delil
Aramaya dön
Fetva

Diyanet Fetva Kurulu

Soru

Kılınış bakımından kadınların namazı ile erkeklerin namazı arasında ne gibi farklar bulunmaktadır?

Cevap

Erkeklerle kadınların namaz kılış biçimlerinde birtakım farklılıklar vardır. Bu farklılıklar bazı rivâyetlere ve sahabe uygulamasına dayanmaktadır. Namazlarda kadınların erkeklerden ayrıldığı hususlar şunlardır: a) Kendi başlarına namaz kılacak erkekler, ezân okurlar, kâmet getirirler. Kadınlar ise ezân okumaz ve kâmet getirmezler. b) İftitâh (başlangıç) tekbirini alırken elleri kaldırmak sünnettir. Erkekler ellerini, baş parmaklar kulak yumuşaklarına değecek şekilde kaldırırlar. Kadınlar ise el parmaklarının uçları omuzları hizasına gelecek kadar kaldırırlar. c) Namazda erkekler, ellerini göbeklerinin altında bağlarlar, sağ ellerini sol elleri üzerine koyup sağ elleri ile sol bileklerini kavrarlar. Kadınlar ise ellerini göğüsleri üzerinde bağlarlar, sağ ellerini sol elleri üzerine halka yapmaksızın koyarlar. d) Erkekler, rükû durumunda dizlerini dik ve sırtlarını düz tutarlar. Kadınlar ise sırtlarını erkekler gibi düz tutmazlar, biraz meyilli bulundururlar. e) Erkekler, secdede kollarını ve uyluklarını karınlarından uzak tutarlar ve kollarını yere değdirmezler. Kadınlar ise secdede karınlarını uyluklarına yapıştırıp kollarını yanlarına temas ettirirler. f) Tahiyyâta oturuşta ve secde aralarında erkekler sol ayaklarını sağa doğru yatırarak üzerlerine otururlar ve sağ ayaklarının parmak uçlarını kıbleye doğru dikerler. Kadınlar ise ayaklarını sağ taraflarına yatık bulundurarak yere otururlar (Serahsî, el-Mebsût, 1/25; Merğinânî, el-Hidâye, 1/337; İbn Nüceym, el-Bahr, 1/320; İbn Kudâme, el-Muğnî, 2/225-226).
Orijinal kaynak

Benzer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. Âlimlerin bir bölümüne göre namazda erkekle kadının bir farkı yoktur. Ama yaygın olan uygulama kadınların erkeklerden bazı hususlarda farklılığıdır. Bu farklılıkların hiç biri namazın bütünü ile ilgili değildir. Daha çok kadının fiziki yapısı, tesettür hassasiyeti dikkate alınarak konmuş kurallardır. Rukûden oturuşa kadar farklılıkların hikmetinde bu sırrın bulunduğunu bilmeliyiz. Allah'a emanet olunuz.

Namazda kadınların erkeklerden farklı hareketler yapmalarının sebebi, dayanağı n
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Aleykümselam.Fukaha arasında bu hususta iki görüş vardır. Birinci görüşe göre kadının, yapısına uygun bazı farklılıklar vardır ki, bunu siz zikrettiniz. İkinci görüşe göre de erkekle kadın namazda aynıdır. Her iki görüşün de istinat ettiği delilleri vardır. Biri ile amel edilmesinde sakınca yoktur.

Selamünaleyküm değerli hocam. Bayanların namaz kılış şekillerine ait farklılıkla
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Esasen kadınla erkeğin namazı aynıdır. Sadece kadının fıtratı gereği ortaya çıkabilecek bazı farklılıklardan söz edilebilir. Rukûde kadının erkeğe göre daha az eğilmesi, tahiyyata otururken daha rahat oturmasını örnek olarak verebiliriz.

Kadın ve erkeğin namaz kılış şekli farklı mıdır? Özellikle kadının rükusu, secde
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Âlimlerin bir bölümüne göre namazda erkekle kadının bir farkı yoktur. Ama yaygın olan uygulama kadınların erkeklerden bazı hususlarda farklılığıdır. Bu farklılıkların hiçbiri namazın bütünü ile ilgili değildir. Daha çok kadının fiziki yapısı, tesettür hassasiyeti dikkate alınarak konmuş kurallardır. Rukûden oturuşa kadar farklılıkların hikmetinde bu sırrın bulunduğunu bilmeliyiz.

Namazda kadınların erkeklerden farklı hareketler yapmalarının sebebi, dayanağı n
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. Sizin kıldığınız şekil de namazdır, yeni öğrendiğiniz kitaptaki de namazdır. Tereddüt etmeniz gerekmez. Size tavsiyem, bir İlmihal kitabını esas almanızdır. Daha rahat anlarsınız. Bu farklara da takılmayın. Bunlar ilim adamlarının düzeyinde konulardır. Allah yardımcınız olsun. Eşinize de size de dualar ederim.

Selamünaleyküm hocam. Öncelikle Allah sizden razı olsun, dini üzere sabit kılsın
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Cemaatle namaz kılınırken, imamın arkasında önce erkekler, sonra erkek çocuklar, sonra da kadınlar saf tutarlar. Bu düzen Hz. Peygamber (s.a.s.) tarafından öğretilmiştir. (Müslim, Salât, 132 [440]; Ebû Dâvûd, Salât, 98 [678]; Nesâî, İmâmet, 33[820]; İbn Mâce, İkâmetu’s-salavât, 52 [1000]) Söz konusu sıranın erkeklerle kadınlar arasında gözetilmesi farz, erkeklerle erkek çocuklar arasında gözetilmesi ise sünnettir. (Merğînânî, el-Hidâye, 1/58; Kâsânî, Bedâ’i, 1/159) Cemaatle kılınan namazlarda erkeklerin, kadınlarla aynı hizada olmalarına “muhâzât-ı nisa” denir ki, kadının erkeklerle aynı safta yan yana veya erkeklerin önünde namaza durmasıdır. Cemaatle namazın erkek-kadın karışık olarak bu şekilde kılınması bütün mezheplere göre doğru görülmemiştir. Bununla birlikte söz konusu durumun erkeklerin namazına tesiri konusunda ihtilaf edilmiştir. Hanefî mezhebine göre cemaatle kılınan namazda, bir kadın veya ergenlik çağına gelen ya da yaklaşan bir kız, bir erkeğin önünde veya yanında kılacak olursa, aralarında bir örtü ve benzeri bir engel veya bir adam boyu kadar yükseklik farkı bulunmazsa arkasındaki ve yanlarındaki erkeğin namazı sahih olmaz. (İbn Âbidîn, Reddü’l-muhtâr, 1/573-574) Şâfiî, Mâlikî ve Hanbelî mezheplerine göre kadınla erkeğin yan yana durup namaz kılması, iki tarafın da namazını bozmaz. Ancak bunda kerâhet vardır. (Râfiî, el-‘Azîz, 2/174; İbn Kudâme, el-Muğnî, 2/179; Hattâb, Mevâhib, 2/107; Buhûtî, Keşşâf, 1/329-330; Cezîrî, el-Mezâhibü’l-erbe‘a, 1/268) Kâbe’de ise zaruretten dolayı bu kerâhet de kalkar. Çünkü kadın ve erkeklerin orada ayrı ayrı yerlerde durup namaz kılmaları oldukça zordur. Bu durumda hac mevsiminde Hanefî mezhebine bağlı bulunan kadın ve erkekler ayrı ayrı yerlerde namaz kılma imkânı bulamadıkları takdirde, bu konuda sözü edilen içtihatlara uyarak namazlarını kılabilirler.

Mescid-i Haram’da kadınların ve erkeklerin aynı safta namaz kılmaları caiz midir

NAMAZ konusundaki diğer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Hz. Peygamber (s.a.s.), Kâbe’nin içerisine girip namaz kılmıştır (Buhârî, Hac, 51,52 [1598, 1599], Salât 30 [397]; Müslim, Hac, 388-394 [1329]; Muvatta', Hac, 193). Dolayısıyla Kâbe’nin içinde kılınan namaz geçerlidir. Zira Kâbe’den maksat, bina değil binanın üzerinde bulunduğu yer ve alandır (İbn Âbidîn, Reddü’l-muhtâr, 2/254). Kâbe’nin içinde namaz kılan kimse istediği yöne dönebilir.

Kâbe’nin içinde namaz kılınır mı?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Namaz, iftitâh tekbiri ile başlayıp selâm ile sona erer. Bu ikisi arasında namazın sıhhat şartlarından olan bir hususun eksik bırakılmaması gerekir. Mesela abdestli olmak, namazın şartlarından olduğu gibi bu hâlin namazın sonuna kadar devamı gerekir. Ancak selâm vererek bir namaz tamamlandığında, daha sonra meydana gelecek durumlar kılınmış olan namazı etkilemez.

Farz ve sünnet arasında abdest bozulursa önceki kılınan namazın iadesi gerekir m
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Kadınların özel hâllerinde iken kabir ziyareti yapmalarını yasaklayan bir âyet veya hadis yoktur. Bu sebeple kadınların bu hâlde iken kabir ziyareti yapmaları, dua etmeleri ve dua niyetiyle ezberden dua âyetlerini okumaları caizdir.

Kadınlar âdet hâlinde iken kabir ziyareti yapılabilir mi?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Vakit namazlarının farzı ile sünneti arasında herhangi bir ihtiyaç olmaksızın konuşmak, bir şey yemek veya içmek gibi namaza aykırı bir davranışta bulunmak Hanefî mezhebindeki tercih edilen görüşe göre, namazın sevabını azalttığından tenzihen mekruh olur (İbn Nüceym, el-Bahr, 2/53; Tahtâvî, Hâşiye, 313). Ancak namazların sünneti ile farzı arasında tesbih, zikir ve Kur’ân-ı Kerîm tilavetinde bulunmak yahut sünnetin evde kılınması hâlinde mescide gidinceye kadar geçen zaman, fasıla (ara verme) sayılmadığı için bunları yapmakta bir sakınca yoktur.

Vakit namazlarının sünneti ile farzı arasında başka bir şeyle meşgul olmanın sak
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Din ve vicdan özgürlüğünün bir boyutu da ibadet hakkıdır. İnanç özgürlüğünün devamı olarak, bir dine inanan kimse, o dinin gereklerini yerine getirebilme hakkına da sahiptir. Bu hakkı suistimal etmeden kılınan namazda kul hakkı ihlal edilmiş olmaz.

Mesai içerisinde kılınan vakit namazından dolayı kul hakkı çiğnenmiş olur mu?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Bir kabristan ne kadar eski olursa olsun bir zaruret olmadıkça yine kabristan olarak korunması gerekir. Böyle bir kabristanı satmak, üzerine bina ve benzeri şeyler yaparak içinde bulunan ölü kemiklerini başka bir mezarlığa nakletmek caiz değildir. Ancak başka bir alternatif olmaması sebebiyle, umumun yararına oradan yol geçirilmesi gibi kamunun kaçınılmaz bir ihtiyacını giderme zarureti varsa, bu ihtiyacı gidermek için mezarlar başka bir yere nakledilebilir. Nitekim kamuya ait olan bir yer ya da mal, yararı yine kamuya dönük olmak üzere gerektiğinde satılabilir ya da değiştirilebilir. (Zeylaî, Tebyîn, 3/331) Mezarlıktan yol geçirmek de bu çerçevede değerlendirilebilir.

Kabirlerin üzerinden yol geçirilebilir mi?

Paylaş

XWhatsAppTelegramFacebook
Bu içerikte bir hata mı var? Bize bildirin.

Site deneyimini iyileştirmek için çerezler kullanıyoruz. Ayrıntılar için Çerez Politikası.