İslami Delil
Aramaya dön
Fetva

Diyanet Fetva Kurulu

Soru

Kadınların ve erkeklerin saçlarını boyamaları caiz midir?

Cevap

Kişinin temiz, bakımlı ve düzgün görünümlü olması, dinimizin tavsiye ettiği hususlardandır. Saç, sakal ve bıyık bakımı bu bağlamda değerlendirilmelidir. Saçı temizlemek, yıkamak, koku sürmek, taramak ve boyamak, Hz. Peygamber’in teşvik ettiği hususlardandır. (Buhârî, Ehâdîsü’l-enbiyâ, 50 [3462]; Libâs, 67 [5899]; Müslim, Libâs, 80 [2103]) Buna göre, başkalarını yanıltma kastı olmaksızın saç, sakal ve bıyık boyanabilir. (Mübârekfûrî, Tuhfetü’l-ahvezî, 5/353-361 [1752-1753]) Erkeğin saçını, siyah dışındaki kına rengi gibi renklere boyaması caiz ise de siyah renge boyaması mekruh görülmüştür. Mekke’nin fethi günü, Hz. Ebû Bekir’in yaşlı babası Ebû Kuhâfe’nin saçlarının beyazlaştığını gören Hz. Peygamber şöyle buyurmuştur: “Bu beyaz saçın rengini değiştiriniz ve siyahtan sakınınız.” (Müslim, Libâs, 79 [2102]) Ancak saçı beyazlaşan kimse genç olursa, siyaha boyamasında da bir sakınca görülmemiştir. Çünkü bu durumda siyaha boyanan saç tabiî hâline dönüşmüş olacaktır. Nitekim Sa’d b. Ebî Vakkâs, Ukbe b. Âmir, Hasan, Hüseyin ve Cerîr gibi sahabîlerin bunu uyguladıkları nakledilmektedir. (Şevkânî, Neylü’l-evtâr, 1/154-155 [143]) Kadınlar için ise bir sınırlama yoktur. Bu konuda dikkat edilmesi gereken husus, kadının saçını ve vücudunun diğer mahrem yerlerini yabancı erkeklere göstermemesidir. Boya, saç üzerinde kimyasal bir tabaka oluşturup suyun temasına engel olmadıkça guslü ve namaz abdestini engelleyici bir unsur değildir. (İbn Âbidîn, Reddü’l-muhtâr, 1/154)
Orijinal kaynak

Benzer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Saçları erken ağaran bir gencin siyaha boyatmasında bir sakınca olmaz. Ama yaşını almış kimselerin siyaha boyatması caiz görülmemiştir. Başka bir ifadeyle saçı olağan yaşında ağaran kimsenin siyaha boyatması caiz değil diğerlerinin caizdir. Fakat bu kimseler de siyahın dışında (itici olmama, bir dini veya yabancı bir kültürü anımsatmama şartıyla) herhangi bir renge boyatılabilir.

Hocam saç ve sakalı İslami usullere uygun tabaka yapmayan boya ile siyah renge b
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Saçın siyaha boyanması caiz değildir. Siyah dışında diğer renklere boyayabilirsiniz. Özellikle siyah olmasın, siyah dışında ona yakın da olsa başka bir renge boyayın.

Hocam ben yirmi yaşındayım fakat saçlarım önden ve şakaklardan beyazladığı için
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Kadının saçını boyatması caizdir. Eşi böyle bir şey istiyorsa özellikle yapması gerekir. Siyaha karşı bir yasak söz konusudur ancak bazı âlimler kadının siyaha boyamasına da olur gözüyle bakmışlardır. Meselenin tıp boyutu ise başka bir yönüdür, ona da dikkat etmek gerekir.

Selamünaleyküm hocam öncelikle tüm çalışmalarınızdan dolayı Allah sizden razı ol
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. Saç boyamaya benzetilebilecek bir durumdur, yapılabilir.

Selamünaleyküm hocam. Bayanların kaşlarını siyah renkten kahve tonlarına boyamal
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Dinimizin insana ait hiçbir şeyi dinin ilgi alanında tutmadığını bilmemiz gerekir. Buna göre de dinin karışmadığı bir alan gibi ne tüy ne sakal hiçbir şey yoktur. İnsan vücudundaki kıl, tüy, bıyık ve sakal dinin kurallarına dâhil konulardandır. Böyle geniş bir perspektifle bakmaya çalışınca şu özeti yapabiliriz: İnsanın bedenindeki tüyleri (saç, sakal, bıyık, kıl vs.) temiz ve bakımlı tutması, sağlığı ile ilgili bir konu olarak görüp ilgilenmesi İslam edebi ile alakalı kabul edilmiştir. Aynı zamanda da fıtratın korunması çizgileri içerisinde kalmaktadır. Baştaki saçın tıraşı konusunda hac ibadeti ile alakalı olarak sıfıra vurulması konusunda teşvik vardır. Bu hükmün dışında erkeğin saçı ile alakalı hüküm tek şekilli bir hüküm değildir. Bu da şu demektir: Kâfirlere ait bir sembolü taklit etmek, sağlıkla alakalı bir sorun oluşturmamak, ibadete (mesela gusle veya abdeste) engel bir durum oluşturmamak kaydıyla erkek saçını dilediği gibi bırakabilir. Sıfıra vurdurur, uzatır, düzeltir. Bu konuda birilerine benzememeye itina göstermek önemlidir. Kadınların saçları ile alakalı ise durum farklıdır. Kadının saçı onun ziyneti kabul edilmiştir. Kadın saçını kısaltabilir ama erkek gibi kökten kestiremez. Erkeklere benzemesi ve yabancı kültürleri taklit etmesi inceliğine dikkat edecektir. Erkeğin saçının (çocuklar da dâhil olmak üzere) bir bölümünün alınıp gerisinin bırakılması veya saç üzerinden şekiller yapılarak (mesela başın ortası sıfıra vurdurulup gerisi saçlı olacak) bir düzen yapılması da hadislerle yasaklanmıştır. Saça saç monte edilmesi de yasaktır. Tıbben gerekli bir tedavi dışında böyle bir uygulama caiz görülmez. Kaşlar başta olmak üzere yüzdeki kılların yolunması ile alakalı da şu kural vardır: Özellikle kaşların yaratılış şeklini değiştirip yeni bir tip oluşturacak uygulamalar caiz değildir. Göz kapaklarına temas eden, görmeyi engelleyen veya normal kaş yapısının dışına taşan kaşlara müdahale edilebilir. Bayanların yüzlerindeki tüyleri bir yolla almaları caizdir. Saç veya sakalın boyanması meselesinde ise genel olarak sakınca olmadığı söylenebilir. Özellikle siyah boya ile boyanması hususunda ise bazı âlimlerin en azından kerih gördüklerini bilmeliyiz. Bıyıklara müdahale edilmelidir. Tamamen salınmış bir bıyık şekli sünnete aykırı görülmüştür. Kısaltmak ile hafif bıyıklı olma arasında örfe ve çevre şartlarına itibar edilebilir. Sakalın kesilmesi konusunda hafi hüküm tahrimen mekruh olacağıdır. Bu da caiz olmamak anlamına gelir. Genel hüküm ise haram olmasıdır. Şu kadar ki, bu konudaki haram ifadesi bir zina ve alkol konusundaki haram ifadesi gibi değildir. Yaşanan toplumun şartlarını aşamamak gibi bir gerekçenin sakalsız olmaya ruhsat olabileceğini söyleyenlerin inşaallah yanılmamış olacağını umarız. Ama hedef Müslüman erkeğin sakallı olmasıdır. Sakala da kesinlikle bakım yapılmalıdır. Bedendeki diğer tüylerin (göğüslerde, bacaklarda, kollarda…) alınması konusunda haram düzeyinde bir yasak yoktur. Konu sağlıkla alakalı görülmelidir. Zaten sorunlu alınması gerekenler (koltuk altları ve etek tüyleri) alınacaktır. Gerisinde de sağlık kurallarına dikkat edilmelidir. Bedendeki tüylerin tamamına müdahale herhangi bir yöntemle yapılabilir. Yeter ki kullanılan yöntem insan sağlığı açısından uzun vadede bile olsa zararlı olmasın.

İnsan vücudundaki saç ve kıllar hakkında genel kurallar nedir? Örneğin bir Müslü
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Kadının saçını siyaha boyaması yasağı yoktur. Erkeklerin saçını siyaha boyamalarını nehyeden hadisler vardır.

Hocam saçları siyaha boyatmak caiz midir? Kadınların siyaha boyaması ile alakalı

HELALLER VE HARAMLAR konusundaki diğer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Yüce Allah, şifa kaynağı olarak balı insanların istifadesine sunmuştur. Bu hususa Kur’ân-ı Kerîm’de şöyle işaret edilmektedir: “Rabbin, bal arısına şöyle ilham etti: ‘Dağlardan, ağaçlardan ve insanların yaptıkları çardaklardan (kovanlardan) kendine evler edin. Sonra meyvelerin hepsinden ye de Rabbinin sana kolaylaştırdığı (yaylım) yollarına gir.’ Onların karınlarından çeşitli renklerde bal çıkar. Onda insanlar için şifa vardır. Şüphesiz bunda düşünen bir (toplum) için bir ibret vardır.” (en-Nahl, 16/68-69) Ekolojik dengeyi bozmamak kaydıyla, arıların istenmeyen ölçüde oğul vermemesi, verilen oğulların zayıf olmaması, fazla bal almak ve ana arıların birbirlerine zarar vermemesi için fazla ana arıların veya larvalarının itlafında bir sakınca yoktur.

Herhangi bir sebeple kovandaki fazla ana arıların veya bunların larvalarının itl
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

İslâm dini, müzik konusunda ayrıntılı ve özel hüküm koymak yerine genel ilke ve amaçları belirlemekle yetinmiştir. Buna göre İslâm’ın ilke ve esaslarına aykırı, günaha sevk eden, haramı teşvik eden müzikleri yapmak ve dinlemek günahtır. Dinimizin temel inanç, amel ve ahlak ilkelerine aykırı olmayan, haramların işlenmesine sebep olmayan müzik türlerini dinlemekte ise dinen bir sakınca yoktur. Kur’ân ve Sünnet’te müzikle meşgul olmanın, müzik dinlemenin mutlak anlamda günah olduğunu gösteren deliller bulunmamaktadır. Aksine, Resûlullah’ın (s.a.s.), ilke olarak müziğin caiz olduğuna işaret sayılabilecek nitelikte ifadelerinin bulunduğu bilinmektedir. Nitekim o, nikâhın duyurulması için def çalınmasını öğütlemiştir. (Tirmizî, Nikâh, 6 [1089]; İbn Mâce, Nikâh, 20 [1895]) Yine bir bayram günü Hz. Âişe’nin yanında def çalıp türkü söyleyen iki câriyeye çıkışmak isteyenlere “Bırakın bugün bayramdır.” diye uyarıda bulunmuştur. (Buhârî, ʽÎdeyn, 25 [987]; Müslim, Salâtü’l-ʽîdeyn, 17 [892]) Müzik yapmanın ve dinlemenin hükmünün ne olduğu konusu İslâm bilginleri tarafından çokça tartışılmış, lehte ve aleyhte çok şey söylenmiştir. Tarafların ileri sürülen görüşleri, gerekçeleri ile birlikte değerlendirildiğinde müziğin mutlak anlamda yasaklanmadığı, aksine ilke olarak mubah kılındığı sonucuna ulaşılır. (bk. Zeylaî, Tebyîn, 4/222)

İslâm’ın müziğe bakışı nasıldır?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Nasıl sonuçlanacağı önceden belli olmayan bir işin öngörülen sonucu üzerinde bahse girmek ve isabet edilip edilememesine göre bahsi kazanmak ya da kaybetmek kumardır. Bu iş hangi yöntemle ve hangi ad ile yapılırsa yapılsın kumar olarak değerlendirilir. Kumar, haksız kazanç yöntemlerinden biri olup İslâm’da kesinlikle yasaklanmıştır. Bu itibarla, spor müsabakaları üzerinden taraflardan birine menfaat sağlayan bahis oynamak, Kur’ân-ı Kerîm’in yasakladığı kumar kapsamına girmektedir ve caiz değildir.

Spor müsabakaları üzerinden bahis oynamak caiz midir?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

İki veya daha fazla kişinin aralarında doğrudan veya dolaylı olarak anlaşma suretiyle bir tarafın kazanacağı, diğer tarafın kaybedeceği şansa dayalı her türlü oyun, kumar kapsamında olup haramdır. Kendi aralarında yarışacak kimselerden kazananın, üçüncü kişi tarafından vaat edilen ödülü alması ile kaybedenin bir zarara girmemesi esasına dayalı meşrû içerikli yarışmalara katılmak ve buradan kazanılacak ödülleri almak ise caizdir. (Kâsânî, Bedâ’i, 6/206; el-Fetâva’l-Hindiyye, 5/324) Ancak bu nitelikleri taşıyan bir yarışmaya katılabilmek için normal ulaşım ücreti dışında kontör göndermek vb. ilave ücret ödemek ya da bir ödeme taahhüdünde bulunmak, çekilişe katılmak için piyango bileti satın almak niteliğinde olduğundan yarışma bir tür kumara dönüşür.

Yarışmalarda elde edilecek ödülleri almak caiz midir?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Taraflardan birinin kazanıp diğerinin kaybettiği bütün şans oyunları kumardır. Sadece kazananın kârlı çıktığı, kaybedenin ise zarara uğramadığı uygulamalar ise kumar niteliğinde değildir. Buna göre; marketlerde ve mağazalarda iş yeri sahiplerinin alışveriş yapan müşterilerine verdikleri çekiliş kuponuna hediye çıkması durumunda, müşterilerin çıkan hediyeleri almalarında bir sakınca yoktur. (Kâsânî, Bedâ’i, 6/206) Çünkü müşterilerden birinin kazanması hâlinde diğerleri bir şey kaybetmemektedir. Ancak çekilişe katılmak için ayrıca bir ücret ödenmesi hâlinde yatırılan para üzerinden şans yolu ile kazanç elde etme durumu söz konusu olacağından yapılan çekiliş işlemi kumar olur.

Market ve mağazalarda alışveriş karşılığında verilen çekiliş kuponlarına çıkan h
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Yüce Allah, diğer yeryüzü nimetleri gibi hayvanları da insanların hizmetine vermiş ve onlardan çeşitli şekillerde faydalanmayı helal kılmıştır. (en-Nahl, 16/5, 6, 80) Bununla birlikte dinimiz bir canlı olarak hayvanlara karşı da şefkatli ve merhametli olmayı emretmiştir. (Buhârî, Müsâkât, 10 [2365]; Müslim, Selâm, 151 [2242]) İnsanın, hizmetine verilen canlılara karşı merhamet ölçüleri ile muamele etmesi yanında onların sağlık ve temizliklerine de azami özen göstermesi gerekir. Bu sebeple hastalanan hayvanların imkân ölçüsünde tedavi edilmeleri gerekmektedir. Zira bu hem merhametin hem de sağlıkla ilgili tedbirlerin zorunlu bir sonucudur. Ancak ölümcül bir hastalığa yakalanmış, tedavi ederek iyileşme imkânı da olmayan ve şiddetli acılarla baş başa kalmış bir hayvanın veteriner gözetiminde uyutulmasında bir sakınca yoktur.

Hasta olan ve tedavisi yapılamayan kedi, köpek gibi hayvanların veteriner tarafı

Paylaş

XWhatsAppTelegramFacebook
Bu içerikte bir hata mı var? Bize bildirin.

Site deneyimini iyileştirmek için çerezler kullanıyoruz. Ayrıntılar için Çerez Politikası.