Fetva Meclisi
Soru
Hocam ben Şafii mezhebini taklit ediyorum. Hanefi mezhebinden biri ile evliyim ve Hanefilerin daha yoğun yaşadığı bir şehirde ikamet ediyorum. Bu yüzden ev veya şehrin içinde abdestim sık sık bozuluyor. Karşı cinsin teması ile abdest bozulma durumu hakkındaki hükümde Hanefi mezhebini taklit edebilir miyim?
Cevap
Benzer fetvalar
Herhangi bir yeri kanayan Hanefî mezhebine mensup bir kişinin, abdest almada zorluk yaşama, cum'a, cenâze ve bayram namazlarına yetişememe gibi endişelerle Şâfiî mezhebini taklit etmesinde bir sakınca yoktur. Zira mezhepler arasında ihtilaf olan konularda, belli bir mezhebe bağlı kalmak zorunlu olmayıp, mazerete binaen başka bir mezhebin görüşü ile de amel edilebilir. (İbn Âbidîn, Reddü’l-muhtâr, 1/75)
Aleykümselam. Böyle bir gerekçe makul değil. Ne var abdestinizi bozacak veya öbür mezhepte bozmayacak? Mesele sadece abdestinizin bozulması ile mi sınırlı yoksa bayan/erkek temasından kaynaklanan duruma geçiş mi arıyor nefsiniz? Bir mezhebe intikali gerektirecek durum zannetmiyorum.
Mezhep değiştirmek, özellikle fıkhi konularda ciddi bir karar gerektirir. Ancak mezhep taklit etmek caizdir ve özellikle ilmi derinliği olmayan kişiler için bir mezhebe bağlı kalmak en güvenli yoldur. Şu an yaşadığın kafa karışıklığı, aslında mezheplerin içtihat farklılıklarından kaynaklanıyor. Mezheplerin her biri kendilerine göre sahih delillere dayanmaktadır. Âlimlerin asırlardır tartışarak tahlil ettiği fıkhî konuları bağlamlarından kopararak hadis/ler üzerinden anlamaya çalışmak kafa karışıklığına sebep verebilir. Şu anki ilmi seviyende bir mezhebe bağlı kalman senin için daha rahat olur. Şafiî mezhebine göre yaşamak seni çok zorluyorsa tekrar Hanefî mezhebine dönebilirsin. Çünkü din, yerine ve şartlarına dikkat etmek kaydıyla kolaylıktır, güçlük değil. Allah hayırlı kararlar vermeni nasip etsin kardeşim. Vesveseye kapılmadan ibadetlerine devam et.
Delillere bakarak hüküm verebilmek için mezhebin usulünü (usulü fıkıh) iyi bilmek, o konuyla ilgili tüm delilleri incelemek ve deliller arası tercih yapabilme kabiliyeti gerektirir. Yoksa bir/birkaç rivayet üzerinde mezhepleri karşılaştırarak tercihte bulunmaya kalkmak cahil cesaretidir. Allah'tan korkun, bağlı olduğunuz mezhebin gereklerini yerine getirin. Yalnız bir konuda çıkmaza düşer veya fetva sorduğunuz "ilim ehli hocanız" sizin durumunuzu değerlendirerek farklı bir mezhebi uygulama konusunda tavsiyesi olursa onu dikkate alınız. Yani kör taklitçi de olmayın. Özetle sorunuz paralelinde Hanefi mezhebinin uygulamalarını esas alarak amel ediniz.
Böyle bir şeyi sıkışınca yapan mü’minle, tadına bakmak için yapan mü’min arasındaki farka dikkat edersek meseleyi anlarız. Bir mezhep, tek başına din değildir. Mezheplerin bütünü dindir. Neyi neden yaptığımıza bakalım, gerisi kolay. Allah’a emanet olun.
Hanefi mezhebine göre özür sahibisiniz. Kendinizi germeyin, imtihan olduğu bilinciyle hareket edin. Allah şifalar versin. https://fetvameclisi.com/fetva/makat-apsesi-hastaligi-olan-birinin-abdesti-nasil-olmalidir https://fetvameclisi.com/fetva/176-kime-ozur-sahibi-sahib-i-ozur-denir https://fetvameclisi.com/fetva/ozur-sahibi-musluman
abdest konusundaki diğer fetvalar
Gusül ile namaz arasında abdesti bozan bir durum olmazsa onunla namaz kılınabilir. Arada eksik aldığı abdestin namaza olumsuz bir etkisi yoktur. Sorunuza göre de gusülden sonra abdestiniz bozulmadığı için namazınız tamamdır.
Sesi duymadıkça ve kokuyu da hissetmedikçe abdestiniz bozulmaz. Özellikle takıntınız varsa abdest sonrası bu tür duygu sendromlarıyla ilgilenmeyin. Abdestiniz aldığınız gibi duruyor.
Tekrar gusül gerekmez. Yalnız bu meni vajinanın dışına çıkarsa abdesti bozar.
"Ses" ve "koku" yoksa abdesti bozan bir durum da yoktur. His veya şüphe ile de abdest bozulmaz. Dolayısıyla abdestiniz var.
Gusül esnasında abdest uzuvları da yıkandığından banyodan çıktıktan sonra tekrar abdest almaya gerek yoktur. Yeter ki kişi bu süre içerisinde abdestini bozacak bir iş yapmasın.
Avret mahalline dokunmak abdesti bozan bir durum değildir. Dolayısıyla namaz kılabilirsiniz. Yalnız gusül abdestinde ilk olarak göbekle diz kapağı arası yıkanır. Bu arada avret mahalli de yıkanır. Daha sonra oraya dokunmayı gerektiren bir durum da yoktur.