İslami Delil
Aramaya dön
Fetva

Fetva Meclisi

Soru

Bir araziyi önceden pazarlık ya da görüşme yapılmadan, aniden satın almak isteyerek ve de alıcının istediği fiyata da tamam diyen mal sahibinin, alıcının teklif edip verdiği, başkasının almaması ve kısa bir sürede alım amaçlı verilen cüzi miktarda parayı (kapora), bu akitten 4-5 ay sonra alıcının mal alımından cayması halinde mal sahibinin bu parayı geri vermesi gerekir mi? Alım satımdan cayan alıcının, verdiği bu kaporayı aradan 4-5 ay geçtikten sonra isteme ya da alma hakkı var mıdır? Diğer alışverişlerde (otomobil vs.) bu kapora en fazla 1 hafta geçerli oluyor, aksi halde alıcı cayar ise bu kapora genelde geri verilmiyor. Bu işin dini yönü ve uygulaması nedir? Kul hakkına girer mi? Ayrıca mal sahipleri alıcının bu diyaloguna güvenerek, kendisi il dışında olduğundan, aynı gün bir vekiline vekâlet vererek satış hazırlığı yapmış ve de verilen kapora kadar da masraf yapmışlardır.

Cevap

Selamünaleyküm. Kaporayı caiz gören ulema vardır. Bu görüşle hareket edebilirsiniz.
Orijinal kaynak

Benzer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. Kaparo almak caizdir. Vazgeçenin verdiğinin yanması da buna göre caiz olmaktadır. Alınanın geri verilmesi ise bir fazilet durumudur.

Selamünaleyküm. Hocam bir ev satışı yapmak için anlaştık. Pazarlık yapıldı, anla
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Kapora ile satıştan şunu kastederiz: Müşteri bir malı beğenir, onu ister. Satın alacağının garantisi olarak da fiyatının bir bölümünü satıcıya verir. Malı almaya geldiğinde de fiyatının tamamını verir. Almaya gelmez veya vazgeçerse ödediği para satıcıda kalır. Böyle bir ticaret için kitaplarımızda fukahanın önemli bir bölümü, caiz olmaz demişlerdir. Onlar, böyle bir parayı almayı insanların malını haksız yere almak şeklinde yorumlamışlardır. Ancak caiz olacağını söyleyen fıkıh görüşü de vardır. Fıkıh konseyi de bu caiz olur görüşü üzerine fetva vermiştir. Zira ticaretin taşıdığı risklere karşı satıcının da korunması gerekmektedir. Özellikle sipariş üzerine yapılan işlerde satıcı veya üreticinin kapora almaması ciddi bir hak ihlaline dönüşebilir. Kapora bu nedenle caizdir. Yalnız; • Kaporaya ait ticaret bir süre ile sınırlandırılmalıdır. Mesela üç gün içinde şeklinde veya hangi süre belirlenecekse, belli bir süre konmalıdır. Ucu açık durumda kapora caiz olmaz. • Ticareti satıcı iptal ederse aldığı kaporayı geri vermek zorundadır. • Kapora kiralama işleri için de kullanılabilir. • Altın ve gümüş ticaretinde yani kuyumcuda ve döviz ticaretinde ise kapora üzerinden iş yapmak caiz değildir. • Satıcının müşterinin iptali üzerine kaporayı geri vermesi ise bir fazilettir ve evla olandır ama buna mecbur değildir, kapora ona helaldir.

Hocam biz ticaret yapıyoruz. Anadolu kültüründe büyük şehirlerdeki gibi ticaret
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. Buradaki hükmü, alıcı ile satıcı arasındaki son konuşma belirler. Eğer alım gerçekten bitmiş de, satan kişi arabayı emanet olarak bir süreliğine istemiş ise yapılan iş uygundur.

Selamünaleyküm hocam. Eşim bir hafta önce bir araba satın aldı, mal sahibine 6 b
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Kapora caiz ise sonuç olarak vazgeçen açısından o kaporanın yanıyor olması da normaldir. Elinizdeki o parayı kullanmanız kaporaya caiz gören anlayışa göre sakıncalı olmaz.

Hocam benden tarlamı satın alan kişi kapora gönderdi ve aldım artık kimseye verm
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. Bir alışverişin kararlaştırılmasına AKİT denir. Örneğini verdiğiniz konuda alım satımla ilgili bir akit yapılacak demektir. Alım satımın helal olması için akit bittiğinde tek fiyat üzerinden ittifak sağlanmış olmalıdır. Bir ton buğday mesela bin lira olacak denmelidir. Akit bitmeden önceki pazarlık esnasında, hemen ödeneceği kabul edildiği için bin lira denmiştir veya iki ay geç ödeneceği için sekiz yüz iken bin denmiştir, bu önemli değildir. Önemli olan akit yapılırken rakamın belli ve tek rakam olmasıdır. Burada karıştırılan ve sıkıntı olan durum şudur. Alışverişte bir rakam üzerinden anlaşılıyor. Ödeme de mesela bir ay sonra yapılacaktır. Ödeme zamanı geldiğinde ise alıcı ödeme yapamayacağını söylüyor. Bunun üzerine de akit esansında anlaşılan rakama ilave yapılıyor. Mesela bin iken rakam bin yüz şeklinde yeniden sözleşiliyor. Bu durum isterse ilk akit zamanında ‘gecikme olursa şu kadar fark olacak’ şeklinde bir madde konarak isterse de o gecikme anında yeni bir rakam konarak olsun. Her iki durumda da ilk akit anındaki rakam değiştirildiği için bu taksit farkı faiz olmaktadır. Bu da caiz değildir.

Vade farkı katılarak örneğin bugün kilosu 50 kuruştan 1 ton arpanın fiyatı 500 T
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Kapora; satım veya kiralama akdinde müşterinin, sözleşmeyi tamamlaması hâlinde toplam fiyattan düşülmesi; cayması durumunda ise mal sahibinde kalması şartıyla yapılan ön ödemedir. Müşterinin sözleşmeden cayması hâlinde kaporanın kendisine iade edilmesi şartıyla yapılan akdin cevazında bir ihtilaf yoktur. (İbn Cüzey, el-Kavânîn, 171) Alıcının akitten cayması durumunda verdiği kaporanın yanması, yani satıcının mülkiyetine geçmesi şartıyla yapılan akdi fakihlerin çoğu caiz görmemişlerdir. Hanefîler böyle bir akdi fasit, Şâfiîler ve Mâlikîler ise batıl saymışlardır. Çünkü onlara göre bu tür bir akit fasit bir şart ve belirsizlik içermekte ayrıca haksız kazanca sebep olmaktadır. Bu sebeple akdin sona ermesi hâlinde satıcı kaporayı müşteriye iade etmelidir. (Senhûrî, Mesâdirü’l-hak, 2/93-94) Öte yandan bu görüşü savunan İslâm âlimleri, Hz. Peygamber’in (s.a.s.) kaporalı satışı yasakladığına dair bir rivâyetini (Ebû Dâvûd, Büyûʽ (İcâre), 69 [3502]; İbn Mâce, Ticârât, 22 [2193]) zikrederler. (Suğdî, en-Nütef, 1/472-473; Derdîr, eş-Şerhu’l-kebîr, 3/63; Zekeriyyâ el-Ensârî, Esne’l-metâlib, 2/31; Zühaylî, el-Fıkhu’l-İslâmî, 4/3061-3062) Buna karşılık Abdullah b. Ömer, Zeyd b. Eslem, Mücahid ve Hasen-i Basrî gibi sahâbe ve tabiîn âlimleriyle Hanbelîlerin çoğunluğu kaporalı alışverişi caiz görmüşlerdir. Bu görüş sahipleri kaporalı alışverişi yasaklayan rivâyetin zayıf olduğunu ve akitlerde mubahlığın asıl olup imkân ölçüsünde şartlara riâyetin gerektiğini, Hz. Ömer zamanında Mekke valisi Nafi’ b. Abdulhâris'in, halife adına kaporalı bir işlem yapmış olduğunu (Buhârî, Husûmât, 8 [Bab Başlığı]) delil getirmişlerdir. Bazı Hanbelîler, kaporalı akitlerin kesinleşeceği belli sürenin belirlenmesini şart koşmuşlardır; bu süre içinde müşterinin cayması hâlinde kapora satıcının mülkiyetine girer, demişlerdir. (Mustafa Süyûtî, Metâlib, 3/77-78) Bazı muasır görüşler de bedellerden birinin veya ikisinin birden peşin olarak tesliminin gerektiği selem ve sarf gibi işlemler dışındaki kaporalı işlemler konusunda aynı görüşü benimsemiştir. (Zühaylî, el-Fıkhu’l-İslâmî, 4/3061-3062) Müslümanların nasslara muhalif olmayan örf ve uygulamaları genel olarak caiz görülmüştür. Günümüzde kaporalı alışverişler özellikle bazı sektörlerde ticarî hayatın gereği ve esnafın örfü hâline gelmiştir. Hz. Peygamber (s.a.s.) helali haram, haramı da helal kılmadığı müddetçe Müslümanların şartlarına bağlı kalmalarını öğütlemiştir. (Tirmizî, Ahkâm, 17 [1352]; İbn Mâce, Ahkâm, 23 [2353]) Hanefî mezhebi de naslara muhalif olmamak kaydıyla toplumun örf ve uygulamalarında geçerliliği olan şartlara bağlanarak yapılan satım akitlerini geçerli saymıştır. (Mecelle, md. 188) Akdin belirlenen sürede kesinleşmemesi hâlinde kaporanın satıcıda kalabileceği yönündeki görüşün bu ilkelere aykırı olmadığı görünmekte, aksine kaporanın müşteriye iadesini şart koşmak kapora uygulamasını anlamsız hâle getirmektedir. Bu sebeple akdin kesinleştirileceği sürenin baştan tespit edilmesi, tarafların her ikisinin de kapora uygulamasına rıza göstermesi ve işlemin selem ve sarf gibi bedellerden en az birinin peşin olması gereken bir akit olmaması şartlarıyla yapılacak kaporalı alışveriş akdi caiz olur.

Kapora caiz midir? Alışverişten vazgeçilmesi halinde kaporanın geri verilmesi ge

dini sorular konusundaki diğer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. Ödemeniz gereken taksitlerin toplamı, elinizdeki paranın sekiz bin TL’sine karşılık geliyorsa zekât vermeniz gerekmez. Çünkü bu yılki altın fiyatları ile nisap yani zekât için baraj yaklaşık olara yedi bin TL yapmaktadır. Borç olarak şu anda elinizde tahakkuk etmiş faturalar varsa onları da düşebilirsiniz. Eğer o kadar borcunuz yoksa elinizdeki paranın, borçtan artan kısmının yüzde iki buçuğunu zekât olarak verin.

Hocam, evlilik hazırlıkları esnasında kullanmak üzere 17.000 TL değerinde altın
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. Ne olursa olsun, faizli bir kurumun kapısından geçmek bile ancak zaruret durumunda olabilir. Zaruret olmadan kapılarından bile geçmeyeceğimiz kurumların kartını bile kullanmamalıyız. Evet, faize düşmediniz ama faizcilerle beraber oldunuz. Aynı şeyi o kartla araba almada da söyleyebiliriz. Siz, faiz ödemiyor olabilirsiniz ama faizci bir kurumun mudi sayısını artırıyor ve ona destek oluyorsunuz. Hiçbir şey yoksa bile bu, mü'min için ezici bir durumdur.

Selamünaleyküm. Katılım bankası olmayan bankaların kredi kartını kullanmaktayım.
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. Oruç tutmayabilirsiniz. Bebeğiniz büyüdüğünde kaç gün oruç tutmadı iseniz o kadar gün kaza edersiniz.

3 aylık bebeğim var, sütüm kesilir korkusuyla oruç tutmuyorum. Bunun kefareti ne
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. Üzerinden bir yıl geçtikten sonra zekât gündeme gelir. O zaman da % 2,5 kadarını zekât vermelisiniz.

Selamünaleyküm. Hocam, 450 gr altınım var, zekâtı ne kadardır, nasıl hesaplayaca
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. Kalbiniz mutmain oluncaya kadar tasavvufa girmeyin. Mü'minin kalbi ölçüsüdür, huzur bulmadığı yerde bulunmaz. Mevcut durumunuz da büyük oranda bayanlardaki ince ayarlama hastalığından kaynaklanmaktadır. Adına riyaya karşı takva diyor olsanız da bu bir hastalık belirtisidir. Böyle hesaplarla ve kavramlarla vakit geçirmeyin. İş yapın; ibadetlerinizi artırın, Kur'an okuyun, her gün muhakkak bir cüz okuyun. Tefsir okuyun. Bir ders halkasına katılın. İki bayana Kur'an öğretin ve ebedî ecirler kazanın. Bu da sizin hafızlığınızın zekâtı olur. Muhakkak ve muhakkak bir ilmihal okuyun, okutun. Kadınlara dair meseleleri derinlemesine öğrenin, öğretin. Bakın tasavvufu aratmayacak neler neler sayılıyor bir çırpıda. Siz işinizden fazla vaktiniz bulunduğu için sıkılıyorsunuz, problem üretiyorsunuz. Hemen kendinizi test edin; bir ilmihal kitabını yüzde kaç net şekilde bilebiliyorsunuz? Eğer biliyorsanız hemen öğretmeye geçin, ilmihal grupları kurun. Bilmiyorsanız da işiniz belli demektir. Oturmayın, yürüyün; ilim yolunda, Kur'an'a hizmette yürüyün. Oturdukça paslanırsınız, paslandıkça da sorun üretirsiniz. Allah'a emanet olunuz.

Selamünaleyküm. Hocam, ben Rabbimin ikramıyla hafızlık yaptım, Elhamdülillah. An
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. Sözünü ettiğiniz iş yeri, genel olarak iş yerlerinin benzeri gibidir. Orada çalışmanın kesin haram olduğunu söyleyemeyiz. Sizin de hissettiğiniz gibi mide bulandırıcılığı vardır elbette. Önce market sahiplerini ikaz edin. Sonra da daha iyi bir iş arayın. Bulunca ayrılırsınız.

Selamünaleyküm hocam ben camii altında bir hipermarkette çalışmaktayım. Çalıştığ

Paylaş

XWhatsAppTelegramFacebook
Bu içerikte bir hata mı var? Bize bildirin.

Site deneyimini iyileştirmek için çerezler kullanıyoruz. Ayrıntılar için Çerez Politikası.