Fetva Meclisi
Soru
Merhabalar hocam dedem bu 1 haziran 2011 tarihinde vefat etmiştir. Dedemden kalma para ve gayrimenkul olarak 900.000tl gibi tutar söz konusudur. İkinci •evliliğinden olma 1 kızı ilk evliliğinden olma 3 erkek evladı vardır. Ve •mirasçı olarak ikinci eşi de yaşamaktadır. Sormak. İstediğim dedem vefat •etmeden önce sözlü olarak büyük amcama bütün mal varlığını 2.eşine ve kızına •bırakacağını söylemiş herhangi bir belgede yazmamıştır. Büyük amcam hiç bir •şekilde almak istemiyorum diyor küçük amcam ve babam hissemize düşeni almak •istiyoruz diyorlar bunda herhangi bir haksızlık var mıdır hocam mahkemeye •verip dava açsak günah olur mu bu para haram mıdır?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Sizin bu titizliğiniz sizin açınızdan güzel, devam ettirin ama onun anne babası ile ilişkisi açısından sizin müdahil olmanız gerekmez. Dedenizin evinde hiç yemek yemiyor olmanız için de onun sofrasının olduğu gibi haramdan kuruluyor olması gerekir. Bunun ötesinde seçici olun ama kökten silen biri olmayın.
Selamünaleyküm. Ölmeden önce mal paylaşımı yapıldı ise mesele bitmiştir. Haksızlık yapılması durumunda onu yapan vebale girer ama taksimat bitti, teslimat yapıldı ise miras da yok demektir. Dedeniz: 'Ben öldükten sonra şöyle taksim edin' deyip gitti ise onun anlamı yoktur. Taksimat normal şartlarda yapılacaktır.
Selamünaleyküm. Netice olarak onların dediğini yapmayı sağlayacak yasal güç onlardan yanadır. Bu nedenle babanız mahkeme yöntemine razı olmalı ve sonuçta payına düşen az olursa onu ahirette almaya razı olmuş olur. Payına fazla düşerse onu da hak sahiplerine iade eder. Bu nedenle aile içi tartışmaya belki de maazallah onların bir hükmü inkâr etmelerine sebep olmamış olurdu
Bir kişinin özel mağduriyeti, kendisine düşecek mal taksimatı konusunda farklı olmasını gerektirmez. Diğer kardeşlerin sizin için hususi bir ferağati olursa size farklı bir şey verilebilir. Mağdur ya da zorda olan biri olmanız başka şey, payınıza düşeni almanız başka şeydir.
Bir insanın ölmeden önce malını çocukları arasında pay etmesi iki şekilde olabilir. Birincisi, 'ben öldükten sonra şöyle şöyle paylaşırsınız' der. Bu caiz değildir. İnsanın malına zaten varis olacak birilerine malını paylaştırması yani mirasını sağlığında uygulaması caiz değildir. Eğer dedeniz bunu yaptı ise yaptığı yanlıştı. Annenizi mahrum etmesi de hata idi. Annenizin hakkını alması caiz olabilir. İkincisi ise kendi sağlığında herkese bir payı hibe olarak teslim edip malını bölüştürmesi şeklidir. Bu durumda da evladı arasında adaletli davranması gerekirdi. Ortada bir yok sayma varsa, bu bir zulümdür. Annenizin bu durumda manen haklı olması mümkündür ama bir mahkeme ile hakkını talep etmesini tavsiye edemeyiz. Zira baba sağlığı yerinde iken böyle bir iş yapmıştır. Eğer babası bu uygulamayı yaptığında aklı yerinde değildi ise veya ölümcül denebilecek bir hastalık içinde idiyse anneniz buna da itiraz edebilir, aldığı da Şeriat'ın ona verdiği kadarı ile helal olur. Öyle veya böyle dünya malı için Allah'ın en önemli emirlerinden biri olan sılayırahimi eskitmemek gerekir.
Selamünaleyküm. Mal sahibinden önce ölenin mirastan bir hakkı olmaz. Ama teyzeleriniz size de bir pay verirlerse onu almanızda bir sakınca olmaz.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Namazda bir insanı düşünerek namaz kılmak bizim dinimizde yoktur.
Selamünaleyküm. Buradaki durum, faiz kavramı ile tam uyuşmuyor. Mahkeme bugünkü şartlarda tazminat takdir edecek. Ona faiz ismi verilmesi günlük bir kavram durumunda olmaktadır. Açık bir haram olduğunu zannetmiyorum.
Selamünaleyküm. Bu hususlarda size tavsiyem, mutedil olmanızdır. İnsanların nefislerine hoş gelen şeyleri bir veya beş kerede ikna edip kaldıramazsınız. Sabırlı olun. Bir kere düşünün; her yaş günü aynı zamanda ölüme bir sene daha yakın olmak değil midir? İnsan, ölüme biraz daha yakın olduğu için kutlama yapar mı? Yapıyor işte. Siz bildiğiniz hakikati koruyun, insanlarla cebelleşmeyin, kendinizi yıpratırsınız. Peygamber aleyhisselam efendimizin doğumunu kim kutluyor da örnek olacak bize; sahabe yapmış mı, Ebu Hanife yapmış mı? Yapan kim, cihattan uzak, laik ortamı korumak için yaşatılan kurumların sahipleri! Siz bildiğiniz yolda devam edin, Allah yardımcınız olsun.
Selamünaleyküm. Vücutlarımız bize Allah'ın emanetidir, tıbben sakıncalı bir nesneyi kullanmamız caiz değildir. Kullanacağınız şey doktorların 'kullanılabilir, uzun vadede de olsa zararı yoktur' dediği bir şey olması gerekir.
Selamünaleyküm. Zemzem suyu ayakta da içilebilir. Kural budur. İlla ayakta içilmesi şart değildir.
Selamünaleyküm http://hayatrehberi.sosyaldoku.com/kaderimiz adresindeki dersi dinlemenizi tavsiye edebiliriz. Ders mantığı ile dinleyebilirseniz size yararı olacaktır biiznillah.