Fetva Meclisi
Soru
Birine binalardaki güvenlik kameralarının kayıtlarına bakılarak ya da fotoğraflar kullanılarak dinen suç sayılan bir iş mesela hırsızlıkla alakalı hüküm verilebilir mi?
Cevap
Benzer fetvalar
Bir şeyin içinde dininize aykırı bölümler olduğunu bildikten sonra onun neresini size ait kabul edebilirsiniz ki?
Günümüzdeki futbolu spordan çok kumarın, küfrün, hakaretin, vaktin öldürüldüğü, Allah'tan uzaklaştıran bir bağımlılık/hastalık türü olarak görüyorum. Buna teşvik eden her bir çabanın da bu sorumluluktan payı olduğunu düşünüyorum. Yani Allah'tan korkun ve bunu yapmayın.
Bunun dini bir boyuttan çok akıl ve mantıkla alakalı boyutu olmalıdır.
Mubah olan işleri yaparak para kazanmakta sakınca olmaz. Aile ile veya başka bir alanla ilgili yapacağınız yayınlarda şu inceliklere dikkat etmeniz gerekir: İşleyeceğiniz konu helal bir konu olmalıdır. Kadın veya erkek avretinin teşhiri olmamalıdır. Reklam söz konusu ise haramın reklamı olmamalıdır. Küfür dünyasının kültürünü ve aile tarzını öne çıkaran ayrıntılara dikkat etmelisiniz. Kul hakkı ihlali denebilecek sıkıntılara girmemelisiniz.
Belli bir ücret ödeyerek bu programa katılabiliyorsanız bu kumara benzediği için caiz olmaz. Ücret ödenmeden katılmanın mümkün olduğu bir program ise esasen bir sakıncası olmaz. Yine de bu tür programlarla ilgili endişelerimiz vardır: - Müslüman’ı telefon cihazına mahkûm edebiliyor. Vakit israfı ve göz kirliliği sebebi oluyor. Program akışı içinde ticari ilanlar bulunabiliyor ve bu ilanlar başlı başına bir endişe konusu olabiliyor.
Selamünaleyküm. Film izlemek nedir ki, onun üzerinden hak hukuk arayacağız, önce 'hangi film?' sorusuna cevap bulmalıyız.
ceza konusundaki diğer fetvalar
Ortak taksi işletenlerin biri sürücü diğeri sadece ortak ise yani sürücülük yapmıyorsa veya ikisi de sürücü ise aracın masraflarına her durumda ortaktırlar. Sürücü hatası nedeniyle ortaya çıkan masraflara ise ortak olmazlar. Sürücü trafik kurallarına uymak zorundadır. Uymadığında ortaya çıkan cezayı da sürücü kendi cebinden ödemek zorundadır.
Kendini kanun yerine koyman hatalı olur. Sana çizilen sınırlar içinde kalmanı tavsiye ederim. Sadece senin için makul kabul edilebilecek esneklik düzeyinde kal. Özel hayatında özel hareketler yapabilirsin.
“Daha sonra tutarım” diye oruç tutmamak ibadeti hafife almak olur. Bunu da bir mü'min yapmamalıdır. Evet, tutmaya niyet etmeyen için altmış gün ceza gerekmiyor. Çünkü onun tavrı altmış gün ceza ile dahi kapanamayacak kadar ağır bir hatadır. İbadetleri imanımızın gereği olarak yerine getirdiğimizi bilmeliyiz ve her ibadetin karşılığı cennettir veya cehennemdir.
Yasal olarak yapabileceklerini yap. Bireyler birbirlerine ceza vermezler. Dinen buna kimsenin hakkı yoktur.
Yaşadığımız devlet ne olursa olsun biz, Allah’ın kuluyuz. Günah işlersek devletin cezasından önce Rabbimizin mağfiretini ararız. Tevbe kapısı açıktır. Samimi ve sürekli bir tevbe cezadan daha önemlidir.
Böyle bir iddia doğru olmaz, yerinde de olmaz. Hastalık da sıkıntılar da Allah’tandır. Hatalarımız olursa istiğfar eder, tekrar etmemeye çalışırız. Böyle yapalım. Geçmiş olsun.