İslami Delil
Aramaya dön
Fetva

Diyanet Fetva Kurulu

Soru

Yarışmalarda elde edilecek ödülleri almak caiz midir?

Cevap

İki veya daha fazla kişinin aralarında doğrudan veya dolaylı olarak anlaşma suretiyle bir tarafın kazanacağı, diğer tarafın kaybedeceği şansa dayalı her türlü oyun, kumar kapsamında olup haramdır. Kendi aralarında yarışacak kimselerden kazananın, üçüncü kişi tarafından vaat edilen ödülü alması ile kaybedenin bir zarara girmemesi esasına dayalı meşrû içerikli yarışmalara katılmak ve buradan kazanılacak ödülleri almak ise caizdir. (Kâsânî, Bedâ’i, 6/206; el-Fetâva’l-Hindiyye, 5/324) Ancak bu nitelikleri taşıyan bir yarışmaya katılabilmek için normal ulaşım ücreti dışında kontör göndermek vb. ilave ücret ödemek ya da bir ödeme taahhüdünde bulunmak, çekilişe katılmak için piyango bileti satın almak niteliğinde olduğundan yarışma bir tür kumara dönüşür.
Orijinal kaynak

Benzer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Yarışmada elde edilen kazancın helalliği kumar olup olmamasına göre değişmektedir. Buna göre de içeriği üzerinde ihtimal kurgusu yaptığımızda şu sonuçlar çıkmaktadır. TV’lerin neye neden hizmet ettiğine dair iyi düşünmek gerektiğini ise izaha lüzum hissetmiyoruz. Müslüman ne kadar kendisini o ortamda tutabilir, dinine ve ahlakına zarar vermeden ne kadar dik kalabilir sorusu da ayrı bir bölümdür. Meselenin sadece yarışma bölümüne cevabımız şudur: Eğer yarışma, iki yarışmacıdan her birinin diğerine kaybedenin kazanana vermesi şartına dayalıysa bu kumardır. Eğer yarışmaya katılan kişiye program sahibi, her bir aşamayı geçmesi karşılığında bir maddi değer veriyorsa ve kaybettiğinde ise bir şey istemiyorsa bu ödüldür; helaldir. Ancak program sahibi yarışmacının başarısız olması halinde yarışmacıdan maddi bir değer alıyorsa bu bir kumardır. İsterse program sahibi bu başarısız yarışmacıya bu maddi değeri programda kendisi vermiş olsun hüküm değişmez. Eğer yarışmaya katılan kişiye program sahibi, her bir aşamayı geçmesi karşılığında bir maddi değer veriyor ve belirli bir aşamaya kadar kaybettiğinde ise bir şey istemiyorsa, o aşamaya gelinceye kadarki kazancı haram olmamakla birlikte şüphelidir. Daha ilerisinin kumar olduğunu söylemeye gerek yoktur. Yarışmada kazanılan ödül helal midir?

Televizyon kanallarının gerek bilgi gerekse vücutla yapılan yarışmalarına katılm
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. Piyango türü bir bilet satıp o biletin numarasına ödül verme şekli kumardır, caiz olmaz. Sizden alışveriş yapanlara bir numara verip o numaralardan kime ne çıkarsa onu vermeniz ise caiz olabilir. İkisi arasındaki fark şudur: Birinde boş bir kâğıda sadece rakam yazdığınız için değer biçiyorsunuz ve insanlara bir şey çıkmazsa o kâğıda verdikleri para boşa gitmiş oluyor. Yani boş kâğıdı para ile satmış oluyorsunuz. Bu caiz değildir. Diğerinde ise müşteri, parasının karşılığı olan malı zaten almış olduğundan boşa bir para kaptırma durumu yoktur. Yine de ziyadesiyle dikkatli olmanızı tavsiye ederiz size; bu tür işlerde şeytanın nüfuzu kolay olabilir. Allah yardımcınız olsun.

Selamünaleyküm. Hocam, işyerimizde müşterilerimize yönelik promosyon amaçlı yarı
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Bir konuda fetva verilirken, konunun yüzeysel izlenişine bakılarak fetva verilir. İçine bakıldığında görülen ayrıntılar soru sahibi için önemlidir. Yarışma programlarının sadece vakit kaybına neden olması ele alınacak olsa bile terk edilmesi gerektiği herkesçe anlaşılacaktır. Ama yüzeysel bakıldığında durum budur. Allah'a emanet olunuz.

Yarışma programlarında kazanılan ödüller ile ilgili fetvanızı okurken aklıma şu
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

O ödülü elde etmek için verilen ücret piyango bileti almak gibi bir durumdur, kumardır. Siteye girip diğer imkânlardan istifade etmek sonra da bir çekiliş yapılırken katılmak netliğinde olursa kumar olmaz. Yine de size ahirette sizi ezecek bir iş ihtimalinden uzak durmanızı, kendinizi kandırmamanızı tavsiye ederiz.

Hocam biz bir internet sitesi oluşturuyoruz. Sitede dijital oyunlar için turnuva
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Yapılan alışverişten sonra verilen bir kupondaki rakama göre seçilenin alacağı ödül, umre veya başka bir şey caizdir. Ancak bu işi yapan firmanın helal kurallarında kalan bir firma olması gerekir.

Alışveriş merkezlerinin düzenlediği çekilişlerde bazıları umreye gönderiyor bazı
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Temel ilke, çekilişin bir tür kumar olup olmamasına dayanır. Sizin durumunuzda doğrudan bir kumar söz konusu olmasa da organizasyonun düzenleyici kurumu nedeniyle şüpheli bir durum oluşuyor. İhtiyatlı yol olarak katılmamanızı tavsiye ederim.

Hocam yaptığım alışveriş sonucunda herhangi bir ek ücret ödemeden araba çekilişi

HELALLER VE HARAMLAR konusundaki diğer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Taraflardan birinin kazanıp diğerinin kaybettiği bütün şans oyunları kumardır. Sadece kazananın kârlı çıktığı, kaybedenin ise zarara uğramadığı uygulamalar ise kumar niteliğinde değildir. Buna göre; marketlerde ve mağazalarda iş yeri sahiplerinin alışveriş yapan müşterilerine verdikleri çekiliş kuponuna hediye çıkması durumunda, müşterilerin çıkan hediyeleri almalarında bir sakınca yoktur. (Kâsânî, Bedâ’i, 6/206) Çünkü müşterilerden birinin kazanması hâlinde diğerleri bir şey kaybetmemektedir. Ancak çekilişe katılmak için ayrıca bir ücret ödenmesi hâlinde yatırılan para üzerinden şans yolu ile kazanç elde etme durumu söz konusu olacağından yapılan çekiliş işlemi kumar olur.

Market ve mağazalarda alışveriş karşılığında verilen çekiliş kuponlarına çıkan h
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Nasıl sonuçlanacağı önceden belli olmayan bir işin öngörülen sonucu üzerinde bahse girmek ve isabet edilip edilememesine göre bahsi kazanmak ya da kaybetmek kumardır. Bu iş hangi yöntemle ve hangi ad ile yapılırsa yapılsın kumar olarak değerlendirilir. Kumar, haksız kazanç yöntemlerinden biri olup İslâm’da kesinlikle yasaklanmıştır. Bu itibarla, spor müsabakaları üzerinden taraflardan birine menfaat sağlayan bahis oynamak, Kur’ân-ı Kerîm’in yasakladığı kumar kapsamına girmektedir ve caiz değildir.

Spor müsabakaları üzerinden bahis oynamak caiz midir?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Yüce Allah, diğer yeryüzü nimetleri gibi hayvanları da insanların hizmetine vermiş ve onlardan çeşitli şekillerde faydalanmayı helal kılmıştır. (en-Nahl, 16/5, 6, 80) Bununla birlikte dinimiz bir canlı olarak hayvanlara karşı da şefkatli ve merhametli olmayı emretmiştir. (Buhârî, Müsâkât, 10 [2365]; Müslim, Selâm, 151 [2242]) İnsanın, hizmetine verilen canlılara karşı merhamet ölçüleri ile muamele etmesi yanında onların sağlık ve temizliklerine de azami özen göstermesi gerekir. Bu sebeple hastalanan hayvanların imkân ölçüsünde tedavi edilmeleri gerekmektedir. Zira bu hem merhametin hem de sağlıkla ilgili tedbirlerin zorunlu bir sonucudur. Ancak ölümcül bir hastalığa yakalanmış, tedavi ederek iyileşme imkânı da olmayan ve şiddetli acılarla baş başa kalmış bir hayvanın veteriner gözetiminde uyutulmasında bir sakınca yoktur.

Hasta olan ve tedavisi yapılamayan kedi, köpek gibi hayvanların veteriner tarafı
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Kişinin temiz, bakımlı ve düzgün görünümlü olması, dinimizin tavsiye ettiği hususlardandır. Saç, sakal ve bıyık bakımı bu bağlamda değerlendirilmelidir. Saçı temizlemek, yıkamak, koku sürmek, taramak ve boyamak, Hz. Peygamber’in teşvik ettiği hususlardandır. (Buhârî, Ehâdîsü’l-enbiyâ, 50 [3462]; Libâs, 67 [5899]; Müslim, Libâs, 80 [2103]) Buna göre, başkalarını yanıltma kastı olmaksızın saç, sakal ve bıyık boyanabilir. (Mübârekfûrî, Tuhfetü’l-ahvezî, 5/353-361 [1752-1753]) Erkeğin saçını, siyah dışındaki kına rengi gibi renklere boyaması caiz ise de siyah renge boyaması mekruh görülmüştür. Mekke’nin fethi günü, Hz. Ebû Bekir’in yaşlı babası Ebû Kuhâfe’nin saçlarının beyazlaştığını gören Hz. Peygamber şöyle buyurmuştur: “Bu beyaz saçın rengini değiştiriniz ve siyahtan sakınınız.” (Müslim, Libâs, 79 [2102]) Ancak saçı beyazlaşan kimse genç olursa, siyaha boyamasında da bir sakınca görülmemiştir. Çünkü bu durumda siyaha boyanan saç tabiî hâline dönüşmüş olacaktır. Nitekim Sa’d b. Ebî Vakkâs, Ukbe b. Âmir, Hasan, Hüseyin ve Cerîr gibi sahabîlerin bunu uyguladıkları nakledilmektedir. (Şevkânî, Neylü’l-evtâr, 1/154-155 [143]) Kadınlar için ise bir sınırlama yoktur. Bu konuda dikkat edilmesi gereken husus, kadının saçını ve vücudunun diğer mahrem yerlerini yabancı erkeklere göstermemesidir. Boya, saç üzerinde kimyasal bir tabaka oluşturup suyun temasına engel olmadıkça guslü ve namaz abdestini engelleyici bir unsur değildir. (İbn Âbidîn, Reddü’l-muhtâr, 1/154)

Kadınların ve erkeklerin saçlarını boyamaları caiz midir?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Yüce Allah, şifa kaynağı olarak balı insanların istifadesine sunmuştur. Bu hususa Kur’ân-ı Kerîm’de şöyle işaret edilmektedir: “Rabbin, bal arısına şöyle ilham etti: ‘Dağlardan, ağaçlardan ve insanların yaptıkları çardaklardan (kovanlardan) kendine evler edin. Sonra meyvelerin hepsinden ye de Rabbinin sana kolaylaştırdığı (yaylım) yollarına gir.’ Onların karınlarından çeşitli renklerde bal çıkar. Onda insanlar için şifa vardır. Şüphesiz bunda düşünen bir (toplum) için bir ibret vardır.” (en-Nahl, 16/68-69) Ekolojik dengeyi bozmamak kaydıyla, arıların istenmeyen ölçüde oğul vermemesi, verilen oğulların zayıf olmaması, fazla bal almak ve ana arıların birbirlerine zarar vermemesi için fazla ana arıların veya larvalarının itlafında bir sakınca yoktur.

Herhangi bir sebeple kovandaki fazla ana arıların veya bunların larvalarının itl
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

İslâm dini, müzik konusunda ayrıntılı ve özel hüküm koymak yerine genel ilke ve amaçları belirlemekle yetinmiştir. Buna göre İslâm’ın ilke ve esaslarına aykırı, günaha sevk eden, haramı teşvik eden müzikleri yapmak ve dinlemek günahtır. Dinimizin temel inanç, amel ve ahlak ilkelerine aykırı olmayan, haramların işlenmesine sebep olmayan müzik türlerini dinlemekte ise dinen bir sakınca yoktur. Kur’ân ve Sünnet’te müzikle meşgul olmanın, müzik dinlemenin mutlak anlamda günah olduğunu gösteren deliller bulunmamaktadır. Aksine, Resûlullah’ın (s.a.s.), ilke olarak müziğin caiz olduğuna işaret sayılabilecek nitelikte ifadelerinin bulunduğu bilinmektedir. Nitekim o, nikâhın duyurulması için def çalınmasını öğütlemiştir. (Tirmizî, Nikâh, 6 [1089]; İbn Mâce, Nikâh, 20 [1895]) Yine bir bayram günü Hz. Âişe’nin yanında def çalıp türkü söyleyen iki câriyeye çıkışmak isteyenlere “Bırakın bugün bayramdır.” diye uyarıda bulunmuştur. (Buhârî, ʽÎdeyn, 25 [987]; Müslim, Salâtü’l-ʽîdeyn, 17 [892]) Müzik yapmanın ve dinlemenin hükmünün ne olduğu konusu İslâm bilginleri tarafından çokça tartışılmış, lehte ve aleyhte çok şey söylenmiştir. Tarafların ileri sürülen görüşleri, gerekçeleri ile birlikte değerlendirildiğinde müziğin mutlak anlamda yasaklanmadığı, aksine ilke olarak mubah kılındığı sonucuna ulaşılır. (bk. Zeylaî, Tebyîn, 4/222)

İslâm’ın müziğe bakışı nasıldır?

Paylaş

XWhatsAppTelegramFacebook
Bu içerikte bir hata mı var? Bize bildirin.

Site deneyimini iyileştirmek için çerezler kullanıyoruz. Ayrıntılar için Çerez Politikası.