Fetva Meclisi
Soru
Hocam benim babam esnaflık yapıyor. Dükkânına gittiğimiz zamanlar insanların razı olmayacağı işleri yaptığını görüyorum. Onun kurduğu sofrada yemek yememiz bize helal midir?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Babanızın yüzde yüz haram olmayan kazancını tüketmenizde sakınca yoktur. Bir kız çocuğu olarak babanızın nafakası ile geçinebilirsiniz. Sizin ve arkadaşlarınızın yemesi aynıdır.
Babanızdan size intikal eden ve birinin üzerinde hak talebinde bulunmadığı mekândan elde ettiğiniz kazanç sizin için haram kazanç değildir. Allah'a emanet olun.
Siz kendi rızık kapınızı çalıncaya kadar mecbur babanızdan yaşayacaksınız. Evet, babanızın yaptığı helal sınırlarını zorlayan harama daha yakın olan bir iştir. Bunu öncelikle babanız, ikinci olarak da sizin düşünmeniz gerekiyor. Kendi sofranızı kurana kadar o sofrada bulunabilirsiniz.
Bir kız çocuğu olarak bu sizin sorununuz değildir. İnşaallah siz bundan mesul olmazsınız. Babanızın da böyle bir hatadan istiğfar etmesini temiz kazanç yolları araştırmasını temenni ederiz. Gelecekteki kazancı da aynı sakıncaları taşımaz inşaallah.
Sadece alkol ve faiz gibi haramdan kazanan bir insanın kazancı elbette helal değildir. Evladı ise reşit olmadıkça o maldan yiyip içebilirler.
Selamünaleyküm. Reşit olup kendi işini görünceye kadar babasının sofrasına oturabilir. Ondan sonra helal olanı yeme işini kendisi üslenir.
baba konusundaki diğer fetvalar
Muhakkak haramda kullanıyor diye biliyorsan eline para verme, ihtiyacı varsa onu gör. Bu bilgin kesin değil de zanla ise sözünü dinlemeyi tercih et.
Pişmanlığı tevbe ile taçlandırsın. Tevbe etsin, istiğfar etsin. Öncelikli iş budur. Eğer zarureti varsa şu anda mesela evin elektriğini ödeyemeyecek durum varsa dağıtmasın. Öyle bir durum yoksa dağıtması iyi olur. Allah Teâlâ hayır ve bereketli bir ömür ihsan etsin.
Sana miras kaldığında baban gibi vebale girmiş olmazsın. O sana helal olur.
Senin durumun sigara ve zikirden önce bir psikologla ilgilidir. Muhakkak bir psikoloğa gitmelisin ve bu durumu onunla değerlendirmelisin.
Yasal rüşt çağına gelmiş ve mahkeme kararı ile üzerine vasi tayin edilmemiş bir insanın malını hiç kimse tasarrufunda tutamaz. Onlar size, “benim malım senin tasarrufunda olsun” diye vekâlet vermedikçe sizin yaptığınız yanlıştır. Zarar ederler veya etmezler, o sizin sorumluluğunuz değildir. Onlara ait ne varsa resmi yollarla devredin ki töhmet altında olmayasınız. Şu ana kadar yaptığınız iyiliği de Allah rızası için sayın.
Babanızın, anneniz olmayan hanımının erkek kardeşleri (aranızda bir süt bağı da bulunmuyorsa) size yabancıdır. Onlarla evlenmeniz bile mümkündür. Bu sebeple onlara yabancı erkekler gibi davranacaksınız. Saygı ve hürmette kusur etmemelisiniz ama mahremiyet ilişkilerinde yabancıdırlar.