Fetva Meclisi
Soru
Hocam, ekmek ununa E920 olarak bilinen L-cystein katıldığı söyleniyor. Bunun içeriğinde de insan saçı veya hayvan tüyü kullanıldığı söyleniyor. Bu madde kullanıldığında ekmek ve yufka kalitesi artıyormuş. Bu kullanıldığında ürünün yenmesi caiz olur mu?
Cevap
Benzer fetvalar
Sözünü etiğiniz üretim hakkında net bir bilgimiz yoktur. L-Cysteine olarak bilinen ürün ise zikrettiğiniz (ki öyle olması yüksek ihtimaldir) hiçbir şekilde kullanılması caiz değildir. Ekmekte veya başka bir nesnede kullanılamaz. Kullanıldığı takdirde o ekmek veya başka bir ürün yenemez. İnsandan alınan bir parçanın eşya gibi kullanılması caiz değildir. Bu parçanın atılacak bir saç olması hükmü değiştirmez.
Haramları, bu sorunu çözmeye yardımcı olması bakımından şu şekilde tasnif etmemiz mümkündür: a- Haram olduğu kesin ve belli olanlar. Domuz ürünleri, alkol ve haksız bir şekilde elde edilen yiyecekler böyledir. Bunların yenmesi, içilmesi hiçbir şekilde caiz olmaz. Bu konuda da bir tereddüt yoktur zaten. b- Haram oluşu hakkında elimizde kesin bilgi bulunmayan ama şüphe ettiğimiz yiyecekler, içecekler... Bunları tüketmemeyi tercih etmeliyiz. Genel tavrımız tüketmemek yönünde olmalıdır. Aile fertlerini de bu yönde eğitmeliyiz. Yalnız elimizde haram olduğu konusunda net bilgi bulunmayan yiyecek ve içecekleri, haramlığı kesin olan bir domuz ürünü gibi kabul etmemiz de mümkün değildir. Ortada bir şüphe varken kesin tavır koyamayız. Bugün ekmekten peynire pek çok gıda maddesi için geçerlidir bu. Çok inceleyecek olsak ekmekte bile zorlanabiliriz. Takva üzere olma adına vesveseye yol açmak da doğru değildir. Keyfilik ile titizlik arasında izlenebilir bir yöntem kullanmak gerekmektedir.
Gıda bir nimet olarak israf edilmemelidir. İsraf haramdır. Temizlik veya güzellik (estetik) malzemesi olarak yiyeceklerin kullanılmasını fukaha sakıncalı bulmamıştır. Bazı Maliki fukahası böyle bir kullanımı mekruh görmüşlerdir ama bu da yasak anlamında değildir. Eti yenen hayvanların sütünden kozmetik ürün yapılabilir, sabun yapılabilir. Evla olan yiyecekleri bu şekilde kullanmamak olsa da haramdır denmemiştir. Eti yenmeyen hayvanların sütü ise farklı görülmelidir. Direkt süt olarak kullanılıyorsa eti yenmeyen hayvanın sütünden üretilen malzemeyi de kullanılamaz görürüz. Süt bu üretim esnasında tam bir kimyasal dönüşüme uğruyorsa o yeni bir ürün olduğu için onun da kullanılması caiz olur. Merhem gibi estetik veya tedavi maksatlı kullanılan ürünlerde domuz yağı bulunuyorsa bu da bu kurala dâhildir. O üründeki domuz yağı tam bir kimyasal dönüşüme uğramış ise kullanılması sakıncalı olmaz. Böyle değilse yani basit bir cihazla incelendiğinde domuz yağı olduğu anlaşılıyorsa kullanılamaz.
🔸 Alkol etkisi içermeyen veya kalıntı derecesinde bulunan bu tür yemlerin hayvanlara verilmesi caizdir. Zira yemlerin içeriği, hayvanlara zarar vermiyor ve ürünlerin doğrudan haram bir maddeyle bağlantısı yoksa kullanımda bir sakınca bulunmaz. 🔸 Hayvanlardan elde edilen et, süt gibi ürünlerin helallik durumu, onların yediği yemlerden bağımsız olarak değerlendirilir. Haram bir etkisi olmayan yemler, bu ürünlerin helalliğine engel değildir. 🔸Bu tür yan ürünlerin alınıp satılması ve hayvanlara yedirilmesi caizdir. Çünkü kendileri necis değildir ve alkol etkisi taşımamaktadır. Ayrıca bu yan ürünlerden üretilen yemlerin kullanılması, hayvanlardan elde edilen et ve süt gibi ürünlerin helalliğine zarar vermez. Ancak şüpheden uzak durmak adına, alınan yemlerin içeriklerini kontrol etmek ve alkol etkisi olmadığından emin olmak tavsiye edilir.
Şöyle bilmeliyiz: a. İnsan saçının hiçbir şekilde bu maksatla kullanılamayacağı tartışılamaz bir hükümdür. b. Aynı şekilde domuza ait hiçbir parça da kullanılamaz. c. İnsan gıdası için bu malzemenin zorunlu bir yönü de yoktur. Buna göre de Sistain kullanımı için caiz denemez.
Çin tuzu denen nesnenin kullanımı hakkında “caizdir/değildir” noktası iki hususa bağlıdır: a- Bu nesnenin üretiminde dinen necis denebilecek bir katkı maddesi bulunuyor mu? Alkol veya domuz gibi haram olan bir katkı maddesi bulunuyorsa kullanılması caiz olmaz. b- Bu maddenin kullanımı, uzun vadede bile olsa insan sağlığı açısından sakıncalı bulunuyorsa yine kullanılması caiz olmaz. Bildiğimiz kadarı ile de bu nesneyi pek çok ülke insan sağılığı açısından sakıncalı diye yasaklamıştır. Buna göre de kullanılmaması en azından şüpheden korunmak açsından doğru olandır.
domuz konusundaki diğer fetvalar
Bu konuda bir sakınca yoktur. Köpek bulundurmanın sakıncalı olması Allah’ın yarattığı mahluka yemek verilmesine mani bir durum değildir. Söz konusu yiyecekler domuz mamulü gibi direk haram olan nesneden üretilmiyorsa ticaretinde de sıkıntı yoktur.
İsa aleyhisselam, Allah Teâlâ’nın seçtiğini haber verdiği ailelerden biri olan İmran ailesinden Meryem’in oğludur. İmran’ın kızı Meryem ona meleğin üflemesi ile hamile kaldı. Hamile kalması ve doğumu bütün insanlık için bir mucize olmuştur. Allah Teâlâ onu sadece “ol” buyurması ile yaratmış oldu. İsa aleyhisselam Kudüs yakınlarında bir yer olan Beytüllahm’de doğdu. Meryem’in hamileliğinin ne kadar sürdüğüne dair net bir bilgi yoktur. Bazı müfessirler dokuz aydan söz etmişlerdir. Onun bir eşi olmadan, üzerine bir erkek eli değmeden doğum yapması bir tartışma konusu oldu o zaman. Doğan çocuk bir mucize olarak bebekten beklenmeyecek şekilde konuştu ve annesini müdafaa etti. Yıllar geçip Peygamber olduğunda o zamanın din sahibi insanları olarak Yahudiler onu bunalttılar. İman etmedikleri gibi ona çok eziyetler de ettiler. Allah Teâlâ onu göklere kaldırdı. Kıyamete yakın zamana kadar orada kalacaktır. Ruhu ve bedeni ile bulunduğu yerde yaşamaktadır. Kıyamete yakın zamanda Muhammed aleyhisselamın şeriatı ile amel etmek üzere inecektir ve haçı, domuzu imha edecektir. Ayetlerin ve hadislerin gösterdiği gerçek böyledir. Bu konuda ümmetin ilk asırlarından beri bütün uleması böyle inanmıştır.
İstihale, bir nesnenin tam bir kimyasal dönüşümüne verilen isimdir. Hassas bir konu olduğu için şu ayrıntıyı unutmamak gerekir. Dönüşüm ve karışım başka şeylerdir. Necis bir şeyin temiz şeyin içine karışması onu temizlemez. Bu da şu demektir: Nesne A maddesi iken B maddesine dönüşmüştür. Buna göre bazı sonuçlar şu şekilde önümüze çıkmaktadır: Kimyasal özelliği tamamen değişen alkol yeni şekli ile necis bir madde değilse artık temiz kabul edilir. Pis bir su ile sulanan arazide yetişen bitki pis olmaz. O suyun topraktan bitkiye intikali ile geçirdiği merhale onu yeni bir kimyasal yapıya kavuşturur. Domuz ve ürünleri başta olmak üzere necis kabul edilen bir şeyin kimyasal dönüşümü sonuçta pis olmayan bir nesne olarak önümüze çıkarsa ona temiz deriz. Mesela domuzun kemikleri necistir. Ateşte yakılıp kül olduktan sonra o kemiklerin külleri için necis demeyiz. Ortadaki yeni bir üründür, eski kemikler değildir. Bu konuda su ile sıvılar aynıdır. Unutulmaması gereken bir ayrıntı olarak şu da bilinmelidir: Temiz bir nesneye (mesela sıvıya) yok denebilecek kadar küçük bir necaset karışımı, o necasetin etkisi hissedilemediği gibi tamamen kaybolmuş gibi olması temizin temiz kalmasına mani olmaz. Özellikle Hanefi mezhebi içtihadı böyledir.
Evi temizledikten sonra önceden orada bir necaset bulunması size zarar vermez.
Kedinize vermenizden önce onu evinizde bulundurmanızda da sakınca vardır.
Domuz beslemek, kullanmak, ticaretini yapmak Müslüman için caiz olmayan işlerdendir.