Fetva Meclisi
Soru
Hocam kaş aldırmak konusundaki videolarınızı izledim. Benim kaşlarımın arası birleşik ve bu durum beni hep rahatsız etti. Bu anlamda yıllardır nefsime yenilmedim. Sizin ve İhsan Şenocak hocanın görüşleri benim için çok kıymetli ve her ikiniz de ortasının alınmasında sakınca olmadığını söylüyorsunuz. Allah'ın lanetinin üzerime olmasından korktuğum için bir de böyle sormak istedim. Ayrıca Din Kültürü öğretmeniyim ve böyle bildiğim için şu ana kadarki öğrencilerime de hep bu şekilde bilgi verdim bundan dolayı günaha girmiş olur muyum?
Cevap
Benzer fetvalar
Kaşı almanın yasaklanmasının mantığı, alındığı zaman dışarıdan birinin bunu anlaması veya anlayamaması üzerine kurulu değildir. Mesele; kaş dediğimiz kısmın içine giren kıllardan bir tanesine dahi dokunmamaktır. Aldığım bir kıl dışarıdan fark edilmiyor olabilir ancak bunu yapan kişi olarak benim bilmem ve bu hataya düşmem yeterlidir. Peki, biz bir kılı alsak ne değişecek diye bir soru şeytan aklımıza getiriyor olabilir. O kısımda da hemen Rabbimiz bunu emrettiyse ve bu ümmetin hanımlarına bunu yasakladıysa vardır bunun bir hikmeti diyerek teslim olacağız. Kaşın dışında yüzünüze dâhil olan -alın kısmı gibi- yerlerdeki kılları almakta serbestsiniz. Bunlar zaten bir hanımda olmaması gereken kıllardır. Ancak kaş söz konusu olduğunda iki kaşın ortası dediğimiz bölge haricinde kaşın üstü, yanı, altı dâhil tek bir kılın alınması dahi yasaktır. Ancak kaş kıllarının görmenizi engellemesi veya bir psikiyatrinin “bu kaşlar alınmalı, senin şahsiyetini etkiliyor” gibi tıbbi bir özürle dokunulabilir. Rabbim yar ve yardımcınız olsun. Allah’a emanet olasınız.
Değerli Kardeşim. Daha önce hocamıza gönderilmiş olan benzer soruya verdiği cevabı sizinle paylaşayım; Aziz kardeşim. İmkânınız olsa da İslam tarihini başından itibaren bugüne kadar satır satır inceleseniz. Ne yazık ki bu ümmetin en ağır imtihanı iç imtihanı olmuştur. Sözünü ettiğiniz tartışmalar sadece şu anda bulunan sıkıntılar değildir. Tarih, benzer sürtüşmeler, tartışmalar ve ithamlarla doludur. Ama o muhteşem kullukları yaparak bu imtihanı kazanıp gidenler de o tartışmaların arasından sıyrılarak gitmişlerdir. Yani şunu söylemek istiyorum: Bizim imtihanımız müşrikleri, Yahudileri ve bize düşmanlığını bildiğimiz kitleleri aşarak Rabbimize gitmek değildir. Allah Teâlâ, önümüze neyi çıkarırsa onu kazanmaya mecburuz. Ashabı kiram başta olmak üzere bütün nesiller bu imtihana tabi tutulmuşlardır diyebiliriz. Bize düşen bundan ibret almaktır. Kâfirin önünde ceketini düğmeleyen ama mü'min kardeşinin önünde kaplan kesilen mü'min kendisi ile çelişen bir tavır içindedir. Bu üzücü ama gerçektir. Bu dini böyle yaşayacak ve Rabbimizin rızasını kazanacağız. - Mü'min değerlidir. Hiçbir günah mü'mini atma nedenimiz olamaz. - Mü'minler Allah'ın kitabı, Peygamber aleyhisselamın sünnetini katiyetle tartışamazlar. Âyetler ve hadisler bizim imanımızdır. - Ümmet'imizin büyükleri olanlar, ulemamız, fukahamız, meşayıhımız, mücahitlerimiz önderlerimiz ve örneklerimizdir. Ama putlarımız değildirler. - Kur'an ve Sünnet ölçülerinde içtihat ederek önümüzü açan, bize yol gösteren müçtehitlerimizi hürmet ve takdirle anmaya mecburuz. Allah'ın şeriatını anlamamıza katkı sağlayan her içtihat bizim için bir nimettir; kıymetini biliriz. - Müçtehidi peygamber gibi göremeyiz elbette. Onun makamı hiçbir şekilde nübüvvet makamının şu kadarı bile sayılamaz. Dolayısıyla peygamberlik makamına göre durumu belli olan bir müçtehidin sözü de hadislerin yanında kendisinin peygamberlik makamındaki yeri gibidir. Ve elbette bir müçtehidin sıradan bir mü'mine göre mevkii ölçülemeyecek kadar farklıdır. Müçtehidin sözü ile sıradan bir mü'minin sözü arasında da bu mesafe vardır. - Mü'minlerin nefislerini tatmin için dinimize ait konuları kullanmaları en iyi ifadeyle bir çirkinliktir. Birbirimizi ezmek için dinimiz dışında bir şeyi kullanmalıydık. - Aklı olan, mü'minle uğraşmaz. Uğraşılacak şirk ehli, dalalet ehli mi kalmadı? Aynı şekilde, mü'minle uğraşanla uğraşmak da akıllılık değildir. - Fitneden uzak durun. Mescitlere gidip namazlarınızı eda edin. Evinizin kıymetini bilin. Mü'min kardeşlerinizi cennet arkadaşları olarak bilin. İslam'ı cemaatinden, tarikatından ibaret görenlerin kısırlığı sizi boğmasın. İslam, bütün kâinatı kuşatacak güçtedir. Sürtüşerek değil kuşatarak Allah'a ulaşabiliriz. Kötüleri örnek görmeyin. Yılmayın, usanmayın. Allah'a emanet olun.
Bu görevi siz bayanlara bırakın. Kaş yaparken göz riski taşımamanız açısından doğrusu böyledir. Siz öncelikli olarak kendinizi koruyun. Allah yardımcınız olsun.
Kadın açısından yasak olan kaşların alınmasıdır. Kaş dışında bir kadında olmaması gereken tüylere müdahale etmekte herhangi bir sakınca yoktur. Ancak kaş üstündeki tüyler dediğiniz kısmın kaşa dâhil olan bir noktada olup olmadığına da objektif bir değerlendirme ile karar verebilirsiniz.
Kaş alma konusunu bir nebze kenara koyun ve şunu düşünün lütfen: Kim ve neden sizin kaşınıza karışıyor? Kanunen suç mu işlediniz, kaşınız komşularınıza zarar mı veriyor? Bu nasıl bir dünyadır, nasıl bir medeniyettir, ne kadar insana karşı saygısız bir çevredesiniz siz ki kaşınıza bile başkaları karışabiliyor? Lütfen bu noktada durun ve biraz düşünün. Kaşlardan almaya gelince durum şöyledir: Görmenize zarar verecek kadar büyümüş olması, iki kaş arasının dolması, sizi erkekle karıştıracak kadar sert ve yoğun olması gibi anormal denebilecek kaşlara normal kadar müdahale edebilirsiniz. Bunun dışındaki durumu belirttiğimiz gibi kişiliğiniz ve insanların haşin gözleri itibariyle değerlendirin.
Selamünaleyküm. İki kaş birleşecek şekilde bir durum varsa yani normal olarak bilinmeyen farklı bir durum varsa onun alınması mümkündür. Kaşların inceltilmesi şeklindeki uygulama ise sizin de zikrettiğiniz gibi caiz değildir. Buna göre yeniden değerlendirin durumu.
bakım konusundaki diğer fetvalar
Bu bir süslenme değil tedavidir. Kadının eli üstünde tüy olmaz genelde. Olduğunda da hastalık kabul edilir. Hastalık da tedavi edilir. Geçmiş olsun.
Bitki ve meyvelerin tıbbi amaçla kullanılmaları caizdir. Terlemeye karşı kullanmayı da buna dâhil edebiliriz.
Bu cihazın veya başka bir cihazın adı önemli değildir. Önemli olan sizin yüz bakımı yani estetik yaptırmanızdır. Bunu estetik yaptırmak olarak sormalısınız. Estetik konusunda da cevabımız şudur: Olduğundan daha güzel görünmek, bir başka insana benzeyecek şekli vermek, burun, dudak ve benzeri organlara yeni bir şekil vermek gibi maksatlarla yapılan estetik müdahaleler caiz olmayan müdahalelerdir. Tıbbî bir tedavi, yanığı düzeltme, hastalığı giderme, organın bozulmuş şeklini eski haline getirme, organın kopan kısmını yerine koyma, normal yaratılışta olmayan mesela tavşan dudak gibi farklılıkları giderme, insanın psikolojisini bozacak ve hastalığa neden olacak şekildeki çirkinleşmeleri gidermek için yapılan estetik ise caizdir, bir tedavidir. Aşırı kiloları eriterek yani zayıflayarak oluşturulan yeni estetik de caizdir. Yaşlılık sonucu ortaya çıkan kırışıklıkları gidermek ise caiz değildir.
Eşeğin eti haram olduğu için sütü de haramdır. Normal şartlarda kullanılamaz. Eğer direkt sütün kendisi sabunlaştırılmıyor da kimyasal bir oluşumla sabun yapılıyorsa ki öyle olacağını tahmin ediyoruz, eşeğin sütü yeni bir kimyasal formüle dönüşecektir. Bu durumda da kullanılması caiz olur.
Önce bu yapacağın işin ileride sana daha ağır sakınca getirip getirmeyeceğini öğren. Göğüs kıllarının alınmasında sakınca yoktur.