Fetva Meclisi
Soru
Kedi-köpek maması satışı yapabilir miyim?
Cevap
Benzer fetvalar
Dinimiz hayvana iyi muamele etmeyi emretmektedir. Bu genel çizgi üzerinden kedi ve köpek gibi hayvanların yiyeceği haram bir nesneden üretilmiyorsa alınıp satılabilir. Köpeği bazı insanların caiz olmayacak şekilde bulunduruyor olması bu ticaretin yasak olmasını gerektirmez.
Selamünaleyküm. Köpek ve domuz gibi tamamen necis sayılan hayvanların ticaretinde de sakınca vardır elbette. Diğer hayvanlarda ise sakınca yoktur.
Selamünaleyküm. Kedinin ticaretinde sıkıntı yoktur. Bekçi, çoban ve av için olmayan köpeğin ise ticareti sakıncalıdır. O bölümünü yapmayın.
Kedinize vermenizden önce onu evinizde bulundurmanızda da sakınca vardır.
Bu dünya bizim değildir, biz burada misafiriz. Allah’ın mülkünde Allah’ın kulları olarak misafiriz. Hayvanlar da bütün türleri ile bizim gibi misafirlerdir. Ne biz hayvanları yok kabul edebiliriz ne de hayvanlar yüzünden biz dünyayı terk edebiliriz. Bu birinci gerçektir. İkinci gerçek de şudur: Asıl olan hayvanların insanlar için yaratılmış olmasıdır. İnsanların hayvanlar için yaratılmış olması gibi bir mantık sapıklıktır. Kıyamete adım adım yaklaştığımız bu zamanda ne yazık ki hayvanlar insanlardan daha değerli gibi bir durum oluşmuştur. Allah’a sığınmaktan başka bir çaremiz yoktur. Mesele kedi besleme meselesi değildir. Asıl mesele Allah’tan kopmuş bir neslin kedi köpekle teselli bulması meselesidir. Kediye mama vermek bir sevap iken sapıklık düzeyine taşındığında vebale ve insanlara eziyete dönüşecektir elbette. Bir yakınınız sizinle arasına kedi köpek koyacak düzeye geldi ise sizin de insanlığınızı onunla aranıza koyup belli bir mesafede kalmanızda hiçbir sakınca yoktur. Eriyenle eriyemeyiz, kaçanla kaçamayız.
Selamünaleyküm. Evcil hayvanlar ve onlara ait eşyanın ticaretinde sakınca yoktur. Sadece köpekten elde edilen kazançta sıkıntı vardır bunu bulun. Özellikle çoban ve bekçi köpeği değilse kazancı helal değildir.
domuz konusundaki diğer fetvalar
Ne yazık ki, bu ürün hakkında resmi bir rapor niteliğinde bilgimiz yoktur. İnternette dolaşan bilgiler üzerinden konuşulmaktadır. Bu da ciddi bir şüphe demektir. Takvaya uygun olan esastan bunu kullanmamak, kullanılan ürünü tüketmemektir. Fakat ayrıntıya girmemiz gerekirse dört ayrı noktayı öne çıkarabiliriz: a. Yüzde yüz yeni bir ürüne dönüşecek şekilde kimyasal işlem gören bir nesnenin aslı ne olursa olsun, yeni ürün pis değilse temiz kabul edilir. b. İnsandan bir parçanın (buna saçı da dâhildir) eşya gibi kullanılması caiz değildir. c. Domuzdan alınan bir parçanın temiz olması ihtimali zayıftır. d. Ve bunların tamamına ilave olarak bu ürünlerin UZUN VADEDE BİLE olsa insan sağlığına zarar vermemesi şarttır. Netice olarak kanaatimiz şudur: Bu ürünler bilerek tüketilmemelidir.
Evi temizledikten sonra önceden orada bir necaset bulunması size zarar vermez.
Domuz beslemek, kullanmak, ticaretini yapmak Müslüman için caiz olmayan işlerdendir.
İsa aleyhisselam, Allah Teâlâ’nın seçtiğini haber verdiği ailelerden biri olan İmran ailesinden Meryem’in oğludur. İmran’ın kızı Meryem ona meleğin üflemesi ile hamile kaldı. Hamile kalması ve doğumu bütün insanlık için bir mucize olmuştur. Allah Teâlâ onu sadece “ol” buyurması ile yaratmış oldu. İsa aleyhisselam Kudüs yakınlarında bir yer olan Beytüllahm’de doğdu. Meryem’in hamileliğinin ne kadar sürdüğüne dair net bir bilgi yoktur. Bazı müfessirler dokuz aydan söz etmişlerdir. Onun bir eşi olmadan, üzerine bir erkek eli değmeden doğum yapması bir tartışma konusu oldu o zaman. Doğan çocuk bir mucize olarak bebekten beklenmeyecek şekilde konuştu ve annesini müdafaa etti. Yıllar geçip Peygamber olduğunda o zamanın din sahibi insanları olarak Yahudiler onu bunalttılar. İman etmedikleri gibi ona çok eziyetler de ettiler. Allah Teâlâ onu göklere kaldırdı. Kıyamete yakın zamana kadar orada kalacaktır. Ruhu ve bedeni ile bulunduğu yerde yaşamaktadır. Kıyamete yakın zamanda Muhammed aleyhisselamın şeriatı ile amel etmek üzere inecektir ve haçı, domuzu imha edecektir. Ayetlerin ve hadislerin gösterdiği gerçek böyledir. Bu konuda ümmetin ilk asırlarından beri bütün uleması böyle inanmıştır.
İstihale, bir nesnenin tam bir kimyasal dönüşümüne verilen isimdir. Hassas bir konu olduğu için şu ayrıntıyı unutmamak gerekir. Dönüşüm ve karışım başka şeylerdir. Necis bir şeyin temiz şeyin içine karışması onu temizlemez. Bu da şu demektir: Nesne A maddesi iken B maddesine dönüşmüştür. Buna göre bazı sonuçlar şu şekilde önümüze çıkmaktadır: Kimyasal özelliği tamamen değişen alkol yeni şekli ile necis bir madde değilse artık temiz kabul edilir. Pis bir su ile sulanan arazide yetişen bitki pis olmaz. O suyun topraktan bitkiye intikali ile geçirdiği merhale onu yeni bir kimyasal yapıya kavuşturur. Domuz ve ürünleri başta olmak üzere necis kabul edilen bir şeyin kimyasal dönüşümü sonuçta pis olmayan bir nesne olarak önümüze çıkarsa ona temiz deriz. Mesela domuzun kemikleri necistir. Ateşte yakılıp kül olduktan sonra o kemiklerin külleri için necis demeyiz. Ortadaki yeni bir üründür, eski kemikler değildir. Bu konuda su ile sıvılar aynıdır. Unutulmaması gereken bir ayrıntı olarak şu da bilinmelidir: Temiz bir nesneye (mesela sıvıya) yok denebilecek kadar küçük bir necaset karışımı, o necasetin etkisi hissedilemediği gibi tamamen kaybolmuş gibi olması temizin temiz kalmasına mani olmaz. Özellikle Hanefi mezhebi içtihadı böyledir.