Fetva Meclisi
Soru
Hocam, kızlar olarak kamplara giriyoruz. Evimizden ayrılıp yabancı bir ortamda kalabalık gruplar içinde sorunlar bitmiyor. Kampın veya bir medresenin bize vermesi gereken faydalardan bu yüzden istifademiz de az oluyor. Biraz da vesvesem var zannederim. Bize kamplara veya kurslara yatılı olarak katılan kızlarınız olarak neler tavsiye edersiniz. Allah sizden razı olsun.
Cevap
Benzer fetvalar
Müslüman bir erkek ya da hanım bulunduğu her yerde dinine göre yaşaması gerektiğini bilir. Arkadaşlık ya da dostluk ortamları da buna dâhildir. Beraberinde samimiyet ve rahatlık getiren yatılı olma durumunda ise buna daha çok dikkat edilmelidir. Çünkü insan, resmiyet kalktıkça gevşeyen ve ayarları kaçan bir varlıktır. Bu sebeple yatılı ortamlarda Müslümanca yaşamak için belli başlı hatırlatmalar yapmamızda fayda olacaktır: Herkes misafir olduğu bir yerde bulunduğu bilinci ile hareket etmelidir. Her an o mekândan ayrılacakmış gibi hazır, hep orada kalacakmış gibi olgun olmalıdır. Bu ikisi arasında dengede kalmalıdır. İkinci bir insanın olduğu her yerde kul hakkı söz konusu olacağı için ibadetten önce ahlak prensibi gözetilmelidir. Namaz kılarken ya da Kur’an tilavet ederken bile başkasının hukuku düşünülmelidir. İnsana saygı göstermek, kimseyi rahatsız etmemek kendi menfaatimizden önce gelmelidir. Mahremiyet konusu yatılı ortamların en hassas noktalarındandır. İnsanların özeline vakıf olmamaya gayret etmek, kazara gizli anlara tanık olunduğunda bunu saklamak hatta unutmak, Müslümanlığın gereğidir. Beden teşhiri ve avretin açılması gibi mevzularda gereken ihtimam gösterilmelidir. Ne kadar yakın ve samimi olunsa da şeytanın buradan beslendiği unutulmamalıdır. Abartılı sevgi ya da sınırsız nefret aşırılıktır. Kimse ile ebedi dost ya da düşman olunmamalıdır. Bir gün işin terse döneceği ihtimali hep akılda tutulmalıdır. Arkadaşlar arasında elbette farklı seviyelerde muhabbet oluşur. Herkes aynı olamaz şüphesiz. Fakat beraber yaşanan mekânlarda çevremizdeki her bir kardeşimizle iyi geçinmeye çalışılmalıdır. En azından kötü olmamaya gayret edilmelidir. Zira imanımız, geçinir ve geçinilir olmayı karakter haline getirmeyi öğretir. Bulunulan ortamda kurum yetkilisi isimler varsa onlara karşı tutumlarımız da yine mümin şahsiyetimizi gösterir. Üst pozisyondaki kişilere gerekli saygıyı göstermek ve kurallara uymak da yine kimliğimizle ilgilidir. Bir yerde yatılı olarak kaldığımız müddetçe arkadaşlarımıza örnek bir kişilik olarak kendimizi gösterme mecburiyetimiz de vardır. Çünkü İslam’ın mensubu olarak önce bizde İslam görülmelidir. Zamanla benimsenmiş halimizle o ortamda yapılan hatalara karşı söz söyleme ve yanlışı düzeltme gücümüzün de oluşacağını bilmek gerekir. Sonuç olarak kardeşlerimizi güzel bir dille uyarma ve onlara doğruyu öğretme vazifemiz olduğu da ortaya çıkacaktır. Tabi ki bunu bir öğretmen sıfatıyla değil, aynı seviyedeki kardeş pozisyonu ile yapmak gerekecektir. Bir süre sonra ayrıldığımız yatılı ortamlarda, adımızın kalacağı, kendimizden güzel hatıralarla bahsedileceği kaliteli bir mümin olarak anılmak hedefimiz olmalıdır. Rabbimizden tüm kardeşlerimiz için, mahşer günü sadece takvalı insanların dostluğunun işe yarayacağı şuuruyla arkadaşlık kurabilmeyi niyaz ederiz. Allah’a emanet olun.
Üniversite veya başka bir yer değişmez; Müslüman için her yer ve her zaman dinine göre yaşayacağı yer ve zamandır. Belirttiğiniz ortamda kız erkek karma olma durumu sizin için bir risk oluşturmaktadır. Evet, zaruret olarak bir arada bulunulabilir ama bu zarureti gevşetmeniz durumunda şeytanın sizi günaha sevk edebileceğini unutmayın. Size şunu söylemem gerekir: Melekler sizi bir an bile bırakmadan izliyorlar. Her şeyi yazıyorlar. Yarın Allah'ın huzurunda mahcup olacağınız işleri yapmamalısınız. İbadetlerinizi ihmal edebileceğiniz, ahlakınızdan taviz verebileceğiniz her iş ve ortam sizin için sakıncalıdır. Böyle bilin.
Bu durumdaki genç bir kız için nasihat, rica gibi yöntemler veya azarlama, kınama gibi tavırlar olumlu sonuç vermez. Büyük oranda daha da sertleşmeye ve uzaklaşmaya götürebilir maazallah. Şöyle bir yöntem izlemenizi ve sabırla sonucu beklemenizi tavsiye ederiz: - Sanki küçük bir çocukmuş da başını açmış gibi bakmaya çalışın, buna kendinizi ikna edin. - Onunla günlük hayata dair ortak noktalar oluşturun. Mesela sevdiği aile bireylerini beraberce ziyaret etme, onunla birliktelikten hiç bunalmıyormuş gibi gösterip beraberce gezme... - Örtü ve benzeri konuları onunla hiç konuşmayın ama hiç! - Babalık ve annelik sevginizi, alakanızı artırın. 'Canım kızım' gibi ifadeleri samimi bir şekilde kullanın. Mantığımız şu olacak: Zaten bu küçük çocuk, başını örtmese de olur. - Sevginizi artırmakla onun imandan çıkmasını engellemiş olursunuz. Çok geçmeden de eskisinden daha iyi örtünür biiznillah. Örtüsüne takılır kalırsanız yarın maazallah imanı ile ilgili ne yapacağınızı araştırmak zorunda kalabilirsiniz. Beterin beteri var. Kendinizden ittikçe o da şeytana daha yakın duracaktır. Bu durumda iken onu kurtarma ihtimaliniz üç ise o zaman bire düşecektir. - İnsanların, akrabalarınızın ne dediğine ne diyeceğine takılmayın. Sizin derdiniz size yeter, ateş düştüğü yeri yakar. Sizden başkası size kesin çare olacak şeyler göstermez. - Bu reçete zordur ama en azından sebep siz olmadığınız için veya onu daha fazla itmediğiniz için huzur içinde olursunuz. Aksi ise hem onu kaybetme hem kendinizi yıpratma ve kahretme şeklinde olur. - Bitmez tükenmez bir dua hamlesi başlatın. Onun yüzüne veya duyacağı ortamlarda değil ama siz ve Rabbiniz başbaşa iken çokça dua edin. Özellikle zaman zaman teheccüde kalkın ve dua edin. Duanız ve sabrınız yoksa Allah'ın yardımı da yok gibidir, bunu unutmayasınız. - Allah yardımcınız olsun, size sabırlar indirsin. Amin.Bu durumdaki genç bir kız için nasihat, rica gibi yöntemler veya azarlama, kınama gibi tavırlar olumlu sonuç vermez. Büyük oranda daha da sertleşmeye ve uzaklaşmaya götürebilir maazallah. Şöyle bir yöntem izlemenizi ve sabırla sonucu beklemenizi tavsiye ederiz: - Sanki küçük bir çocukmuş da başını açmış gibi bakmaya çalışın, buna kendinizi ikna edin. - Onunla günlük hayata dair ortak noktalar oluşturun. Mesela sevdiği aile bireylerini beraberce ziyaret etme, onunla birliktelikten hiç bunalmıyormuş gibi gösterip beraberce gezme... - Örtü ve benzeri konuları onunla hiç konuşmayın ama hiç! - Babalık ve annelik sevginizi, alakanızı artırın. 'Canım kızım' gibi ifadeleri samimi bir şekilde kullanın. Mantığımız şu olacak: Zaten bu küçük çocuk, başını örtmese de olur. - Sevginizi artırmakla onun imandan çıkmasını engellemiş olursunuz. Çok geçmeden de eskisinden daha iyi örtünür biiznillah. Örtüsüne takılır kalırsanız yarın maazallah imanı ile ilgili ne yapacağınızı araştırmak zorunda kalabilirsiniz. Beterin beteri var. Kendinizden ittikçe o da şeytana daha yakın duracaktır. Bu durumda iken onu kurtarma ihtimaliniz üç ise o zaman bire düşecektir. - İnsanların, akrabalarınızın ne dediğine ne diyeceğine takılmayın. Sizin derdiniz size yeter, ateş düştüğü yeri yakar. Sizden başkası size kesin çare olacak şeyler göstermez. - Bu reçete zordur ama en azından sebep siz olmadığınız için veya onu daha fazla itmediğiniz için huzur içinde olursunuz. Aksi ise hem onu kaybetme hem kendinizi yıpratma ve kahretme şeklinde olur. - Bitmez tükenmez bir dua hamlesi başlatın. Onun yüzüne veya duyacağı ortamlarda değil ama siz ve Rabbiniz başbaşa iken çokça dua edin. Özellikle zaman zaman teheccüde kalkın ve dua edin. Duanız ve sabrınız yoksa Allah'ın yardımı da yok gibidir, bunu unutmayasınız. - Allah yardımcınız olsun, size sabırlar indirsin. Amin.
Mevcut üniversite/fakülte yapısında talebenin birinci görevi imanını ve iffetini koruyarak oradan mezun olmaktır. İmanı ve iffeti tertemiz oradan mezun olan bir nevi cihat etmiş olur, o bir mücahittir. Dersliklerinden kantinlerine kadar fakülteler ne yazık ki iffet ve iman avcıları ile dolmuş gibidir. Size özellikle tavsiyem, bir şeyler yapmayı ikinci plana atmanız ve size bir şeyler olmasını engellemenizdir. Rabbim yardımcınız olsun. Sizi ümmetime bağışlasın. İmanınızı ve iffetinizi koruyarak vasıflı gençler olmanızı size kolay kılsın. Bu noktadan sonra sizden yardım isteyene yardım edebilirsiniz. Bir kelime söyleyebilirsiniz. Bir kere namaza davet edebilirsiniz. Bir kereliğine de olsa bir haramı işlememesini sağlayabilirsiniz. Bir sure öğretebilirsiniz. Küçük bir grup oluşturup beraber iş yapmanız mümkün olursa onu da deneyin. Bir camide bir sabah namazından sonra toplanın. Samimi ama küçük kararlar alın. Bir hocadan periyodik dersler alın. Bir kitabı beraberce okuyup tahlil edin. Sabredin ve kazanın. Telif hakkı korunmuş kitapların/eserlerin korunmuşluğuna saygılı olmak gerekiyor. Sahiplerinin serbest bıraktığı veya hakkını takip etmediği eserleri kullanabilirsiniz. Allah sizi muhafaza buyursun.
Biz bu hayatta imtihan için varız. Neyi nasıl yapacağımızı görmek için Allah bizi bu hayata getirdi. Şeytanı bunun için yarattı. Alkolü bunun için haram kıldı. Namazı bunun için emretti. Hiçbir şey bu hayatta boş ve yersiz değildir. Kış da bunun için var yaz da. Bizim vazifemiz, her şeye rağmen dik durabilmek, erimemektir. Sözünü ettiğiniz karma anlayış olabilir, daha beteri de gelebilir. Bizim vazifemiz karışmamak, erimemek, ezilmemektir. Şeytan o tarzı öne çıkardıkça bizim direnme ve dik kalma mücadelemiz de büyüyecek demektir. Dertleri saymakla değil dertlere karşı direnmekle kazanacağız biiznillah. Bu kadar basit ve kolay bakınız meseleye. Allah’a sığının, ihlasla yola devam edin. Hataya düşerseniz hemen tevbe ve istiğfar edin. Çevrenizin salihlerden olmasına özen gösterin. Allah yardımcımız olsun.
Günlük hayatınızda bu titizliğinizin bir benzeri farklı işlerinizde varsa bu bir psikolojik sorun gibi duruyor. Sadece bayanlarla ilgili alanda ise bu titizlik, ne mutlu size! Allah mübarek etsin, seni bu heyecanda sabit tutsun. Kesinlikle sen haklısın. Yaşadığımız hayat Allah'ın haramlarına çiftlik gibi olmuş bir hayattır ne yazık ki. Hiç taviz vermemeni tavsiye ederim sana. Şöyle bir kural belirle kendin için: Haramlardan ve harama iten ortamlardan uzak dur. Bilerek sen harama göz uzatma. Buna rağmen gözüne çarpan haramdan sen sorumlu değilsin. Bulunmak zorunda olduğun bir ortamda veya ortamlarda gözüne ilişen haramlar sende gevşeme nedeni olmaya başladı ise yani bir kayma hissetti isen o ortamı terk et. Bunun dışında sabredeceksin. Unutmayacaksın ki, bu sabrın senin Bedir'de, Uhud'da sabretmek gibi bir şeydir. Rabbim seni muhafaza buyursun.
ahlak konusundaki diğer fetvalar
Bir bilim dalı olarak yeni yeni konuşulan ve fizik kanunlarını incelemeyi kasteden bu anlayışın iman ve ibadetler ile direkt bağlantısı yoktur. Fizik için ne dersek bunun için de onu deriz. Eğer bu çalışmanın üzerinden imanımız ve ahlakımızla alakalı bir olumsuzluk üretiliyorsa o olumsuzluğa tepki gösteririz.
Evlenmenin olmazsa olmazı imandır. Eş adayı mü'min olduktan sonra siz diğer kararları dengeleyebilirsiniz, bir sakıncası olmaz.
Şunu yapın: Bu tereddüdünüz gitgide artıyor ve sevginizde ilerleme olmuyorsa siz, ileride oluşur demeyin ve görüşmeleri bitirin. Dedelerimizin yaşadığı bir hayat yaşamıyoruz biz. Evlilik insanlık tarihinin en riskli dönemlerinden geçiyor. Allah Teâlâ akıbetimizi hayretsin. Ağır bir risk almamalısınız.
Âlim veya cahil, haram işlenen bir ortamda mümin olarak kimse bulunamaz/bulunmamalıdır. Özellikle âlim insanın izlenen bir kişilik sahibi olarak haramın ve ahlak dışılığın önlenemediği ortamda zaruret dışında bulunmamalıdır. Sözü dinlenir veya dinlenmez meselesi ise ikinci bir başlıktır. Sözü dinlenmiyor olsa bile gerektiğinde gider ve konuşur. Dinlenmezse tekrar gider. Kendisini yıpratmadan, vakarını koruyarak orada bulunur. Niyetini ihlaslı tutar. Bulunduğu pozisyonun onun için ecir olmasına gayret eder. Sabreder ve kazanır.
Anne baba veya bir başka insanın bir konuyu sır tutmayı rica etmesi ya da emretmesi karşısında sırrı korumamız gerekir. Ahlak bunu gerektirir. Bu durum ikinci bir insanın hakkına tecavüz ya da bir çeşit zulüm nedeni oluyorsa elbette zulme alet olmayız.
Nur suresinin yirmi altıncı ayetidir bu âyet. Ayette, kötü sözler, kötü kararlar kötüler içindir tarzında bir anlam da vardır. Ayette ayrıca, temiz erkekler temiz kadınlarla evlensin ifadesi herkes dengi ile evlensin şeklinde anlaşılmalıdır. Zina eden bir erkek tevbe etmedikçe temiz bir kadınla evlenmesin şeklinde anlayabiliriz bunu ama ahlâk zafiyeti gibi konulara indirgememiz doğru olmaz. Bariz çirkinlik ve ağır bir hata olan zina, sonrasında tevbe edilmedikçe bir pisliktir, faili de pistir. Ayeti genel olarak böyle anlarsanız tereddüdünüz de gitmiş olur.