İslami Delil
Aramaya dön
Fetva

Fetva Meclisi

Soru

Hocam, kızlar olarak kamplara giriyoruz. Evimizden ayrılıp yabancı bir ortamda kalabalık gruplar içinde sorunlar bitmiyor. Kampın veya bir medresenin bize vermesi gereken faydalardan bu yüzden istifademiz de az oluyor. Biraz da vesvesem var zannederim. Bize kamplara veya kurslara yatılı olarak katılan kızlarınız olarak neler tavsiye edersiniz. Allah sizden razı olsun.

Cevap

Size aktaracağım nasihatlerden evvel şunu bilmelisiniz: Hangi meseleyle ilgili olursa olsun şeytanın vesveselerini dinlemeye başlayıp o kapıyı araladığınız zaman dönüşü zor bir yola girmişsinizdir. Elbette herkesin kalbinden geçen vesvese kıvılcımları vardır. Bizim mücadelemiz de bu kıvılcımlar yangına dönmeden söndürebilmek ve kulağımıza fısıldayan bizden daha kurnaz olan ve yüzyıllardır insanla uğraşan şeytanı duymazdan gelebilmektir. Kişi kendisini yetiştirmek niyetiyle gittiği bir ortamda her anını “kendini yetiştirmek” olarak görebilmelidir. Yeri gelir bu “yetiştirme” oturduğunuz sırada bir hocanızı saygıyla dinlemek ile olur, yeri gelir beraber kaldığınız insanlara karşı doğru tutumun nasıl olacağını bilmek ile olur. Mesela; kitap okumak eğer ilişkilerimizi etkilemiyorsa demek ki biz ilme farklı açıdan bakıyoruz. İlk etapta eğitimi; başta insanlık, insan ilişkileri olmak üzere hayatımızı güzelleştiren her şey olarak görmeliyiz. Eğitim için gittiğiniz ve gecesiyle gündüzüyle bir arada durduğunuz kişilerle ilişkilerinizde dikkat edebileceğiniz bazı maddeleri şöyle sıralayabiliriz: - Biz nerede olursak olalım insan olduğumuzu ve zafiyetlerimizle var olduğumuzu unutmamalıyız. Sorun çıkarmaya müsait olup sıkıntının kaynağı olarak herkes, kendisinin de buna uygun yapıda olduğunu bilmelidir. - Sorunsuz bir insanla bir arada olamayacağımız gerçeğini bilmeli ve insanın hata yapmaya elverişli bir varlık olduğu her an hatırlanabilmelidir. - İnsan sosyal bir varlık olarak gerek kısa süreli gerek ise uzun süreli birlikte olduklarının da insan olduğunu unutmamalıdır. Elbette ki herkesin eksikleri, hataları olabilir; problem üretebilir. - Çoğu zaman karşıdan kaynaklandığı sanılan sorunların, kendisini hatasız gören kişiler sebebiyle olduğu bilinmelidir. - Belli bir amaç için ev dışında yatılı kalınan yerlerde farklı ailelerin farklı yapıda çocuklarının birlikte kalması elbette kolay değildir. Ama problem çıkmaması için herkes önce kendini kontrol etmelidir. Bu sebeple başkasına zarar vermeyen insan olma hedefi ile yol almaya gayret etmek; elin, dilin, bakışların, tavırların, düşüncelerin, duyguların başkalarına zarar vermemesi için çalışılmalıdır. - İyi geçinen ve kendisiyle geçinilebilen olunması gerektiği hakikati bilinmeli, herkes bu konuda kendini gözden geçirmelidir. Bu sebeple şahsına yapılmasına hoşlanmadığın bir tavrı başkasına da yapmamaya karşı hassas olunmalıdır. - Farklılıklarımıza rağmen de ne olursa olsun “birlik” görüntüsü verebilmeyi becerebilmek diye bir hedef taşınmalıdır. - “Farklı mizaçlar bu dünyada ihtilaf edecek” gerçeğini bilip ihtilafları kavgaya çevirmemek için mücadele edilmelidir. - Bireysel, genel ve benzeri istişare gerektiren durumları kendi içinde ya da başkasıyla çözmek yerine doğru olana yönlendirecek bir rehbere danışılmalıdır. - Sünnete riayet edebilmek adına mutlaka bir baş seçilmelidir. Baş seçilirken de liyakate de dikkat edilmesi “ayrıntı” bir mevzuymuş gibi gözükürken aslında sacayağı olan mevzulardan biridir. Başa itaat etmenin ortamın huzurunu ve bereketini sağlayacağı unutulmamalıdır. - Bulunulan kurum her neresi olursa olsun insani ilişkiler ortamın düzensizliğine veya kurumun kurallarına aykırı bir tavra sebebiyet vermemelidir. - Ortak kullanım alanlarının ve burada bulunan eşyaların birçok kişi ile beraber kullanıldığının ve kişiye ait bir eşya, ortam olmadığının farkında olunmalıdır. - Birkaç kişi ile beraber ortak bir iş yapılması gerektiğinde verilen görevi beğenmeme veya itiraz etme gibi durumlar oluşturmamaya dikkat edilmelidir. - Bulunduğu ortam gereği beraber iş yapma durumunda birlikte iş yapmaktan keyif almak ve bundan mutlu olabilmeyi becerebilmek kişiye hem elindekine kanaat edip mutlu olabilmeyi öğretecek hem de kalpte oluşabilecek olası bir vesvese durumundan uzaklaştıracaktır. - Bir arada yaşamak; kişiyi asla taviz vermeye, zulüm görünce susmaya veya hakikati konuşmamaya götürmemelidir. Bize veya başkalarına zarar veren herhangi bir noktada gereken tedbir alınmalı ve başta olan sorumlu (yönetici) ile bu durum istişare edilmeli, değerlendirilmelidir. Bu durum günlük hayatımızın akışını bozmamalı ama her üzeri örtülen sorun, ileride bir sorun yumağı veya kişilik bozukluğu olarak karşımıza çıkabileceği unutulmadan çözüme gidilmelidir. - Kişinin yapılmasından memnun olmadığı, hoşlanmadığı bir durumda her iki tarafın da birbirinin üzerine gitmemesi ve memnun olunmayan bu durumun uzun süre devam etmesine göz yummayıp çözüm için öncelikle karşı tarafla bu konuda konuşmalıdır. Herhangi bir gelişme olmaması durumunda mutlaka rehbere danışılmalıdır. - Toplu yaşanılan bir ortamda kalplerde vesvese oluşma ihtimalini en çok oluşturacak olan sebeplerden biri olan ben merkezli, bencilce bir ilişki kurulması engellenmeli; herkes bu konuda kendisini hesaba çekebilmelidir. Her zaman kendisinin veya sevdiklerinin haklı olamayacağı da gözden kaçırılmamalıdır. - Bulunulan ortamda en başta kişinin kendi kalbinin ve zihninin berrak olabilmesi için haset, kıskançlık, öne geçme hırsı gibi kalbî hastalıklar gün yüzüne çıkmayacak bir şekilde hareket edilmelidir. Zandan, iftiradan ve diğer kötü özelliklerden korunmak için Kur'an ve sünnetten beslenmeli; boşluğa düşmekten ve nefsin oyunlarından kaçınmalıdır. - Herhangi bir meselede veya sorunda, en az kendisi kadar muhatap olduğu kişinin de kalbinin kırılmamasına özen göstermelidir. - Konuşması veya hareketleriyle moral bozan değil moral veren, yokluğuyla rahat edilen değil aranan insan olmak şiar edinilmelidir. - Şahsi sorunlarımızın, moral bozukluklarımızın, iç sıkıntılarımızın, huzursuzluklarımızın, vesveselerimizin çevremizi, ortamımızı olumsuz etkilemesine izin verilmemelidir. - Başkalarının ayıbını, herhangi bir meselesini sürekli ortaya dökmekten kaçınılmalı ancak herkese zarar veren bir hatası olması durumunda da bu kişinin hatasını ilgili merciye iletmek; zarar görmemeye ve bulunulan kurumun düzeninin sağlanmasına yardımcı olacaktır. - Kur’an ve Sünnet’i rehber edinen bir hanımefendi olarak hatası olan arkadaşına göre şekil almadan, yakın arkadaş da olsa yanlışına “Dur!” diyebilmek ve bu konuda onu uyarabilmek; devam etmesi durumunda da gerekli merciye bildirilebilmek diye bir hassasiyetimiz olmalıdır. - Arkadaşlarımıza, görevlilere, hocalarımıza veya yöneticilere olan sevgimizde; hoşumuza gitmeyen bir tavırda kalbimizdeki soğuklukta itidali elden bırakmayıp her ikisinde de aşırıya kaçmamaya dikkat edilmelidir. Aksi takdirde başta kendimize olmak üzere zarara götüren bir sürece sebebiyet verebiliriz. - Yeri geldiğinde yardım, fedakârlık, hediyeleşme gibi birlikteliğin, kardeşlik şuurunun derinden hissedilmesine yardımcı olacak hususlardan, iş ve davranışlardan kaçınılmamalıdır. - Gün içerisinde kişi, kendisini olduğu kadar bir başkasını da düşünebildiği tavırlar sergileyebilmelidir. Bu, onun ilişki kurmaya çalıştığı diğer şahıslarla daha huzurlu yaşamasına vesile olacaktır. - Günlük denebilecek bir olaya, duyguya, harekete, düşünceye takılıp dedikoduyla şeytanın tuzağına düşmemeye çalışmak; toplu ortamda yaşanırken yapılabilecek en büyük cihatlardan birisidir. Kişinin kendisini ilgilendirmeyenden yüz çevirmesinin ahlakının güzelliğinden olduğu hakikatiyle hareket edilmelidir. Böyle bir durumda konuşarak hak aramak değil “haklı” olunsa bile bir rehbere danışarak yol alınmalıdır. - Kişinin kendisini ilgilendirmeyen bir meseleyi veya olayı terk etmesi, bulunduğu yerde huzurun kaçmamasına ve amacından uzaklaşmamasına yardımcı olacaktır. - İhtilaflı herhangi bir mesele üzerinde asla durulmamalı; uzun veya kısa olmasına bakmaksızın böyle bir konu asla açılmamalıdır. Herkesin kendini haklı gördüğü ve karşı tarafın görüşünü önemsemeyeceği bir mevzunun konuşulması, sadece kardeşlik bağlarının zedelenmesine sebebiyet verecektir. - Nerede bulunursak bulunalım orada bulunma amacımızı şeytan unutturmaya çalışabilir. Gerçek amacımızı ara ara kendimize hatırlatmamız bize iyi gelecektir. İnsanlık tarihinin bir parçası olabilecek büyük bir çapta iş yapmaya çalışırken küçük şeylere takılı kalmak, ümmetimize zarar verebilecek büyük bir hata olabileceği unutulmamalıdır. Şeytanın bu tuzağına düşmemek için herkes kendini sorgulamalı, hedefi ile paralel bir ortamda bulunmalıdır. Hedef, hayattan beklenti ile bulunulan ortamın farklılık arz etmesi; kişinin kendisini oyalamasına ve huzursuz bir ortamın oluşmasına sebebiyet verecektir. Kişinin kendisini tanıyarak hareket etmesi; hayata anlam katıp hem kendi hem de onunla ilgilenenlerin vaktinin zayi olmamasına vesile olacaktır. - Hayatın doğallığı devamlı tazelenmeyi, iyi insan olmayı ve iyi insan olarak kalmak için gayret etmeyi gerektirir. Bu sebeple zora talip olan insanlar olarak çıkan sorunlar, bizim hâlâ iyi kalmamıza engel olmamalıdır. Vesvese konusuna gelince; Bazı durumlarda kendi başına çözülemez hâle gelmiş olabilir. Böyle bir durumda bir rehber veya uzman yardımı alınması daha sağlıklı ve kalıcı bir çözüm olabilir. Bunca maddeyi elbette ki uygulamak, hayata geçirmek kolay değil ama bizler yirmi üç senede medeniyet kuran Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellemin ‘ahlakı tamamlamak’ üzerine gönderildiğini biliyoruz. Bu iş bu kadar zahmetsiz, kolayca olacak olsaydı ne bunun için bir peygamber gönderilirdi ne de bu hayat gerçeğine uyardı. Şeytanın karşı cephede durduğu hiçbir iş, bir saatte hallolamaz. Önemli olan insani ilişkilerimizi etkileyen hasletlerimizin farkına varmak ve bir an evvel kendimizi terbiye etmenin yöntemlerini aramaktır. Bu sebeple daima ahlakı tamamlamak üzere gelen bir peygamberin ümmetinden olma hakikati unutulmadan yaşanmalıdır.
Orijinal kaynak

Benzer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Müslüman bir erkek ya da hanım bulunduğu her yerde dinine göre yaşaması gerektiğini bilir. Arkadaşlık ya da dostluk ortamları da buna dâhildir. Beraberinde samimiyet ve rahatlık getiren yatılı olma durumunda ise buna daha çok dikkat edilmelidir. Çünkü insan, resmiyet kalktıkça gevşeyen ve ayarları kaçan bir varlıktır. Bu sebeple yatılı ortamlarda Müslümanca yaşamak için belli başlı hatırlatmalar yapmamızda fayda olacaktır: Herkes misafir olduğu bir yerde bulunduğu bilinci ile hareket etmelidir. Her an o mekândan ayrılacakmış gibi hazır, hep orada kalacakmış gibi olgun olmalıdır. Bu ikisi arasında dengede kalmalıdır. İkinci bir insanın olduğu her yerde kul hakkı söz konusu olacağı için ibadetten önce ahlak prensibi gözetilmelidir. Namaz kılarken ya da Kur’an tilavet ederken bile başkasının hukuku düşünülmelidir. İnsana saygı göstermek, kimseyi rahatsız etmemek kendi menfaatimizden önce gelmelidir. Mahremiyet konusu yatılı ortamların en hassas noktalarındandır. İnsanların özeline vakıf olmamaya gayret etmek, kazara gizli anlara tanık olunduğunda bunu saklamak hatta unutmak, Müslümanlığın gereğidir. Beden teşhiri ve avretin açılması gibi mevzularda gereken ihtimam gösterilmelidir. Ne kadar yakın ve samimi olunsa da şeytanın buradan beslendiği unutulmamalıdır. Abartılı sevgi ya da sınırsız nefret aşırılıktır. Kimse ile ebedi dost ya da düşman olunmamalıdır. Bir gün işin terse döneceği ihtimali hep akılda tutulmalıdır. Arkadaşlar arasında elbette farklı seviyelerde muhabbet oluşur. Herkes aynı olamaz şüphesiz. Fakat beraber yaşanan mekânlarda çevremizdeki her bir kardeşimizle iyi geçinmeye çalışılmalıdır. En azından kötü olmamaya gayret edilmelidir. Zira imanımız, geçinir ve geçinilir olmayı karakter haline getirmeyi öğretir. Bulunulan ortamda kurum yetkilisi isimler varsa onlara karşı tutumlarımız da yine mümin şahsiyetimizi gösterir. Üst pozisyondaki kişilere gerekli saygıyı göstermek ve kurallara uymak da yine kimliğimizle ilgilidir. Bir yerde yatılı olarak kaldığımız müddetçe arkadaşlarımıza örnek bir kişilik olarak kendimizi gösterme mecburiyetimiz de vardır. Çünkü İslam’ın mensubu olarak önce bizde İslam görülmelidir. Zamanla benimsenmiş halimizle o ortamda yapılan hatalara karşı söz söyleme ve yanlışı düzeltme gücümüzün de oluşacağını bilmek gerekir. Sonuç olarak kardeşlerimizi güzel bir dille uyarma ve onlara doğruyu öğretme vazifemiz olduğu da ortaya çıkacaktır. Tabi ki bunu bir öğretmen sıfatıyla değil, aynı seviyedeki kardeş pozisyonu ile yapmak gerekecektir. Bir süre sonra ayrıldığımız yatılı ortamlarda, adımızın kalacağı, kendimizden güzel hatıralarla bahsedileceği kaliteli bir mümin olarak anılmak hedefimiz olmalıdır. Rabbimizden tüm kardeşlerimiz için, mahşer günü sadece takvalı insanların dostluğunun işe yarayacağı şuuruyla arkadaşlık kurabilmeyi niyaz ederiz. Allah’a emanet olun.

Hocam bir vesile ile bazı zamanlarda yatılı yapılan kamplara, programlara katılı
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Üniversite veya başka bir yer değişmez; Müslüman için her yer ve her zaman dinine göre yaşayacağı yer ve zamandır. Belirttiğiniz ortamda kız erkek karma olma durumu sizin için bir risk oluşturmaktadır. Evet, zaruret olarak bir arada bulunulabilir ama bu zarureti gevşetmeniz durumunda şeytanın sizi günaha sevk edebileceğini unutmayın. Size şunu söylemem gerekir: Melekler sizi bir an bile bırakmadan izliyorlar. Her şeyi yazıyorlar. Yarın Allah'ın huzurunda mahcup olacağınız işleri yapmamalısınız. İbadetlerinizi ihmal edebileceğiniz, ahlakınızdan taviz verebileceğiniz her iş ve ortam sizin için sakıncalıdır. Böyle bilin.

Hocam ben üniversite öğrencisi bir kızım, kız erkek karışık bir arkadaş grubum v
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Bu durumdaki genç bir kız için nasihat, rica gibi yöntemler veya azarlama, kınama gibi tavırlar olumlu sonuç vermez. Büyük oranda daha da sertleşmeye ve uzaklaşmaya götürebilir maazallah. Şöyle bir yöntem izlemenizi ve sabırla sonucu beklemenizi tavsiye ederiz: - Sanki küçük bir çocukmuş da başını açmış gibi bakmaya çalışın, buna kendinizi ikna edin. - Onunla günlük hayata dair ortak noktalar oluşturun. Mesela sevdiği aile bireylerini beraberce ziyaret etme, onunla birliktelikten hiç bunalmıyormuş gibi gösterip beraberce gezme... - Örtü ve benzeri konuları onunla hiç konuşmayın ama hiç! - Babalık ve annelik sevginizi, alakanızı artırın. 'Canım kızım' gibi ifadeleri samimi bir şekilde kullanın. Mantığımız şu olacak: Zaten bu küçük çocuk, başını örtmese de olur. - Sevginizi artırmakla onun imandan çıkmasını engellemiş olursunuz. Çok geçmeden de eskisinden daha iyi örtünür biiznillah. Örtüsüne takılır kalırsanız yarın maazallah imanı ile ilgili ne yapacağınızı araştırmak zorunda kalabilirsiniz. Beterin beteri var. Kendinizden ittikçe o da şeytana daha yakın duracaktır. Bu durumda iken onu kurtarma ihtimaliniz üç ise o zaman bire düşecektir. - İnsanların, akrabalarınızın ne dediğine ne diyeceğine takılmayın. Sizin derdiniz size yeter, ateş düştüğü yeri yakar. Sizden başkası size kesin çare olacak şeyler göstermez. - Bu reçete zordur ama en azından sebep siz olmadığınız için veya onu daha fazla itmediğiniz için huzur içinde olursunuz. Aksi ise hem onu kaybetme hem kendinizi yıpratma ve kahretme şeklinde olur. - Bitmez tükenmez bir dua hamlesi başlatın. Onun yüzüne veya duyacağı ortamlarda değil ama siz ve Rabbiniz başbaşa iken çokça dua edin. Özellikle zaman zaman teheccüde kalkın ve dua edin. Duanız ve sabrınız yoksa Allah'ın yardımı da yok gibidir, bunu unutmayasınız. - Allah yardımcınız olsun, size sabırlar indirsin. Amin.Bu durumdaki genç bir kız için nasihat, rica gibi yöntemler veya azarlama, kınama gibi tavırlar olumlu sonuç vermez. Büyük oranda daha da sertleşmeye ve uzaklaşmaya götürebilir maazallah. Şöyle bir yöntem izlemenizi ve sabırla sonucu beklemenizi tavsiye ederiz: - Sanki küçük bir çocukmuş da başını açmış gibi bakmaya çalışın, buna kendinizi ikna edin. - Onunla günlük hayata dair ortak noktalar oluşturun. Mesela sevdiği aile bireylerini beraberce ziyaret etme, onunla birliktelikten hiç bunalmıyormuş gibi gösterip beraberce gezme... - Örtü ve benzeri konuları onunla hiç konuşmayın ama hiç! - Babalık ve annelik sevginizi, alakanızı artırın. 'Canım kızım' gibi ifadeleri samimi bir şekilde kullanın. Mantığımız şu olacak: Zaten bu küçük çocuk, başını örtmese de olur. - Sevginizi artırmakla onun imandan çıkmasını engellemiş olursunuz. Çok geçmeden de eskisinden daha iyi örtünür biiznillah. Örtüsüne takılır kalırsanız yarın maazallah imanı ile ilgili ne yapacağınızı araştırmak zorunda kalabilirsiniz. Beterin beteri var. Kendinizden ittikçe o da şeytana daha yakın duracaktır. Bu durumda iken onu kurtarma ihtimaliniz üç ise o zaman bire düşecektir. - İnsanların, akrabalarınızın ne dediğine ne diyeceğine takılmayın. Sizin derdiniz size yeter, ateş düştüğü yeri yakar. Sizden başkası size kesin çare olacak şeyler göstermez. - Bu reçete zordur ama en azından sebep siz olmadığınız için veya onu daha fazla itmediğiniz için huzur içinde olursunuz. Aksi ise hem onu kaybetme hem kendinizi yıpratma ve kahretme şeklinde olur. - Bitmez tükenmez bir dua hamlesi başlatın. Onun yüzüne veya duyacağı ortamlarda değil ama siz ve Rabbiniz başbaşa iken çokça dua edin. Özellikle zaman zaman teheccüde kalkın ve dua edin. Duanız ve sabrınız yoksa Allah'ın yardımı da yok gibidir, bunu unutmayasınız. - Allah yardımcınız olsun, size sabırlar indirsin. Amin.

Kızımız üniversite okuyor ve tesettürünü bıraktı. Çok fazla sıktığımızdan şikaye
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Mevcut üniversite/fakülte yapısında talebenin birinci görevi imanını ve iffetini koruyarak oradan mezun olmaktır. İmanı ve iffeti tertemiz oradan mezun olan bir nevi cihat etmiş olur, o bir mücahittir. Dersliklerinden kantinlerine kadar fakülteler ne yazık ki iffet ve iman avcıları ile dolmuş gibidir. Size özellikle tavsiyem, bir şeyler yapmayı ikinci plana atmanız ve size bir şeyler olmasını engellemenizdir. Rabbim yardımcınız olsun. Sizi ümmetime bağışlasın. İmanınızı ve iffetinizi koruyarak vasıflı gençler olmanızı size kolay kılsın. Bu noktadan sonra sizden yardım isteyene yardım edebilirsiniz. Bir kelime söyleyebilirsiniz. Bir kere namaza davet edebilirsiniz. Bir kereliğine de olsa bir haramı işlememesini sağlayabilirsiniz. Bir sure öğretebilirsiniz. Küçük bir grup oluşturup beraber iş yapmanız mümkün olursa onu da deneyin. Bir camide bir sabah namazından sonra toplanın. Samimi ama küçük kararlar alın. Bir hocadan periyodik dersler alın. Bir kitabı beraberce okuyup tahlil edin. Sabredin ve kazanın. Telif hakkı korunmuş kitapların/eserlerin korunmuşluğuna saygılı olmak gerekiyor. Sahiplerinin serbest bıraktığı veya hakkını takip etmediği eserleri kullanabilirsiniz. Allah sizi muhafaza buyursun.

Hocam fakültede arkadaşlarla iletişimimiz nasıl olmalı? Ders dışında sohbet etti
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Biz bu hayatta imtihan için varız. Neyi nasıl yapacağımızı görmek için Allah bizi bu hayata getirdi. Şeytanı bunun için yarattı. Alkolü bunun için haram kıldı. Namazı bunun için emretti. Hiçbir şey bu hayatta boş ve yersiz değildir. Kış da bunun için var yaz da. Bizim vazifemiz, her şeye rağmen dik durabilmek, erimemektir. Sözünü ettiğiniz karma anlayış olabilir, daha beteri de gelebilir. Bizim vazifemiz karışmamak, erimemek, ezilmemektir. Şeytan o tarzı öne çıkardıkça bizim direnme ve dik kalma mücadelemiz de büyüyecek demektir. Dertleri saymakla değil dertlere karşı direnmekle kazanacağız biiznillah. Bu kadar basit ve kolay bakınız meseleye. Allah’a sığının, ihlasla yola devam edin. Hataya düşerseniz hemen tevbe ve istiğfar edin. Çevrenizin salihlerden olmasına özen gösterin. Allah yardımcımız olsun.

Hocam ülkemizde malûm eğitim sistemi en baştan en sona kadar karma tipte bir mod
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Günlük hayatınızda bu titizliğinizin bir benzeri farklı işlerinizde varsa bu bir psikolojik sorun gibi duruyor. Sadece bayanlarla ilgili alanda ise bu titizlik, ne mutlu size! Allah mübarek etsin, seni bu heyecanda sabit tutsun. Kesinlikle sen haklısın. Yaşadığımız hayat Allah'ın haramlarına çiftlik gibi olmuş bir hayattır ne yazık ki. Hiç taviz vermemeni tavsiye ederim sana. Şöyle bir kural belirle kendin için: Haramlardan ve harama iten ortamlardan uzak dur. Bilerek sen harama göz uzatma. Buna rağmen gözüne çarpan haramdan sen sorumlu değilsin. Bulunmak zorunda olduğun bir ortamda veya ortamlarda gözüne ilişen haramlar sende gevşeme nedeni olmaya başladı ise yani bir kayma hissetti isen o ortamı terk et. Bunun dışında sabredeceksin. Unutmayacaksın ki, bu sabrın senin Bedir'de, Uhud'da sabretmek gibi bir şeydir. Rabbim seni muhafaza buyursun.

Hocam, bildiğiniz üzere erkeğin tesettürü göz kapaklarıdır. Kur’an bize başımızı

ahlak konusundaki diğer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Bir bilim dalı olarak yeni yeni konuşulan ve fizik kanunlarını incelemeyi kasteden bu anlayışın iman ve ibadetler ile direkt bağlantısı yoktur. Fizik için ne dersek bunun için de onu deriz. Eğer bu çalışmanın üzerinden imanımız ve ahlakımızla alakalı bir olumsuzluk üretiliyorsa o olumsuzluğa tepki gösteririz.

Hocam yeni zamanların kullanılan kavramlarından biri de KUANTUM MEKANİĞİ. Bizim
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Evlenmenin olmazsa olmazı imandır. Eş adayı mü'min olduktan sonra siz diğer kararları dengeleyebilirsiniz, bir sakıncası olmaz.

Hocam kendimizden daha az dini bilgili ama öğrenmek isteyen ve ahlaklı bir erkek
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Şunu yapın: Bu tereddüdünüz gitgide artıyor ve sevginizde ilerleme olmuyorsa siz, ileride oluşur demeyin ve görüşmeleri bitirin. Dedelerimizin yaşadığı bir hayat yaşamıyoruz biz. Evlilik insanlık tarihinin en riskli dönemlerinden geçiyor. Allah Teâlâ akıbetimizi hayretsin. Ağır bir risk almamalısınız.

Hocam sizin evlilik görüşmesi evresi ile ilgili hemen hemen tüm videolarınızı de
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Âlim veya cahil, haram işlenen bir ortamda mümin olarak kimse bulunamaz/bulunmamalıdır. Özellikle âlim insanın izlenen bir kişilik sahibi olarak haramın ve ahlak dışılığın önlenemediği ortamda zaruret dışında bulunmamalıdır. Sözü dinlenir veya dinlenmez meselesi ise ikinci bir başlıktır. Sözü dinlenmiyor olsa bile gerektiğinde gider ve konuşur. Dinlenmezse tekrar gider. Kendisini yıpratmadan, vakarını koruyarak orada bulunur. Niyetini ihlaslı tutar. Bulunduğu pozisyonun onun için ecir olmasına gayret eder. Sabreder ve kazanır.

Hocam âlim birinin kendisine değer vermeyen akrabalarını ziyaret etmesi âlimin a
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Anne baba veya bir başka insanın bir konuyu sır tutmayı rica etmesi ya da emretmesi karşısında sırrı korumamız gerekir. Ahlak bunu gerektirir. Bu durum ikinci bir insanın hakkına tecavüz ya da bir çeşit zulüm nedeni oluyorsa elbette zulme alet olmayız.

Hocam babam işi hakkında bazı şeylerin söylenmemesini istiyor. Mesela arabamız v
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Nur suresinin yirmi altıncı ayetidir bu âyet. Ayette, kötü sözler, kötü kararlar kötüler içindir tarzında bir anlam da vardır. Ayette ayrıca, temiz erkekler temiz kadınlarla evlensin ifadesi herkes dengi ile evlensin şeklinde anlaşılmalıdır. Zina eden bir erkek tevbe etmedikçe temiz bir kadınla evlenmesin şeklinde anlayabiliriz bunu ama ahlâk zafiyeti gibi konulara indirgememiz doğru olmaz. Bariz çirkinlik ve ağır bir hata olan zina, sonrasında tevbe edilmedikçe bir pisliktir, faili de pistir. Ayeti genel olarak böyle anlarsanız tereddüdünüz de gitmiş olur.

Hocam bir ayette Rabbimiz temiz kadınlar temiz erkekler içindir buyuruyor. Çevre

Paylaş

XWhatsAppTelegramFacebook
Bu içerikte bir hata mı var? Bize bildirin.

Site deneyimini iyileştirmek için çerezler kullanıyoruz. Ayrıntılar için Çerez Politikası.